zaman tüneli
sarı taksi
bunlardan bir tane düşman desem değil, insan desem mümkün değil, garip bir mahlukla sürtüşüyoruz, korkusuz bir babayiğit ama kafası şun basmıyor, sizin kardeşiniz kafasından vurulduğu akşamı tag açıp tweeter da günde yapan biziz, her yolcudan tedirgin oluyorsunuz biz de her taksiden tedirgin oluyoruz. sürekli kandırıyorsunuz. haydi beni gözüne kestirdin, bana sahip çıkan kimse de yok, motorla görünce işaret de çekiyorsunuz, köktürkü sistem içine hapesettim zaten, istediğinizi yapabilirsiniz. benim şahsımda cia montu var, sarı kafa duruma atılırsa ben size taksiyi ve vakfı bir de paris’i gösteririm. sancağın fesleğinini 2 sene önce ege apartmanına ektim zaten ben, gittim ve çaldım evet ama hesaplaştım. oyun kuruyorsunuz ama oyuna geliyorsunuz. kurtlukta düşeni yemek kanundur, börüye boru sökmez, kalem ehli silaha geçerse ne olur git emre’ye sor, o zaman ortada hiçbir eser kalmaz. okuldaki kele hala kinliyim, siyah torostan racon öğrensin. peker diyeceğim şimdi kel deyince de o herif fazla öfkeli valla hacamat olursunuz, o beni anladı. bizim dedemiz kör bıçakla az davar kesmedi okey???
devamını gör...
dhl ecommerce
bizim hemen yan sokakta o yüzden eğer seçeneklerde varsa hemen ilk tercihim. dağıtıma çıkmadan hemen yakalıyorum :))) niye bu kadar sevindi diyecekseniz şudan: ---> bir kitap paketini ne kadar çabuk açarsanız o kadar mutlu olursunuz
devamını gör...
eski bir majeste ile pazar akşamı monarşisi
açılış 'cingıl'ı yarıyor kafaları...harika olmuş ya hu.
devamını gör...
istanbul
saçlarını dağıtır rüzgar
yeditepe üzerinden
hatıralar tarihin küllerini savurur
kadın gibi, kısrak gibi
sarılayım gel ince beline
yarim istanbul gel öpeyim gerdanından
tüketilmiş yaşanmamış
hediyelik hayatlar, ah bu evler,
pencereler bu kapılar, sokaklar
hüzün gibi, sevinç gibi,
eskitilmiş zamanlar
yarim istanbul gel öpeyim gerdanından
minareler uzanmış gökyüzüne bağırır
kara sevdan nerelerden
yüreğimi çağırır?
dua gibi, büyü gibi ezberledim hasretini
yarim istanbul gel öpeyim gerdanından.
devamını gör...
entry
"sır içinde esrardır evlât avanaklar bilmez " demişti rahmetli muşlettin amca.
devamını gör...
deri mont
vazgeçemediğim giysi.
devamını gör...
deri mont
eski international fbi ve gladio tayfasının giydiği bir tane deri mont var bende, şaben abim sağolsun emmmime saplamış kör diye, o her şeyi giymez, ben giydim, kendimi ajanların başı zannediyorum sanırsınız ki james bond 008
devamını gör...
mary jane
örümcek adamın kızıl saçlı sevgilisi... bir de böyle bir şarkı da vardı zamanında tahmini 7 8 sene evvelden
devamını gör...
gülün açılış gayesi
"gülde kalan sırdır o, kimse izah edemez. kimseler neydüğün bilmez" diyerek kankası rahmetli ahmet kabaklı'ya da selam çakmıştı rahmetli muşlettin amca tahta kahvede...
devamını gör...
sokaktaki hippi kılıklı genç
muhtemelen benim gibidir ondan adam olmaz ama herkesi de gözetmiştir. hayatını feda etmiştir ama gariban anası ki şeytanın önde gideni, namuslu babası ki keyf pezevenginin tekidir. ama bizim hippi tabi küpe dövme falan takınca çapulcu sürüsü vatan hayini. ahhh temelin reyisi ah, bu çocuk sana daha ne desin ki…
devamını gör...
eski bir majeste ile pazar akşamı monarşisi
on air efenim
devamını gör...
sanat sanat için mi yoksa kalabalıklar için mi sorusu
her ikisi de varsa, ben c şıkkını alayım.
tarihsel olarak bakınca bu tartışma özellikle sanat için sanat anlayışı ile toplum için sanat yaklaşımı arasında gidip gelir. biri sanatın kendi estetik değerini savunur, diğeri ise toplumsal faydayı.. ama pratikte büyük işler genelde bu iki damarın kesiştiği yerde doğar.
mesela bir sanatçı tamamen iç dünyasından üretir ki bu sanat için sanattır. ama o eser bir şekilde başkalarına da dokunuyorsa, artık sadece bireysel olmaktan çıkar. tersine, sadece mesaj vermek için yapılan işler de eğer estetik bir derinlikten yoksunsa, çoğu zaman kalıcı olmaz.
tarihsel olarak bakınca bu tartışma özellikle sanat için sanat anlayışı ile toplum için sanat yaklaşımı arasında gidip gelir. biri sanatın kendi estetik değerini savunur, diğeri ise toplumsal faydayı.. ama pratikte büyük işler genelde bu iki damarın kesiştiği yerde doğar.
mesela bir sanatçı tamamen iç dünyasından üretir ki bu sanat için sanattır. ama o eser bir şekilde başkalarına da dokunuyorsa, artık sadece bireysel olmaktan çıkar. tersine, sadece mesaj vermek için yapılan işler de eğer estetik bir derinlikten yoksunsa, çoğu zaman kalıcı olmaz.
devamını gör...
sokaktaki hippi kılıklı genç
mecidiyeköy civarında görürseniz muhtemelen benimdir. ses verin de çay ısmalayayım.
t: uzun saçlı ve küpeli* bir insan tanesi
t: uzun saçlı ve küpeli* bir insan tanesi
devamını gör...
sokaktaki hippi kılıklı genç
kesinlikle babamın radarından kaçmayacak tiptir. malum, kendisi (benim aksime) piercing, uzun saç, dövme aklınıza gelebilecek her şeye karşıdır. eh coğrafya kadar aile de kaderdir. oysa şimdi şartlar uygun olsa marjinal denişik bir metalhead olup çıkmıştım. ve belki de hayalimdeki grubu kurmuş, soloları yardırıyor olurdum... | -_- |
devamını gör...
pavlov'un kopeğine kemik fırlatıp gel kuçu kuçu demek
devamını gör...
eski bir majeste ile pazar akşamı monarşisi
şarkıyla girer benim bildiğim majeste... muhabbetiniz bol olsun.
devamını gör...
pavlov'un kopeğine kemik fırlatıp gel kuçu kuçu demek
pavlov’un olayı aslında çok daha minimalistti. adam diyordu ki: kemiği ver köpek zaten gelir, yani doğal refleks,
zili çal + kemiği ver yani bağlantı kur
sonra sadece zili çal, sonra köpek ahan da yemek geliyor diye gelir
yani sistemde kuçu kuçu yok arkadaş , orası gereksiz özellik olmuş.
ama eğer köpek türkçe biliyorsa zaten deney çöker. çünkü o zaman kuçu kuçu doğrudan komut demektir. zil gereksiz aksesuar olur.
zili çal + kemiği ver yani bağlantı kur
sonra sadece zili çal, sonra köpek ahan da yemek geliyor diye gelir
yani sistemde kuçu kuçu yok arkadaş , orası gereksiz özellik olmuş.
ama eğer köpek türkçe biliyorsa zaten deney çöker. çünkü o zaman kuçu kuçu doğrudan komut demektir. zil gereksiz aksesuar olur.
devamını gör...
eski bir majeste ile pazar akşamı monarşisi
2 dk sonra on air.
bekliyoreeee
bekliyoreeee
devamını gör...

