yazar: tahsin yücel
basım yılı: 1975
neredeyse yazımı 50 seneye yayılan bu kitap, tahsin yücel'in en iyi eserleri arasında gösterilir. son derece ilginç bir deneme olan eser, bir "vatandaşın" hayata karşı aldığı tutumu zaman zaman güldürerek, zaman zaman ise düşündürerek ele alır.
basım yılı: 1975
neredeyse yazımı 50 seneye yayılan bu kitap, tahsin yücel'in en iyi eserleri arasında gösterilir. son derece ilginç bir deneme olan eser, bir "vatandaşın" hayata karşı aldığı tutumu zaman zaman güldürerek, zaman zaman ise düşündürerek ele alır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 14.05.2021 12:45 tarihinde açılmıştır.
1.
tahsin yücel romanıdır.
“dünyanın en döküntü ismine sahiptir şaban baş…”
insanlardan çekinerek yürür yollarda, hep sırtını dayayacağı bir duvar vardır sanki peşi sıra yürüyen… senin gibi biridir o ama, bir haksızlıkla karşılaştığında bir değişiklik olur ki onda, dışarıdan bakınca anlayamazsın belki ama içten içe patlamaya hazırlanan, ilk parti lavları dilinin yardımıyla ağzının içinde dolaştıran bir volkan bulunur bedeninde ve birden o artık bir telefon kulübesine ihtiyacı olmayan bir kahramana dönüşür.
telefon kulübesine ihtiyacı yoktur ama yine de benzer bir ortama ihtiyaç duyar, ordan çıktığı anda yapması gerkeni yapmıştır artık. umumi tuvaletler onun dönüşümünü sağladığı yerlerdir. hela duvalarına kapılarına yazılarını yazmaya başlar ve daha az kötü kokmayan köşelerine sinmiş yazı yazmakta olan köşe yazarlarından daha etkili olmaya başlar vatandaş volkan baş, ya da şaban baş.
bir isyan hareketidir vatandaş’ın yaptığı ve bunnu tüm içtenliğiyle bir meslektaşına anlatır. vatandaş hem sözü dinlenen, yazdıkları merak edilen, hela ücretlerine zam yapılmasına neden olabilecek kadar popüler bir adam olurken bir yandan da sakıncalı bir yazara dönüşür.
tahsin yücel’in 5 yaprağa sığdırmayı umduğu bu öykü, zamanla kendi kalıplarını kırarak bir romana dönüşmeyi başarmıştır. ben hala bu romanın öyküsünün tahsin yücel’e yazımının ise vatandaş’a ait olduğuna inanıyorum. şimdi bu yazıyı okuduktan sonra, çalıştığın yerin tuvaletine gidip vatandaş imzalı bir yazı arayabilirsin, bir umumi tuvalete gidip 50 kuruşa müthiş bir eleştiri yazısı okumayı umabilirsin ya da gider kitabı alırsın ve vatandaş’la tanışırsın. sonra, yani bu kitabı okuduktan sonra tuvalet kapılarındaki yazılara bakışın değişecektir…
“dünyanın en döküntü ismine sahiptir şaban baş…”
insanlardan çekinerek yürür yollarda, hep sırtını dayayacağı bir duvar vardır sanki peşi sıra yürüyen… senin gibi biridir o ama, bir haksızlıkla karşılaştığında bir değişiklik olur ki onda, dışarıdan bakınca anlayamazsın belki ama içten içe patlamaya hazırlanan, ilk parti lavları dilinin yardımıyla ağzının içinde dolaştıran bir volkan bulunur bedeninde ve birden o artık bir telefon kulübesine ihtiyacı olmayan bir kahramana dönüşür.
telefon kulübesine ihtiyacı yoktur ama yine de benzer bir ortama ihtiyaç duyar, ordan çıktığı anda yapması gerkeni yapmıştır artık. umumi tuvaletler onun dönüşümünü sağladığı yerlerdir. hela duvalarına kapılarına yazılarını yazmaya başlar ve daha az kötü kokmayan köşelerine sinmiş yazı yazmakta olan köşe yazarlarından daha etkili olmaya başlar vatandaş volkan baş, ya da şaban baş.
bir isyan hareketidir vatandaş’ın yaptığı ve bunnu tüm içtenliğiyle bir meslektaşına anlatır. vatandaş hem sözü dinlenen, yazdıkları merak edilen, hela ücretlerine zam yapılmasına neden olabilecek kadar popüler bir adam olurken bir yandan da sakıncalı bir yazara dönüşür.
tahsin yücel’in 5 yaprağa sığdırmayı umduğu bu öykü, zamanla kendi kalıplarını kırarak bir romana dönüşmeyi başarmıştır. ben hala bu romanın öyküsünün tahsin yücel’e yazımının ise vatandaş’a ait olduğuna inanıyorum. şimdi bu yazıyı okuduktan sonra, çalıştığın yerin tuvaletine gidip vatandaş imzalı bir yazı arayabilirsin, bir umumi tuvalete gidip 50 kuruşa müthiş bir eleştiri yazısı okumayı umabilirsin ya da gider kitabı alırsın ve vatandaş’la tanışırsın. sonra, yani bu kitabı okuduktan sonra tuvalet kapılarındaki yazılara bakışın değişecektir…
devamını gör...
