zaman tüneli
galatasaray juventus'a bilerek elenir mi sorusu
öyle olsaydı rotasyon yapmazdı ki okan hoca saçma soru. ama açık kolay bariz hata yapıp elenme şansı olabilir. bir örnek mesela avrupa maçlarında sürekli hızı çevikliği
olmayan kaan ayhanı bek oynatması gibi
olmayan kaan ayhanı bek oynatması gibi
devamını gör...
aklına geliyor muyumdur acaba sorusu
geliyorumdur bence. çünkü telepatik yoruyorumdur devamlı.
devamını gör...
bizim de başımızdan sevdalar geçti diyen tip
beyan esastır.
devamını gör...
bizim de başımızdan sevdalar geçti diyen tip
toplasan iki kere platonik aşk yaşamış olması muhtemel tiptir.
duyan da büyük sevdalar yaşamış zanneder hani.
duyan da büyük sevdalar yaşamış zanneder hani.
devamını gör...
daha iyisini bulur muyum sorusu
var olana saygısızlıktır.
devamını gör...
michael jackson ve madonna evlenseydi n’olurdu sorunsalı
denis rodman sıkıntı yapardı.
devamını gör...
yalnız yaşadığı halde her gece çay demleyen insan
çay seven ve üşenmeyen biri.
ben üşendiğimden kahve ile hallediyorum..
ben üşendiğimden kahve ile hallediyorum..
devamını gör...
çok para kazandıran meslekler
pt’lik yapıyorum gayet keyifli ve kazançlı aslında.. ister çalış ister çalışma seçeneğini de koymuşlar.
devamını gör...
michael jackson ve madonna evlenseydi n’olurdu sorunsalı
çocukları görüp görebileceğiniz en yeteneksiz ultimate nepo baby olurdu bence.
ayrıca o çiftin evlilikte anlaşabileceğini sanmıyorum. çok farklı karakterlere sahipler gibi görünüyorlar.
ayrıca o çiftin evlilikte anlaşabileceğini sanmıyorum. çok farklı karakterlere sahipler gibi görünüyorlar.
devamını gör...
galatasaray juventus'a bilerek elenir mi sorusu
bence şaşırtıcı olmaz avrupa'da devam ederlerse ligi kaybedecekler çünkü.
devamını gör...
sonsuz bir döngüde gibi hissetmek
rutin konforunun arada insana batmasindan kaynakli bir his.
insanoglu garip bir yaratik, her hali her manasiyla ama. rutin dongusunu cok sevmeyiz lakin yapmaktan memnun oldugumuz her eylemi rutinlestirmeye de bayiliriz. belirli bir kalibin icinde kalmaya pek riza gostermeyiz fakat potansiyelimizi ortaya cikaracak riskleri de almaya yanasmayiz. sadece sikayetleniriz; oldugumuz noktada, degisim icin bir adim bile atmaya luzum gormeden…
insanoglu garip bir yaratik, her hali her manasiyla ama. rutin dongusunu cok sevmeyiz lakin yapmaktan memnun oldugumuz her eylemi rutinlestirmeye de bayiliriz. belirli bir kalibin icinde kalmaya pek riza gostermeyiz fakat potansiyelimizi ortaya cikaracak riskleri de almaya yanasmayiz. sadece sikayetleniriz; oldugumuz noktada, degisim icin bir adim bile atmaya luzum gormeden…
devamını gör...
hayatın planladığımız gibi gitmemesi
b planın olsun o zaman elinizde.. ters köşe yapın hayatı..
olm biz mi anlatalım bütün sırları.. töbe ramazan ramazan
olm biz mi anlatalım bütün sırları.. töbe ramazan ramazan
devamını gör...
aldatacak erkek sinyalleri
aldatmasa da aldatması beklenendir. üzücü.
devamını gör...
aklına geliyor muyumdur acaba sorusu
senin aklından gitmediği kesinde ,onun aklını bilemeyiz..
belki bırakmak lazım ha ?
belki bırakmak lazım ha ?
devamını gör...
son
her son yeni bir başlangıçtır.
devamını gör...
hipsterlığın azalarak bitmesi
sakalına sıçtığımının abazaları. işidli misin bilader diye sorası geliyor insanın. bu akım yurtdışından gelen erasmus öğrencileri ile beraber ülkemize geldi bir hastalık gibi çabucak yayıldı. ama artık günümüzde hipster bulmak zorlaştı. zamanla azaldı sayıları.kökünüze kibrit suyu
devamını gör...
kitap okuma alışkanlığı
vizyon kazandırır.
devamını gör...
son
the end
devamını gör...
kitap okuma alışkanlığı
amerikalılarda 19. yüzyılın ikinci yarısında ve 20. yüzyılın başlarında çok fazlaydı. o zamanlar abd'de insanların çoğu taşrada malikane ya da villa tarzı müstakil evlerde yaşıyordu. tv ve radyo yoktu. sinema da yoktu. 100 km ötedeki arkadaşına mektup yazıp karşılık alman birkaç haftayı bulabiliyordu. insanlar tüm gün içinde rutin uğraşlarıyla zaman geçiriyordu. tarla-bağ-bahçe işler, hayvanlarla ilgilenmek, zanaat işleri falan. akşam olunca da gaz lambası ya da mum ışığında kitap okumak.
1880'ler ve 1890'larda deli kitap okuyor amerikalılar, öyle böyle değil. çok fazla da yazar ve şair çıktı o dönemde dolayısıyla. jack london o yıllarda genç ergenken yaşadığı maceraları yazarak servet edindi.
*** ***
fransızlar da öyleydi ve amerikalılarla ortak başka bir yönleri zamanla oluştu: sinema.
sinema tarihindeki en önemli filmlerin özgün senaryolu olmayanları ya roman ya öykü ya da çizgi roman uyarlamasıdır. bunlar da genellikle abd ya da fransa'dan çıkar. sinema dünyasının iki önemli ödülü vardır: oscar ve altın palmiye. diğerleri kenar süsü.
kitap okuma alışkanlığına sahip olmak güzel bir şey. peki ya yeni kuşakları yazmaya cesaretlendirmek? herkes kod yazacak değil ya, bazıları da roman yazsın.
1880'ler ve 1890'larda deli kitap okuyor amerikalılar, öyle böyle değil. çok fazla da yazar ve şair çıktı o dönemde dolayısıyla. jack london o yıllarda genç ergenken yaşadığı maceraları yazarak servet edindi.
*** ***
fransızlar da öyleydi ve amerikalılarla ortak başka bir yönleri zamanla oluştu: sinema.
sinema tarihindeki en önemli filmlerin özgün senaryolu olmayanları ya roman ya öykü ya da çizgi roman uyarlamasıdır. bunlar da genellikle abd ya da fransa'dan çıkar. sinema dünyasının iki önemli ödülü vardır: oscar ve altın palmiye. diğerleri kenar süsü.
kitap okuma alışkanlığına sahip olmak güzel bir şey. peki ya yeni kuşakları yazmaya cesaretlendirmek? herkes kod yazacak değil ya, bazıları da roman yazsın.
devamını gör...
michael jackson ve madonna evlenseydi n’olurdu sorunsalı
çocukları bugünün pop ikonu olurlardı herhalde.
devamını gör...