adelinam yazar profili

adelinam kapak fotoğrafı
adelinam profil fotoğrafı
rozet
kalbimiz seninle
karma: 1600 tanım: 33 başlık: 21 takipçi: 61

son tanımları


victoria dönemi edebiyatı

victoria dönemi hakkında
1832 reform hareketi ile orta sınıf, daha önce elde ettiği ekonomik durumu pekiştirmek ve bunu korumak için ihtiyaç duyduğu siyasi gücü elde etti. sanayi ve ticaret gelişti. orta sınıfın refahı artarken, kentsel işçi sınıfını oluşturmak için topraklarını bırakıp şehir hayatına atılan alt sınıflar daha da sefil bir hayat yaşadı. toplumsal değişimler o kadar hızlıydı ki, godwin ütopyacılığı fikri de bu değişimleri hızlandırarak, yeni ekonomik ve kentsel koşulları meşrulaştırmaya başladı.

[ genel bilgi edinmek için victoria dönemi ]

aslında godwin ütopyası, 1793 yılında william godwin tarafından yazılan, “political justice (siyasal adalet)” adlı kitapta bahsettiği ideal bir toplum düzeni fikriydi. kitap idealleri olanlara, ezilen insanlara, dindarlara ve zenginliğin içinde boğulanlara muazzam bir ütopya sunuyordu. kitap avrupa'da bir kitleyi rahatsız ederken diğer bir yandan orta ve alt sınıfı cesarete boğuyordu. ayaklanmalar oluyor, herkes toplum içindeki eşitsizliği eleştiriyordu. gündemde emek sömürüsü, işçi hakları ve köleliğin kaldırılması gibi ciddi konular vardı.

çağın entelektüelleri ve sanatçıları ise toplumdaki bu çatışmalara sessiz kalmadılar. bir kısmı için bolluk, diğer bir kısmı içinse bariz eşitsizlik anlamına gelen bu dönem, ingiltere’de charles dickens, thomas hardy, henry james, jane austen, bronte kardeşler, lewis carroll [ yazar hakkında daha fazla bilgi edinmek için #749783 ] gibi büyük yazarları ortaya çıkarttı.


victoria dönemi’nde romancılık
victoria dönemi, ingiliz romanının büyük bir çağıydı. çağdaş yaşamı tanımlamak ve orta sınıfı eğlendirmek için ideal bir form yakalanmıştı. yazılan romanlar gerçekçiydi ve bir sürü karaktere ev sahipliği yapıyorlardı. aynı zamanda hacim olarak da bir hayli uzun romanlardı.

charles dickens edebiyat camiasında bu dönemin en iyi yazarı kabul edilmekteydi. romanları dram, mizah ve sınırsız çeşitlilikteki karakterleri barındırıyordu. tüm sınıflar için kentsel yaşamın nasıl olduğunu tasvir ederken, hiçbir fikrini açıkça söylemekten de çekinmedi. “iki şehrin hikayesi”, “oliver twist”, “büyük umutlar” gibi bir sürü klasiği dünya edebiyatı'na kazandırdı.

görsel

diğer bir yazar lewis carroll adıyla yazan matematikçi charles lutwidge dodgson ise en bilinen çocuk klasiklerinden, alice harikalar diyarında (1865) ve kitabın ikincisi aynanın içinden (1871)‘i bu dönemde yazdı.

görsel


victoria dönemi'nde kadın romancılar
dönemde birçok ünlü kadın romancı da vardı. bronte kardeşlerden ilki olan emily bronte, yazdığı tek romanıyla ingiliz edebiyatının başyapıtlarından sayılabilecek “uğultulu tepeler”i bu dönemde ortaya çıkartmıştı.

görsel

kardeşlerden bir diğeri olan charlotte bronte ise döneme göre oldukça cesur ve ayakları yere basan ünlü romanı “jane eyre" i yazmıştı. kitap, victoria dönemi ingiltere’sinde farklı sınıftan gelen iki kişi arasındaki aşkı anlatmıştı. toplumda yaşanan dini baskıyı, sınıf ayrımını ve erkek üstünlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne seren roman aynı zamanda kadın özgürlüğüne, kadının haklarına sahip çıkan ilk romanlardan biri olarak kabul ediliyor. eser romantizm akımının en önemli örneklerinden biri.

görsel


victoria dönemi'nde şiir
viktorya şiiri nedir?
viktorya döneminde gerçekleşen sanayi devrimi, edebiyatta büyük bir etkiye sahipti. bilim ve teknolojinin etkisi bu dönemde yazılmış pek çok eserde görülebilir. romantik sanatçılardan farklı olarak, viktorya döneminde sanatçılar doğayı duygusal ve idealist bir ışıkla görmediler. onların doğa muamelesi daha gerçekçiydi ve çağın teknolojik icatlarından etkileniyordu. viktorya edebiyatının bu özellikleri çağın şiirine de yansımaktadır.

victoria döneminin önde gelen şairi lord alfred tennyson'dı. genel olarak konusu romantizm olan şiirler kaleme almış olsa da onları bolca melankoliyle harmanlamıştı. tüm bunlara ek olarak şiirlerinde sosyal belirsizlik ve dini şüphe de hissedilebiliyordu. diğer ünlü şairlerden robert browning ve karısı elizabeth barrett browning’de victoria döneminde kendilerine hatırı sayılır bir yer edinmişlerdi. daha geri planda durmaya çalışsa da elizabeth'in şiirleri kocasına göre çok daha popülerdi. robert browning ise daha çok dramatik monologları ile hatırlanan bir şairdi.

| bilgi içerikli tanım olduğu için tabii ki kaynağa ihtiyaç duyulmuştur. "alıntı" olduğu anlamına gelmez. |
kaynakça:
- vikipedi
- iyi ki görmüşüm ( https://iyikigormusum.com/victoria-donemi-edebiyati )
- betweenmates ( https://tr.weblogographic.com/difference-between-romantic-and-victorian-poetry-9922 )

daha ayrıntılı bilgi edinmek için:
-atauni.edu.tr/yuklemeler/dd...
devamını gör...

günaydın sözlük

günaydın yandaşlar, yeni haftanın ilk saatlerinde mutluluk yaymak için çevrimiçi olan bütün yazarların en az bir tanımını beğendim.
iyi ki yapmışım yaparken çok güzel tanımlar okudum ve yeni yazar-lar tanıma şerefine ulaşmış oldum. hem -dürüst olmak gerekirse- daha az sıkıldım.*
umarım bu hafta; verimli, musmutlu, heyecanlı... geçer.
günaydın sözlük!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!*
görsel
karikatür ararken bunu buldum ve aklıma likefresh'in #857725 numaralı tanımı geldi.
devamını gör...

aynaya konuşmak

aklıma,
steve jobs'un
"geçen 33 sene boyunca her sabah aynaya baktım ve kendime: eğer bugün hayatımın son günü olsaydı, bugün yapmak üzere olduğum şeyi yapar mıydım?' diye sordum ve birkaç gün üst üste cevap hayır olduğunda bir şeylerin değişmesi gerektiğini anladım." ve
charli chaplin'in
"ayna benim en iyi arkadaşımdır.çünkü ben ağladığımda o asla gülmez."
sözlerini hatırlatan başlıktır.
~aynalar bizim dış görünüşümüzü gösterir. biz bakarken aklımıza gelen düşünceler ise içimizdeki gerçekliği.*. *

edit: anlam bozukluğu.
devamını gör...

günün şiiri

yalnızlık
1
yalnız kaldınız sanırsınız,
biliyorum.
yalnız bırakılmışsınız,
biliyorum
ötesi yok.
2
ötesi var:
yalnızlık
müziğin bile seni dinlemesidir.
yalnızlık
insanın kendine mektup yazması
ve dönüp-dönüp onu okuması
yalnızlığın da ötesidir.
özdemir asaf
devamını gör...

unutulmayan kitap başlangıç cümleleri

"bugün anne öldü. belki de dün, bilmiyorum. bakımevinden bir telgraf aldım:'anneniz vefat etti. cenaze yarın. saygılar.' bundan bir şey anlaşılmıyor. belki dün ölmüştür."
görsel

"privet drive dört numarada oturan mr ve mrs dursley, son derece normal olduklarını söylemekten gurur duyarlardı, sağ olun efendim.garip ya da gizemli işlere bulaşacak son kişilerdi, böyle saçmalıklara kafa yormazlardı çünkü."
görsel

"beth annesinin ölümünü elinden klipsli not levhası tutan bir kadından öğrendi. ertesi gün herald-leader'da fotoğrafı çıktı.maplewood yolundaki gri evin sundurmasında çekilmiş fotoğrafta beth sade, pamuklu bir elbiseyle görünüyordu daha o zamandan gösterişsizdi."
görsel

" yarın sabah öleceğim.
en azından engizisyoncular hücremde beni ziyaret ettiklerinde bana bunu söylüyorlar.haftalardır buradayım...bunu, yalnızca önüme getirilen öğünleri saydığım için biliyorum.
bir gün.iki gün.
dört gün.bir hafta.
iki hafta.
üç hafta.
bundan sonra saymayı bıraktım."
~adelina *
görsel
devamını gör...

yazarlardan kaliteli film tavsiyesi

müzikal film olarak:
-la la land
görsel

-the greatest showman
görsel


kitaplardan uyarlanan filmler:
-the great gatsby
görsel

-the book thief
görsel

-little women
görsel

-heidi
görsel

-the boy in the striped pajamas
görsel

- cruella (101 dalmaçyalı'dan)
görsel



düşündürücü filmler:
-tenet
görsel

-inception
görsel

-the help
görsel


eğlenceli, sıradan filmler:
-speed
görsel

-pretty woman
görsel

-crazy, stupid love
görsel

-easy "a"
görsel


türk filmleri:
-iki dil bir bavul
görsel

-ayla
görsel

-müslüm
görsel


biyografi ya da gerçekçi filmler:
-the theory of everything (stephen hawking'in hayatı)
görsel

-marriage story
görsel

-the ıntouchables
görsel


edit: film seçiminde afişlerin de etkileri olduğu için afişlerle bu tanım desteklenmiştir.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının uçmaya çok meraklı olması

aynen böyle uçucaz~

x kuşağı da arkamızdan su dökmek için bekler artık.
devamını gör...

y kuşağı sözlükten uçurulsun kampanyası

yaşça büyük ama zihnen büyük olmayan insanlar tarafından açılan (bkz: z kuşağı sözlükten uçurulsun kampanyası) başlığına tepki olarak açılmıştır.
akıl yaşta değil baştadır(.)

son edit: 19.06.2021 tarihinde, tanımıma gelen bir mesaj üzerine ekleme yapmak istedim. bu açmış olduğum başlık ve altına yazmış olduğum tanım, "kuşaklar"ı birbirine düşürmek ya da dışlamak değildir. buradaki amacım böyle bir konuyu amaç edinen insanlara tepkimi göstermekti.
hiçbir şekilde herhangi bir kuşağa öfke duymuyorum ve duymayacağım.

ilk edit:

insanlar büyüdükçe ve yaşı geçtikçe yalnızca boyu uzar ve organları büyür. ancak akıl doğuştan gelen haliyle kalır ve diğer organlar gibi büyümez. bu yüzden pek çok genç saçı başı ağırmış insanlardan çok daha akıllı ve mantıklı konuşabilmektedir. böyle bir durumu dile getirebilmek adına ise akıl yaşta değil baştadır atasözü kullanılmaktadır.
devamını gör...

888888. tanım

bendeniz tarafından kapılan #888888 numaralı tanımdır. *)
devamını gör...

bir günlüğüne karşı cins olunsa yapılacaklar

lucius malfoy ya da police academy'deki teğmen harris gibi bastonla gezmek isterdim.bir de üstümde tenet ya da kingsman'deki gibi havalı takım elbise.kızlara da göz kırpmak falan...*bastonu havalı havalı kolumun altına koyup kafasını silmek,kızların yollarını onunla kesmek...*
devamını gör...

az bilinen güzel isimler

elis - güzel kokan çiçek.
"anlatılara göre elis çiçeği, nadir yetişen, özel bir çiçektir. ismin bu anlamından hareketle elis, çok güzel kadın manasında kullanılmaktadır."
devamını gör...

kendine başkasının gözünden bakmak

kendine özgüveni olmayan biri olaraktan çok yaptığım duygusal eylemdir.
devamını gör...

normal sözlük mayıs devrimi

ben çok sevdim ve yeni halini kullanmak için çok heyecanlıyım.
devamını gör...

sonu gelmeyen şeyler

pandemi.
devamını gör...

tam kapanmada vatandaşa verilecek destekler

bir kutu daha zedprex var.
devamını gör...

sözlükte kaliteli insan yok diyen insanlar

herkes tarafından bilinen ve çokça kullanılan konu. herkes bu konuyu açar ama hiç bir mantıklı harekette bulunmaz. gereksiz tanımlara bakaraktan kendi türden yazarları gördükçe içlerini ferahlatırlar. bendeniz buraya geldiğimde, "burada herkes boş yapıyor", "bi' faydalı tanım yok" gibisinden cümleler havada uçuşuyordu. dedim o kişi ben olayım madem. gereksiz tanımlardan kaçındım. insan olduğum için var, affınıza sığınırım. şimdi düşündüm de benim 30 dk* vakit ayırdığım tanımlarım fayda sağlamıyorsa, insanlar başkalarının düşüncelerini aşağılar nitelikte cevaplar yazıyorsa ben niye buradayım?

bakın şimdi buna da "kendin ol bak ben böyleyim", "tutan yok", "derdini seveyim", "diyene bak" vb. şeyler derler. (yazılanlar tabii daha kapsamlı heves kırıcı, kısa kestim.) sözlük deyince insan daha farklı bir ortam bekliyor. ve bu kadar insan arasında sözde mantıklı insan arayışı içinde olan yazarlar nerdesiniz?

umarım böyle düşünen tek kişi değilimdir.
sevgiler, saygılar sevgili kafa sözlük.
devamını gör...

büyük yazarlardan küçük bilgiler

ikinci konuğumuz leo tolstoy.
varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen tolstoy (dördüncü göbekten kuzeni aleksandr puşkin'di) öğretmenleri tarafından "öğrenmeye ne kabiliyeti, ne de hevesi olan biri" diye tanımlanan, umarsız bir öğrenciydi. vaktinin büyük çoğunluğunu kumar oynayarak ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları kaparak geçirdi. tolstoy henüz yirmili yaşlarında birkaç önemli eser üretmiş, bir tür itirafa dayalı ve sonu açık otobiyografi olarak gördüğü kalın güncesinde hatalarını kataloglamıştı.
tolstoy ölümden çok korkar ve uykularından kan ter içerisinde kalkardı. kardeşi nicholas'ın 1860'daki vefatı tolstoy'a bir kez daha kendi ölümlüğünü hatırlattı. henüz otuzlu yaşlarında olan yazar, evlenip yerleşmek ve normal bir hayat sürdürmek için fazla yaşlı ve çirkin olduğuna kanaat getirmişti. bir doktor kızı olan alımlı sofia andreyevna ('sonya') behrs 1862'de onunla evlenmeye razı olunca hayrete düştü.
o dönemde tolstoy 13 çocuk sahibi oldu. ve şaheserleri "savaş ve barış" ile "anna karenina"yı yazdı. bu romanlar ona şöhret verdikçe aynı zamanda hayatının erdemli olmadığı yönündeki düşüncesini pekiştirmiş oldu. ruhsal bir bunalıma girdi ve sağlık sorunları kötüleşti. tolstoy'un "çelik gibi kaslara ama ayılıp bayılan bir kadının sinirlerine sahip olduğu" söylenirdi. romatizma, bağırsak yangısı, diş ağrısı, bayılma nöbetleri, ısıtma hastalığı, toplardamar yangısı ve tifo hastalıklar geçirdi.
kendini hristiyan anarşizmi hayatına adadı. tolstoy tüm sıkıntılarının gerçek nedenini bildiğine inanıyordu. "benim hastalığım sonya" demişti bir defasında. karısı sonya çocuk ordusu doğurup yetiştirdiği ve "savaş ve barışı" tam yedi defa elle temize çektiği halde, dalgınlığı giderek artan bu kutsal adama rahatsızlık vermekten öteye gidememişti.
sonya kocasının koyu hristiyan spiritüalizminden bunalmış, tolstoy'un çuvalla önüne genele para dağıtmaya başlamasıyla tepesi iyice atmıştı. bardağı taşıran son damla ise çertkov isimli bir beleşçinin, eli ayağı titreyen tolstoy'u tüm servetini kendine bırakmaya ikna etmesi oldu. sabrı iyice taşan sonya, kocasını opera dürbünüyle gözetlemeye başladı. yazar evliliği bitirmeyi önerdiğinde sonya onu intiharla tehdit etti. tolstoy en sonunda karısının gizlice günlüğüne baktığını öğrendi. artık canına tak etmişti. gecenin bir yarısı sessizce evden çıktı ve geride karısına kırk sekiz yıllık evliliklerine karşı bir teşekkür notu bıraktı. bu olayı "benim yaşımdaki insanların sıkça yaptıkları bir şeyi yapıyorum, son günlerimi tek başıma ve sukunet içinde geçirebilmek için dünyadan vazgeçiyorum." diyerekten özetledi.
ne yazık ki o son günler, dondurucu bir tren istasyonunda geçti ve yazar ateşler içinde ve soğuktan titriyerek yere devrildi. şuurunu kaybetmiş ve sakalı donmuş tolstoy 20 kasım 1910'da istasyon şefinin bürosunda yere yığılarak vefat etti.
*tolstoy, moğol savaşcının*soyundan geliyordu.
*tolstoy'un jüri üyelerinin birini ifadesi ile "medeniyetin tüm formlarına karşı dar görüşlü sardırganlığı" gerekçesiyle nobel ödülünü hiç kazanamadı. neyse ki tolstoy bu konuda yalnız değildi. henrik ıbsen ve emile zola da benzeri nedenlerle ödüle layık görülmemişti.
*otuz dört yaşındaki tolstoy düğün gecesinde on sekiz yaşındaki yeni gelini, dişi hizmetkarlar da dahil diğer kadınlarla olan cinsel maceralarını ayrıntısıyla anlattığı günceyi okumaya zorladı. besbelli yazarın açıklık ve dürüstlük anlayışı buydu ama sonya'ya göre bu bilgiler gereğinden fazlaydı. sonya ertesi gün kendi güncesine böylesi bir 'iğrençliğe' maruz kalmaktan dolayı duyduğu tiksintiği yazdı.
*tolstoy'un dine dönmesi ve kırdığı insanlardan (uzun bir liste) özür dilemiştir.
*tolstoy ilk kütl yazarlardan biriydi.(kült-tapınma, tapma )
*tolstoy'un sanıldığının aksine "ölüm gölgeli vadide bile iki artı iki altı etmez." sözü son kurduğu cümle değildi. tolstoy'un gerçek son sözleri daha etkileyici olmasa da daha şifreliydi "peki ama ya köylüler...köylüler nasıl ölür?"
*tolstoy tüm spiritüelliğine karşın son derece soğuk biri olabiliyordu. öz kardeşi dmitri'yi yatağında ölüme terk etmiş hatta ahlaksız bir yaşam sürerek tanrı'ya sırt çevirdiği için gidip ona bakmayı reddetmişti. sonraları şunu yazdı: "doğrusu onun ölümüyle ilgili beni en çok rahatsız eden şey sarayda davetli olduğum bir gösteriye gitmemi engellemiş olmasıydı."
kaynak: "büyük yazarların gizli hayatları" kitabı.
devamını gör...

bugün okuduğunuz en güzel cümle

arzularını yeneni, düşmanlarını fetheden kişiden daha cesur sayıyorum; zira en zor zafer kendi üzerinedir.
-aristotle
devamını gör...

hayat felsefeniz olan sözler

-şimdi değilse, ne zaman?
-ben değilsem, kim?
-korkmasaydım, ne yapardım?
kararsız kaldığımda beni kurtaran sorular.
devamını gör...

liseli yazarlara öneriler

tanım: yaşça ve zihnen büyük yazarların, liseli gençlere hayat veya okul üzerine verecekleri tavsiyeleri bir araya getiren başlıktır.
devamını gör...
devamı...

Normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan yardım başlıkları puan tablosu sıkça sorulan sorular istatistikler iletişim