alman ve dünya futbolunda kaleciliğin normlarını belirleyen, farklı dönemlere ait iki büyük kaleciyi karşılaştırırsak eksileri ve artıları nelerdir ?

her ikisini de izlemiş bir futbolsever olarak benim tercihim oliver kahn olacaktır. nedenlerini şöyle açıklayabilirim.

- toni schumacher eski romantik dönem futbolundan modern taktik ve oyuncu yetiştirme anlayışına geçildiği dönemin ilk büyük kalecilerindendi. o, adeta doğuştan kaleci denilebilecek meziyetlere sahipti. 1.86 civarı boy, ceza alanı içerisinde korkunç bir hakimiyet, cesaret, idman disiplini, yaşam tarzında profesyonellik, liderlik. schumacher kalecilerin geri pasları eliyle alabildiği dönemde kariyerini geçirdi. ayakla oyun kurmazdı. buna karşılık tek eliyle topu öyle bir oyuna sokardı ki rakip ceza alanının hemen başlangıcındaki takım arkadaşına nokta atış pas verebilirdi. schumacher'in zaafı bazen inişli çıkışlı performanslar sergilemesiydi. her ne kadar türkiye'de bunu yaşamasa da alman milli takımında bazen bilhassa yan toplarda skandal goller yiyebiliyordu. bazı maçlarda veya turnuva safhalarında mental dengesizlikler yaşadığı belli olan hatalar yapardı. ancak öylesine heyecan verici bir kaleciydi ki kurtarışlarına baktığınızda onları başka kalecinin yapamayacağını sizlere düşündürürdü.

-oliver kahn ise 1.90 civarı, muazzam bir fiziksel dayanıklılık, hırs, liderlik vasfı, fena olmayan ayak hakimiyeti, hantal görüntüsüne rağmen çevikliğiyle tebarüz etmiş bir kaleci. schumacher'de ne varsa aşağı yukarı, belki de fazlası kahn'da da vardı. kaleciliği kısmen daha emniyetliydi ama onun takımları fantastik kurtarışlara ihtiyaç duymayan, defansif açıdan değerli oyunculardan oluşuyordu. kahn'ın schumacher'den fazlası, yenilmemesi gereken golleri yememesiydi.
devamını gör...
dürüstlük faktörü. dolayısıyla oliver kahn.
devamını gör...
zoran simovoç, dino zoff,
devamını gör...
ikisi de birbirinden boktan karaktere sahiplendi. kahn sürekli karısını aldatan, saha içinde çirkeflik yapan, takım arkadaşlarına kaptanlık kisvesi altında eziyet eden sahada ise schumacher'den bir tık önde bir kaleciydi. toni ise fransız stoper batiston'un çenesini bile isteye kırmaktan çekinmeyen, üç kuruş para için takım içi mevzuları açık eden, sahtekar düzenbaz herifin tekiydi. ikisini de toplasan bir adam etmez teresler.
devamını gör...
toni bizim üst kuşakların efsanelerinden biri ama 88-89 sezonunun hikayesini anlatan 103 gol belgeselini izlediğimde kendisinden pek de etkilenmemiştim, bissürü saçma sapan gol yemiş. fenerbahçe'ye çok büyük bir sakatlık yaşadıktan sonra gelmiş, belki öncesinde daha iyidir. ama fener taraftarında bıraktığı etkinin salt kalecilik becerisinden ziyade kişiliği ve karizması sebebiyle olabileceğini düşünüyorum. bir de belgeselde röportaj yapılan futbolcular, toni'nin fenerden ayrıldıktan bir iki yıl sonra oynadığı takımla antalyaya mı ne kampa geldiğini, fener de aynı yerde kamp yapmasına rağmen ziyaret etmemek gibi bir vefasızlık yaptığını anlatıyorlardı.

kahn'ı da çocukluğumdan hayal meyal hatırlıyorum. en net hatırladığım sahne de 2002 dünya kupasında bütün dünya halklarının kalbinin brezilya ile attığı o final maçında rivaldonun şutunu sektirip devamında ronaldo'nun golüne engel olamamasıydı. rüştü olsa o golü yemezdi dediğimiz bir pozisyondu.
devamını gör...
fanatik bir fenerbahçeli olarak diyorum ki çok iyi olsaydı schumacher fenerbahçe’ye gelmezdi. ligimizin kalitesi belli yani.

açık ara, oliver kahn. hatta o herif dünyanın gelmiş geçmiş en iyi kalecisi bile olabilir yani düşünmek lazım diğer adaylara baktıktan sonra.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"toni schumacher vs oliver kahn" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim