1.
inkar etmek.
devamını gör...
2.
yadsımak, çocukluk dönemlerinde travmatik olaylara maruz kalmış ve bununla baş edebilmenin tek yolunun “yokmuş” , “olmamış” gibi davranmak durumunda kaldığı dönemlerde başlangıç gösterip, bireyin yetişkinlik döneminde de baş edemeyeceğini düşündüğü olaylarlarda bir kaçış mekanizması olarak kullandığı ve ciddi olumsuz sonuçlar verebilecek bir durumdur. çevresi tarafından çoğunlukla algılanmayabilir. var olan durumu önemsemediği ya da “numara” yaptığı oyun oynadığı düşünülebilir. aslında birey bunu yaptığının farkında değildir ve dışardan yapılan hatırlatmalara olumsuz tepkiler verebilir.
devamını gör...
3.
ilk intibada zihnimi yanıltan kelimelerin başını yadsımak çekiyor.
bir şeyi benimsemek, içselleştirmek gibi olumlu yönden yaklaşan bir sesletimi var sanki.
(bkz: gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var)
belki de gerçek anlamını pekiştiren yaşanan olumsuz şeyleri inkar etme, zihinden silme gibi bir işleve de göz kıptığından olabilir. gerçeklikten kopuk, sözgötürmez bir yanılsama hali hani.
bir şeyi benimsemek, içselleştirmek gibi olumlu yönden yaklaşan bir sesletimi var sanki.
(bkz: gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var)
belki de gerçek anlamını pekiştiren yaşanan olumsuz şeyleri inkar etme, zihinden silme gibi bir işleve de göz kıptığından olabilir. gerçeklikten kopuk, sözgötürmez bir yanılsama hali hani.
devamını gör...
4.
bir olayı inkar etmektir.
devamını gör...
5.
hep kuyuyu kazanı yadsıyorsun. biraz da kuyuyu yadsımayı dene.
ne dersin mr. anderson?
ne dersin mr. anderson?
devamını gör...