zaman tüneli
gece yatağın altında yatan cin
size karşı takıntılı bağlanma gerçekleştirmiş cindir. kovsanız da gitmez, siz uyurken bile yatağınızın altında sizinle beraber yatar... felak nas okusanız bile gitmesi zordur...
devamını gör...
geceleri cinlere bir özgüven gelmesi
cinlerin geceleri ortaya çıkmasının temel sebebidir. yaşadıkları özgüven patlaması ile ona buna sararlar, millete musallat olurlar. sen kimsin ya?
devamını gör...
cinlerle halı saha maçı yapmak
"in cin top oynuyor" deyiminin gerçek olmasına sebep olacak eylemdir.
devamını gör...
geceleri cinlerin banyoda sirtaki oynaması
dolaptaki tabakları alıp aralarına karışmak eğlenceli olabilir.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın gençler ve genç kalanlar
bu saatte uyanmamı sağlayan üstsüte gördüğüm 3 anlamsız rüyaya teşekkür ederım. üçüncüde uyanmayı sağladı. beyaz şaraplı günleriniz olsun. güzeldi.
bu saatte uyanmamı sağlayan üstsüte gördüğüm 3 anlamsız rüyaya teşekkür ederım. üçüncüde uyanmayı sağladı. beyaz şaraplı günleriniz olsun. güzeldi.
devamını gör...
erkeğin pilinin 40 yaşından sonra bitmesi
allah korusun. devlet 63 de emekli ediyor.
devamını gör...
erkeğin pilinin 40 yaşından sonra bitmesi
"bir de sadettin saran'a sormak gerekir dediğim" cümle.
devamını gör...
whatsapp son görülmeyi gizlemek
bir dönem ilişki yaşadığım manyak bir kız yüzünden yaptığımdır.
kısa sürdü zaten.
kısa sürdü zaten.
devamını gör...
eski seni özlüyor musun sorusu
hayır. ben her zaman aklı başında, her zaman bulaştığı her şeyden kendini spatulayla sıyırmış bir insan olarak kendimi eskiyle ayıramam. dün bendim. bugün daha çok benim. ve yarın daha da güçlü olacağım.
devamını gör...
cumaya gittim gelecem
ne yapsın adam camiye gittim gelicem demiş.
yani s.çmaya da gidebilirdi, yemeğe felan da olabilir mesala.
belli ki yalnız, bir yere gidince dükkanı kapatmak zorunda kalıyor. işte cama yazı yazarak gelenleri bilgilendiriyor.
yani s.çmaya da gidebilirdi, yemeğe felan da olabilir mesala.
belli ki yalnız, bir yere gidince dükkanı kapatmak zorunda kalıyor. işte cama yazı yazarak gelenleri bilgilendiriyor.
devamını gör...
fenerbahçe'nin şampiyon olması
rivayete göre (bkz: arka sokaklar final bölümü) yayınlandıktan sonra gerçekleşecektir.
devamını gör...
kıyamet alametleri
devamını gör...
arka sokaklar final bölümü
yayınlanması kıyamet alameti olan bölümdür.
devamını gör...
arka sokaklar tunç
babasından seri odun yemeye alışmış eşşek sıpasıdır.
devamını gör...
esther kira
kirada oturuyordu.
devamını gör...
türkçesi varken
oktay sinanoğlu’nun meşhur ettiği bir hassasiyet.
dükkan, kurum vs tabelalarından kaldırmaya yönelik kamusal önlemler alınmasında bir sakınca görmüyorum ama günlük dilde kelime avcılığı yapmak işi şirazesinden çıkarıyor.
kendisini ilk fark ettiğim anda bütün kitaplarını okumuş, hatta kendisiyle maillaşmış (e-postalaşmış!!!) biri olarak; tamam, kültürel yozlaşmanın önüne geçme açısından faydalı ancak dil pek de böyle bir şey değil.
zira çok temel ve somutu imleyen kelimeler dışında kavramlar algı paketleriyle gelir, bırakın bir dildeki kelimenin diğer dildeki birebir karşılığını, aynı kelimenin aynı dilde çerçevelediği kavram seti bile zamanla ciddi değişkenlik gösterir.
kaldı ki, arapça ve farsça ile bilmem kaç yüzyıl iç içe geçmiş kültürel hasılayı kelime kökenine dair yapay seçimlerle saflaştırmak söz konusu bile olamaz.
zira, ‘diğer’ kültüre dair benimsenen soyutlamalar sadece kelime ikamesiyle öz haline getirilemez, bunun için sizin ‘asli’ kültürünüzde benzer bir tarihsellik ve bağlam olması, sizin de onu kendi dilinizde aynı mantık ve nedensellikle tanımlamış olmanız gerekir. bunun da ne denli nadir olabileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. diğer yandan kültürel ortaklaşmada her iki dilde de evvelden karşılığı bulunmayan ve o coğrafyada o tarihte o ortaklaşmada üretilen/geliştirilen/genişletilen kavramlar için de böylesi bir kök değişikliğine gidilemez, zira böylesi bir durumda iki kültürde de geriye dönük bir karşılık yoktur ve o ilk anda hangi dili kullandıysanız artık ona mecbursunuzdur.
kısacası, düşünsel bir indirgeme yaşamadan, kültürünüzü ve tarihinizi kısırlaştırıp budamadan dilde geçmişe/öze dönmek mümkün değildir. cerrahi bir hassasiyetle bunu başarsanız bile bunun, getirmesi umulan faydadan çok daha büyük bir zarara yol açması kaçınılmazdır.
ancak hali hazırda, yansıma yahut uydurma sanılan, istanbul türkçesi denilen garabette kendine yer bulamayan yüzlerce öz türkçe kelime yöresel ağızlarda kullanılmaktadır. yüz yıllarca korunmuş bu kelimelerin canlı tutulması dahi amaca yeterince hizmet eder.
dükkan, kurum vs tabelalarından kaldırmaya yönelik kamusal önlemler alınmasında bir sakınca görmüyorum ama günlük dilde kelime avcılığı yapmak işi şirazesinden çıkarıyor.
kendisini ilk fark ettiğim anda bütün kitaplarını okumuş, hatta kendisiyle maillaşmış (e-postalaşmış!!!) biri olarak; tamam, kültürel yozlaşmanın önüne geçme açısından faydalı ancak dil pek de böyle bir şey değil.
zira çok temel ve somutu imleyen kelimeler dışında kavramlar algı paketleriyle gelir, bırakın bir dildeki kelimenin diğer dildeki birebir karşılığını, aynı kelimenin aynı dilde çerçevelediği kavram seti bile zamanla ciddi değişkenlik gösterir.
kaldı ki, arapça ve farsça ile bilmem kaç yüzyıl iç içe geçmiş kültürel hasılayı kelime kökenine dair yapay seçimlerle saflaştırmak söz konusu bile olamaz.
zira, ‘diğer’ kültüre dair benimsenen soyutlamalar sadece kelime ikamesiyle öz haline getirilemez, bunun için sizin ‘asli’ kültürünüzde benzer bir tarihsellik ve bağlam olması, sizin de onu kendi dilinizde aynı mantık ve nedensellikle tanımlamış olmanız gerekir. bunun da ne denli nadir olabileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. diğer yandan kültürel ortaklaşmada her iki dilde de evvelden karşılığı bulunmayan ve o coğrafyada o tarihte o ortaklaşmada üretilen/geliştirilen/genişletilen kavramlar için de böylesi bir kök değişikliğine gidilemez, zira böylesi bir durumda iki kültürde de geriye dönük bir karşılık yoktur ve o ilk anda hangi dili kullandıysanız artık ona mecbursunuzdur.
kısacası, düşünsel bir indirgeme yaşamadan, kültürünüzü ve tarihinizi kısırlaştırıp budamadan dilde geçmişe/öze dönmek mümkün değildir. cerrahi bir hassasiyetle bunu başarsanız bile bunun, getirmesi umulan faydadan çok daha büyük bir zarara yol açması kaçınılmazdır.
ancak hali hazırda, yansıma yahut uydurma sanılan, istanbul türkçesi denilen garabette kendine yer bulamayan yüzlerce öz türkçe kelime yöresel ağızlarda kullanılmaktadır. yüz yıllarca korunmuş bu kelimelerin canlı tutulması dahi amaca yeterince hizmet eder.
devamını gör...
sivas halayı çeken erkek çekiciliği
zaten çekici olduğu için çekebiliyor.
devamını gör...
türkçesi varken
kusura bakılmasın ama çogu dünya dilinde aynı isimleler yerleşik kalan örnegin fotokopi,faks gibi teknolojik aletlere tıpkı basım,belgeçer gibi tanımlamalar getirmek,ya da avukata savlav tabirini uygun görmek her şeyden önde dil felsefesine dil sosyolojisine pek de uygun degil.
devamını gör...
11. yargı paketi'nin ilk cinayeti
bu afla çıkıp cinayet işleyenler üç beş yıl yatıp yeni bir afla salıverilecekler.yok hükmün açıklanmasının geri bırakılması,yok şartlı tahliye,yok denetimli serbestlik kisvesi altında torbacılara,sapıklara,kadın katillerine açık çek veriliyor.ciddi bir hukuk reformuna ihtiyaç var.bilmem kaçıncı yargı paketlerine degil.
devamını gör...
bilal erdoğan'ın cumhurbaşkanı olma ihtimali
caanım milletimin seçme konusundaki muhteşem sicili düşünülünce, hiç bir olasılığa kimsenin olmaz diyemeyeceğini düşünmek ne kötü değil mi.?
eh ne diyelim.. toplumlar, layık olduklarınca yönetilir miş.. allak yeterince layığımızı vermediyse, biz hepsine müstehak sayılmaz mıyız yani..
eh ne diyelim.. toplumlar, layık olduklarınca yönetilir miş.. allak yeterince layığımızı vermediyse, biz hepsine müstehak sayılmaz mıyız yani..
devamını gör...