ali rıza efendinin biricik eşi olan zübeyde hanım; ulu önder, başbuğ mustafa kemal atatürkün annesidir. zübeyde ana, 1857-1923 yılları arasında yaşamıştır ve o, herşeyden önce mustafa kemal paşa gibi bir yiğidi doğuran bir türk annesidir. zübeyde ana'ya tengri rahmet eylesin; zübeyde ana'nın kutlu tini şad, mekanı uçmağ olsun.
devamını gör...
vefatının 101. yılında rahmetle anıyoruz atamızın annesini. nur içinde yat annelerin annesi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
bir anne dünyayı değiştirebilir
devamını gör...
size bugün din simsarlarının, dini siyasete alet edenlerin, siyasal islam'ın ne kadar kapkara bir yüreğe sahip olabileceğini anlatayım normal sözlük fertleri... lütfen dikkatle okuyun. hayatınızda bir kere olsun bir yazıya da "amannnn çok uzun" diye burun kıvırmadan okuyun kardeşim! başımıza ne geldiyse okumamaktan geldi zaten!
doğurduğu birçok çocuk küçücük yaşlarında hastalıklar yüzünden hayatını kaybetti. gencecik yaşında defalarca evlat acısı yaşadı. yetmedi gencecik yaşında eşi ali rıza efendiyi kaybetti. o dönemin zor koşulları içerisinde dul ve gencecik haliyle küçücük mustafa'sını, küçücük makbule'sini hayatta tutmaya yetiştirmeye çalıştı. abisine sığındı.
mustafa'sı ufacık yaşında evden ayrıldı askeri okula yazıldı. bu andan sonra zübeyde'nin aklı fikri, kalbinin yarısı biricik mustafa'sındaydı.
mustafa'sı, harp akademisi'nden kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu, tuttu sultan hamit yönetimi mustafa kemal'in özgürlükçü fikir ve faaliyetlerinden ötürü onu zindana tıktı. haber alamayan çileli zübeyde, selanik'ten kalktı istanbul'a geldi oğlunu aramaya. zübeyde oğlunu bulmuştu, ana oğul kavuşmuştu ki anasının çileli kollarından aldılar oğlunu, mustafa kemal sürgün edilmişti. mustafa kemal bir gemiye bindirildi, arkasında gözü yaşlı anasını bırakarak.
zübeyde'nin çilesi daha bitmemişti. selanik bir kurşun atılmadan korkak idareciler tarafından düşmana teslim edildi. zübeyde kızıyla birlikte düştü göç yollarına. göç deyip geçmeyin. yalın ayak fukara yığınla türk tifüsle, kolerayla, sıtmayla, azrail ile kardeşim, azrail ile boğuşa boğuşa aştı o yolları... zübeyde kızıyla istanbul'a yerleşti; fakat yine kısa sürdü ana ile oğlun kavuşması. mustafa kemal "anne ben gidiyorum" dedi, "beni merak etme..." zübeyde hanım heyecan ve stresle olduğu yerde düştü bayıldı. biricik mustafa'sı bu sefer en bilinmez macerasına çıkıyor, anadolu'ya milli mücadele'yi başlatmaya gidiyordu.
bütün bir milli mücadele sürecini stres, acı ve keder ile geçirdi. türk'ün var ya da yok olma mücadelesi olan sakarya savaşı sırasında 20 küsür yaşındaki kıza nikah kıyıp 4.eşini alan padişah efendimiz hazretleri(!) mustafa kemal hakkında idam fermanı verince zübeyde kahrından felç geçirdi, masmavi güzel gözleri görmez oldu. oğlu da güzel gözlerinden birini vatan için trablusgarp'ta feda etmişti. ana oğul gözlerini verdiler bu vatana kardeşim gözlerini verdiler... zübeyde bu felçten sonra bir daha asla eski zübeyde olamadı. birkaç yıl sonra da oğlunun kirli düşman çizmelerinden kurtardığı güzel izmir'de can verdi. mustafa kemal anasının vefatını rüyasında görmüş, bu acı haber ona telgraftan önce malum olmuştu.
salih bozak'a haber gönderdi. "sakın gösterişli bir cenaze töreni ya da mezar yapmayın. bir kaya bulun getirin, " mustafa kemal'in anası burada yatar... " yazın. " dedi.
zübeyde çok dindar, çok iffetli, çok yardımsever bir kadındı. çocukları çok sever, yetimlere kol kanat gererdi. eşi ali rıza bey ve vefat etmiş büyüklerine hatim indirtmek adetiydi. bu dönemlerde yoksulları doyurur, garibanlara para dağıtırdı. evlatlarını namusuyla ve şerefiyle büyüttü. o türk'ün anasıydı, bizim anamızdı. ona edilen bir hakareti bizzat kendi anama edilmiş sayarım!
bu yüce kadına, bu namus ve şeref timsali anamıza siyasal islamcılar ne dedi biliyorsunuz değil mi? onların nefret dolu ağızlarından dökülen ifadeleri yumuşatarak yazacağım.
tövbe haşa "zübeyde, selanik genelevi'nde çalışan vesikalı bir hayat kadınıydı. mustafa kemal buradaki müşterilerden birinden doğdu. mustafa kemal'in babası belli değildir! " dediler.
islam'da en büyük günahlardan biri çocuklarını namusuyla yetiştiren dul bir kadının iffetine iftira atmaktır; ama siyasal islam, islam dinini çıkarları için sadece kullanıp, sömürür.
işte bunlar bu kadar kara kalpli, bu kadar kötücül kimselerdir.
devamını gör...
neden zubeyde hanim dedigimizi anlayamadigim zati muhterem.

sonuc itibariyle adi zubeyde idi. zubeyde hanim miydi.

saygi icin hanim deniyor olabilir ama herhangi 1 tarihi karakterden bahsederken genelde adi veya ad soyad kombinasyonu ile zikrederiz.

elizabeth mesela. o da babamizin usagi degil, kralice, ama duz elizabeth diyoruz.

hadise mesela.

ne biliyim. neyse mekani cennet olsun diyelim.
devamını gör...
ölümünün 102. yılında saygıyla, özlemle ve rahmetle anıyoruz. nur içinde yat annelerin en güzeli.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
istibdat idaresinin hafiyeleri-casusları evlerini basıp mustafa kemal'i alıp götürdüklerinde ağlayarak arkalarından takip etmişti. oğlu, sürgüne gönderildiği vapura bindirilirken görüşmeleri men edilerek sirkeci rıhtımında gözyaşları içinde kalmıştı. mütareke zamanında oğlu anadolu'ya geçtiğinde ve annesini görmeye bir adamını gönderdiğinde, o adamı görünce padişah tarafından verilmiş olan idam kararının uygulandığını sanmış ve felç geçirmişti.

ondan sonraki mücadele yılları onun hayatını elem ve ızdırap içinde geçirmişti. padişah ve hükümetinin ve bütün düşmanların daima baskı ve işkenceleri altında kalmıştı. evi bin türlü sebep ve bahanelerle basılır, araştırılır kendisi rahatsız edilirdi. bu üç buçuk yıl içinde bütün gece ve gündüzlerini gözyaşları içinde geçirdi, bu gözyaşları ona gözlerini kaybettirmişti. oğluna kavuştuğunda maddeten ölmüş, yalnızca manen yaşıyordu.
devamını gör...
vefatının 103. yıldönümünde sevgi ve rahmetle anıyorum. bir erkek evlat dünyaya getirerek tarihin akışını değiştiren kadın.
devamını gör...
ali rıza efendinin vefatından sonra maddi olarak aile zorda kalıyor. önce bir süreliğine batı trakyadaki erkek kardeşinin yanına taşınıyorlar. atatürk'ün, ki o zamanlar sadece mustafa, dayısının tarlasındaki kargaları kovalaması bu yıllarda oluyor. daha sonra selanike geri dönüyorlar yani okul kitaplarında gördüğümüz selanikteki atatürk'ün evine.
tabi maddi zorluklar devam ediyor, çocuklu dul bir kadın tek başına. bu sefer de evlerinin avlusuna küçük bir ev yapıp kendi evlerini kiraya veriyorlar. bu da tam bir çözüm olmuyor ve zübeyde hanım tekrar evleniyor.
genç mustafa bu evliliğe karşı. annesinin tekrar evlenmesini hiç istemiyor. bu durumun da etkisiyle evden uzaklaşmak için bugünkü makedonya sınırları içinde olan, bana göre hala makedonya her ne kadar yunanistan zorbalıkla ülkenin adını kuzey makedonya olarak değiştirilmesinde etkili olsa da, manastıra askeri liseye gidiyor.

olaylar bu şekilde yaşanmasa, atatürkün babası vefat etmese belki atatürk selanikte kalacaktı, belki sıradan bir memur olacaktı. hiçbir zaman bilemeyiz. ama bildiğimiz bir gerçek var atatürk bir ulusun kaderini tayin etti, bir ulusu var etti.

nur içinde yat zübeyde hanım. bir aslan doğurdun. hakkın ödenmez.
devamını gör...
anaların aslan doğurmasının ne demek olduğunu dünyaya göstermiş eli öpülesi bir kadın.. büyük anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...
devamını gör...
ana var it doğurur, ana var yiğit doğurur.
kimilerinin doğurduğu gemilerle işgalci ülkelerine doğru kaçış yolculuğu yaparken, kimi hakkında idam fermanı verilmesine rağmen sinmeyip, saklanmayıp, yolculuklarını halkı bilgilendirip örgütlemek için anadolu'ya yapmıştır.
nihayetinde kimi hain diye anılır, kimi atatürk diye.
işte o atamızın kıymetli annesidir zübeyde hanım. ruhu şad, mekanı uçmağ olsun.
devamını gör...
bir anne dünyayı değiştirebilir.

büyük önder atatürk'ün annesi zübeyde hanım'ı aramızdan ayrılışının 103. yıldönümünde saygıyla anıyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
oğluyla arasındaki sevgi-nefret ilişkisinin sebebinin, birbirlerinin aynadaki yansıması cinsinden karakterleri olduğunu düşünüyorum. umursamazlık değil yoğun sevgiden doğan bir kalp kırıklığı, iki baskın karakterin arasına girmiş. belki de her şey selanikli bu genç dulun, hali vakti yerinde bir toptancıyla evlenmesiyle başlamıştı. genç mustafa ola ki askeri okulu bir kaçış yeri olarak gördü. isminin ardına kemal eklenip imparatorluğun en gözde kurmaylarından birisi haline geldiğinde, artık annesi ve üvey kız kardeşi beşiktaş'ta bir yalıya taşınmışlardı. mustafa kemal paşa'yı çok iyi anlıyorum. erkek olmanın şartlarından bir tanesi de o kalın fetüsü yırtıp, gerçek dünyaya adım atmaktı. ya babanı ya anneni, sende hayata karşı travma yaratan ebeveynin hangisiyse, içinde onu öldürmeden hayata atılamazsın. zübeyde hanım öldüğünde artık mustafa kemal özgürdü. muhtemelen içinde bir yerinde annesini hiç affedemedi. ve yine muhtemelen cenazesine giderse, içindeki savunmasız oğlan çocuğunun iradesinin yıkılacağından korktu.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"zübeyde hanım" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim