insan olun biraz yazar profili

insan olun biraz kapak fotoğrafı
insan olun biraz profil fotoğrafı
rozet
insan olun biraz (editör)
karma: 1002060 tanım: 6241 başlık: 4012 apolet: 16 takipçi: 320
Eğer bir gün ölürsem ve eğer Tanrı varsa ve eğer Tanrı anlatıldığı gibi biriyse ve eğer ben de düşündüğüm, olduğumu sandığım gibi bir insansam ve eğer Tanrı sözünün eriyse ve eğer ben sözümün eriysem ve eğer cennet gerçekten sıkıcı bir yerse ve eğer Tanrı öldüğüm zaman da beni sevmemeye devam ederse ve eğer ben öldüğümde de bu kadar inatçı bir insan olmaya devam edersem herhangi bir sorgu suale gerek kalmadan kendi yerimi kendim bulurum.

son tanımları | başucu eserleri


son şura

bir sezgin kaymaz kitabıdır.

çok sevdiğim yazar sezgin kaymaz'ın sevinç kuşları üçlemesinin son kitabıdır son şura. ilk kitap olan deccal'in hatırı ve ikinci kitap olan kısas (kitap) için de birer başlık açmıştım daha önce.

yazarın bütün kitaplarını okumuş oldum bu kitapla birlikte. hem sevinç kuşları üçlemesinin bitmesine hem de sezgin kaymaz'ın bütün kitaplarını okumuş olmanın ve yazardan okuyacak hiçbir eser kalmamış olmasına üzüldüm bu kitap bitince.

üçüncü kitapta artık yıllar yılları kovalamıştır. ölenler ölmüş, kalanlar kör topal ilerlemektedir. çocuklar büyümüş, aşklar tazelenmiş, dostluklar güçlenmiş, bazı düşmanlıklar ise geçen bunca zamandan sonra dostluğa evrilmiştir.

ama deccal'in işi bitmemiştir daha. çünkü nerden çıktığı bilinmez japon lakaplı bir kanunsuz ortaya çıkmıştır bu sefer de. şura üyelerinin adamlarının bir kısmı hunharca öldürülmüştür. deccal ve çevresindeki insanlar tehlike altındadır.

ancak bunca zamandır tanıdığım deccal öyle birkaç kişiye pabuç bırakacak insan değildir. belki de insan bile değildir.

çok sevdiğim bir üçlemeye kalbimi kıran bir final yazmış sezgin kaymaz. çok güzel bir kitaptı yine de.
devamını gör...

aynalar (kitap)

bir eduardo galeano kitabıdır.

çoğu kitabını okudum eduardo galeano'nun. okuduklarımın hepsini de çok sevdim. okuduğum bu kitaplar hakkında da birer tanım yazdım. o tanımlarını bazılarına da belirttiğim gibi eduardo galeano benim için dünya edebiyatındaki merhamet dozunu artıran insandır.

bu kitabın alt başlığı neredeyse evrensel bir tarih ismini taşıyor. tam olarak evrensel tarih diyemiyoruz çünkü yazar mütevazı bir insan ve bu kitapta resmi tarih yazımına biraz kafa tutmuş. ki bu eduardo galeano okurlarının çok aşina olduğu bir tavırdır.

yazar bu kitapta tarihin başlangıcından kitabın yazıldığı döneme kadar dünyanın başından gelmiş geçmiş, gelse de geçmemiş ve belki de geçmeye hiç niyeti olmayan olayları ve kişileri anlatmış.

ama eduardo galeano daha önce de belirttiğim gibi resmi tarih yazımına karşı çıkmış. bizim batı diye tabir ettiğimiz ülkelerin iki yüzlülüğünü her zamanki cesur tavrı ile açık açık anlatmış.

her şeye nesnel yaklaşmayı başarabilen, yanlışa yanlış demekten korkmayan ve her zaman derin bir merhamet duygusu ile yazan büyük bir yazardan nefis bir kitaptır.
devamını gör...

haşırt dı bilekbord

bir zafer algöz kitabıdır.

izlediğim birkaç rolü dışında çok beğendiğim bir oyuncu değildir zafer algöz. hatta kendisini ziyadesiyle itici bulurum. hele de can yılmaz ile yaptıkları showların çok rahatsız edici olduğunu ve komik olmaktan çok uzak olduğunu düşünüyorum.

bu kitabı elime aldığımda çok kötü bir kitap okuyacağıma dair belli belirsiz bir inanç vardı içimde. abisi can yılmaz'ın kitapları için de önsöz yazmış olan cem yılmaz'ın bu kitaba da önsöz yazmış olması o belli belirsiz inancı körükleyip ayan beyan ortaya çıkmasına neden oldu. zira can yılmaz'ın yazdığı kitaplar bence gerçekten kötüydü.

ancak kitabı okumaya başladığım zaman çok gereksiz ve anlamsız bir ön yargı içinde bulunduğumu anladım. bazılarını bir şekilde internet üzerinde karşıma çıktığında öylesine dinlediğim anıların yazıya dökülmüş halleri gayet ilgi çekici ve eğlenceliydi.

zafer algöz sinemada, televizyonda ve tiyatro sahnesinde çok önemli isimlerle yaşadığı hepsi çok eğlenceli anılarını kaleme almış bu kitapta. kitabın ismi de bana itici gelmişti ama meğer bu isim de öztürk serengil ile yaşadığı bir anıdan gelmekteymiş.

kısacası gayet eğlenceli bir kitaptı.
devamını gör...

forever (dizi)

bir matt hubbard ve alan yang mini dizisidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
8 bölümlük bu mini dizide maya rudolph, fred armisen, catherine keener, noah robbins, sharon omi, kym whitley, julia ormond ve obba babatunde gibi isimler yer almıştır.

çerezlik bir mini dizi. çok orijinal olmasa da ilgi çekici bir konusu var aslında. oyunculuklar üst düzey değil belki ama insanın rahatsız edecek kadar düşük seviyede de değil.

oscar ve june uzun süredir evli olan, hayatlarına dair her şey alışılmış bir hız ve şekilde devam eden, bu evlilik hayatından o kadar da memnun olmayan ve bir şeyleri değiştirmeye de cesaret edemeyen bir çifttir.

bir gün her zaman yaptıkları sakin tatilden vazgeçip bir kayak tatiline çıkmaya karar verirler. bu tatil bir şeyleri düzeltmeye yaramaz. aksi gibi june için bazı farkındalıklara neden olur. ve yine aksi gibi oscar bir kaza sonucu hayatını kaybeder.

ama dizide evlilik ölümden sonra da devam eden bir şey olarak anlatılı bize. zira ikili ölümden sonra da evliliklerine kaldıkları yerden devam edecektir.

çerezlik ama keyifle izlenen bir mini diziydi.
devamını gör...

hakkı

bir hikmet kerem özcan filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu da yönetmen hikmet kerem özcan yazmıştır. filmde kendisini tiyatro sahnesinde üç kere izlemiş olduğum ve büyük hayranlık beslediğim bülent emin yarar, hülya gülşen ırmak, özgür emre yıldırım, cem zeynel kılıç, duygu gökhan, durukan çelikkaya, tuana almacı ve barış bayram gibi isimler yer almıştır.

film adana film festivalinde ve montreal uluslararası film festivalinde ödüller kazanmıştır.

hakkı izmir selçuk'ta tarihi yerleri gezmeye niyetli olan insanlara incik boncuk satarak ve eğer talep olursa bu insanlara rehberlik yaparak hayatını kazanmaya çalışan bir adamdır.

üniversite okuyan bir oğlu, ilkokul öğrencisi bir kızı, arasının iyi olduğu bir eşi vardır. sevilen bir insandır hakkı. ama dedesinden beri süregelen ve bir miras olarak üzerine yapışan fakirlik ve garibanlık durumundan da sıtkı sıyrılmıştır.

evin bahçesindeki bir ağacın kökleri bahçe duvarının ve evin yan duvarına zarar vermeye başlayınca hakkı bacanağının önerisine uyarak ağacın kökünü kazmaya başlar. bu esnada da çok değerli bir tarihi eser olan bu heykelcik bulur. bu heykelciği bulduktan sonra ise hakkı ve ailesinin hayatı tamamen değişir.

bence bir ilk film olarak harika bir filmdi.
devamını gör...

z: the beginning of everything

bir dawn prestwich ve nicole yorkin mini dizisidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
on bölümlük bu mini dizi zelda sayre fitzgerald ve f. scott fitzgerald'ın hayatından bir bölümü anlatır ve dizinin isminin de vaat ettiği gibi her şeyin başlangıcı ve dizinin odağındaki isim zelda sayre fitzgerald'dır.

dizide christina ricci, david hoflin, kristin nielsen, david strathairn, jim true frost, corey cott, christina bennett lind ve natalie knepp gibi isimler yer almıştır.

f. scott fitzgerald iyi bir yazar olmayı kafasına koymuştur. aslında bu konuda belli bir çaba da göstermektedir. ancak savaştan sonra yayımlanan ilk kitabı ile kazandığı başarı onu daha çok alkol ve partilere yönlendirir.

zelda'nın hayatına girişi, onunla evlenmeyi kabul etmesi ile birlikte scott'ın hayatı her zaman olmasa da nispeten daha yolunda gitmeye başlar. ama zelda bir yazarın biblo gibi duran eşi olmayı kabul edecek bir kadın değildir.

başlarda jazz çağının en derinden yaşandığı ortamlarda f. scott fitzgerald'a uygun davranmasa da zamanla kendi tarzı ve tavrı ile bu ortamlarda ışıl ışıl parlamaya başlar.

aslında iyi bildiğim bir hikaye idi bu ama yine de büyük bir keyifle izledim.
devamını gör...

harika güzel yarınlar

bir cory doctorow kitabıdır.

ayrıntı yayınlarının bilimkurgu serisinden çıkmış bu kitap. içinde harika güzel yarınlar öyküsünün yanı sıra yazarın telif hakları ile ilgili yaptığı bir konuşmanın metni ve kendisi ile yapılmış olan bir röportaj bulunuyor.

yazarın telif hakları ile ilgili bütün fikirlerine eksiksiz olarak katılıyorum. yazardan ve okuldan yana bir tavır koyması bence ziyadesiyle takdire şayan. bilimkurgu edebiyatı ve kendi yazı serüveni ile ilgili anlattıkları da kesinlikle okumaya değerdi.

anlatılan hikaye benim en sevdiğim türlerden biri olan distopik türde bir bilimkurgu hikayesi. disney hükmü altındaki bir gelecekte jimmy isimli bir çocuk babası ile birlikte yaşamaktadır. babası jimmy isimli bu adamı ya da çocuğu üstün insan yapmak için üzerinde bazı deneyler yapar. ve jimmy bir anlamda ölümsüzlüğe erişir.

bu ölümsüzlük denen şey pek iyi değildir zira jimmy yaşlanmaz. sürekli onlu yaşlarında bir çocuk olarak kalır. büyümesi çok yavaştır.

bir gün wumpus denen makineler jimmy'nin evini yerle bir eder. bu makinelerin işi budur. insan yapımı olan her şeyi öğütüp doğaya geri kazandırmak.

jimmy babası kaybolduktan sonra yaşadığı hayata dair çok şey öğrenir.

oldukça akıcı ve güzel bir kitaptı.
devamını gör...

paranormal cuma

bir eray koçak filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu erol hızarcı yazmıştır. filmde murat akkoyunlu, levent tülek, metin coşkun, hazal erişkin, tarkan koç, furkan okumuş, serap önder, metehan özcan, şebnem özinal ve uluç özkök rol almıştır.

daha kötülerini izledim elbette ama bu filme de haksızlık yapamam. izlediğim en kötü filmlerden biriydi. filmi nerden tutsam elimde kaldı. yani nerden baksam tutarsızlık nerden baksam ahmakça.

bir elektrikçi olan cuma bir hastanenin elektrik tamirat işlerini yapar. ve çok iyi bir iş çıkaramaz. yangın alarmları bir hata sonucu çalışınca hastaneyi su basar. bu esnada bir kadavra kaybolur, cuma'ya elektrik çarpar, bir gelin gelinliğini, bir damat yüzüğünü kaybeder, bir cenaze arabası içindeki ceset kaybolur.

cuma bu esnada insanların kendisinin paranormal bir adam olduğu konusunda ikna olmaları için çaba harcar. zira aslında tüm olan bitenler tamamen cuma'nın suçudur.

trakya ağzı ile konuşup komik olduğuna inanan murat akkoyunlu ile ona eşlik etmeye çalışan ama yetenek fukarası olan bir avuç oyuncunun saçma sapan bir denemesidir bu film.
devamını gör...

prisoners of the ghostland

bir sion sono filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu aaron hendry ve rezo sixo safai birlikte yazmıştır. filmde nicholas cage, sofia boutella, nick cassavetes, bill moseley, tak sakaguchi, young dais ve charles glover gibi isimler yer almıştır.

nicholas cage'in oynadığı filmleri izlemeyi seviyorum açıkçası. çünkü iyi bazı işleri olsa da sanırım sinema evreninde en sınırsızca saçmalayabilen, oynadığı rollerle kendisi ile dalga geçer gibi görünen nadir oyunculardan biri kendisi.

filmde kötü giden bir banka soygunundan sonra bir vali tarafından işe alınan hero kendisine giydirilen bir kostüm ile tutsak alınır. bu kostüm üzerinde patlayıcılar vardır. ve eğer bir kadına şiddet uygulamaya kalkarsa ya da verilen görevde zamanı aşarsa bu patlayıcılar hero'nun bazı uzuvlarını havaya uçuracaktır.

pek de temiz bir adam olmayan valinin isteği ise bu lanet sonucu toplanmış ve dışarı çıkmaları mümkün olmayan insanların arasında kaybolan ve torunum dediği bernice isimli genç kadını bu bölgeden kurtarıp sağ salim geri getirmesidir.

western ve samuray filmlerinin bir kırması gibi görünen bu film çok iyi olmasa da delilik dozu oldukça yüksek bir film.
devamını gör...

güzel bir hayat

bir j. k. rowling kitabıdır.

j. k. rowling dünya üzerinde yazdığı bir edebiyat eseri ile en çok parayı kazanmış olan yazarlardan bir tanesi. belki yaşarken bunu başarabilen tek yazar. harry potter gibi bir efsaneyi fantastik dünya edebiyatına kazandırmış olan yazar bu kitapların filme de çekilmesiyle maddi anlamda çok başarılı olmuş ve dünya çapında bir hayran kitlesine kavuşmuştur.

ben harry potter kitaplarını da okudum filmlerini de izledim. ne yerden yere vurulacak kadar kötü kitaplar bunlar ne de yerlere göklere sığdırılamayacak kadar muhteşem. kaliteli bir fantastik edebiyat eseridir ve bence bu bile yeterlidir.

güzel bir hayat isimli bu kitap kurgu bir eser değil. yazarın harvard üniversitesinin mezuniyet töreninde yaptığı bir konuşmanın kitaplaştırılmış hali.

birçok yazarın konuşmaları bu şekilde kitap haline getirildi ve ben birçok yazarın bu tür kitaplarını okudum ama hakkını vermeliyim ki j. k. rowling'in bu konuşmasını çok içten, çok anlamlı ve çok mütevazı buldum.

çerezlik olarak okunabilecek bir kitap.
devamını gör...

ne düşünüyorsun (kitap)

bir jean louis fournier kitabıdır.

bu kitap çok sevdiğim yazar jean louis fournier'in okuduğum on birinci kitabı oldu. ve sanırım okuduğum bütün kitapları için de birer başlık açtım.

samimiyetini çok seviyorum yazarın. ve elbette bu samimiyeti muhteşem ama basit cümleleri ile okuruna anlatma becerisini de.

bu kitabında yazar dünya üzerinde fikir beyan etme hakkını sadece kendi için gasp etmiş insanlardan uzak durarak sadece hayvanların belli konular hakkında neler düşündüğünü aktarmış bize.

bunun içinde hayvanlarla sohbet etmiş, bir anlamda röportajlar yapmış. gerçi yakın arkadaşlarından biri olan artdeco isimli sevimli hayvan bu konuda jean louis fournier'nin bize karşı pek dürüst olmadığını iddia ediyor ama biz yine de yazara inanalım.

hayvanlar dünya ile ilgili düşüncelerini insanlara yazarın anlatımı aracılığıyla ifade etmeye çalışmış kitapta. sadece dünya ile ilgili değil kendini dünyanın sahibi olarak gören insanlarla ilgili de düşünceleri var bu hayvanların. ve ben kitabı okurken sanırım bütün düşüncelerine hak verdim.

jean louis fournier okumak her zaman büyük bir keyif benim için.
devamını gör...

anın fotoğrafı

çanakkale'nin rüzgarına alışmak dünyanın en zor işi olabilir. ama kapalı ve korunaklı bir yerden çanakkale'yi izlemeyi seviyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cebimdeki yabancı

bir serra yılmaz filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu murat dişli yazmıştır. film 2016 yılında gösterime girmiş olan paolo genovese imzalı perfetti sconosciuti isimli filmin yeniden çekimidir.

filmde bu filmde gerçekten harika oynamış olan çağlar çorumlu, performansını hiç beğenmediğim belçim bilgin, buğra gülsoy, leyla lydia tuğutlu, serkan altunorak, şükrü özyıldız ve şebnem bozoklu rol almıştır.

herkesin kendine sakladığı, sadece kendisi ile ilgili olduğunu düşündüğü, başkaları ile paylaşmak istemediği bilgiler vardır. siz bunlara sır diyebilirsiniz. ancak bu sırlar sadece kişiyi ilgilendirmiyorsa, sır saklayan insan hayatını birlikte geçirdiği kişiyi aldatmak, kandırmak için bunu yapıyorsa o zaman özgürlüğün sınırını farklı bir yerden çizmek gerekiyor.

uzun zamandır arkadaş olan yedi kişi bir akşam yemeğinde bir araya gelirler. üç çift ve yalnız bir adamdan oluşan bu eski arkadaş grubu bir oyun oynamaya karar verir. herkes telefonlarını sesi açık bir şekilde masaya koyacak ve gelen mesajlar açık açık okunacak, aramalar hoparlöre alınarak cevaplanacaktır. ve zaman geçtikçe bazı sırlar ortaya çıkmaya başlar.

çağlar çorumlu'yu, buğra gülsoy'u ve serkan altunorak'ı çok beğendiğim filmin sonu hariç her şeyi gayet yerli yerinde idi bence.
devamını gör...

oblomov

bir ivan aleksandroviç gonçarov kitabıdır.

benim için yeri her zaman ayrı olan ve zaman içinde birkaç kere okuduğum romanlar vardır. bu roman da onlardan biridir. dövmelerle vücudumu dünya edebiyatı tarihine dönüştürme yolunda olduğum için oblomov ile ilgili bir dövme yaptırmayı da düşünüp sonra vazgeçmiştim. yani roman en sevdiklerim arasındadır ama zirvede değil benim için yine de.

zengin bir aristokrat olan oblomov tembel bir adamdır. aslında zihnen pek öyle tembel olduğu söylenemez ama düşündüklerini icraata dökecek enerjisi hiçbir zaman olmamıştır.

zahar bence bu roman içinde en az oblomov kadar büyük bir yer tutar. zahar o kadar derin bir karakterdir ki her türlü karanlık ve kirli işe bulaşmış olsa da, denk geldiği bütün bozuk paraları cebine atsa da, uşaklığını yaptığı oblomov hakkında ileri geri konuşmak için her fırsatı değerlendirse de efendisi için ölmesi gerekse bir dakika bile düşünmeden yapar bunu.

oblomov büyük bir adamdır benim gözümde. fikir adamıdır. aşık olduğu zaman ise benliğinin dışına çıkabilecek kadar irade sahibidir.

her zaman en sevdiğim kitaplardan biri olarak kalacak olan nefis bir romandır.
devamını gör...

the home

bir james demonaco filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu da yönetmen james demonaco ve adam cantor birlikte yazmıştır. arınma gecesi serisinin çoğu filminin yazarı ve yönetmeni olan james demonaco bu sefer biraz daha farklı bir iş denemiş ama aslında tanınmış olduğu seriye benzer bir hikaye çıkmış ortaya.

filmde pete davidson, john glover, mugga, senarist adam cantor, bruce altman, denise burse, ethan phillips, mary beth peil ve nathalie schmidt gibi isimler yer almıştır.

hapse atılmaktan kurtulmak için bir huzurevinde çalışmak zorunda kalan max daha ilk andan bu evde şüpheli şeyler olduğunu fark eder. ama bu tür filmlerin tamamında olduğu gibi bu şüphelerini ciddiye almaz.

çok küçük yaşta iken çok sevdiği abisini kaybetmiş olan max bu kaybın getirdiği travmayı hala yaşamaktadır. huzurevinde olan bitenler hem bu travmayı tetikler hem de max'in karşısına hiç ummadığı sorunlar çıkarır.

bazı sahneler gayet etkileyici idi ve pete davidson'ı da bu rolde çok başarılı buldum. ama film arınma gecesinin devam filmleri kadar vasat bir filmdi.
devamını gör...

vampire humaniste cherche suicidaire consentant

bir ariane louis seize filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu da yönetmen ariane louis seize ve christine doyon birlikte yazmıştır. filmde sara montpetit, felix antoine benard, steve laplante, sophie cadieux, noemie ofarrell, maria brassard ve gabriel anotine roy rol almıştır.

dilimize hümanist vampir intihara meyilli kişiyi arıyor ismiyle çevrilen film aldığı birçok ödülün yanı sıra venedik film festivalinde dört ödül birden kazanmıştır.

küçükken doğum günü partisinde bir palyaço yüzünden travma yaşayan sasha ailesinin neden olduğu bu travmadan sonra normal bir vampir gibi davranmayı reddeder. iştahı kabarması gereken durumlarda şefkat duygusu hissetmeye başlar.

ailesinin tedarik ettiği kanlarla belli bir yaşa gelen sasha'nın artık kendi başının çaresine bakması gerekmektedir. ölmek tehdidi ile karşı karşıya kalan sasha yine de insanların kanını ememez.

ancak tam bu anda intihara meyilli olan paul ile karşılaşır. paul'ün ölümü sasha'nın hayatta kalmasını sağlayacaktır ama önce paul'ün son isteklerini yerine getirmeye karar verir ikili.

bakış açısı ve oyunculuklarla izlediğim en iyi vampir filmleri arasında yer almıştır film.
devamını gör...

secret level

bir tim miller dizisidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
love death robots'un da yaratıcısı olan tim miller bu dizinin de hem yaratıcısı hem de yazarlardından biridir. dün akşam denk gelip izlemeye başladığım diziyi hızla izleyip bitirdim. 15 bölümden oluşan bu dizinin en uzun bölümü 19 en kısa bölümü ise sadece 8 dakika sürüyor.

dizi çok sevilen bilgisayar oyunlarına ve bu oyunların tutkunlarına bir saygı duruşu niteliğinde çekilmiş. her bölümde farklı bir bilgisayar oyunu evreninde zekice yazılmış hikayeler var.

bilgisayar oyunları ile aram hiç iyi olmadığı için eminim ki dizide geçen çok şeyi kaçırdım. bir bilgisayar oyunu tutkunu bu dizide benim anladığımdan fazlasını anlamış ve benim aldığımdan daha çok keyif almıştır.

benim aşina olduğum tek bölüm pac man bölümü oldu. yıllarca oynadığım, labirent için de dönenip durduğum ve bazen av bazen avcı olduğum bu oyuna başka bir felsefi açıdan bakmış yazarlar, ki bence muhteşem olmuş.

her bölümü ayrı ayrı sevsem de pac man dışında sifu, unreal tournament, the outer worlds ve playtime bölümleri favorilerim oldu.
devamını gör...

son gulyabani'nin korku hikayeleri 1

bir mehmet berk yaltırık kitabıdır.

mehmet berk yaltırık'ın son iki senedir karanlığın şahidesi ve kan sahibi isimli kitaplarını okumuştum. çok sevdiğim bu iki kitap hakkında birer de tanım yazmıştım.

mehmet berk yaltırık türk edebiyatındaki bir eksiği kapatan çok iyi bir yazar benim için. korku edebiyatının hakkını veren nadir yazarlardan biri. bunu yaparken de herhangi bir yere öykünerek değil bu topraklardan faydalanarak yazıyor eserlerini.

bu kitabında yine vampirler, kurtlar, ölüler diyarından geri dönenler, tekinsiz yapılar içinde yolunu bulmaya çalışan insanlar, yeniçeriler, komitacılar, bir dönemler osmanlı devletinin hükmettiği topraklar var.

kitaptaki bütün öyküler çok iyidi bence. ama özellikle kanlı eller isimli öyküyü çok sevdim.

bir at arabası ile yolculuk yapan biri arabacı, biri eski toprak kanunsuzlardan ve sonuncusu da korku hikayeleri yazan bir muharrir olan üç kişinin gittikçe şiddetini artıran kar yağışı ve tipi sonucunda kendilerini eski zamanlardan kalma bir hana zor atmalarının hikayesi anlatılıyor bu öyküde. bu insanların başına gelenler cidden tüylerimi ürpertti.

ikincisini sabırsızlıkla beklediğim çok iyi bir öykü kitabıydı.
devamını gör...

en uzun gece (film)

bir can merdan doğan kısa filmidir
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu da yönetmen can merdan doğan yazmıştır. filmde mustafa kırantepe, hasibe eren, deniz görkem kaya, ceren taşçı, ezgi coşkun ve dilayda güneş rol almıştır. film antalya altın portakal film festivalinde en iyi kısa film dalında aday gösterilmiştir.

can merdan doğan'ın çektiği stiletto (kısa film)de de çok benzer bir konu işlenmişti aslında. ancak o filmde eşi tarafından zor durumda bırakılan bir adam varken bu filmde şartlar tarafından zor durumda bırakılan ve bundan hiç de hoşlanmayan iki adam var.

bir düğün için bir araya gelen bir aile aynı apartman dairesinde kalır. evlenmek üzere olan kız kardeş ile birlikte diğer kız kardeşler ve bu kardeşlerin eşleri aynı eve sığışırlar bir gecelik. odalar bölüşüldüğü zaman iki bacanak aynı yatakta yatmak zorunda kalır. ev sahibi hüseyin için de küçük bacanak fırat için de biraz rahatsız edici olsa da kabul edilebilir bir ayarlama gibi görünür bu durum.

sıcaklığın dayanılmaz olduğu gecede aynı yatağı paylaşan bacanaklar kendilerine biçilmiş olan ve severek ve isteyerek giyindikleri erkeklik rollerini darbe aldığını hisseder.

gerçekten çok iyi bir kısa filmdi bence.
devamını gör...

geber aşkım

bir ariana harwicz kitabıdır.

die my love ismiyle lynne ramsay tarafından filme alınan ve 2018 yılında benim şahsen çok önemsediğim ödüllerden biri olan uluslararası man booker ödülüne aday gösterilen bu roman bir kadının hikayesi en içten şekilde anlatır.

kitabı okurken aklımda hep virginia woolf vardı. sanırım birçok okur da benimle aynı fikirde göz attığım kadarıyla. hatta bazı okurlar haklı olarak benim çok sevdiğim yazarlardan biri olan clarice lispector ile de benzerlik kurmuşlar.

aslında çoğu kadın yazarın yaşadığı ve anlatarak kurtulmaya çalıştığı sorınlar anlatılıyor kitapta. yazar tıkanıklığı yaşayan, eşi ile sosyallikten uzak bir evde yaşamaya başlayan ve yeni anne olmuş bir yazarın sınırlarda dolaşan hikayesi anlatılır yazar tarafından.

bir yazarın yazmak için ihtiyaç duyduğu özgürlük duygusu ile bir annenin çocuğu, bir eşin evliliği ile üzerine abanan sorumluluk duygusu bir araya geldiği zaman elbette ki ya bir taraf çökecek ya da kişi kendini ağır bir depresyon içinde bulacaktır.

kesinlikle çok içten ve zekice yazılmış bir kitaptı.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim