zaman tüneli
günaydın sözlük
günaaayyddddııııığğğğğnnnnn…
“günler artık benziyorsa birbirine tutunduğun dalı bırak yol-a çık…”
çok başka şeyler geçiyordu aklımdan? dur şuraya bir güzellik yapayım derken kendimi bu şarkı sözünü yazarken buldum..
vardır gideceği bir yer.. hayat bugünlerde biraz yaşadığımı hissettiren bir yerde. bugün dediğim de işte bugün dün ondan önceki gün falan.. yarın belki sonraki gün de bööööölee.. güzel dünya.. sevdim bu haftayı..
size de böööölee bir gün olsun.. ya da nasıl isterseniz öööööleeee…
öptüm. bye.
“günler artık benziyorsa birbirine tutunduğun dalı bırak yol-a çık…”
çok başka şeyler geçiyordu aklımdan? dur şuraya bir güzellik yapayım derken kendimi bu şarkı sözünü yazarken buldum..
vardır gideceği bir yer.. hayat bugünlerde biraz yaşadığımı hissettiren bir yerde. bugün dediğim de işte bugün dün ondan önceki gün falan.. yarın belki sonraki gün de bööööölee.. güzel dünya.. sevdim bu haftayı..
size de böööölee bir gün olsun.. ya da nasıl isterseniz öööööleeee…
öptüm. bye.
devamını gör...
canım yatağım
elveda güzelim beni çok özle hemen geri çağır olur mu çok öpüyorum.
devamını gör...
küfürlü konuşan sözlük kızlarını engelliyoruz kampanyası
bence bu küfür olayı erkekte çok kötü, kadında çok çok kötü.
küfür erkek işidir.. neden erkek işidir? biz askerde, oto tamirhanesinde, orada burada her nevi it kopukla temas ediyoruz, erkek mecburen "o kadar steril olmasa" daha iyi oluyor. ama tribünde ağzı bozuk olan adam, salonda beyefendi olmayı biliyor ve bilmeli.. yani küfür ara ara edilir, ara ara yetişkin konseptli fıkra anlatılır.. ama bu demek değil ki, misafirlik ortamında fıkra anlatacağım diye milletin yüzünü kızart..
kadına gelince.. ne böyle bir ortamları var ne de böyle mecburiyetleri.. bakıyorum, trafikte elin herifiyle tartışıyor, ana avrat dümdüz.. yahu o adama güvenip ben o lafı söyleyemiyorum, olacakları bildiğim için.. ağızlarına desen, hiç yakışmıyor. kafamızdaki o zarif kadın imajı çöpe gidiyor. daha ileri gideyim, kadını bildiğin erkek olarak görüyorum, kafamda o "mesafe" kalmıyor.
bir de tam kara kedi’nin altına gelmiş, laf atıyor gibi olmasın istiyorum ama küfür eden kadınların bir kısmı hakikaten bir tutturmuşlar can yücel.
hani ömer hayyam’ın tasvirlerine baksan adamı alkolik, elinde testiyle şiir okuyor zannedersin ama hayyam aslında matematikçidir. 3. derece diferansiyel denklemleri ve x bilinmeyenini bulmuştur. ya da can yücel de sabah akşam ana avrat sövüp gezen bir serseri değildir.. adam “bir sürü şey, artı arada küfür eden biridir”. o, ona münhasır bir davranış..
yani başlığa konu yazarlar engellenmeli mi? hayır ama ben erkek, kadın, çocuk, büyük küfür eden insandan uzak dururum çünkü en ufak bir tartışmada işin nereye gideceğine güvenemem.
küfür erkek işidir.. neden erkek işidir? biz askerde, oto tamirhanesinde, orada burada her nevi it kopukla temas ediyoruz, erkek mecburen "o kadar steril olmasa" daha iyi oluyor. ama tribünde ağzı bozuk olan adam, salonda beyefendi olmayı biliyor ve bilmeli.. yani küfür ara ara edilir, ara ara yetişkin konseptli fıkra anlatılır.. ama bu demek değil ki, misafirlik ortamında fıkra anlatacağım diye milletin yüzünü kızart..
kadına gelince.. ne böyle bir ortamları var ne de böyle mecburiyetleri.. bakıyorum, trafikte elin herifiyle tartışıyor, ana avrat dümdüz.. yahu o adama güvenip ben o lafı söyleyemiyorum, olacakları bildiğim için.. ağızlarına desen, hiç yakışmıyor. kafamızdaki o zarif kadın imajı çöpe gidiyor. daha ileri gideyim, kadını bildiğin erkek olarak görüyorum, kafamda o "mesafe" kalmıyor.
bir de tam kara kedi’nin altına gelmiş, laf atıyor gibi olmasın istiyorum ama küfür eden kadınların bir kısmı hakikaten bir tutturmuşlar can yücel.
hani ömer hayyam’ın tasvirlerine baksan adamı alkolik, elinde testiyle şiir okuyor zannedersin ama hayyam aslında matematikçidir. 3. derece diferansiyel denklemleri ve x bilinmeyenini bulmuştur. ya da can yücel de sabah akşam ana avrat sövüp gezen bir serseri değildir.. adam “bir sürü şey, artı arada küfür eden biridir”. o, ona münhasır bir davranış..
yani başlığa konu yazarlar engellenmeli mi? hayır ama ben erkek, kadın, çocuk, büyük küfür eden insandan uzak dururum çünkü en ufak bir tartışmada işin nereye gideceğine güvenemem.
devamını gör...
asya kaplanı sivrisineği
kötü tarafları:
- ağzında şırıngayla dolaşıyor. kıtipiyoz sivrisinekler ipek mensilin üzerinden bile ısıramazdı, bunlar resmen kot pantolonu deliyor.
- sivri dediğin gece ortaya çıkar, bunlar gündüz gözü takır tukur görüyor işlerini..
iyi tarafları:
- sivri dediğin az korkak olur, gözünle uzun uzun baksan kaçar. bunlar aşırı korkusuz, öldürmesi rahat oluyor.
- dikkat ettim, birinin olduğunu yerde diğer bulunmuyor. ikisi karışık olsaydı işimiz zordu.
- gündüz de avlandıkları için özellikle yatak odasına pusu atma huyları yok. gündüz görüp öldürebiliyorsunuz. diğerleri sadece gece çalıştığı için fark edemiyorsunuz ve maalesef sabah kırmızı beneklerle uyanıyorsunuz.
- ağzında şırıngayla dolaşıyor. kıtipiyoz sivrisinekler ipek mensilin üzerinden bile ısıramazdı, bunlar resmen kot pantolonu deliyor.
- sivri dediğin gece ortaya çıkar, bunlar gündüz gözü takır tukur görüyor işlerini..
iyi tarafları:
- sivri dediğin az korkak olur, gözünle uzun uzun baksan kaçar. bunlar aşırı korkusuz, öldürmesi rahat oluyor.
- dikkat ettim, birinin olduğunu yerde diğer bulunmuyor. ikisi karışık olsaydı işimiz zordu.
- gündüz de avlandıkları için özellikle yatak odasına pusu atma huyları yok. gündüz görüp öldürebiliyorsunuz. diğerleri sadece gece çalıştığı için fark edemiyorsunuz ve maalesef sabah kırmızı beneklerle uyanıyorsunuz.
devamını gör...
yazarların yazın yapmak isteyip de yapamadığı şeyler
karın kaslarımla plajda arz-ı endam eylemek.*
yine karın kaslarımla tavladığım hatunla gece sahilde buluşup sabaha kadar yiyip içip sevişmek.*
aynı hatunla tekneye atlayıp koy koy gezmek, her koyda sevişmek.*
aynı tekneyle rodosa gidip gezmek, dönüşte yunan sahil güvenlikle yakalamaca oynamak.*
rodostan ülkeye gümrüksüz ve vergisiz alkol sokup çerkez kaymakamla takışmak.*
attığım kurşunlar yüzünden sol kulağımda kısmi işitme kaybı yaşayıp çakır gözlü gülsümü duymadan kısaca karı dırdırı olmadan sakin bi yaz geçirmek.*
kısaca her şeyin başı kas. o yüzden önümüzdeki sene şişircem abdominalleri. *
yine karın kaslarımla tavladığım hatunla gece sahilde buluşup sabaha kadar yiyip içip sevişmek.*
aynı hatunla tekneye atlayıp koy koy gezmek, her koyda sevişmek.*
aynı tekneyle rodosa gidip gezmek, dönüşte yunan sahil güvenlikle yakalamaca oynamak.*
rodostan ülkeye gümrüksüz ve vergisiz alkol sokup çerkez kaymakamla takışmak.*
attığım kurşunlar yüzünden sol kulağımda kısmi işitme kaybı yaşayıp çakır gözlü gülsümü duymadan kısaca karı dırdırı olmadan sakin bi yaz geçirmek.*
kısaca her şeyin başı kas. o yüzden önümüzdeki sene şişircem abdominalleri. *
devamını gör...
eski eşle yeniden evlenmek
insanlar genellikle mutlu ayrılmaz. bir süre sonra iş o kadar tatsız bir hale gelir ki, eski eş için düşünebileceğiniz tek uygun aday bizzat şeytanın ta kendisi olur.
devamını gör...
beğendiği tanımı artılamakla kalmayıp tebrik mesajı da atan yazar
ben teşrifat kapsamında çiçek de yolluyorum.
devamını gör...
görüldü atmak
saygısızlıktır.
eğer haklı olduğunuz bir konuyla alakalı tepki gösterdiğiniz için yapmıyorsanız, dümdüz saygısızlıktır. ben muhattap olmak istemediğim insanların mesajlarını hiç okumam mesela. görüldü atmaktansa, okumamayı tercih ediyorum. mesajları okunmadıkça, iletişim kurmak istemediğimi anlıyorlar ve kibarca iletişimi kesiyorlar. cevapsız bırakmak ciddi bir mesajdır ama mesajı okuyarak değil, okumayarak.
okuyup , cevap vermediğiniz zaman karşınızdaki kişinin size sürekli yazmasına ve dadanmasına sebep olursunuz. görüldü atmak herkes için saygısızlık sayılır. çok kolay bitebilecek bir iletişim, sırd bu yüzden inada bile binebilir çünkü birçok insan egosunun incinmesini kaldıramaz. saplantılı insanların üstün gelmeye çalışma eğilimleri ile uğraşmayın. görüldü atmak yerine, direkt mesajları okumayın. muhattap almak istemediğiniz insanlardan en temiz sıyrılma biçimi budur.
eğer haklı olduğunuz bir konuyla alakalı tepki gösterdiğiniz için yapmıyorsanız, dümdüz saygısızlıktır. ben muhattap olmak istemediğim insanların mesajlarını hiç okumam mesela. görüldü atmaktansa, okumamayı tercih ediyorum. mesajları okunmadıkça, iletişim kurmak istemediğimi anlıyorlar ve kibarca iletişimi kesiyorlar. cevapsız bırakmak ciddi bir mesajdır ama mesajı okuyarak değil, okumayarak.
okuyup , cevap vermediğiniz zaman karşınızdaki kişinin size sürekli yazmasına ve dadanmasına sebep olursunuz. görüldü atmak herkes için saygısızlık sayılır. çok kolay bitebilecek bir iletişim, sırd bu yüzden inada bile binebilir çünkü birçok insan egosunun incinmesini kaldıramaz. saplantılı insanların üstün gelmeye çalışma eğilimleri ile uğraşmayın. görüldü atmak yerine, direkt mesajları okumayın. muhattap almak istemediğiniz insanlardan en temiz sıyrılma biçimi budur.
devamını gör...
ağlayan insanı teselli etmek
arkadaşlarımın hayatında hep sahip olduğum rol budur fakat o kadar büyük bir istismar aracına dönüşmeye başladı ki, arkadaşlarımı hayatımdan çıkarttım.
iyi niyetinizden başı sıkışan herkese koştuğunuz zaman, insanlar sizi konfor alanı olarak benimsiyorlar. acılarına gösterdiğiniz hassasiyet sizin sağladığınız bir inisiyatifken, bu insanlar bunu sizin zaten sağlamanız gereken bir destek olarak algılama pişkinliğine sahip oluyorlar ve bir anda arkadaşlarınızın her derdini dinlemesi gereken kişi haline geliyorsunuz. bunun doğru olmadığını ve arkadaşlığın böyle bir şey olmadığını ifade ettiğinizde, kötü arkadaş olarak ilan ediliyorsunuz.
arkadaşlık, karşınızdaki kişinin her derdini dinlemek değildir. her derdini dinlemek zorunda olmak hiç değildir. herkesin kendisine ait bir hayatı vardır ve herkesin önceliği kendisidir. insanlar kendi hayatını düzeltmeye efor harcarlar. tabi ki dostlarımıza zor zamanlarında destek oluruz fakat her zor zamanlarında, tüm hayatımızı kenara atıp sadece onlara destek olmamız beklenemez. bu narsistik bir tavırdır. insanlar ücretli psikolojik desteğin fonksiyonu ile dostluğunkini birbirinden ayırt edemiyorlar.
ücretini ödediğiniz psikolog veya psikiyatr, sizi ihtiyacınız olduğunda daima dinlemekle yükümlüdür. dostunuz değil. herkesin önceliği kendi hayatıdır.
baktım ki benim insanlığımdan verdiğim destek yanlış yerlere çekiliyor, tüm arkadaşlarıma veda ettim. doğru insanları hayatımdan çıkarttım. inanın zerre üzgün değilim, aksine inanılmaz huzurlu hissediyorum. karakteri sorunlu insanlarla arkadaşlık/ duygusal ilişki feci bir deneyimdir. böyle insanlardan arının.
iyi niyetinizden başı sıkışan herkese koştuğunuz zaman, insanlar sizi konfor alanı olarak benimsiyorlar. acılarına gösterdiğiniz hassasiyet sizin sağladığınız bir inisiyatifken, bu insanlar bunu sizin zaten sağlamanız gereken bir destek olarak algılama pişkinliğine sahip oluyorlar ve bir anda arkadaşlarınızın her derdini dinlemesi gereken kişi haline geliyorsunuz. bunun doğru olmadığını ve arkadaşlığın böyle bir şey olmadığını ifade ettiğinizde, kötü arkadaş olarak ilan ediliyorsunuz.
arkadaşlık, karşınızdaki kişinin her derdini dinlemek değildir. her derdini dinlemek zorunda olmak hiç değildir. herkesin kendisine ait bir hayatı vardır ve herkesin önceliği kendisidir. insanlar kendi hayatını düzeltmeye efor harcarlar. tabi ki dostlarımıza zor zamanlarında destek oluruz fakat her zor zamanlarında, tüm hayatımızı kenara atıp sadece onlara destek olmamız beklenemez. bu narsistik bir tavırdır. insanlar ücretli psikolojik desteğin fonksiyonu ile dostluğunkini birbirinden ayırt edemiyorlar.
ücretini ödediğiniz psikolog veya psikiyatr, sizi ihtiyacınız olduğunda daima dinlemekle yükümlüdür. dostunuz değil. herkesin önceliği kendi hayatıdır.
baktım ki benim insanlığımdan verdiğim destek yanlış yerlere çekiliyor, tüm arkadaşlarıma veda ettim. doğru insanları hayatımdan çıkarttım. inanın zerre üzgün değilim, aksine inanılmaz huzurlu hissediyorum. karakteri sorunlu insanlarla arkadaşlık/ duygusal ilişki feci bir deneyimdir. böyle insanlardan arının.
devamını gör...
hakkaniyet
arapcadaki en güzel kelime.
devamını gör...
hâkim
en tanrısal meslek.
adaletin vucut bulmuş halisin.
adaletin vucut bulmuş halisin.
devamını gör...
orantısız ceza
bir hukukcu cezanın her zaman caydırıcı oldugunu savunacaktır.
ama orantısız cezayı savunacak gercek bir hukukcu bulamazsınız.
ama orantısız cezayı savunacak gercek bir hukukcu bulamazsınız.
devamını gör...
intikam almak vs bağışlamak
simone debauvoir tarihin ilk feministlerinden.
zekasının en buyuk hayranı jean paul sartre gibi buyuk bir deha.
ben bu konuda simone dizesi bırakıcam:
-hayatımda hic intikam almadım. evrene bıraktım. evren benden daha yaratıcı.
bir karıncayı incitmenizin bile ilahi adalette bir karsılıgı var.
zekasının en buyuk hayranı jean paul sartre gibi buyuk bir deha.
ben bu konuda simone dizesi bırakıcam:
-hayatımda hic intikam almadım. evrene bıraktım. evren benden daha yaratıcı.
bir karıncayı incitmenizin bile ilahi adalette bir karsılıgı var.
devamını gör...
ağlayan insanı teselli etmek
ya cennetlik insanlar.
birileri uzer, birileri tamir eder.
sonra biz uzene geri gideriz;)
insanoglu mal. ihih.
birileri uzer, birileri tamir eder.
sonra biz uzene geri gideriz;)
insanoglu mal. ihih.
devamını gör...
intikam almak vs bağışlamak
ben intikam almam çünkü intikam almak en az karşınızdaki kişi kadar kirlenmektir. size kötülük yapan kişi gibi olmayı seçmeyerek, otomatikman onu zedeliyorsunuz. sizde hiçbir şeyi değiştiremediğini, hayatınızın tüm hızıyla devam ettiğini gördüğünde iyice çıldırıyor. onun cezası ömür boyu sizin için görünmez olması olmalı.
tepki vermediğinizde korkak olmuyorsunuz, sadece "muhattap almaya dahi layık görmemiş" oluyorsunuz.
kötü insanlar dengeli kibir, orantılı küstahlık ve sessiz nobranlıkla terbiye edilir. günün sonunda sizin asaletiniz konuşulurken, onların ucuzluğu ön plana çıkar.
bunu daha yeni yaşadığım için size öğütlüyorum. neredeyse tüm çalışma arkadaşlarımı terbiye etmiş bir kadın olarak karşınızdayım. benimle anlamsız biçimde uğraşan bu insanlar topluluğun yaş skalası fazlasıyla değişkendi. kadınlı -erkekli 28 ile 50 arası kimi ararsanız işin içerisindeydi. kendisiyle sorunları olan insanlar, etraflarındaki insanların hayatlarını çekemezler. kıskançlık ve kompleksleri tarafından fazlasıyla yönetilen bu insanlar ne dost olur ne de çalışma arkadaşı. kendi halinde yaşayan( kendi hayatına herkesi sokmayan) ve başarılı bir kadınım. bir anda hayatım herkesin dikkatini çekmeye başladı ve kıskançlık öznesi haline getirildim. taktığım gözlüğün markasından, ayağıma giydiğim ayakkabıya hatta özel hayatıma kadar her şey konuşulmaya başlandı. hakkımda iftiralar atıldı, çirkin söylemler yapıldı hatta hadleri yetmediği halde dalga bile geçtiler.
peki ben ne yaptım?
bana karşı yapılan tüm linç politikalarına karşı sakinliğimi ve asilliğimi korudum. sempatik bir kadınımdır ama hızlıca tersim dönebilir. bu yüzden bu terbiyesizliklerin hepsi arkamdan yapıldı. kimse yüzüme konuşamadığı gibi, yüzüme iltifatlar edip duruyorlardı( karakter defosu böyle bir şey çünkü). sanıyorlardı ki ben hiçbirinin yaptıklarından haberdar değilim ama söylenen her cümleden tutun, kimin söylediğine kadar haberdardım. kapasiteleri benimle oynamaya yetmiyordu ama yettiğine inanmalarını sağladım üstüne bu süreçte hiçbirini zerre muhattap almadım. hesap sormadım, bu ahlaksızlıklar üzerine konuşmadım dahi. işime geldim ve gittim hatta hayatımı bir güzel de yaşamaya devam ettim.
onlar arkamdan konuştular ve sonra sosyal medya hesaplarımda kendi hayatımda umursamazca ne kadar eğlendiğimi izlediler( o kadar muhattap almadım ki hiçbirini sosyal medya hesabımdan çıkartmaya efor bile harcamadım). benim hayatımda hiçbir şeyi değiştiremediklerini, moralimi bozamadıklarını fark ettiklerinde iyice sinir oldular hatta sonunda bazıları beni kendi kendisine takipten çıkarttı, yine umursamadım. tenezzül edip sormadım bile. düşünün ki öyle bir aşağılayış. "siz kimsiniz ki varlığınız veya yokluğunuz bende yer etsin?" tavrındaydım ki hala öyleyim.
şu an hala her gün giyinip, süslenip işe gidiyorum. aylar önce arkamdan konuşan herkesin şu an idolü oldum. herkes "ne kadar asil, bilgili ve entelektüel bir kadın" olduğumu düşünüyor. şimdi bana karşı gruplaşmayı başlatan düşmanlarıma nezaketli ama güçlü biçimde sırıtıyorum. gerçekten kim kazandı? yapılan kötülükler kime geri döndü?
bu işi başlatanlara bakışla, bana bakış arasında çok fark var. bütün çalışma arkadaşlarım bana saygı duyarken, diğerlerini benimle aynı seviyede tutmuyorlar. hoş! bu umurumda mı? hayır! bukalemun gibi şekilden şekile giren insanları da, fikirlerini de ciddiye almam. aylar önce onların tarafında olanlar ve dedikodumu yapıp duranlar, şimdi benim aşığım oldu. ben bunlara güvenir, karakteri var muamelesi yapar mıyım? - asla.
yani benim tavrım hep netti. duruşum hiç esnemedi.
yineliyorum: buraya nasıl mı geldim? - hiçbirini gram umursamayarak.
muhattap almamak, ciddi bir eziştir. bunu unutmayın.
kibirle alınan intikamı severim. pisliğe bulaşmadan, pisliğin aslında kim olduğunu idrak ettiriyorsunuz. şunu da söylemeden geçmeyeceğim: hiçbirine hakkımı helal etmedim. allah katında bağışlamıyorum da. bu konuda allah'a çok dua etmişimdir.
bundan sonra başlarına gelecekleri onlar düşünsün. can çıkar ama hak çıkmaz diye boşuna demiyorlar.
tepki vermediğinizde korkak olmuyorsunuz, sadece "muhattap almaya dahi layık görmemiş" oluyorsunuz.
kötü insanlar dengeli kibir, orantılı küstahlık ve sessiz nobranlıkla terbiye edilir. günün sonunda sizin asaletiniz konuşulurken, onların ucuzluğu ön plana çıkar.
bunu daha yeni yaşadığım için size öğütlüyorum. neredeyse tüm çalışma arkadaşlarımı terbiye etmiş bir kadın olarak karşınızdayım. benimle anlamsız biçimde uğraşan bu insanlar topluluğun yaş skalası fazlasıyla değişkendi. kadınlı -erkekli 28 ile 50 arası kimi ararsanız işin içerisindeydi. kendisiyle sorunları olan insanlar, etraflarındaki insanların hayatlarını çekemezler. kıskançlık ve kompleksleri tarafından fazlasıyla yönetilen bu insanlar ne dost olur ne de çalışma arkadaşı. kendi halinde yaşayan( kendi hayatına herkesi sokmayan) ve başarılı bir kadınım. bir anda hayatım herkesin dikkatini çekmeye başladı ve kıskançlık öznesi haline getirildim. taktığım gözlüğün markasından, ayağıma giydiğim ayakkabıya hatta özel hayatıma kadar her şey konuşulmaya başlandı. hakkımda iftiralar atıldı, çirkin söylemler yapıldı hatta hadleri yetmediği halde dalga bile geçtiler.
peki ben ne yaptım?
bana karşı yapılan tüm linç politikalarına karşı sakinliğimi ve asilliğimi korudum. sempatik bir kadınımdır ama hızlıca tersim dönebilir. bu yüzden bu terbiyesizliklerin hepsi arkamdan yapıldı. kimse yüzüme konuşamadığı gibi, yüzüme iltifatlar edip duruyorlardı( karakter defosu böyle bir şey çünkü). sanıyorlardı ki ben hiçbirinin yaptıklarından haberdar değilim ama söylenen her cümleden tutun, kimin söylediğine kadar haberdardım. kapasiteleri benimle oynamaya yetmiyordu ama yettiğine inanmalarını sağladım üstüne bu süreçte hiçbirini zerre muhattap almadım. hesap sormadım, bu ahlaksızlıklar üzerine konuşmadım dahi. işime geldim ve gittim hatta hayatımı bir güzel de yaşamaya devam ettim.
onlar arkamdan konuştular ve sonra sosyal medya hesaplarımda kendi hayatımda umursamazca ne kadar eğlendiğimi izlediler( o kadar muhattap almadım ki hiçbirini sosyal medya hesabımdan çıkartmaya efor bile harcamadım). benim hayatımda hiçbir şeyi değiştiremediklerini, moralimi bozamadıklarını fark ettiklerinde iyice sinir oldular hatta sonunda bazıları beni kendi kendisine takipten çıkarttı, yine umursamadım. tenezzül edip sormadım bile. düşünün ki öyle bir aşağılayış. "siz kimsiniz ki varlığınız veya yokluğunuz bende yer etsin?" tavrındaydım ki hala öyleyim.
şu an hala her gün giyinip, süslenip işe gidiyorum. aylar önce arkamdan konuşan herkesin şu an idolü oldum. herkes "ne kadar asil, bilgili ve entelektüel bir kadın" olduğumu düşünüyor. şimdi bana karşı gruplaşmayı başlatan düşmanlarıma nezaketli ama güçlü biçimde sırıtıyorum. gerçekten kim kazandı? yapılan kötülükler kime geri döndü?
bu işi başlatanlara bakışla, bana bakış arasında çok fark var. bütün çalışma arkadaşlarım bana saygı duyarken, diğerlerini benimle aynı seviyede tutmuyorlar. hoş! bu umurumda mı? hayır! bukalemun gibi şekilden şekile giren insanları da, fikirlerini de ciddiye almam. aylar önce onların tarafında olanlar ve dedikodumu yapıp duranlar, şimdi benim aşığım oldu. ben bunlara güvenir, karakteri var muamelesi yapar mıyım? - asla.
yani benim tavrım hep netti. duruşum hiç esnemedi.
yineliyorum: buraya nasıl mı geldim? - hiçbirini gram umursamayarak.
muhattap almamak, ciddi bir eziştir. bunu unutmayın.
kibirle alınan intikamı severim. pisliğe bulaşmadan, pisliğin aslında kim olduğunu idrak ettiriyorsunuz. şunu da söylemeden geçmeyeceğim: hiçbirine hakkımı helal etmedim. allah katında bağışlamıyorum da. bu konuda allah'a çok dua etmişimdir.
bundan sonra başlarına gelecekleri onlar düşünsün. can çıkar ama hak çıkmaz diye boşuna demiyorlar.
devamını gör...
kara saplantım
soyledir:
-onun iyilesmesini istemem. hastalıgı benim.
john fowles
-onun iyilesmesini istemem. hastalıgı benim.
john fowles
devamını gör...
toksik ilişki
benim en toksik ilişkim soyle oldu.
once etrafımda dört dondu.
iltifatlar. her gun arayıp program yapmaya calısmalar. saatlerce sohbetler. beraber dans kursu. sinemalar. yemekler. kitap okumalar.
sonra aniden ortadan kabolup baska kızla sevgili oldu.
ben cok agır bunalıma girdim. ilk cok buyuk depresyonum.
baska bi cocuk bana sevgililik teklif etti. kafam dagılsın diye kabul ettim. ki bu tatlı cocuga ne kadar tesekkur etsem az. o olmasa ölüyordum.
sonra birkac ay sonra benimki aradı:
-seni ozledim. seni almaya gelim mi? bi seyler yaparız.
once etrafımda dört dondu.
iltifatlar. her gun arayıp program yapmaya calısmalar. saatlerce sohbetler. beraber dans kursu. sinemalar. yemekler. kitap okumalar.
sonra aniden ortadan kabolup baska kızla sevgili oldu.
ben cok agır bunalıma girdim. ilk cok buyuk depresyonum.
baska bi cocuk bana sevgililik teklif etti. kafam dagılsın diye kabul ettim. ki bu tatlı cocuga ne kadar tesekkur etsem az. o olmasa ölüyordum.
sonra birkac ay sonra benimki aradı:
-seni ozledim. seni almaya gelim mi? bi seyler yaparız.
devamını gör...
süslenmek
kendin icin suslenmek hayatımda duydugum en kolpa şey. ıssız bir adada tek basına kalsan stiletto döpiyes mi gezersin?
common;)
mutlu olmadıgımı ben buradan anlıyorum zaten.
mutlu olsam suslenirdim.
bu kotu haber.
iyi habere gelince: mutsuz degilim.
common;)
mutlu olmadıgımı ben buradan anlıyorum zaten.
mutlu olsam suslenirdim.
bu kotu haber.
iyi habere gelince: mutsuz degilim.
devamını gör...
beğendiği tanımı artılamakla kalmayıp tebrik mesajı da atan yazar
bir nitelik, emek veya kuvvetli bir kalem görürsem yaparım ben bunu. hatta mesajla yetinmeyip zurna dürüm bile ısmarlamışlığım var hehe..
devamını gör...
