türkiye'de islamın çok yanlış yaşanılması
başlık "yusuf göbbels" tarafından 18.02.2021 15:53 tarihinde açılmıştır.
21.
din simsarlarının ve siyasal islamcıların para cukkalayıp ülkeyi batırmasının ana nedenidir.
devamını gör...
22.
peki şu an dünyada islamı doğru yaşayan ülke hangisidir diye sorsam.
devamını gör...
23.
bu kişinin ya da kişilerin din algısıyla alakalı arkadaşlar. kişi dini namaz kılmaktan, oruç tutmaktan ibaret sayarak tam anlamıyla müslüman olmuş olmuyor maalesef ki. bu durum tıpkı 20 soruluk sınavdan 2,3 soruyu cevaplayarak başarılı bir şekilde geçmeyi beklemek gibi bir şey.
islam dini bilindiği üzere kuran-ı kerim ve son peygamberimiz hz. muhammed (sav)'in sünnetinden yola çıkarak yaşadığımız bir din. islam dinine mensup olmuş bu müslüman kişiye allah peygamberimiz aracılığıyla 23 sene süren bir zaman diliminde dinin nasıl yaşanması gerektiğine dair kuran-ı kerim'i vahyetmiştir. kuran-ı kerim'de bir rivayete göre 6666, bir rivayete göre ise 6236 âyet bulunmaktadır.
ve şöyle bir düşünürsek sizce bu kadar âyet sadece "namaz kıl, oruç tut, zekat ver, tesettür üzere ol, helal gıdalarla beslen, helal yoldan kazanç sağla" gibi emirlerde mi bulunuyor? tabiki hayır. din her yönüyle (toplumsal sorumluluklar, ahlaki gereklilikler, ibadet ve inanç bilinci), her ayete ve inanılması gereken şartlarıyla ( imanın 6 şartı, islamın 5 şartı, 32 farz vb.) birbirinden ayrılmayan bir bütündür.
ebû hureyre (ra)'dan rivayetle peygamberimiz (sav) : " müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâkı en güzel olandır. en hayırlılarınız da, hanımlarına karşı en hayırlı olanlarınızdır. " buyurmuştur.
(tirmizî, radâ, 11)
hz. aişe (ra)'dan rivayete peygamberimiz (sav) :" allah, zariftir/rıfk sahibidir; zarafeti/kolaylık gösterilmesini sever. kolaylıkla yapılan işlere, güçleştirilen işlere veya başka şeylere vermediği sevabı verir." buyurmuştur.
( müslim, birr, 77)
"muhakkak ki sen pek yüce bir ahlak üzeresin. "
(kalem - 4 )
2. hadiste anlatılmak istendiği gibi bir mümin sadece ibadet üzere olmakla yükümlü değil, toplum içinde güzel ahlak ve kolaylaştırıcı, zorlaştırmayıcı vasıflarda da olması gerekir. toplum içinde başka bir mümin kardeşinin hakkına girmemeli, toplum kurallarına zıt düşücek fiillerde bulunmamalı, insanları din kisvesi altında dinden soğutmamalı, güzel ahlak üzere, yumuşak huylu, sabırlı olmalı, argo kelimeler, küfürlerde (dini kötü lanse edicek herhangi bir fiilde) bulunmamalıdır.
peygamberimiz (sav) : " kolaylaştırınız! zorlaştırmayınız! müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz." buyurmuştur. ( buhârî, 3:72)
"ey îmân edenler! bir topluluk, (başka) bir toplulukla alay etmesin; olur ki (onlar), kendilerinden daha hayırlı olabilirler! birtakım kadınlar da (başka) kadınlarla (alay etmesinler)! belki (onlar da) kendilerinden daha hayırlıdırlar. kendinizi (birbirinizi) de ayıplamayın ve birbirinizi (kötü) lâkablar ile çağırmayın! îmandan sonra fâsıklık ismi (günahla anılmak), ne kötüdür! artık kim (bu kötü amelinden vazgeçerek) tevbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir!"
(hucurat, 11)
kısaca islam bütün gereklilikleriyle bir bütündür. aynı zamanda islamın gerekliliklerine tam anlamıyla vakıf olamayan müslümanlar yüzünden (ahlaksız davranış, yobazlık, ötekileştirme, ırkçılık vb.) din karalanmamalı, yanlış tanımlamalarda bulunulmamalıdır. her müslüman dini güzel temsil etmekle yükümlüdür pek tabii ama temsil etmekte hata yapanlar yüzünden de dinden soğunmaması, dinin yanlış tanımlanmaması gerekir. islam dini murat'ın, selim'in yaşantısından ibaret değildir. kuran'ın bir çok yerinde "akletmez misiniz?" ayetleri geçer. soğumadan, ötekileştirmeden önce akledelim.
" kitab'ı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? akletmez misiniz?"
( 2 / bakara - 44 )
islam dini bilindiği üzere kuran-ı kerim ve son peygamberimiz hz. muhammed (sav)'in sünnetinden yola çıkarak yaşadığımız bir din. islam dinine mensup olmuş bu müslüman kişiye allah peygamberimiz aracılığıyla 23 sene süren bir zaman diliminde dinin nasıl yaşanması gerektiğine dair kuran-ı kerim'i vahyetmiştir. kuran-ı kerim'de bir rivayete göre 6666, bir rivayete göre ise 6236 âyet bulunmaktadır.
ve şöyle bir düşünürsek sizce bu kadar âyet sadece "namaz kıl, oruç tut, zekat ver, tesettür üzere ol, helal gıdalarla beslen, helal yoldan kazanç sağla" gibi emirlerde mi bulunuyor? tabiki hayır. din her yönüyle (toplumsal sorumluluklar, ahlaki gereklilikler, ibadet ve inanç bilinci), her ayete ve inanılması gereken şartlarıyla ( imanın 6 şartı, islamın 5 şartı, 32 farz vb.) birbirinden ayrılmayan bir bütündür.
ebû hureyre (ra)'dan rivayetle peygamberimiz (sav) : " müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâkı en güzel olandır. en hayırlılarınız da, hanımlarına karşı en hayırlı olanlarınızdır. " buyurmuştur.
(tirmizî, radâ, 11)
hz. aişe (ra)'dan rivayete peygamberimiz (sav) :" allah, zariftir/rıfk sahibidir; zarafeti/kolaylık gösterilmesini sever. kolaylıkla yapılan işlere, güçleştirilen işlere veya başka şeylere vermediği sevabı verir." buyurmuştur.
( müslim, birr, 77)
"muhakkak ki sen pek yüce bir ahlak üzeresin. "
(kalem - 4 )
2. hadiste anlatılmak istendiği gibi bir mümin sadece ibadet üzere olmakla yükümlü değil, toplum içinde güzel ahlak ve kolaylaştırıcı, zorlaştırmayıcı vasıflarda da olması gerekir. toplum içinde başka bir mümin kardeşinin hakkına girmemeli, toplum kurallarına zıt düşücek fiillerde bulunmamalı, insanları din kisvesi altında dinden soğutmamalı, güzel ahlak üzere, yumuşak huylu, sabırlı olmalı, argo kelimeler, küfürlerde (dini kötü lanse edicek herhangi bir fiilde) bulunmamalıdır.
peygamberimiz (sav) : " kolaylaştırınız! zorlaştırmayınız! müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz." buyurmuştur. ( buhârî, 3:72)
"ey îmân edenler! bir topluluk, (başka) bir toplulukla alay etmesin; olur ki (onlar), kendilerinden daha hayırlı olabilirler! birtakım kadınlar da (başka) kadınlarla (alay etmesinler)! belki (onlar da) kendilerinden daha hayırlıdırlar. kendinizi (birbirinizi) de ayıplamayın ve birbirinizi (kötü) lâkablar ile çağırmayın! îmandan sonra fâsıklık ismi (günahla anılmak), ne kötüdür! artık kim (bu kötü amelinden vazgeçerek) tevbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir!"
(hucurat, 11)
kısaca islam bütün gereklilikleriyle bir bütündür. aynı zamanda islamın gerekliliklerine tam anlamıyla vakıf olamayan müslümanlar yüzünden (ahlaksız davranış, yobazlık, ötekileştirme, ırkçılık vb.) din karalanmamalı, yanlış tanımlamalarda bulunulmamalıdır. her müslüman dini güzel temsil etmekle yükümlüdür pek tabii ama temsil etmekte hata yapanlar yüzünden de dinden soğunmaması, dinin yanlış tanımlanmaması gerekir. islam dini murat'ın, selim'in yaşantısından ibaret değildir. kuran'ın bir çok yerinde "akletmez misiniz?" ayetleri geçer. soğumadan, ötekileştirmeden önce akledelim.
" kitab'ı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? akletmez misiniz?"
( 2 / bakara - 44 )
devamını gör...