bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu.
hep böyle mi bu?
bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...
kafatasımın içini, bir küçük huzur adına
aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden!
paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben.
oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.
niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına
niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?
"öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.

nilgün marmara
devamını gör...
ayağı kırık bir at gibi topallıyordum ortasında hayatımın
ve tüfeğin icadına asırlar vardı"

reşid çayovan
devamını gör...

aşklar mı / ı
aşklar mı diyordun, anladım
senin incindiğin benimse
yollara düştüğümdür yeniden

aşklar mı / ıı
biten bir aşk için
söylenecek söz şu olmalı:
- güzeldi yine de

aşklar mı / ııı
hiç kimse bir aşkı
onarmaya kalkmasın
kaybedilmeye değer
en güzel anında bitirilmişse eğer
devamını gör...
anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiçbir otobüs durağı kalmasın
biz yürüyelim kent güzelleşsin

gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen
biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karartma biter

akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri
bir arkadaş evine uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun

biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi
belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur

tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar
anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın

biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen
devamını gör...

yerin seni çektiği kadar ağırsın
kanatların çırpındığı kadar hafif..
kalbinin attığı kadar canlısın
gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
sevdiklerin kadar iyisin
nefret ettiklerin kadar kötü..
ne renk olursa olsun kaşın gözün
karşındakinin gördüğüdür rengin..
yaşadıklarını kâr sayma:
yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

ne kadar yaşarsan yaşa,
sevdiğin kadardır ömrün..
gülebildiğin kadar mutlusun
üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
sakın bitti sanma her şeyi,

sevdiğin kadar sevileceksin.
güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
bir gün yalan söyleyeceksen eğer
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

işte budur hayat!
işte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın
bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
çiçek sulandığı kadar güzeldir
kuşlar ötebildiği kadar sevimli
bebek ağladığı kadar bebektir
ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
sevdiğin kadar sevilirsin...
-can yücel
devamını gör...

yüreğim gövdeme sığmıyor
gövdem odama
odam evime sığmıyor
evim dünyaya
dünyam evrene sığmıyor
patlayacağım

acımın acısından susmuşum
ki suskunluğum göklere sığmıyor
böyle bir acıyı kimlere nasıl anlatacağım
gönül dar geliyor sevgime
kafam beynime
ah şakaklarım
çatlayacağım
anladım artık anladım
kimselere anlatamayacağım
devamını gör...

vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen' e
vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız komak var, o koyuyor adama
devamını gör...

hangi mahallede imam yok,
ben orada öleceğim.
kimse görmesin ne kadar güzel,
ayaklarım, saçlarım ve her şeyim.

ölüler namına, azade ve temiz,
meçhul denizlerde balık;
müslüman değil miyim, haşa,
fakat istemiyorum, kalabalık.
beyaz kefenler giydirmesinler,
sızlamasın karanlığım havada.
omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım,
ki bütün azalarım hülyada.

hiçbir dua yerine getiremez,
benim kainatlardan uzaklığımı.
yıkamasınlar vücudumu, yıkamasınlar,
çılgınca seviyorum sıcaklığımı...
devamını gör...
yürüyorum
azarlanıyorum fışkıran başaklarla
iki bomba gibi taşıyorum koltuğumdaki bir çift somunu
hurdahaş bir sancıyla geçiyorum badem çiçekleri altından
gözlerim nemli değil
gözlerim namlu.
ismet özel-aynı adam
devamını gör...
gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;
ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
gölgemin peşinden yürür giderim.

n.f.k
devamını gör...
intihar

kimse duymadan ölmeliyim
ağzımın kenarında
bir parça kan bulunmalı.
beni tanımayanlar
"mutlak birini seviyordu" demeliler.
tanıyanlarsa, "zavallı, demeli,
çok sefalet çekti.."
fakat hakiki sebep
bunlardan hiçbirisi olmamalı.

13 nisan doğum yıl dönümüydü orhan veli’nin bu muhteşem şiiri ile anmış olalım büyük ustayı.
devamını gör...

ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
toprağa beraber dalacağız.
ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
ben
daha ölümü düşünmüyorum.
ben daha bir çocuk doğuracağım.
hayat taşıyor içimden.
kaynıyor kanım.
yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
ama ölüm de korkutmuyor beni.
yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
içimden bir şey :
belki diyor.
devamını gör...
rengini kaybetmiş umutlarım
siyahı ölümün
ya da beyazı yalnızlığın.
her zerresi katran kara
her zerresi zehir zemberek
avucunda sonbaharın...

dökülür yaprak yaprak
dökülür sevmelerim
her gönül bir istasyon
bekler bekler geçerim.
sen bakma yüz astığıma
sen aldırma güzelim
şimdi değil belki amma
ben ölünce gülerim.

-fıstıklıbörek-
devamını gör...
kapının ansızın çalışı gibi
akrebin ateş' e yanışı gibi
kendime cevapsız soru sormuşum
kaybolup giderken fırtınalarda
kendimce bir ıssız ada bulmuşum
farketmeden, farketmeden

farketmeden senin olmuşum..
devamını gör...

ne zaman bize derler:
yaşamakta bir artış var,

demek istemezler kadınların
genişledi bedenleri.

demek istemezler boyu uzun
ağaçların bulutlardan.

yolculuk edilebilir
demek istemezler
birazcık bir çiçekte.

sevişenler her gün sabahtan
akşama dek sarmaş dolaş
demek istemezler.

demek isterler ki düpedüz
zorlaşmada gittikçe
insanca yaşamak.
devamını gör...
beni sevindirdiğinde
bazen düşünürüm:
şimdi ölüversem
mutlu kalırım
sonsuza kadar.

bertolt brecht
devamını gör...
gün günden odamın şeklini alıyorum
işliyorum bu iniltili varlığı yeniden
kimbilir, duyuyorum yazgısını belki de
kuru bir dal parçasını içinden yiye yiye
dal olan bir böceğin
o garip yazgısını

ne ölüme benzer ne ölümsüzlüğe.
(bkz: edip cansever)(bkz: oda)
devamını gör...
seni saklayacağım

seni saklayacağım inan
yazdıklarımda, çizdiklerimde
şarkılarımda, sözlerimde.

sen kalacaksın kimse bilmeyecek
ve kimseler görmeyecek seni,
yaşayacaksın gözlerimde.

sen göreceksin duyacaksın
parıldayan bir sevi sıcaklığı,
uyuyacak, uyanacaksın.

bakacaksın, benzemiyor
gelen günler geçenlere,
dalacaksın.

bir seviyi anlamak
bir yaşam harcamaktır,
harcayacaksın.

seni yaşayacağım, anlatılmaz,
yaşayacağım gözlerimde;
gözlerimde saklayacağım.

bir gün, tam anlatmaya...
bakacaksın,
gözlerimi kapayacağım...
anlayacaksın.

-özdemir asaf.
devamını gör...
türkçeye çevirip bozmak istemedim.

the red rose whispers of passion,
and the white rose breathes of love;
o, the red rose is a falcon,
and the white rose is a dove.

but ı send you a cream-white rosebud
with a flush on its petal tips;
for the love that is purest and sweetest
has a kiss of desire on the lips.

john boyle o'reilly
devamını gör...
duydum ki bana darılmışsın
üzme beni arkadaşımsın
langur lungur tarhana bulgur
bana gönül koyma çay koy
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"günün şiiri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim