yaşamaya mı geldim ben bu dünyaya diye sorgularken olan şeydir.

günden hissene düşen kadarına razı olmak istersin ama sanki herkesin zamanı senden daha bereketli, hakkını vererek yaşadığını düşünerek üzülürsün.
hızlı adımlarla ilerleyen saatlerde neler kaçırdığını düşünürsün, günün insanlara sunduğu güzelliklerin ve herkesin paylaştığı heyecanların dışında kaldığını, en güzel zamanlarda bile en nasipsiz insanın sen olduğunu düşünürsün..
sanki bir grup çocuğa oyuncak dağıtılmıştır ama sıra sana geldiğinde hiçbir şey kalmamıştır.
sana oyuncak kalmadığı için utanasın gelir.

yok, zaten benim aynısından var, deyip ortamdan bir an önce sıvışmak isteyen çocukların durumuna benzer durumun...
herkes anın tadını çıkarırken sen mal gibi bekleyip de bir şey alamamış olduğun için o ortamdaki fazlalık gibi hissedersin kendini.

maalesef gün içinde bize verilen en büyük ödülün tadını çıkaramıyor olmanın garip bir derdi oluyor hep içimde.
yaşadın mı, bugünden kârın ne? diye soruyorum kendime. ve utanıyorum...
kalbim acıyor yalan değil.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yaşamadığını anlayarak kendini istemeden de olsa üzmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim