zaman tüneli

en son geçen temmuz ayında buradaymışsın. umarım sağlığın yerindedir ve bir yerlerden okuyorsundur.
devamını gör...

bazen kadınların.
büyüklerin.
devamını gör...

ultraslan’ın tribün lideri, sebahattin şirin’in evinde 8,5 saat süren bir arama yapıldı.
aramada;

-841 bin 895 euro
- 51 bin 953 abd doları
-18 bin 865 ingiliz sterlini
-795 bin 825 tl
-13 milyon 351 bin 890 tl değerinde altın ve mücevherat
-500 bin tl değerinde bir hint seti
- 350 bin tl değerinde pırlanta kolye ele geçirildi.

ele geçirilen para, döviz ve ziynet eşyasının toplam değerinin yaklaşık 65 milyon tl olduğu belirtildi.

galatasaray’ın kasasında bu kadar yok yok muhtemelen, transfer yapmadıklarına göre
devamını gör...

her eli öpmeyin ya pis pis.. aile dahil buna. başkasının elinden ben mesul değilim yani bilemem eli temiz mi değil mi.
devamını gör...

çok seksli hikayeler döndü, artık edepli olduk.
uslu uslu oturuyoruz
devamını gör...

x kişisinin y kişisine seslenmesini z kişisi olarak neden merak ediyorsunuz?*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bunlar sözlüğün mikseri. çok iticiler.
devamını gör...

bizim dedektiflik de bu kadar.

insan hayatında heyecan istiyor biraz. hepsi bu.
devamını gör...

seksi yazar harici tüm koşulları karşıladığım başlık

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkçe adı "iki ağaç", başrollerinde murat yıldırım ve eva green'in bulunduğu, türk - ingiliz ortak yapımı korku filmi.

tanıtım filmi yayımlanmış. yönetmen bahman ghobadi.
devamını gör...

ekonovich.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafa sözlüğün normal sözlük oluşunu izledik.ah ah o eski günler...
devamını gör...

yeni yazarlar ve liseliler hatırlamaz. radyo yayını vardı. televizyonun resimsizi.

sesleri çok seksi kadınlar yayın yapıyordu, arada geyimsi sesliler çıkınca kapatıyordum.

kızlar teklif ediyordu. ah be ne yıllardı
devamını gör...

şiir sevmem, aziz nesin sevmem ama bunu seviyorum:
-aldanış-

haritalara bakıyorum
hiçbirinde evin yok.
ansiklopedilere bakıyorum
hiçbirinde resmin yok.
sözlüklere bakıyorum
hiçbirinde adın yok.
bakıyorum kendime
seni görüyorum;
benden başka yerin yok.

aziz nesin
devamını gör...

defterden geriye doğru sıçradım. sırtım bankonun arkasındaki panoya çarptı. pirinç anahtarlar birbirine vurarak tiz, madeni bir çığlık koyuverdi.
o an, üst kattan gelen o vurma sesi hızlandı. tak-tak-tak-tak...
ses artık daha yakındı. tam başımın üzerindeki ahşap tavanın gerilip çatırdadığını duydum. merdivenler lobinin karanlık köşesinde, gölgelerin biriktiği yerde bükülerek yukarıya doğru tırmanıyordu. basamaklar ahşap değildi. pürüzsüz, bembeyaz ve ıslak bir kemik dokusunu andırıyordu.
tavana baktım. ahşap kirişlerin arasından aşağıya doğru koyu renkli bir sıvı sızmaya başladı. tam alnımın ortasına bir damla düştü. sıcak, kıvamlı ve metalik kokan bir damla. elimi alnıma sürüp parmaklarıma baktım. taze kandı.
sesi çıkaran şey üst katımdaki 4 numaralı odadaydı. ve beni buraya, kendi adımı o defterden silmem için ya da tamamen o adın içine gömülmem için bekliyordu.
devamını gör...

tlc'deki favori programım, ewed.
devamını gör...

resepsiyon bankosuna doğru yaklaştım. bankonun arkasındaki duvarda devasa bir anahtar panosu vardı. pirinç anahtarlar, üzerleri paslanmış metal halkalarından cansız birer organ gibi sarkıyordu. bankonun tam ortasında ise açık duran, deri kaplı kalın bir otel kayıt defteri duruyordu.
fenerin ışığını defterin üzerine diktim. sayfalar nemden kalınlaşmış, kenarları kararmıştı.
ekim 1974 tarihli son müşterilerin isimleri el yazısıyla dizilmişti. isimleri okumak için eğildim. ama gözlerim satırların üzerinde gezinirken tüylerim ürperdi.
isimlerin yazılı olduğu mürekkep kıpırdıyordu. siyah harfler sayfanın üzerinde canlı parazitler gibi kımıldıyor, biçim değiştiriyordu. en üst satırdaki isme dikkatle baktım. mürekkep gözlerimin önünde dağıldı, yeniden toplandı ve kendi adımı oluşturdu.
adı: …
oda no: 4
giriş tarihi: 14 ekim 1974
çıkış tarihi: hiçbir zaman.
devamını gör...

ayağım, iradem dışında binanın çürümüş ahşap eşiğine doğru kaydı. içimdeki benlik durmam, arkama bakmadan kaçmam için çığlık atıyordu. ama şakaklarımda bir solucan gibi zonklayan o mor damar, beynime soğuk bir emredici gibi hükmediyordu. buraya kaçmak için gelmemiştim. buraya, zihnimdeki boşluğun neyle doldurulduğunu görmek için gelmiştim.
eşikten içeri adım attım.
zemin ayağımın altında iç bükey bir şekilde çöktü. ahşap taban esnerken, ıslak bir süngere basmışım gibi tırnaklarımın arasına kadar çürük su doldu. otelin lobisi küçük, boğucu ve ağır bir insan teri ve küf kokusuyla kaplıydı. duvarlardaki kağıtlar şeritler halinde sarkıyordu. o kağıtların altında, ahşabın ham dokusunda yürüyen siyah, kurumuş damar ağları vardı.
duvarda 1970'lerden kalma solmuş bir takvim asılıydı. takvimin üzerindeki gün, siyah bir mürekkeple defalarca daire içine alınmıştı: 14 ekim 1974 pazartesi.
devamını gör...

haydi sor sor.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim