1barfilozofu - en beğenilen tanımları (1. sayfa)
1.
alkol halka bedava dağıtılmalı
ailemizin ham çökeleği atilla taş'a ait bir ifade:
şahsi fikrim sorulmuş, arkadaşlar esasında ben de alkol satışına karşıyım. alkol halk’a bedava dağıtılmalı.
buradan
destekliyoruz.
(bkz: halk bira)(bkz: halk rakı)(bkz: halk şarap)
şahsi fikrim sorulmuş, arkadaşlar esasında ben de alkol satışına karşıyım. alkol halk’a bedava dağıtılmalı.
buradan
destekliyoruz.
(bkz: halk bira)(bkz: halk rakı)(bkz: halk şarap)
devamını gör...
2.
sürekli akp'yi ve akp’lileri aşağılamaya çalışmak
oğlum size emanet edilen çocukları kameraların karşısında ifşa eden zavallılarsınız.. yol yaptık deyip her gün geçmediğimiz yolun parasını bizden çalansınız.. bizden olmadık vergiler kesip yandaşın milyarlarca vergi borcunu sıfırlayansınız.. çocuklara tecavüz edip bir kereden bir şey olmaz diyensiniz.. daha sayayım mı ?
devamını gör...
4.
nutuk’u yasaklamak
bu da oldu. nutuk’ta yer alan ifadelerin öğrenciler için olumsuz örnek teşkil edeceği gerekçesiyle mersin çamlıyayla ilçe milli eğitim müdürlüğünce yasaklanması durumu.
yoruma ne hacet. ne desek boş. adım adım test ediyorlar cumhuriyetin tüm kurucu değerlerini.
buradan
zorunlu edit:
öncelikle meb'in açıklamasından gidelim: meb basın açıklamasında aşağıda yer alan ifadelerle olayı yalanlıyor:
1- ''bir sosyal medya hesabından "müdürlüğümüze ait resmi yazının üstü kapatılarak", "çamlıyayla'da ülkü ocakları tarafından gençlere dağıtılmak istenen nutuk kitabına mustafa kemal atatürk'ün gençlere kötü örnek olacak resmi ve sözleri nedeniyle izin verilmediği" şeklinde yapılan paylaşım kesinlikle gerçek dışıdır.''
bu yalanlamasından sonra hemen alt kısımda yalan dediği belgeyi alın orijinali bu diyerek yayınlıyor ki bu belge zaten sosyal medyada dolaşan belge.
meb'in yayımladığı belge:

açıklamada her alan diğer sorunlu kısım ise şöyle:
2-''...orijinalinden değiştirilmiş, gerçek nutuk'tan farklı olan, öğrencilerin gelişim seviyesine uygun olmayan söz konusu kitabın öğrencilere dağıtılmasına izin verilmesi....suç oluşturacağından kitabın dağıtılması komisyonumuzca uygun görülmemiştir.''
bu açıklamada da nutuk'un ''tahrif'' edildiği iddiası var..nutuk öncelikle kutsal kitap değildir. gerçek nutuk ifadesi bile başlı başına sorunludur. burada ''sadeleştirilmiş'' ifadesi daha doğru olurdu. öte yandan, varsayalım ki gerçek nutuk'tan farklı.. yani aslında vahdettin'e ya da osmanlı'ya karşı o ifadelerin kullanılmadığı mı anlatılmaya çalışılıyor meb tarafından? halbuki realite öyle mi tabii ki değil: yapıkredi yayınlarından ilk baskısı 2011 yılında çıkmış nutuk'un 597. sayfasından aynen aktarıyorum:
fi’l-hakika, her ne sebep ve suretle olursa olsun, vahideddin gibi hürriyet ve hayatını milleti içinde, tehlikede görebilecek
kadar âdi bir mahlûkun, bir dakika dahi olsa, bir milletin re’s-i kârında bulunduğunu düşünmek ne hazindir! şâyân-ı teşekkürdür ki bu alçak, mevrus saltanat makamından millet tarafından ıskat olunduktan sonra,
denâetini itmâm etmiş bulunuyor. türk milletinin bu takaddümü elbette, takdire lâyıktır. âciz, âdi his ve idrâkten mahrum bir mahlûk, kabul eden, herhangi bir ecnebinin himayesine girebilir, fakat böyle bir mahlûkun, bütün islâmların halifesi sıfatını hâiz bulunduğunu ifade etmek elbette muvâfık değildir. böyle bir telâkkinin doğru olabilmesi, evvel emirde, bütün islâm kitlelerinin esir olmaları şartına vâbestedir. halbuki cihanda hakikat, böyle midir? biz, türkler, bütün tarih-i hayatımızca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz! kıymetsiz hayatlarını iki buçuk gün fazla, sefilâne sürükleyebilmek için, her türlü mezelleti
mübâh gören halifeler oyununu da sahneden kaldırabildiğimizi gösterdik. bu suretle devletlerin, milletlerin, yekdiğeriyle münasebatında
şahısların, bâhusûs mensup olduğu devlet ve milletin zararına da olsa, şahsî vaziyet ve hayatlarından başka bir şey düşünemeyecek pespâyelerinehemmiyeti olamayacağı hakikat-i malûmesini teyid ettik.
'
son olarak da atatürk'ün elinde sigara bulunan meşhur fotoğrafı.. ya bir şeyi anlamaktan aciz insanlar gerçekten.. şekle takılmayı maalesef resmi bir politika olarak uygulamaktayız. biz diyoruz, fikir.. düşünce.. bilim.. insanlık.. bunlar diyor saç sakal türban sigara içki şu bu..biz diyoruz.. nitelik.. onlar hayır.. ille de nicelik.. en büyük en büyük.. en harika büyük.
ayrıca, mavi çatı yayınlarından çıkan nutuk da bildiğiniz üzere kültür bakanlığı logosunu taşıyan resmi izinle çıkan nutuk'tur.. dr'den rahatlıkla alabilirsiniz. buradan
yani özetle ortada bir yasaklama mevcuttur.. lokal düzeyde denenmiş fakat akim kalmıştır..fakat yine deneyeceklerdir.
yoruma ne hacet. ne desek boş. adım adım test ediyorlar cumhuriyetin tüm kurucu değerlerini.
buradan
zorunlu edit:
öncelikle meb'in açıklamasından gidelim: meb basın açıklamasında aşağıda yer alan ifadelerle olayı yalanlıyor:
1- ''bir sosyal medya hesabından "müdürlüğümüze ait resmi yazının üstü kapatılarak", "çamlıyayla'da ülkü ocakları tarafından gençlere dağıtılmak istenen nutuk kitabına mustafa kemal atatürk'ün gençlere kötü örnek olacak resmi ve sözleri nedeniyle izin verilmediği" şeklinde yapılan paylaşım kesinlikle gerçek dışıdır.''
bu yalanlamasından sonra hemen alt kısımda yalan dediği belgeyi alın orijinali bu diyerek yayınlıyor ki bu belge zaten sosyal medyada dolaşan belge.
meb'in yayımladığı belge:

açıklamada her alan diğer sorunlu kısım ise şöyle:
2-''...orijinalinden değiştirilmiş, gerçek nutuk'tan farklı olan, öğrencilerin gelişim seviyesine uygun olmayan söz konusu kitabın öğrencilere dağıtılmasına izin verilmesi....suç oluşturacağından kitabın dağıtılması komisyonumuzca uygun görülmemiştir.''
bu açıklamada da nutuk'un ''tahrif'' edildiği iddiası var..nutuk öncelikle kutsal kitap değildir. gerçek nutuk ifadesi bile başlı başına sorunludur. burada ''sadeleştirilmiş'' ifadesi daha doğru olurdu. öte yandan, varsayalım ki gerçek nutuk'tan farklı.. yani aslında vahdettin'e ya da osmanlı'ya karşı o ifadelerin kullanılmadığı mı anlatılmaya çalışılıyor meb tarafından? halbuki realite öyle mi tabii ki değil: yapıkredi yayınlarından ilk baskısı 2011 yılında çıkmış nutuk'un 597. sayfasından aynen aktarıyorum:
fi’l-hakika, her ne sebep ve suretle olursa olsun, vahideddin gibi hürriyet ve hayatını milleti içinde, tehlikede görebilecek
kadar âdi bir mahlûkun, bir dakika dahi olsa, bir milletin re’s-i kârında bulunduğunu düşünmek ne hazindir! şâyân-ı teşekkürdür ki bu alçak, mevrus saltanat makamından millet tarafından ıskat olunduktan sonra,
denâetini itmâm etmiş bulunuyor. türk milletinin bu takaddümü elbette, takdire lâyıktır. âciz, âdi his ve idrâkten mahrum bir mahlûk, kabul eden, herhangi bir ecnebinin himayesine girebilir, fakat böyle bir mahlûkun, bütün islâmların halifesi sıfatını hâiz bulunduğunu ifade etmek elbette muvâfık değildir. böyle bir telâkkinin doğru olabilmesi, evvel emirde, bütün islâm kitlelerinin esir olmaları şartına vâbestedir. halbuki cihanda hakikat, böyle midir? biz, türkler, bütün tarih-i hayatımızca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz! kıymetsiz hayatlarını iki buçuk gün fazla, sefilâne sürükleyebilmek için, her türlü mezelleti
mübâh gören halifeler oyununu da sahneden kaldırabildiğimizi gösterdik. bu suretle devletlerin, milletlerin, yekdiğeriyle münasebatında
şahısların, bâhusûs mensup olduğu devlet ve milletin zararına da olsa, şahsî vaziyet ve hayatlarından başka bir şey düşünemeyecek pespâyelerinehemmiyeti olamayacağı hakikat-i malûmesini teyid ettik.
son olarak da atatürk'ün elinde sigara bulunan meşhur fotoğrafı.. ya bir şeyi anlamaktan aciz insanlar gerçekten.. şekle takılmayı maalesef resmi bir politika olarak uygulamaktayız. biz diyoruz, fikir.. düşünce.. bilim.. insanlık.. bunlar diyor saç sakal türban sigara içki şu bu..biz diyoruz.. nitelik.. onlar hayır.. ille de nicelik.. en büyük en büyük.. en harika büyük.
ayrıca, mavi çatı yayınlarından çıkan nutuk da bildiğiniz üzere kültür bakanlığı logosunu taşıyan resmi izinle çıkan nutuk'tur.. dr'den rahatlıkla alabilirsiniz. buradan
yani özetle ortada bir yasaklama mevcuttur.. lokal düzeyde denenmiş fakat akim kalmıştır..fakat yine deneyeceklerdir.
devamını gör...
5.
ırak'ta 3 penisle doğan çocuk
4 olaydı en azından rabia filan yapardı. yazık olmuş.
devamını gör...
6.
kar yağarken oluşan sessizlik
kar yağışıyla birlikte karanlığı teslim alan o huzur verici sessizliktir. pek yakında gecenin bir yarısında yağmaya başlayacak kar tanelerini pencereyi biraz aralayıp seyre daldığımızda hepimiz çevredeki sessizliğe şahit olacağız. bu sessizliği kısaca kar tanelerinin ses dalgalarının önemli bir kısmını emebilme kapasitesine borçluyuz. bilindiği üzere kar taneleri altı köşeli gözenekli bir yapıya sahip, bu gözenekler sayesinde ses dalgalarını içine çekip daha sessiz bir ortamın yaratılmasını sağlıyor.
devamını gör...
8.
masumiyet karinesi
masumiyet ya da suçsuzluk karinesi (presumption of innocence) olarak bilinen bu ilke kökenini çoğu hukukçuya göre 1215 tarihli ünlü magna carta belgesinin 39. maddesinde tıklayer alan ''adil yargılanma ilkesi''nden(right to due process) almaktadır.
anılan ilke yine 26 ağustos 1789 tarihli ''fransız kişi ve vatandaş hakları bildirgesi''tıklamadde 9'da: ''her insan suçlu olduğuna karar verilinceye kadar masum sayıldığı için...''
avrupa insan hakları sözleşmesi (aihs) madde 6/2'de: tıkla ''bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır.''
ve t.c. anayasası'nın 38. maddesinde tıkla“suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
hukuk belgelerine girmesi her ne kadar uzun bir süreci gerektirse de bugün modern dünyada geniş uygulama alanı bulan bir ilkeden bahsediyoruz ''masumiyet karinesi'' ile. yukarıda yasa metinlerden alıntıyla ne olduğu zaten ortada olsa da en basit tanımı ''aksi %100 netlikte ispat edilene kadar suçsuzsundur arkadaş''tır. konu hukukun birçok alanında kendine yer bulsa da bugün ülkede en çok tartışıldığı alan ceza hukukudur. ceza hukukunda bir kişinin suçluluğu için kanaat, değerlendirme ya da hissettim oldu şeklinde bir anlayışın yeri yoktur. en azından teoride yoktur. kişinin suçluluğu en ufak bir şüpheye mahal bırakmayacak derecede ortada olması, her türlü akla mantığa uygun hukuki delille (delil serbestisi) ile ispatlanması gerekmektedir. özetle hedef ''maddi gerçeğe'' hukuka uygun şekilde ulaşmaktır. bu ilkenin olmaması durumunda özellikle otoriter yönetimlerde masum insanlar çeşitli araçlarla suçlu gibi yansıtılıp, toplum algısı ve sosyal medya baskısı ile şeytanlaştırılmakta maalesef cüppe giyse de adaleti sağlamakla sürgün edilmek arasında kalan hakimlerin kararıyla hayatlar zindanlarda yok edilmektedir.
konuyu ilerleyen zamanlarda daha çok duyacağımız için kısa kesiyorum.
anılan ilke yine 26 ağustos 1789 tarihli ''fransız kişi ve vatandaş hakları bildirgesi''tıklamadde 9'da: ''her insan suçlu olduğuna karar verilinceye kadar masum sayıldığı için...''
avrupa insan hakları sözleşmesi (aihs) madde 6/2'de: tıkla ''bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır.''
ve t.c. anayasası'nın 38. maddesinde tıkla“suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
hukuk belgelerine girmesi her ne kadar uzun bir süreci gerektirse de bugün modern dünyada geniş uygulama alanı bulan bir ilkeden bahsediyoruz ''masumiyet karinesi'' ile. yukarıda yasa metinlerden alıntıyla ne olduğu zaten ortada olsa da en basit tanımı ''aksi %100 netlikte ispat edilene kadar suçsuzsundur arkadaş''tır. konu hukukun birçok alanında kendine yer bulsa da bugün ülkede en çok tartışıldığı alan ceza hukukudur. ceza hukukunda bir kişinin suçluluğu için kanaat, değerlendirme ya da hissettim oldu şeklinde bir anlayışın yeri yoktur. en azından teoride yoktur. kişinin suçluluğu en ufak bir şüpheye mahal bırakmayacak derecede ortada olması, her türlü akla mantığa uygun hukuki delille (delil serbestisi) ile ispatlanması gerekmektedir. özetle hedef ''maddi gerçeğe'' hukuka uygun şekilde ulaşmaktır. bu ilkenin olmaması durumunda özellikle otoriter yönetimlerde masum insanlar çeşitli araçlarla suçlu gibi yansıtılıp, toplum algısı ve sosyal medya baskısı ile şeytanlaştırılmakta maalesef cüppe giyse de adaleti sağlamakla sürgün edilmek arasında kalan hakimlerin kararıyla hayatlar zindanlarda yok edilmektedir.
konuyu ilerleyen zamanlarda daha çok duyacağımız için kısa kesiyorum.
devamını gör...
9.
friends
her bölümünü 10 kez izledim dersem abartmış olmayacağım efsanevi dizi. izlemiş olanlar şu kısmı anımsayıp gülümseyeceklerdir:
devamını gör...
10.
aile bakanı'nın 23 nisan'da koltuğuna oturan çocuğa davranışı
sokakta el kadar bir çocuğu tekme tokat döven elini yüzünü kan içinde bırakan bir gözü dönmüşe nasıl sinir olunursa bu kadına da öyle sinir oldum bugün... elinden almak istedim o çikolata bile veremediği çocuğu, yüzünü gözünü silmek.. teskin etmek ağlamasını durdurmak istedim.. yok hayır sakın herkes böyle değil..aman ha çocuğum.. bak iyiler de var demek..daha minicik bir çocuğun acısından, mazlumiyetinden iğrenç dinsel tabularınızla yararlanmak, en iğrenç şekilde cılkını çıkarana değin sömürmek.. şu memlekette dine de dindara da saygı ve güven bırakmadınız.. ramazanmış.. sonra sözleşmişmiş.. çay içecekmiş.. riya her yanınız..tanrınız bizim tanrımız değil orasında netim.. ben allaha inanıyorum ama siz hangi tanrıya inanıyorsunuz hiç bilmiyorum..
tanım: bekarken aileden sorumlu bakanın davranışı.
tanım: bekarken aileden sorumlu bakanın davranışı.
devamını gör...
11.
ankara'da yaşayan normal sözlük yazarları buluşması
(bkz: kafa'da tanıştığı 100 erkeğe aynı gün, aynı saat ve aynı yerde randevu veren yazar)
ve muhtemel fotoğraf:
ve muhtemel fotoğraf:

devamını gör...
12.
hamile karısının karnını açarak poz veren adam
aynı pozu karımla verip burada paylaşacağım.
devamını gör...
13.
namaz
akepe döneminde milyonların terkettiği ibadettir. çevremde cumaya gidenler mevcuttu, onlar da son 4-5 yıldır gitmeyi bıraktı.
edit: milyonlar terketti yazdım, ilave olarak şunları eklemeliyim: yüzbinlerin de sırf makam, para, ihale amaçlı tanrı-lidere tapınmak için başladığı abdestsiz ifa edilen partisel aktivite.
edit: milyonlar terketti yazdım, ilave olarak şunları eklemeliyim: yüzbinlerin de sırf makam, para, ihale amaçlı tanrı-lidere tapınmak için başladığı abdestsiz ifa edilen partisel aktivite.
devamını gör...
14.
dahi anlamındaki de'yi ayrı yazamayan insan
yazar “direkt” yerine “direk” dediği için kalpleri fethetmekten uzak düşmüştür.
devamını gör...
15.
melih bulu
9 ekim 2019 tarihli bir twitinde şunu yazmıştır “bugün girişimcilik bir tecrübelerimi paylaştım üniversite öğrencileri ile. en ilgi gören öğüdüm “eğer iş fikrinizi annenize anlattığınızda anlıyorsa o işi yapmayın oldu.”
türkçe hataları bir yana, bu “hoca”nın annelere saygısı olmadığını ve cinsiyetçi bir yaklaşımı benimsediğini görüyoruz. ayrıca annelerin tamamına yönelik cehalet etiketi yapıştırması ve çağ dışı oldukları iması da not edilmeli.
twit görüntüsü için:
türkçe hataları bir yana, bu “hoca”nın annelere saygısı olmadığını ve cinsiyetçi bir yaklaşımı benimsediğini görüyoruz. ayrıca annelerin tamamına yönelik cehalet etiketi yapıştırması ve çağ dışı oldukları iması da not edilmeli.
twit görüntüsü için:

devamını gör...
16.
alevler arasından gelen hayvan çığlıkları
memleket bir ormansa akape rejimi bu memleketin başına bir şekilde gelmiş en büyük yangındır. sömüre sömüre, yozlaştıra yozlaştıra, hunharca, pervasızca memleketi harap etmiştir, etmektedir ve umarım daha fazla etmeyecektir.
devamını gör...
18.
yabancı el sendromu
ülkemizde pek rastlanmadığı bilinen, kişinin kendisini uykusunda sendromlu eli tarafından öldürülmek istenmesine kadar varabilecek tuhaf bir nörolojik sorun. konuyla ilgili bir video buradan
devamını gör...
20.
geceye nazım hikmet'ten bir şiir bırak
piraye’ye mektuplarından
sana tuhaf bir şey söyleyeyim mi ? ben seninle, sana dair yalnız şiir diliyle konuşabileceğim artık galiba!..
sana tuhaf bir şey söyleyeyim mi ? ben seninle, sana dair yalnız şiir diliyle konuşabileceğim artık galiba!..
devamını gör...