zurna dürüm yerken zurna sesi çıkarmak
başlık "kırk küp kırkının da kulpu kırık küp" tarafından 21.10.2025 15:06 tarihinde açılmıştır.
1.
zurna dürüm… adı bile mideye umut, ciğere aşk, nefese tehlike verir. ama ben, o gün sadece aç değildim.
hem aç, hem pişman, hem de sesliydim.
evet, zurna dürüm yerken… zurna sesi çıkardım.
her şey masum bir acıkmayla başladı. bir dürüm alayım, zurna olsun dedim. adam sırıttı. o sırıtmada bu boy senin midene fazla gelir ama haydi bakalım ifadesi vardı.
bir çiroz, bir zargana olduğumdan aldım dürümü, oturdum, ilk ısırığı attım…
işte o anda içimdeki mide borusu orkestrayı yönetmeye başladı.
bir pöööööt sesi geldi.
ama öyle küçük, zararsız bir gaz değil bu.
resmen re minör tonunda bir konserdi.
yan masadaki teyze korkudan allah korusun, bomba mı patladı? dedi.
ben utançla dürümü elimde tuttum, ama dürüm bana baktı… sanki beni seçtin, sonuçlarına katlan der gibiydi.
yine de duramadım, ikinci ısırığı aldım.
o anda hem zurna dürümün hem de benim içimdeki hava basıncı aynı hizaya geldi.
sonra ikinci perde başladı:
prööötttt
bu seferki net fa majördü.
sanat tarihine geçecek düzeydeydi.
garson, abi sen çalmayı biliyor musun, yoksa dürüm sana ilham mı verdi? dedi.
ben ise sadece utancımı dürümle sarıp sarmalamaya çalıştım.
ama itiraf edeyim: bir an gurur duydum.
düşünsene, zurna dürüm yerken zurna sesi çıkarabilen insan…
bu artık gastronomi değil, biyolojik performans sanatı!
son ısırığı alırken düşündüm:
hayat da böyle değil mi?
ne kadar bastırsan da içindekiler bir yerden pat diye çıkar…
kimi duygu olarak, kimi gaz olarak.
benimkisi sadece daha müzikal bir çıkış yaptı.
o gün anladım ki:
zurna dürüm mideyi değil, karakteri de test edermiş.
bazıları sessiz yer, bazıları sesli düşünür…
ben ise hem yerim, hem çalarım.
ve her pröööt'te şunu hatırlarım:
kimse doğuştan sanatçı değildir,
bazıları sadece yanlış yerde, yanlış dürümü yer.
hem aç, hem pişman, hem de sesliydim.
evet, zurna dürüm yerken… zurna sesi çıkardım.
her şey masum bir acıkmayla başladı. bir dürüm alayım, zurna olsun dedim. adam sırıttı. o sırıtmada bu boy senin midene fazla gelir ama haydi bakalım ifadesi vardı.
bir çiroz, bir zargana olduğumdan aldım dürümü, oturdum, ilk ısırığı attım…
işte o anda içimdeki mide borusu orkestrayı yönetmeye başladı.
bir pöööööt sesi geldi.
ama öyle küçük, zararsız bir gaz değil bu.
resmen re minör tonunda bir konserdi.
yan masadaki teyze korkudan allah korusun, bomba mı patladı? dedi.
ben utançla dürümü elimde tuttum, ama dürüm bana baktı… sanki beni seçtin, sonuçlarına katlan der gibiydi.
yine de duramadım, ikinci ısırığı aldım.
o anda hem zurna dürümün hem de benim içimdeki hava basıncı aynı hizaya geldi.
sonra ikinci perde başladı:
prööötttt
bu seferki net fa majördü.
sanat tarihine geçecek düzeydeydi.
garson, abi sen çalmayı biliyor musun, yoksa dürüm sana ilham mı verdi? dedi.
ben ise sadece utancımı dürümle sarıp sarmalamaya çalıştım.
ama itiraf edeyim: bir an gurur duydum.
düşünsene, zurna dürüm yerken zurna sesi çıkarabilen insan…
bu artık gastronomi değil, biyolojik performans sanatı!
son ısırığı alırken düşündüm:
hayat da böyle değil mi?
ne kadar bastırsan da içindekiler bir yerden pat diye çıkar…
kimi duygu olarak, kimi gaz olarak.
benimkisi sadece daha müzikal bir çıkış yaptı.
o gün anladım ki:
zurna dürüm mideyi değil, karakteri de test edermiş.
bazıları sessiz yer, bazıları sesli düşünür…
ben ise hem yerim, hem çalarım.
ve her pröööt'te şunu hatırlarım:
kimse doğuştan sanatçı değildir,
bazıları sadece yanlış yerde, yanlış dürümü yer.
devamını gör...
2.
imam bayıldı yerken imam sesi çıkarmak
vezir parmağı yerken vezir sesi çıkarmak
valla liste uzar.
vezir parmağı yerken vezir sesi çıkarmak
valla liste uzar.
devamını gör...
"zurna dürüm yerken zurna sesi çıkarmak" ile benzer başlıklar
zurna dürüm
38