1.
tek adam rejimi
bugün karşı karşıya olduğumuz şey, kurulan tek adam rejimi sayesinde iktidar olanaklarını tepe tepe kullanan bir azınlığın tüm toplumun kaynakları, hayatı, özgürlüğü ve geleceği üzerinde tahakküm kurma çabasıdır. bu nedenle kurulacak tam tahakküm rejiminin devamını kiminle garanti altına alabilecekleri, güç ve kaynakların en büyük payının kimin olacağı kavgası hiç bitmeyecektir. çocukların geleceği, eğitim, sağlık hizmetleri, kadınların hakları, laiklik, özgürlük, eşit yurttaşlık, gelir adaleti, çevre ve doğanın korunması…hepsini yok ederek toplum üzerinde mutlak bir hakimiyet kurma çabaları önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaşacaktır. hep beka sorunu beka sorunu diyorlar ya, işte asıl beka sorunumuz bu rejimin varlığıdır.
nesrin nas
son yıllarda 150 bin hektar hazine, orman ve kamu arsası satıldı.
kim aldı? kaça aldı?
kaçı yönetici, siyasetçi, damat, akraba?
sayın şimşek açıklayın.
bu topraklar 86 milyonun ortak malı.
hakkımızı bilmek istiyoruz.
devlet, arsayı satıyor…
sonra dönüp kendi sattığı yere kiracı oluyor.
güler misin, ağlar mısın?
züğürt ağa bile “bu kadarını ben yapmadım” derdi.
gürsel tekin
devlet asgari bir norm devleti olmaktan çıkıp çözüldükçe ortaya çıkan boşluğu tarikat, mafya, çete dolduruyor. adalet talebi de modern hukuk çerçevesinde değil dini, feodal, mafyatik bir çerçevede şekilleniyor. burada toplum olmaz, burada yığın olur, kabile olur en fazla.
fatih yaşlı
türkiye oecd’de parmakla gösteriliyor: iyide dipte, kötüde zirvede
rejimin ülkeyi getirdiği hal oecd ile yapılan karşılaştırmada net şekilde ortaya çıktı. türkiye enflasyon, kira endeksi, çalışma süreleri, gelir adaletsizliği ve yolsuzluk algısı gibi konularda zirvede yer alırken sosyal koruma harcamaları, kamu personeli istihdamının toplam istihdama oranı gibi konularda ise son sıralarda kaldı.
birgün
devamını gör...