#ödüllü filmler
#netflix filmleri
2021 yılında seyirci ile buluşan lin-manuel miranda yönetmenliğinde bir filmdir.
jonathan larson'un 30 yaşına girerken, yıllardır üstünde çalıştığı müzikali sahnede çalmak için verdiği uğraş anlatan biyografik film.
jonathan larson'un 30 yaşına girerken, yıllardır üstünde çalıştığı müzikali sahnede çalmak için verdiği uğraş anlatan biyografik film.
yönetmen:
lin-manuel miranda
oyuncular:
andrew garfield
alexandra shipp
robin de jesus
vanessa hudgens
joshua henry
lin-manuel miranda
oyuncular:
andrew garfield
alexandra shipp
robin de jesus
vanessa hudgens
joshua henry
*afı ödülü (2022) / yılın filmi
*eddie ödülü (2022) / en iyi kurgu filmi
*afcc özel ödülü (2021) / en iyi ilk film
*komedi ustası ödülü (2021)
*cıc ödülü (2022) / en iyi erkek oyuncu: andrew garfield
film, toplam 34 ödüle sahiptir.
*eddie ödülü (2022) / en iyi kurgu filmi
*afcc özel ödülü (2021) / en iyi ilk film
*komedi ustası ödülü (2021)
*cıc ödülü (2022) / en iyi erkek oyuncu: andrew garfield
film, toplam 34 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "içimdekibalina" tarafından 23.11.2021 17:49 tarihinde açılmıştır.
1.
tick, tick... boom!; başrollerini andrew garfield, alexandra shipp, robin de jesus ve vanessa hudgens'ın paylaştığı netflix yapımı bir filmdir. filmin süresi 2 saattir.
film, ünlü müzikal yazarı jonathan larson'ın aynı isimli (tick, tick... boom!) müzikalinin uyarlamasıdır.
jonathan, 30 yaşına günler kala üzerinde 8 yıldır çalıştığı müzikali sahnelemek için uğraşan tutkulu bir yazardır. film, jonathan'nın bu süreçte yaşadığı süreci kendi ağzından anlatır.
filmin fragmanı:
film hakkında spoiler içermeyen görüşüm aşağıdadır.
son zamanlarda izlediğim en iyi filmdir.
film, başta da belirttiğim gibi müzikal yazarı jonathan larson'ın doğum gününe günler kala yine kendisinin yazdığı müzikalle beraber kendi ağzından anlatıyor. dolasıyla biyografi filmi demek hiç de yanlış olmaz.
filmin hikayeyi anlatış şekli, müzikleri, oyuncuları bence çok iyiydi. filmin temposu hiç düşmüyor böylece hikayeyle bağlantınız hep diri kalıyor.
müzikleri/şarkıları çok iyi, şu an bu satırları yazarken soundtrack albümünü dinlemekteyim. bu arada andrew garfield'ın sesinin bu kadar güzel olduğunu bilmezdim.
kafam rahat olsun, güzel bir film izleyeyim diyorsanız kesinlikle öneririm. eğer müzikal olması düşündürüyorsa hiç düşünmeyin çünkü bu filmi izlerken sıkılmazsınız.
izleyeceksiniz türkçe altyazı ile izlemenizi öneririm, türkçe dublajda şarkıların altyazısı var mı bilmiyorum malesef*.
puanım 9/10.
düzenleme: ilk paragraftaki gereksiz sözcük kullanımı düzeltilmiştir.
ekleme: filmin soundtrack albümü, iyi dinlemeler.
film, ünlü müzikal yazarı jonathan larson'ın aynı isimli (tick, tick... boom!) müzikalinin uyarlamasıdır.
jonathan, 30 yaşına günler kala üzerinde 8 yıldır çalıştığı müzikali sahnelemek için uğraşan tutkulu bir yazardır. film, jonathan'nın bu süreçte yaşadığı süreci kendi ağzından anlatır.
filmin fragmanı:
film hakkında spoiler içermeyen görüşüm aşağıdadır.
son zamanlarda izlediğim en iyi filmdir.
film, başta da belirttiğim gibi müzikal yazarı jonathan larson'ın doğum gününe günler kala yine kendisinin yazdığı müzikalle beraber kendi ağzından anlatıyor. dolasıyla biyografi filmi demek hiç de yanlış olmaz.
filmin hikayeyi anlatış şekli, müzikleri, oyuncuları bence çok iyiydi. filmin temposu hiç düşmüyor böylece hikayeyle bağlantınız hep diri kalıyor.
müzikleri/şarkıları çok iyi, şu an bu satırları yazarken soundtrack albümünü dinlemekteyim. bu arada andrew garfield'ın sesinin bu kadar güzel olduğunu bilmezdim.
kafam rahat olsun, güzel bir film izleyeyim diyorsanız kesinlikle öneririm. eğer müzikal olması düşündürüyorsa hiç düşünmeyin çünkü bu filmi izlerken sıkılmazsınız.
izleyeceksiniz türkçe altyazı ile izlemenizi öneririm, türkçe dublajda şarkıların altyazısı var mı bilmiyorum malesef*.
puanım 9/10.
düzenleme: ilk paragraftaki gereksiz sözcük kullanımı düzeltilmiştir.
ekleme: filmin soundtrack albümü, iyi dinlemeler.
devamını gör...
2.
çok fazla övgü aldığı için izlemeye kalkıştığım, izlemeden önce müzikal olduğu için beni sıkacağını düşünmeme rağmen 2 saatin nasıl geçip gittiğini anlamadığım film. son zamanlarda izlediğim en güzel şeydi sanırım. çok etkileyiciydi. kafanızı dağıtmak için bir şeyler izlemek istediğinizde bu filme bir şans verin, hatta hiç kaçırmayın derim ben.
devamını gör...
3.
öncelikle ben filmin netflix yapımı olduğunu bilmiyordum. dublajsız, kaliteli ve çalışan bir linkini bulmak adına hdfilmcehennemi'nin yedinci katına bile indikten sonra dıdımmm sesini ve netflix logosunu görmek benim için adeta cennetten gelen bir halelujah anı oldu.
efendim ben müzikalleri her zaman çok sevmişimdir. eğer bana seçme şansı verilse bir müzikalin içinde yaşamak isterdim. bu yüzden ilk defa müzikallerden nefret eden birisi ile tanıştığımda çok şaşırmıştım. daha sonra müzikalleri çok saçma bulan ve bu yüzden asla izlemeyen insanların bu kadar çok olduğunu görmek ise anlamakta zorlandığım bir şeydi. ama elbette o zamanlar kurgu edebiyata bile burun kıvıran kitle ile henüz tanışmamıştım. ezcümle eğer "insanlar durup dururken şarkı mı söylemeye başlar yaa" diyenlerdenseniz bu film size göre değil.
zaten film -tamamen uydurma olan kısımlar haricinde- gerçek bir broadway müzikal oyun yazarı olan jonathan larson'ın tam 30 yaşına girmeden önceki dönemini anlatıyor. jonathan uzun zamandır üzerinde çalıştığı müzikalini tamamlamaya ve yapımcı bulmaya çalışırken bir taraftan da parasızlık, arkadaşlarının ölümü ve gönül ilişkileri ile boğuşmaktadır. modern zaman peter pan'ımız büyümekten korkarken kendini gerçekleştirmek için çok az bir zamanı kaldığına inanır. asıl soru ise sanat üretme konusunda gerçek bir yeteneğe ve tutkuya sahip jonathan, para için ruhunu reklam sektörüne satmak ya da aşık olduğu kız arkadaşının peşinden giderek newyork'u ve hayallerini de terk etmek gerçekleri arasında kendi neverlandini yaratabilecek midir?
elbette neverland sadece sonsuza kadar çocuk kalıp oyunlar oynayabileceğiniz masum bir yer değil. midesinde bir saat olan timsahı bilir misiniz? evet ölmeden önce duyacağınız tek şey saatin yaklaşan tik tik sesleri olabilir.
gerçekte ise elbette hepimizin biyolojik saati her geçen saniye bizi son patlama anına yaklaştırıyor. bu yüzden hayallerimizin, arzularımızın ve sevdiklerimizin peşinden ısrarla gitmeyi hatırlatan, yağmurlu bir pazar günü sizi hem gülümsetip hem de hüzünlendirecek bu tatlış filme bence şans verebilirsiniz.
tavsiye için yarizen'e teşekkürler.
hayallerimizi gerçekleştirmek adına tik tik seslerinden daha hızlı koşabilmemiz dileğiyle. keyifli seyirler.
efendim ben müzikalleri her zaman çok sevmişimdir. eğer bana seçme şansı verilse bir müzikalin içinde yaşamak isterdim. bu yüzden ilk defa müzikallerden nefret eden birisi ile tanıştığımda çok şaşırmıştım. daha sonra müzikalleri çok saçma bulan ve bu yüzden asla izlemeyen insanların bu kadar çok olduğunu görmek ise anlamakta zorlandığım bir şeydi. ama elbette o zamanlar kurgu edebiyata bile burun kıvıran kitle ile henüz tanışmamıştım. ezcümle eğer "insanlar durup dururken şarkı mı söylemeye başlar yaa" diyenlerdenseniz bu film size göre değil.
zaten film -tamamen uydurma olan kısımlar haricinde- gerçek bir broadway müzikal oyun yazarı olan jonathan larson'ın tam 30 yaşına girmeden önceki dönemini anlatıyor. jonathan uzun zamandır üzerinde çalıştığı müzikalini tamamlamaya ve yapımcı bulmaya çalışırken bir taraftan da parasızlık, arkadaşlarının ölümü ve gönül ilişkileri ile boğuşmaktadır. modern zaman peter pan'ımız büyümekten korkarken kendini gerçekleştirmek için çok az bir zamanı kaldığına inanır. asıl soru ise sanat üretme konusunda gerçek bir yeteneğe ve tutkuya sahip jonathan, para için ruhunu reklam sektörüne satmak ya da aşık olduğu kız arkadaşının peşinden giderek newyork'u ve hayallerini de terk etmek gerçekleri arasında kendi neverlandini yaratabilecek midir?
elbette neverland sadece sonsuza kadar çocuk kalıp oyunlar oynayabileceğiniz masum bir yer değil. midesinde bir saat olan timsahı bilir misiniz? evet ölmeden önce duyacağınız tek şey saatin yaklaşan tik tik sesleri olabilir.
gerçekte ise elbette hepimizin biyolojik saati her geçen saniye bizi son patlama anına yaklaştırıyor. bu yüzden hayallerimizin, arzularımızın ve sevdiklerimizin peşinden ısrarla gitmeyi hatırlatan, yağmurlu bir pazar günü sizi hem gülümsetip hem de hüzünlendirecek bu tatlış filme bence şans verebilirsiniz.
tavsiye için yarizen'e teşekkürler.
hayallerimizi gerçekleştirmek adına tik tik seslerinden daha hızlı koşabilmemiz dileğiyle. keyifli seyirler.
devamını gör...
4.
oldum olası müzikalleri sevmişimdir ama bu bambaşka bir şeydi... oyunculuklar, ses, müzik, kamera geçişleri, her şey ama her şey çok iyiydi.
hayalleri olan ve onların peşinde koşan insanlara hep saygı duydum, özendim. ben yerimde sayarken onlar savaşıyor, istedikleri / hayalini kurdukları yolda inantla ve inançla yürüyorlar...
müzikal seven, müzali geçin müzik ve sanat seven herkesin filmi beğeneceğini düşünüyorum. kendinize bir şans verin.
hayalleri olan ve onların peşinde koşan insanlara hep saygı duydum, özendim. ben yerimde sayarken onlar savaşıyor, istedikleri / hayalini kurdukları yolda inantla ve inançla yürüyorlar...
müzikal seven, müzali geçin müzik ve sanat seven herkesin filmi beğeneceğini düşünüyorum. kendinize bir şans verin.
devamını gör...
