rahmetli muşlettin amca tarafından kahvede açıklaması yapılmış hababam sınıfı münazara konusu.
devamını gör...
her ikisi de varsa, ben c şıkkını alayım.

tarihsel olarak bakınca bu tartışma özellikle sanat için sanat anlayışı ile toplum için sanat yaklaşımı arasında gidip gelir. biri sanatın kendi estetik değerini savunur, diğeri ise toplumsal faydayı.. ama pratikte büyük işler genelde bu iki damarın kesiştiği yerde doğar.

mesela bir sanatçı tamamen iç dünyasından üretir ki bu sanat için sanattır. ama o eser bir şekilde başkalarına da dokunuyorsa, artık sadece bireysel olmaktan çıkar. tersine, sadece mesaj vermek için yapılan işler de eğer estetik bir derinlikten yoksunsa, çoğu zaman kalıcı olmaz.
devamını gör...
"9. senfoninin yine yazıldıgını fakat hic görülmediğini varsayalım. sanat mıdır?"
diye bir soru sormustu sevgili hocam*
tabii ki hayırdı cevap. 19. yüzyıla kadar bir sanat eserinin sanat eseri olarak sayılabilmesi için yaklaşık elli tane parametreyi sağlaması gerekiyordu*
fakat yirminci yüzyıl itibariyla bir sanat eserinin sanat eseri sayılabilmesi için tek bir şart gerekiyordu; eserin* üreticisinin ona sanat eseri demesi yeterliydi.
öyle işte.
devamını gör...
sanat, insanın duygu ve düşüncelerini çizgilerle, sözlerle yahut seslerle dışavurmasıdır. yani kaynağı insandır. bu yüzden sanatı, insanın içindeki o son derece öznel ama bir o kadar da tanıdık varoluş sancılarıyla sınırlamak ne kadar yanlışsa; onu yalnızca toplumun içinde bulunduğu ve bana kalırsa dev bir tiyatro sahnesini andıran o 'ulvi amaçlara' indirgemek de o kadar yanlıştır.
sanat insandır.
insan ise özgürdür.
ve özgürlük, kendisine çizilen sınırları kabul etmez.
devamını gör...
sanat sanatçıdan çıkıyorsa sanat için kalabalıklar için yada doğrusunu yazalım toplum için farketmez. ama günümüzde sanat nedir, sanatçı kimdir birbirine girdi. al sana havhav şarkısı. bilmeyen, bir şekilde tamamı olmasa da dinlemeyen kalmadı al sana kalabalık, al sana sanat bunun neresinde. tartışacak hiç birşey kalmadı. gerçekten boğuluyoruz bokumuzda.
devamını gör...
sanat sanatçının kendisi içindir, bu konuyu da yazdım arkadaşlar, insan yalnız kalınca boş işler başkanı oluyor işte, benimkisi öyle yani.
devamını gör...
sanat ,ne sanat ne toplum ne de kalabalıklar içindir.. sanat, yaşayabilecekken yaşayamadıkların, konuşabilecekken sustuğun anlar içindir.
devamını gör...
kalabalıklar için olmak zorunda değildir ama bence "rastlayanı" olmadığı sürece bir manası yoktur.

3-5 kişi görse de yeter eserinizi.

hatta 300 yıl sonra falan yaptıklarınız bulunup birileri tarafından takdir edilebilir.

yani ille birilerine hitap etmeli bence.

diğer türlü de sanat eseri olabilir ama bir manası olmaz, sizinle mezara giden ve hiçbir zaman başkalarına ulaşmayan sanat eserinizin.

hani mesela güneş doğuyor; bunu hiçbir canlı görmezse, yani dünyada hiçbir canlı olmasa(ydı) bunun bir manası olmaz(dı) gibi.
devamını gör...
buna sanatçı karar veriyor bence, sanat için yapıyorsa yayınlamak veya göstermek zorunda değil. ama bir beğeni peşindeyse yayınlar ve beğenilmeyebilir ve beğenilecek sanatı yapmaya odaklanabilir belli kaygılar yüzünden. iki durumdada sorun yok bence.
devamını gör...
alabalıklar için.
devamını gör...
para içindir.
devamını gör...
#3948228
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
balıklar içindir. sanat yap denize at balık bilmezse halik bilir.
devamını gör...
köşe yastığı namlı yazar minik bir kelime şakası yapmış ama ortaokul travmamı tetikledi. kendisinin bunda kabahati yok gerçi ama olay kısaca şöyle;
orta iki zamanları kendini herkese önemsetmeye çalışan bir resim hocamız var.
kadın ertesi hafta herkesin bir tane balık getirmesini istedi. o zaman bulunduğumuz ilçenin semt pazarı mesela çarşamba, perşembe de resim dersi var.
her çarşamba ilçe balık lokantası gibi kokardı. oldlar bilir. artık balık bile anasının örekesine fiyatlandığı için değil yanında rakı açmak insanlar balık yiyemez oldular.
neyse ...
hoca dedi ya bunu emir telakki edildi ve zaten herkesin yediği balıktan birer tane çiğ balık ayrıldı.
şimdiki gibi herkesin evladı pirems ve piremses değil.
bunu da anca oldlar bilir.
o gün geç geldim biraz okula ve sınıfa girdim. yok öyle bir koku...
mevsim kış, camlar açık, herkes paltosuyla bilmemnesiyle ısınmaya çalışıyor, sınıfta kesif bir balık kokusu...
diğer derslerin hocaları öğüre öğüre bir şekilde dersi bitirdi. biz bittik ilk üç ders.
bak bittik diyorum gözümüzde fer kalmadı.
diğer hocalar da kadın genç diye mi yoksa öğretmendir meslektaşımdır diye midir bir şey demediler.
ders geldi, resim kağıtları çıktı, sulu boya ile patates baskı modeli balık baskısı yapacakmışız iyi mi?...
her balık benzersizmiş, sanatsalmış herkesin farklı fark.... derkeeen;
okulumuzun biricik birincisi özlem kustu önce, sonra onun kankası derya, hüseyin başladı arkamda...
salak herif balığı koyduğu poşete dayadı ağzını ama nasıl sesler geliyor tarifi yok.
o seslerden sonra yanımda oturan izzet kapıya koşmaya başladı. ben de onu görünce bir elimde karagöz bir elimde suluboya fırçası öğüre böğüre kapıya koştum ama bir akıllı biz değiliz.
twd'nin zombileri gibi yığılmışız kapıya.
çığlıklar, tehditler...
hoca sessiz olun diye bağırıyor manyak...
herkes daldı tuvaletlere. ben balığı tuvalete attım, başkasınınkine biri bastı düştü...
ortamı canlandır gözünde...
sesleri duyan "bedenci" löheyyyyt diye daldı tuvalete.
"gesssıraaaa" komutuyla ortam bir anda sakinleşti. herkes ellerini güzelce yıkadı. o zamanlar okullarda sabun var inanmazsın bak...
üstü pislenenler eve, bakkala makkala temizlenmeye yollandı iş bitti mi?
ulan okul birincisi bizde, ben de üzerinize afiyet fena çalışkan bir inek olduğum için birinciyle değil ama kendimle yarışıyorum. her sene takdir afedersin...
sene sonu karnelerde en iyi resim notu ortaydı.
nedendir kimse bilmez hala.
10 üzerinden beş, beş üzerinden üç gibi düşün.*
karne günü ayılanlar, bayılanlar...
o zamanlar öğretmene bu kadar müdahale yoktu ama yolladılar o manyağı, tayini çıktı gitti.
ey balık hastası resimci... umarım her yediğin balığın kılçığı gırtlağına girmiştir.
bu da böyle bir anımdır...
devamını gör...
.
devamını gör...
sanatınızla para kazanmak zorunda değilseniz siz kimin için isterseniz onun için. "ben bunu kendime yaptım, hesap mı verecem lan size ikiz dingiller" deseniz bile sorun yok.

eğer, faturalarınızı sanatınız ödüyorsa kalabalıklar için olmalı. yoksa, ya aç kalırsınız ya da ikinci bir işe ihtiyacınız olur.

ben, sanat sanatçı içindir demek istiyorum. çünkü, o kişi için yaptığı şey kendini ifade etme biçimi.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sanat sanat için mi yoksa kalabalıklar için mi sorusu" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim