zaman tüneli
refah devleti dertsizliğinden türeyen züppe sineması
işsizlik, kira, trafik, aile baskısı, gelecek kaygısı falan gibi ufak tefek dertleri olmayan insanların hayatın anlamsızlığı üzerine iki buçuk saat film çekmesiyle ortaya çıkan sinema türü... bu film türünün kurallarından bahsetmek istiyorum biraz.
öncelikle karakterin hayatında mümkün olduğunca az gerçek problem olacak. kira derdi yok, sağlık sistemiyle kavgası yok, ailesi nispeten normal, cebinde para var, şehir yaşanabilir. yani bizim ülkede şükür sebebi diye anlatılabilecek ne varsa karakterde mevcut.
sonra bütün bunlara rağmen karakter mutsuz olacak.
ama öyle normal mutsuzluk değil. param yok değil, ilişkim kötü değil, yarın ne yiyeceğim gibi kolay şeyler değil..hayatımda bir şey eksik ama ne olduğunu bilmiyorum seviyesinde, son derece steril bir mutsuzluk.
filmin ortasında mutlaka bir parti sahnesi gelir. herkes güzel, herkes eğitimli, herkes şık. insanlar şarap içerken karakter bir köşede boş boş bakar. biri yanına gelip iyi misin? der. karakter iyiyim der. işte filmin asıl olayı burada başlar... karakter iyi değildir ve inanın ne izleyici ne de karakter sorunu anlayabilir, anlatabilir...
joachim trier bu türün önemli isimlerinden biri mesela. adamın sinemasında karakterlerin hayatına dışarıdan baktığında ya bunun ne derdi var diye sorduruyor, film ilerledikçe karakter sana bunun aslında çok daha sofistike bir dert olduğu ortaya çıkıyor... burjuva draması.
bizim ülkede de bu sinemanın acayip sevilmesi komik geliyor bana... çünkü türk izleyicisi iki saat boyunca norveçli birinin hayatında hiçbir sorun bulamayıp sonunda adamla empati yapabilmesi çok enteresan.
öncelikle karakterin hayatında mümkün olduğunca az gerçek problem olacak. kira derdi yok, sağlık sistemiyle kavgası yok, ailesi nispeten normal, cebinde para var, şehir yaşanabilir. yani bizim ülkede şükür sebebi diye anlatılabilecek ne varsa karakterde mevcut.
sonra bütün bunlara rağmen karakter mutsuz olacak.
ama öyle normal mutsuzluk değil. param yok değil, ilişkim kötü değil, yarın ne yiyeceğim gibi kolay şeyler değil..hayatımda bir şey eksik ama ne olduğunu bilmiyorum seviyesinde, son derece steril bir mutsuzluk.
filmin ortasında mutlaka bir parti sahnesi gelir. herkes güzel, herkes eğitimli, herkes şık. insanlar şarap içerken karakter bir köşede boş boş bakar. biri yanına gelip iyi misin? der. karakter iyiyim der. işte filmin asıl olayı burada başlar... karakter iyi değildir ve inanın ne izleyici ne de karakter sorunu anlayabilir, anlatabilir...
joachim trier bu türün önemli isimlerinden biri mesela. adamın sinemasında karakterlerin hayatına dışarıdan baktığında ya bunun ne derdi var diye sorduruyor, film ilerledikçe karakter sana bunun aslında çok daha sofistike bir dert olduğu ortaya çıkıyor... burjuva draması.
bizim ülkede de bu sinemanın acayip sevilmesi komik geliyor bana... çünkü türk izleyicisi iki saat boyunca norveçli birinin hayatında hiçbir sorun bulamayıp sonunda adamla empati yapabilmesi çok enteresan.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
dağılmış
şehrin
her yanına
yine bu
hüzün
şehrin
her yanına
yine bu
hüzün
devamını gör...
ben eylül dedim 1 eylül demedim
ben eylülğ zaten maaşım için bekledim. yoldaşlık bonus.
devamını gör...
lucifer (yazar)
şu hikayeye inanacak olan zaten beni engellesin ya. sıısıs
o hikayede, karıyı ben s. ediyorum. haberiniz yok.
o hikayede, karıyı ben s. ediyorum. haberiniz yok.
devamını gör...
ben eylül dedim 1 eylül demedim
yoldaş'ın aktardığı ifade.
devamını gör...
kalıplara sokulmak
"kalıbının adamı olmak" önemsiz mi yani?
devamını gör...
1 eylül 2026
içimde kötü bir his var, kötü bir şeyler olacak sözlükte. bence çıkın hemen, gece çok tehlikeli oluyor buralar..
devamını gör...
kara kedi (yazar)
#4051828
lucifer'e mi gıparşıyon, çalıya çırpıya mı gıpraşıyon, benden uzak dur da ne yapıyorsan yap solcu bacım. benim derdim kendini solcu, hakkın ve adaletin yanında zanneden sahte okeylerle. yoksa seninle ne işim olur.
lucifer'e mi gıparşıyon, çalıya çırpıya mı gıpraşıyon, benden uzak dur da ne yapıyorsan yap solcu bacım. benim derdim kendini solcu, hakkın ve adaletin yanında zanneden sahte okeylerle. yoksa seninle ne işim olur.
devamını gör...
terfi almak için tombul patronun yatağına girmek
midesi olmayan insanların yapabilecekleri iğrençliklerdendir. onurlu insanlara göre değildir.
erkeği kadını kalmamış. yükselmek için her iğrençliği kabul edebilecek insanlar var.
erkeği kadını kalmamış. yükselmek için her iğrençliği kabul edebilecek insanlar var.
devamını gör...
turkcell
hem pahalısın hem çekmiyorsun sen nasıl bir illetsin ya
devamını gör...
burçak tarlası
“bakın şu adamın kaç tarlası var?”
devamını gör...
1 eylül 2026
girdik galiba ya. hadi olaysız dağılalım
devamını gör...
başak sezonu
(bkz: burçak tarlası)
devamını gör...
wake me up when september ends
ben yatıyorum, ekim 1 gibi kaldırın beni dostlarım!
devamını gör...
1 eylül 2026
sonunda. gerçekten. sokucam yaz sevenlere. meymenetsizler. s
insan olan sonbahardan başlar. sonbaharla insan gelir gözüme. bir yudum, tahammül edebilecek olanım, sonbaharda falan gelsin.
yazı, yazın bitmesini bekleyerek yaşıyorum.
1+1 çatı katı evimde. 1 sanayi tipi large klima, tavan duyularında pervaneler, 2 adet hareketli pırpırım var.
sıcağı ve terlemeyi hiç sevmiyorum.
insan olan sonbahardan başlar. sonbaharla insan gelir gözüme. bir yudum, tahammül edebilecek olanım, sonbaharda falan gelsin.
yazı, yazın bitmesini bekleyerek yaşıyorum.
1+1 çatı katı evimde. 1 sanayi tipi large klima, tavan duyularında pervaneler, 2 adet hareketli pırpırım var.
sıcağı ve terlemeyi hiç sevmiyorum.
devamını gör...
1 eylül 2026
umut fakirin ekmeği,
ye sözlük ye!
ye sözlük ye!
devamını gör...
başak sezonu
yengeç sezonu var mı peki hiç
devamını gör...
başak sezonu
yardırın başaklar. başarılı olmayan birinizi görürsem çok fena eleştiririm. bunu kaldıramadığınızı bilirim. ona göre azim edin, bi şeyleri başarın artık. depresyon ağustosla birlikte bitti. hath’ kaaaaaalk, dobarlan. yap planlarını.
devamını gör...
1 eylül 2026
bitti oh be.
devamını gör...
