tükenmişlik sendromu
başlık "flowers" tarafından 13.11.2020 01:38 tarihinde açılmıştır.
japonlar taze balığı hep çok sevmişlerdir. balıkçılar, japon nüfusu doyurabilmek için büyük tekneler yaptırıp uzaklara açılmak zorunda kaldılar. uzaklardan dönüş bir-iki günden daha uzarsa, tutulan balıkların da tazeliği kaybolmaktadır. japonlar tazeliği kaybolmuş balığın lezzetini sevmemişlerdir.
bu problemi çözebilmek için balıkçılar teknelerine soğuk hava depoları kurdurup balıkları dondurmaya başladılar. ancak japon halkı taze ile donmuş balık lezzet farkını hissedebiliyorlardı ve donmuş olanlara fazla para ödemek istemiyorlardı.
balıkçılar bu defa teknelerine balık havuzları yaptırdılar. bu defa balıklar canlı kalıyordu. fakat sıkışık ortamda, hareketsiz, uyuşmuş vaziyette günlerce yol gelen balığın, canlı, diri, hareketli taze balığa göre lezzeti kötüydü.
japonlar, balıkları ülkelerine taze ve lezzetli bir şekilde getirmek için, alışılmadık bir çözüm yolu buldular: balıkları yine teknelerindeki havuzlarda tuttular, ancak içine küçük bir de köpekbalığı attılar. bir miktar balık, köpekbalığı tarafından yutulmuştu, ama geride kalanlar son derece hareketli ve taze kalabilmişlerdi.”
japon balıkçıların bu hikâyesinden çıkarılabilecek ders şudur: çok fazla hasar/zarar vermeyen (üstelik kontrol edilebilen ve yönetilebilen) bir düşman veya rakip, verdiği zarardan çok dinamizm ve canlılık gibi, faydalar sağlayabilir.
işbu tespit, devletler, kurumlar ve bireyler için de aynen geçerlidir.
bu problemi çözebilmek için balıkçılar teknelerine soğuk hava depoları kurdurup balıkları dondurmaya başladılar. ancak japon halkı taze ile donmuş balık lezzet farkını hissedebiliyorlardı ve donmuş olanlara fazla para ödemek istemiyorlardı.
balıkçılar bu defa teknelerine balık havuzları yaptırdılar. bu defa balıklar canlı kalıyordu. fakat sıkışık ortamda, hareketsiz, uyuşmuş vaziyette günlerce yol gelen balığın, canlı, diri, hareketli taze balığa göre lezzeti kötüydü.
japonlar, balıkları ülkelerine taze ve lezzetli bir şekilde getirmek için, alışılmadık bir çözüm yolu buldular: balıkları yine teknelerindeki havuzlarda tuttular, ancak içine küçük bir de köpekbalığı attılar. bir miktar balık, köpekbalığı tarafından yutulmuştu, ama geride kalanlar son derece hareketli ve taze kalabilmişlerdi.”
japon balıkçıların bu hikâyesinden çıkarılabilecek ders şudur: çok fazla hasar/zarar vermeyen (üstelik kontrol edilebilen ve yönetilebilen) bir düşman veya rakip, verdiği zarardan çok dinamizm ve canlılık gibi, faydalar sağlayabilir.
işbu tespit, devletler, kurumlar ve bireyler için de aynen geçerlidir.
devamını gör...