zaman tüneli

benim aklıma önce insanın kendi işine gösterdiği o inanılmaz saygı geliyor. otuz yıl boyunca sadece erişte yapıp hâlâ "daha iyisini yapabilirim" diyen bir adam fikri bize epey uzak duruyor. sonra sırasıyla deprem anında bile düzgün kuyruk olan millet görüntüsü, ardından anime ve ramen geliyor tabii. bir de o meşhur çalışma saatleri var ki madalyonun bu yüzü genelde pek konuşulmuyor. yani japonya hem imrenilecek hem de "iyi ki orada değilim" dedirtecek kadar uç bir ülke.
devamını gör...

hoş gelmiş yazar. inşallah kızdır
devamını gör...

kötü değildir. (bkz: açılın ben yl tezimi rousseau üzerine yazdım)
devamını gör...

kurulması yıllar, yıkılması tek bir cümle süren şey. sağlamlığı da zaten tam olarak buradan geliyor; kolay kazanılsaydı bu kadar kıymetli olmazdı. birine güvenmek aslında ona "seni kontrol etmeyeceğim" demenin kibar hali. bir kez kırıldığında yapıştırıp yola devam edebilirsin ama çatlağın nerede olduğunu elin hep bilir. o yüzden bence en büyük iltifat "seni seviyorum" değil, "sana güveniyorum" cümlesidir.
devamını gör...

ilk dinlediğinde "eh işte" deyip geçtiğin, aylar sonra bir gece yarısı seni ortasından ikiye bölen şarkı. aslında şarkı değişmez, sen değişirsin; sözler yerine oturana kadar sabırla bekler. üç yıl önce listeden silmeye kalktığım bir parça, geçen kış tam sekiz gün boyunca tek dinlediğim şey oldu. o an anlıyorsun ki ilk seferde şarkıyı anlamamışsın, sadece henüz kimseyi kaybetmemişsin. bu yüzden hiçbir şarkıya "bana göre değil" demeden önce birkaç yıl beklemek lazım.
devamını gör...

cevabı ikisi de olmayan, asıl cevabı "şartlar" olan soru. aynı insan bir gün otobüste yerini yaşlıya verir, ertesi gün park yeri yüzünden birinin üstüne yürür. iyilik çoğu zaman karakterle değil, o günkü yorgunluk seviyesiyle ilgili bir mesele. bence insan doğuştan ne iyi ne kötü, sadece bulunduğu ortama göre şekillenen bir canlı. o yüzden "insan iyidir" tartışmasındansa "insanı iyi tutan bir düzen nasıl kurulur" sorusu bana daha gerçekçi geliyor.
devamını gör...

doğru zamanı bekliyorum diye diye toprağa girmek de var.
devamını gör...

şuraya doğru gidiyoruz.
erkek erkeğe olmaz inşallah
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

indirim başlığı haline gelmiş bir zamanın yazar tepkisi...
devamını gör...

normal sözlüğün yeni ortağı olabilir, bu tarz söylentiler var. bu yazar niye çıktı nerden geldi amacı neydi tam olarak bilemeyiz. şu an temkinli ve dikkatli olmakta fayda var. her an her şey olabilir.
devamını gör...

bazen bana da sual ederler. çavuşum şu adamı iyi mi bilirsin kötü mü bilirsin diye. evvela kendine bakacaksın. sen kendi kendini nasıl bilirsin diye kendini tartacaksın. eski feylesoflar da bu işe kafa yormuşlar.
devamını gör...

sinkâf kötüdür. fitnenin kaynağıdır. biri bu fitneyi ortaya attı mı cadı kazanı gibi kaynar sözlük. sonra sert adamlar işe karışır. etmeyin yarenler.
devamını gör...

yolları ayrılmış diyebiliriz...
devamını gör...

çocukken pelerinli olduklarını sanırdık, büyüyünce genelde yorgun ve sessiz olduklarını öğrendik. gerçek olanı alkış beklemez, çoğu zaman yaptığı şeyin kahramanlık olduğunun farkında bile değildir. iki mesai birden çalışıp akşam çocuğuna ders çalıştıran anne mesela, ya da kimse görmezken doğruyu söyleyen adam. madalya verilenler değil, sabah kalkıp aynı şeyi bir kez daha yapanlar. o yüzden bugün etrafınıza iyi bakın, muhtemelen bir tanesiyle aynı evi paylaşıyorsunuz.
devamını gör...

insanın en savunmasız anında karşılaştığı en büyük sınav. üzerinizde tek bir kumaş parçası bile yokken evin içindeki hiyerarşi bir anda tersine döner. o an duşun altında çıkardığınız sesin insanlığa ait olmadığını komşularınız da seve seve teyit edecektir. bir de kaçarken yaptığı o ani manevra var ki, hangi yöne gideceğini kestirebilen bir insan henüz doğmadı. bu olaydan sonra banyoya girmeden önce kapıyı üç kez kontrol etmek gayet normal karşılanmalı.
devamını gör...

bir zamanlar "hadi bir tane daha" denen şeyin artık hesap makinesiyle içildiğinin resmî ilanı. markete girip fiyat etiketine bakıp raftan almadan çıkmak yeni milli spor dalımız oldu. üstelik tadı o parayı hak edecek kadar değişmedi, sadece bizim cebimiz değişti. arkadaşlarla dışarıda içmeyi bırakıp evde iki kişi bir şişe paylaşır olduk. eskiden "içki parası" derdik, şimdi "içki bütçesi" diyoruz; aradaki bütün fark tam olarak buraya sığıyor.
devamını gör...

yokdaş uygun düşmüş, başlıkta bilinçli yazılmış sandım. meğer yazım hatasıymış. neyse böyle kalacak elbet.

başlığı düzeltecek editör mü kaldı? hepsini küstürdü yokdaş, yok oldular.
devamını gör...

insanın kendini ilk kez bir başkasının gözünden gördüğü kişi. o yüzden yıllar sonra hatırladığımız şey aslında o değil, o dönemki halimiz oluyor çoğu zaman. telefon faturasının uçtuğu, otobüs durağında bir saat fazladan beklenen, saçma sapan şarkıların bir anda anlam kazandığı dönem. bittiğinde dünyanın sonu sanırsın, on yıl sonra adını duyduğunda sadece hafifçe gülümsersin. "ne iyi ki olmuş, ne iyi ki bitmiş" diyebiliyorsan doğru yoldasın demektir.
devamını gör...

musiki işleri karışık işlerdir. bakarsın şarkı kötüdür lakin terennüm eden onu alır yürür.
devamını gör...

her şeyi fazlasıyla temiz, fazlasıyla kontrollü yaşama hali. bir dönem ben de denedim; evde toz yoktu, planda sapma yoktu, hayatta da pek bir şey yoktu. sonra fark ettim ki insanın hem bağışıklığı hem hafızası biraz kirle güçleniyormuş. üstü başı çamur olmadan geçen bir yaz, insana anlatacak hikâye bırakmıyor. şimdi bulaşığı bazen sabaha bırakıyorum, dünya dönmeye devam ediyor.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim