1.
bir ahterbin ukdesidir.
benim için babamla bir şeyler yapabilme heyecanı hissettiren kokudur.
kokuların hafıza üzerindeki canlandırıcı etkisini uzun uzun anlatmama gerek yok ama yine de başka bir tanımda uzun uzun anlatacağım. vernik kokusu eski hatıraları canlandırır bende. ve bu hatıralar babamla ilgilidir hep. ki babamla birlikte yaptığımız şeylerle ilgili çok da anım yoktur benim.
babam hem bir resim öğretmeni hem de tablolar yapan, vitrayla uğraşan, ahşap heykeller ve maketler yapan bir sanatçı olduğu için evimizde hep bir boya kokusu ve ille de vernik kokusu olurdu.
vernik kokusunun aslında baygınlık verici, insanı sarhoş eden müthiş büyülü bir kokusu vardır ama benim için bunların çok ötesinde bir baba kokusudur vernik kokusu.
babam oturup ahşaptan bir şeyler yaparken ve biz benden üç yaş küçük kardeşimle yanına durup onu izlerken bir vernik kokusu bulutu dolaşırdı üstümüzde. biz babamın yapmaya çalıştığı şeyin ne olacağını bilmeden, ses çıkartmaya da korkarak kardeşimle tahminlerde bulunmaya çalışırdık. sonunda elbette çok güzel bir şey çıkardı ortaya ve sonra da vernikleme zamanı gelirdi.
işte bu an babayla birlikte bir şeyler yapma anının mühürlenmiş haliydi bizim için. yılmaz erdoğan'la aynı şeyler belki hissettiklerim, beslenme çantamda otlu peynir kokusu olmasa da, zihnimde vernik kokusudur babam.
benim için babamla bir şeyler yapabilme heyecanı hissettiren kokudur.
kokuların hafıza üzerindeki canlandırıcı etkisini uzun uzun anlatmama gerek yok ama yine de başka bir tanımda uzun uzun anlatacağım. vernik kokusu eski hatıraları canlandırır bende. ve bu hatıralar babamla ilgilidir hep. ki babamla birlikte yaptığımız şeylerle ilgili çok da anım yoktur benim.
babam hem bir resim öğretmeni hem de tablolar yapan, vitrayla uğraşan, ahşap heykeller ve maketler yapan bir sanatçı olduğu için evimizde hep bir boya kokusu ve ille de vernik kokusu olurdu.
vernik kokusunun aslında baygınlık verici, insanı sarhoş eden müthiş büyülü bir kokusu vardır ama benim için bunların çok ötesinde bir baba kokusudur vernik kokusu.
babam oturup ahşaptan bir şeyler yaparken ve biz benden üç yaş küçük kardeşimle yanına durup onu izlerken bir vernik kokusu bulutu dolaşırdı üstümüzde. biz babamın yapmaya çalıştığı şeyin ne olacağını bilmeden, ses çıkartmaya da korkarak kardeşimle tahminlerde bulunmaya çalışırdık. sonunda elbette çok güzel bir şey çıkardı ortaya ve sonra da vernikleme zamanı gelirdi.
işte bu an babayla birlikte bir şeyler yapma anının mühürlenmiş haliydi bizim için. yılmaz erdoğan'la aynı şeyler belki hissettiklerim, beslenme çantamda otlu peynir kokusu olmasa da, zihnimde vernik kokusudur babam.
devamını gör...