türklerde tarihin hiçbir vaktinde kölecilik oluşmamıştır bunun sebebi özel mülkiyet kavramı yoktur osmanlı imparatorluğuna kadar gelen süreçte hiçbir türk devletinde özel mülkiyet yoktur. "devlet hükümdarın veya hanedanın ortak malıdır." köleciliğin oluşmamasının bir diger sebebi ise türklerdeki bağımsızlık , egemenlik anlayışıdır . tarihin hangi vakti olursa olsun bir sekilde bağımsızlığımızı ilan edip egemen olmuşuz. kısacası türklerde kölecilik oluşmamıştır.
devamını gör...
osmanlı imparatorluğu’nda en erkeni 15. yüzyıla tarihlenebilen, ama ağırlıkla 19. yüzyılın ikinci yarısında köle ticareti yoluyla anadolu’ya getirilen afrikalılar vardır. bu afrikalıların torunları olan vatandaşlarımıza afrotürk denilmektedir. ayrıntılı bilgi buradan elde edilebilir. osmanlı güzellemesi yapmaya gerek yoktur. bayağı bildiğin kölecilik yapılmıştır osmanlı da.
devamını gör...
türklerde, yabancı topraklardan savaş durumu hariç yabancı topraklardan sistematik olarak insan toplanmamış olması ve "köle " kelimesinin çok da fazla kullanılmıyor olması (bunun yerine "cariye, iç oğlan" vb gibi aşağıda örneğini vereceğim isimler kullanıyor olması ) nedeni ile kölelik yokmuş algısı oluşmuştur.

sonuçta köle : rızası dışında ve kişinin iradesini ortadan kaldıracak şekilde zor kullanarak, hizmet etmesi için para veya mal karşılığında başkasına teslim edilen insandır.

mesela : "besleme" adı altında zengin ailelere para veya mal karşılığı verilen çocukları da köle olarak saymak gerekiyor . bu çocuklar uzun bir süre aileye para almadan eziyete uğrayarak hizmet ediyor, ergenliklerinde ise (evin kadını tarafından kız başına bela olmasın düşüncesi ile ) para veya mal karşılığı "evlendirme" adı altında başkasının hizmetine veriliyorlardı.
devamını gör...
yerleişk hayata kadar olmadığı varsayım olarak kabul ediliyor, belki o zamanlardada vardır ancak yazılı bir dil olmadığından, zaten çoğu şeyi bilemiyoruz.

ancak kölelik onun haricinde hep oldu ancak bu avrupalılar gibi sistematik bir şekilde olmadı, onların işgücüne çok fazla ihtiyaçları vardı , sanayiden dolayı, bu sistematik kölelik bundan mecburi doğmuştu.

bizde ise o sanayi olmadığından, büyğk işgücüne gerek yoktu, genelde varlıklı ailelere hizmet eden kişilerdi sadece köleler.
devamını gör...
türkler’de kölelik derken ne kastedildiği önemli. ilk tanımda, önerme genel hatları ile doğru olsa da, biraz karmaşa bulunmakta.

türkler’de kölelik derken, eğer türkler’in köle sahibi olması kastediliyorsa; göçebe bir toplumda kölelik olması zaten mümkün değildir. tarihte kölelik kurumu sadece gelişmiş şehirlerde ve ticaret merkezlerinde görülmüştür. türkler’de bu açıdan kölelik zaten mümkün değildi.

ne zaman şehirleşme (ticaret) osmanlı ile biraz oturur gibi oldu, hemen kölelik kurumunun da geliştiği görülecektir. bu açıdan özel mülk ile alakası türkler’de kurulamaz. zira asıl osmanlı devletinde özel mülk yoktu, hatta hala kullandığımız “adalet mülkün temelidir” sözündeki mülk devlet demektir, düşündünüz mü neden devlet yerine mülk kelimesi kullanılmış? çünkü devlet sultanın mülküdür. dolayısıyla özel mülkiyetin olmadığı, her şeyin sultana ait olduğu osmanlı’da köle kurumu ve ticareti yaygın olarak vardı.

bunula birlikte; başlıkta belirtilen, özel mülkiyetin (dolayısıyla sınıfların) oturduğu ve keskin olarak yer aldığı toplumlarda kölelik daha kurumsal ve yaygın olarak yer alır önermesi doğrudur. fakat yukarıda belirttiğim üzere türkler açısından genellemeye uymaz.

eğer başlık tanımına türklerin köle olması açısından bakarsak, burası da genel hatları ile doğru olmakla birlikte eksiktir. türkler her göçebe millet gibi özgürlüğe son derece düşkün bir millet, köleleştirmeye müsait değil. fakat koskoca memlükler devleti de gözden kaçmamalıdır. her ne kadar paralı asker gibi görünmek istense de, sonradan memlük devleti yöneticileri olan türkler aslında köle askerlerdi, diğer kölelere oranla daha prestijli olsalar da, bu onların bir köle olduğu gerçeğini değiştirmez. zaten devletin ismi de bunu açıkça ortaya koyar, memlükler yani köleler.

fakat ilginç olarak türkler köle-asker iken, zamanla bulundukları toplumun yöneticisi ve yönetici sınıfı haline gelmiştir. 200 yıl kadar da, sadece yönetici sınıfını işgal etmiş olsa da (halk çoğunluğu türk değildir) kendi çapında görkemli bir devlet sahibi olmuşlardır.
devamını gör...
osmanlı dönemi olarak nitelendirebilirim.
devamını gör...
orta asya türklerinde göçebe yaşam tarzı nedeniyle sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel şartlar köleliğe uygun değildi. orta doğu toplumlarında her zaman kölelik vardı. türkler köleliği ilk olarak iran’a geldiklerinde görerek (kavram olarak önceden öğrenmişlerdi) 9. yy’da yerleşik yaşama geçmeyle paralel olarak uygulamaya başladılar.

türklerdeki kölelik grekoromen kölelikten farklıdır. grekoromen kölenin hiçbir hakkı yoktur. boyunluklarında “beni sahibime götür. sahibim şu” yazardı. abd’de 19. yy.’da bile kullanıldı. pompei’de* evlerin alt katlarında köle odaları bulundu. üstteki sefih hayatın aksine sıkıştırılmış toprak zeminli, duvarda halkaların zincirlerin olduğu ortamlarda kalıyorlardı. kırsal alanda ise yakılmasın diye taş yapılarda gece kapı üstlerine kilitlenerek kalıyorlardı. roma imparatorluğu’nun son dönemlerinde halkın %90’ı köleydi, tüm iş gücünü köleler oluşturuyordu. orta çağdaki serfler (köylüler) de korunma amaçlı derebeyine biat eden bir tür gönüllü köle insanlardı.
hristiyanlık romalılardan kölelik kurumunu devraldı. daha sonra gelecek islam’ın çok büyük bir hızla geniş alanlara yayılmasının bir sebebi de müslüman olan herkese eşitlik vaadi ve köle azad etmenin sevap olduğuna inanılmasıdır.

türkler’de iki tür kölelik vardı.
1. savaşlarda ele geçirilenler
2. satın alınanlar

savaşlarda ele geçirilenler müslümansa köle yapılamazdı, müslüman olurlarsa azad edilirlerdi. niteliksiz olanlar kürek mahkumu yapılıyor, belli bir süre çalıştıktan sonra azad ediliyordu. cervantes 7 yıl kürek mahkumluğu yaptırıldıktan sonra azad edilmiştir. savaşta ele geçirilen yetenekli zanaatkar gayrimüslimler ise köle yapılırdı. onlara gulam denilirdi. örneğin bir demirci köle yapıldığında günlük belli bir işi yapması beklenirdi. yaşam tarzı olarak grekoromen kölelerden farklılardı. ev sahibi olur, evlenirlerdi. ülkelerine gidemezlerdi.
tarımsal iş gücünü köleler değil reaya (halk) sınıfı denilen köylüler oluştururdu.

genellikle afrika’da köle tüccarları güzel ve sağlıklı gençleri yakalar, erkekler hadım edilir, bu köleler önce mısır’da sonra şam’a, halep’e ve en iyileri istanbul’a getirilerek satılırlardı. afrika’dan getirilen köleler evlerde (şehirde saray, yalı, konak; taşrada bey evi, çiftlik vb) özel hizmetlerde (yemek, giyim vb) çalıştırılır, bir süre sonra veya müslüman olurlarsa hemen azad edilirlerdi. azad edilenler genelde aynı yerde kalır, pozisyonları yükselir, maaş alarak çalışmaya devam ederlerdi. eski türk filmlerindeki karikatürize edilmiş arap bacı karakteri önce köle, sonra azad edilip halayık* olan, evin bir ferdidir. pargalı ibrahim rum çeteciler tarafından köle olarak manisa’da şehzade süleyman’a satılmış, gelir gelmez müslüman olduğu için azad edilmiş, italyanca ve latince bilen çok zeki bir genç olduğu için süleyman’ın müsahibi* olarak yaşamış ve yükselmiştir. osman hamdi bey’in* babası ethem paşa da çocukken köle olarak istanbul’da satılmış bir rum’du.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
(bkz: modern kölelik)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"türklerde kölelik" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim