1.
oysa herkes öldürür sevdiğini dizesini hatırlatan ve hollandalı animatör marsha onderstijn tarafından yönetilen kısa animasyon filmi olup 2012 yılı yapımlı olduğu bilgisi verilmiştir.

dün karşıma çıktı ve dünden beri aklımdan çıkmadı bu kısa film, çok özgün bir hikâye sunuyor bize, ölümün hayata aşık oluşu üzerine ince bir sızı bırakıyor gibi geride.
ölüm olan küçük bir hayaletin çeşitli hayvanların canını aldığı görülüyor, bitkilere dokunursa bitkiler de soluyor, dokunduğu herkes ve her şey ölüyor, dokunduğu her canlı öleceği için de hiçbirini sevemiyor, tâ ki bir gün karşısına geyik çıkana kadar.
geyiğin canını almak için fırsat kolluyor, geyik ise hayatında hiç sevilmediği için henüz ölmeye hazır ve râzı değil, sevilmeyi tattıktan sonra ölüm o kadar da korkunç gelmiyor, geyik ölüme, ölüm de geyiğe âşık oluyor.
artık ölüm gelebilir, ona dokunabilir, onun canını istediği an alabilir, çünkü artık sevilmenin ne demek olduğunu biliyor.
buradan sonra filmin sonuna doğru yaklaşılıyor, spoiler olmaması için şimdi ise kişisel fikirlerime geçiyorum;
benim için etkileyici bir kısa filmdi,
filmin en can alıcı fikri şuydu bence,
ölüm korkulacak bir şey değildir.
ölüm meleğinin geyiğe âşık olduktan sonra ona dokunmaktan korkması filmin en etkileyici detaylarından biriydi, onu sevdikten sonra sırf onun ölmemesi için ona dokunmadan sevmeye çalışması, çünkü dokunursa sevdiği varlığın öleceğini bilmesi, filmi etkileyici kılan durumlardandı.

dün karşıma çıktı ve dünden beri aklımdan çıkmadı bu kısa film, çok özgün bir hikâye sunuyor bize, ölümün hayata aşık oluşu üzerine ince bir sızı bırakıyor gibi geride.
ölüm olan küçük bir hayaletin çeşitli hayvanların canını aldığı görülüyor, bitkilere dokunursa bitkiler de soluyor, dokunduğu herkes ve her şey ölüyor, dokunduğu her canlı öleceği için de hiçbirini sevemiyor, tâ ki bir gün karşısına geyik çıkana kadar.
geyiğin canını almak için fırsat kolluyor, geyik ise hayatında hiç sevilmediği için henüz ölmeye hazır ve râzı değil, sevilmeyi tattıktan sonra ölüm o kadar da korkunç gelmiyor, geyik ölüme, ölüm de geyiğe âşık oluyor.
artık ölüm gelebilir, ona dokunabilir, onun canını istediği an alabilir, çünkü artık sevilmenin ne demek olduğunu biliyor.
buradan sonra filmin sonuna doğru yaklaşılıyor, spoiler olmaması için şimdi ise kişisel fikirlerime geçiyorum;
benim için etkileyici bir kısa filmdi,
filmin en can alıcı fikri şuydu bence,
ölüm korkulacak bir şey değildir.
ölüm meleğinin geyiğe âşık olduktan sonra ona dokunmaktan korkması filmin en etkileyici detaylarından biriydi, onu sevdikten sonra sırf onun ölmemesi için ona dokunmadan sevmeye çalışması, çünkü dokunursa sevdiği varlığın öleceğini bilmesi, filmi etkileyici kılan durumlardandı.
devamını gör...