antrasit yazar profili

antrasit kapak fotoğrafı
antrasit profil fotoğrafı
rozet
karma: 3684 tanım: 780 başlık: 159 takipçi: 32
Saadet zamanı; avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben. Endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben. Bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben. Sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden.

son tanımları | başucu eserleri


palus cumhuriyeti

palus latince'de bataklık anlamına gelmekteymiş. kaynak google. hayali bir ülke. bu ülkeyi derin düşünerek ben uydurdum. herhangi bir ülke ile benzerlikleri rastlantısaldır.
dürüst ve liyakat sahibi vatandaşlar: normal sözlük yazarları
diğer vatandaşlar: diğer interaktif sözlük yazarları
palus cumhuriyeti'nin kalbi, çamurlu ve kirliydi. siyaset, ekonomi ve toplumun her alanında yolsuzluk ve adaletsizlik hakimdi.siyasi iktidar, sadece zenginlerin ve güçlülerin yanındaydı. adalet sistemi ise tamamen çökmüştü. halk, bu durum karşısında çaresiz hissediyordu. sesini çıkaranlar ya susturuluyor ya da sürgüne gönderiliyordu.
palus cumhuriyeti'nde dürüstlük ve liyakat gibi kavramlar sadece masallarda anlatılan hikayelerden ibaretti. siyasetçiler, bürokratlar ve iş adamları, birbirleriyle iç içe geçmiş bir ağ oluşturmuşlardı. bu ağda yükselmek için en önemli şart, kurallara uymak değil, sisteme uymaktı. yolsuzluk, rüşvet ve torpil, başarı için kaçınılmaz adımlardı. palus cumhuriyeti'nde yaşamak, çamurlu bir suda yüzmeye benziyordu.
palus cumhuriyeti'nde siyasal iktidarı eleştiren muhalefet partileri de, iktidar partisi kadar çamurlu suyun bir parçasıydı. güçlü ve sermayedarların desteğini alan bu partiler, iktidara gelme hayaliyle halkın umutlarını sömürüyordu. ancak, iktidara geldiklerinde de aynı sistemin devamı niteliğinde bir yönetim sergiliyorlardı. parti ayırt etmeksizin, hepsi torpil ve çifte standart uygulamalarına devam ediyordu. muhalefetin de iktidarın da asıl amacı, koltuklarını korumak ve kendi çıkarlarını maksimize etmekti. halkın sorunları ise hep arka planda kalıyordu. bu durum, palus cumhuriyeti halkında derin bir yabancılaşma ve umutsuzluk yaratıyordu.
halk, derin ideolojik yaralarla parçalanmıştı. ortak paydaları giderek azalırken, birbirlerine düşman kesilmişlerdi. dürüst ve ülkesini düşünen bir kesim olsa da, diğer kesim iktidar-muhalefet ayrımcılığını körüklemeye devam ediyordu. liyakat sahibi ve dürüst insanlar, ideolojik kavgaların gölgesinde kalırken, insanların kutuplaşması önlenemez hale gelmişti. değerlere saygı kültürü de hızla erozyona uğruyordu.
ülkenin toprak bütünlüğünü tehdit eden silahlı örgütler ise bu kargaşadan faydalanarak güçleniyordu.
palus cumhuriyeti böyle bir devlettir işte.
devamını gör...

yapay genel zeka

şirketlerin ürettiği zeka ile devletlerin entegre olmasıdır. kodlama, yazılım bu konulara vakıf olmadığım için kısaca şöyle. kuantum bilgisayarları kullanılarak big dataların daha çetrefilli islenmesidir.(yazılımcı arkadaşlar aydınlatır)
ülkelerde iç karışıklık çıkartma, toplumda kamuoyu oluşturma gibi birçok ülkeye digital medyalar ile algılar yapılarak kendi alehlerine tepki vermemelerini sağlamak amacını içerir.
yapay genel zeka ile algı savaşları psikolojik savaşlar daha kolay yapılmaya başlayacaktır.
örnek: telegramin kurucusunun fransa'da tutuklanması. telegram verilerinin istenmesidir.
tiktok'un abd de yasaklanmaya çalışılması.
bunların hepsi veri savaşlarıdır. geleceğe yönelik verilerin kullanılmasını amaçlar.
büyük veri tabanını kullanır.
büyük veri tabanı ile olma ihtimali yüksek suçları öngörebilmeyi sağlar. herhangi bir sokakta kac tane kaza-hırsızlık-uyusturucu kaçakçılığı gibi birçok şeyin öngörülerek önüne geçilmesi düşünülüyor.
çin 20 önce veri girişlerini yapmaya başladı.
abd hisdistan'da ki yazılımcı gençleri de son (10 yıldır) kendi ülkesine çekiyor.
ileride artık her ülkenin bağımsız kararlar verebilmesi için kendi internet uygulamalarını yapması gerekir.
kendi verilerini koruması gerekir.
devamını gör...

azerbaycan ve türkiye dost değil kan kardeşidir

evet kandaştır. rusya ve iran, ermenistan'ı iki devletin arasına dikmeseydi o zaman görürdük herkesi.
rusya'nın ya da iran'ın azerileri sevmemesi(bkz: çokta şeyimde) (bkz: türk olup pkk'ya destek veren yok mu) vardır.
azerbaycan türkiye'nin kardeş ülkesidir. azerbaycan'ın doğu da güçlü olması demek. iran'da türklerin güçlü olması demektir.
bu da pkk'nın-israilin-ermenistanın-abdnin bu bölgelerde gücünü zayıflatacaktır. güçlü bir azerbaycan güçlü bir türkiye pkk yapılanmasının önünde ezici bir güç olacaktır.
ayrıca pkk teror örgütünün 2000'li yılların başında 3'te 2si müslüman olmayan kesimdir. (bkz: özel harekat raporları) pkk ve azerbaycan'ı iliskilendirenler. pkk ile emperyalistleri ya da pkk ile ermenileri ilişkilendirmek istemezler. çünkü bu topraklarda eskisi gibi türk hakimiyetini istemezler.
ermenilerin destekleri aşikardır
dağlık karabağa giden pkk
bu topraklarda barış ve istikrarı sağlayacak sadece türklerdir. bunun haricinde hiç kimse sağlayamaz.
onun için de güçlü bir türkiye güçlü bir azerbaycan gerekerir.
devamını gör...

erkeklerin ilgi manyağı olması

benim nazarımda çok gerçek olan bir durum var. yeni fikirlere açığım tabii, düşüncemi temellendirmek için açıklıyorum. sözlüğümüzün kadın yazarlarına söylüyorum:

1)geçmişte ya da şimdiki bütün ilişkilerinizi düşünün. erkeklerin %90'ının bir dönem sizi rehabilitasyon merkezi gibi kullandığını fark edeceksiniz, ya da hala siz rehabilitasyon merkeziymişsiniz gibi davranmaya devam ediyorlardır. hep bir ajitasyon, hep bir keder değil mi? ne kadar sert olsa da elbet bir yerde kederlenip size açılıyor. erkeklerin böyle yapmasının en büyük sebebi hep ilgi manyağı olmasından kaynaklanıyor.

2)mesela çoğu fotoğrafa bakın, hep erkek bir koltuğa oturur, etrafında bir ya da bir çok kadın vardır. şimdi oradaki erkek gücü simgeliyor zart zurt dersiniz. alakası yok. biz erkekler öyle fotoğraflara baktığımızda içimizden 'vay be! adam ne kadar da güzel gücü simgeliyor!' gibi cümleler kurmayız. erkekler olarak şunu deriz: 'ulan adama kadın nasıl ilgi gösteriyor' .ya da 'kadının ona cilveli bir bakış atması' gibi bir çok portre vardır, film sahnesi vardır. çünkü erkekler o güzel bakışın ona ait olmasını ister, yalnız ona gösterilen bir ilgi ister. bunların hepsi erkeklerin ilgi manyağı olmalarından kaynaklanır.

3)bakın burası çok önemli, erkeklerde bir şey vardır. erkeklerin %97'si ilişkisi olduğu kadınlarda anne şefkatini, anne sevgisini arar. tabii bunu bulamaz (istisnalar kaideyi bozmaz), bu var ya işte bu erkekleri bitiren şeydir. neden mi? çünkü erkekler ilgi manyağıdır. karşısındakinde anne sevgisi ve şefkati arayıp bulamayınca 'bu kadın beni çok sevmiyor' gibi triplere girerler. düşünün bir...
bu konu çok uzar, açıklarım bir gün.

4)gelelim övgüye. bir kere erkeklerin %90'ı övülmek ister. her konuda ama her konuda övülmeyi çok ister. mesela erkek ortamında bir erkek kendi saçındaki beyaz bir tel kılın duruş şeklini övebilir. kendi saçındaki beyaz bir tel saçını öven insana ilgi manyağı diyelim değil mi? bu absürt örneğin yerine her şeyi koyabilirsiniz.

5)devamını yazmaya üşendim, sonra devam ederim...
devamını gör...

bir kız yazara nasıl yürünülür sorunsalı

#3193483 misal bu şekilde çocuksu şeyler yazmayın itici gelir.
(bkz: sözlükteki meriç erkekleri) meriçlik şartlarını taşımanız yeterli olacak.
1) egeli gözükün. nasıl mı?
örnek: (bkz: höşmerim) başlığı açın.
2) kendi kariyerinizin ne kadar iyi olduğunu ispatlayın? bunu yaparken insanların gözüne sokmayın. nasıl mı yapacaksınız çok basit
örnek: bilgisayar mühendisisin düzgün bir maaşın mı var?
başlıklarda 2-3 tane bilgisayar kodlarla alakalı kimsenin bilmediği sizin bileceğiniz ama herkesin öğrenirse şaşıracağı konu da başlık açın.
sonra ofis ortamından iki foto atın başka başlıkta bu kadar.
3)kendinizi olduğunuz gibi gösterin çünkü gerçek hayatta faka basmayın.
4)insanlar samimi olanı sever onun için samimi olun.
5) meriç erkeği kategorisindeki özellikleri taşıyıp 2.-3.-4. maddeleri gerçekleştirdikten sonra her şey çok daha kolay olacaktır.
gitmeden güzel bir şey daha sözlükteki yazarların elleri başlığı açılmış. elleriniz güzelse koyun derim çünkü kadınlar tipten çok ellere dikkat eder.
iyi sözlükler *))
devamını gör...

aşar vergisi

#3194969 cevaben
eski türkçe ile öşür. devletin bundan vazgeçmesi ciddi bir sermayeden vazgeçmesi anlamına gelir. aşar vergisi 1900lu yılların başında osmanlı devletinin vergilerden elde ettiği gelirin %50sini oluşturur. devlet köylülerin ve kendi çıkarı için kaldırmıştır.bu sayede köylüler rahat bir nefes alacak aynı zamanda tarımsal üretimin artacaktır.
şevket pamuk türkiye’nin 200 yıllık iktisadı tarihi kitabında şu perspektifte söz eder. 1920’lerde ortada bir sermaye yok savaştan yeni çıkmış bir türkiye var. savaş döneminde çifçilerin mallarının gitmesi, toprakların yakılması onlardan ne vergisi alacağız ki? onun için çifçileri kendi haline bırakıp belinin doğrulmasını sağlamaktır. bu sayede çifçileri ağaların eline düşürülmemesi amaçlanır.
osmanlı devletinin son döneminde çifçilerden 100 de 10 vergi almasıdır. 1923 yılında 1.izmir iktisat kongresinde alınan kararların sonucunda 1925 yılında kaldırılmıştır.
bu verginin kaldırılmasıyla köylülerin vergi ödeyip üretim yapmaları için ağalardan kredi almasının önüne geçilmesi sağlanmıştır. köylüleri ağalara muhtaç etmeme kapsamında yapılmıştır.
1925 yılında kaldırılan aşar vergisinin yerine yani ürettiğin malın yüzde 10’nunu devlete vermek yerine yol mükellefiyeti(yol vergisi) kanunu değiştirilerek mükellefiyetler 6 iş gününene çıkarılmıştır.
yani her hanedan her yetişkin kişi devletin yapmaya çalıştığı yol inşaatlarında 6 gün boyunca ücretsiz çalışacaktır. bir ailede 3 yetişkin varsa 3’ü de 6 gün boyunca yol inşaatında ücretsiz çalışacaktır.
#3194969 yani arkadaşımızın dediği toprak reformu yapmak isteyip de yapamamasının başlangıcıdır. ayrıca atatürk'ün 1936 yılında nutku tbmm'ye verdiği nutkunda köylüleri topraklandırma geçer. ama şimdiki olayımız bu değil.
kaynakça: şevket pamuktürkiyenin 200 yıllık iktisadı tarihi
korkut boratav türkiye iktisat tarihi
çağlar keylertürkiye’de devlet ve sınıflar
devamını gör...

halloween kültürü ve türkçülük

halloween falan bunların aslı biziz biz.
noel babada biziz. azizler de biziz. dünyada aslında herkes türk.
bazıları siyahi türk,bazıları sarışın,türk bazıları kızıl türktür. inanmıyor musunuz?
(bkz: irlanda kızıl saçlılar buluşması): bunlar kavimler göçüden önce avrupaya gitmişlerdir. at binmeyenleri orta asya'dan sürdüğümüz dönem. kızıl saçları da sürmüşüz
(bkz: ege'de ki siyahi türkler): bunlar dünyadaki ilk siyahilerdir. buradan afrikaya yayılmışlardır. afrika'daki insanlar şu an türklük şuuru yitirmişyerdir.
(bkz: sarışın avrupalılar): hepsi attilla'nın çocuklarıdır.
(bkz: slavların türk olması): altınordu devletimizden bize kalan yetim çocuklardır. şimdi türklüklerini unutmuşlar.
(bkz: uzun bacaklı ingilizler): biz at bine bine bacaklarımız uzamış. bunlar orta asyadan atı öyle bi sürmüşler ki denizleri yarıp adaya çıkmışlar. türklüklerini hep unutmuşlar.
yani halloween kutlamak türklüğe ihanet değildir.
devamını gör...

palus cumhuriyeti'nde kişi başına düşen torpilli sayısı

(bkz: palus cumhuriyeti)
saygıdeğer vatandaşlar,
çevremdeki yaklaşık 50 kişiden 44'ü torpille işe girmiş durumda. bu oran gerçekten düşündürücü. yani, neredeyse %90'lık bir kesim liyakat yerine tanıdıklık sayesinde iş bulmuş. bu durum beni derinden üzüyor. üstelik bu durumun sadece iktidar veya muhalefetle sınırlı kalmaması, herkes tarafından yapılması beni daha da öfkeli kılıyor. midem bulanıyor doğrusu. daha önce de kritik konumlara terör örgütü üyelerinin getirildiğini görüyorduk. hala bu durumun düzeltilmemiş olması ise ayrı bir sorun.
açıkçası ülkemizde iki tip insan olduğunu düşünüyorum: topraklarını seven, liyakatli insanlar ve bu topraklardan çıkar sağlayan, liyakatsiz insanlar. eskiden bir taksi şoförü, 'çalmak isteyenler gücü yettiği kadar çalar' demişti. bu söz ne yazık ki hala geçerliliğini koruyor.
saygılarımla.
devamını gör...

aferizm

#3194969 arkadaşımızın kullandığı aferist kavramı bakalım türkiye tarihinde ne kadar doğru.
iş bankasının içindeki baskı gruplarına (bankayı temsil eden bazı politikacılara ve bazı nüfuzlu kişilere) banque d’affaieres’en esinlenerek çıkarcı anlamına gelen affairiste sözcüğün karşılığı olan aferistler denirdi.
aferizm :yakup kadri ankara romanında geçer. eski kuvayı milliyecileri yerden yere vurarak anlatır. iş bakasının içerisindeki bu grupları ağır ithamlarda bulunur. (yolsuzluk)
aferizm :falih rıfkı atayın çankaya kitabında geçer. falih rıfkı kitabında anlatmak istediği iş bankasının içerisindeki bankayı temsil eden güçlü politikacılar ve nüfuz sahibi insanlar devletin nüfuzunu kullanarak kendi menfaatleri ve çıkarları doğultusunda kolay kazanç elde etmeye çalışanlardır demek istiyor. sözlük yazarı arkadaşımız ise aferist kavramını alıp nasıl kullanıyor. #3194969
yani arkadaş(bkz: işkembe-i kübra)dan kullanmıştır. özetle aferist kelimesi iş bankası içerisinde kendi menfaatleri doğrultusunda yolsuzluk yapmanlara denir.
kaynak: korkut barbatov (ayrıca arkadaşımız kemalistlerin uydurduğu diyor ya korkut hoca türkiyen'nin en iyi marksist iktisatçılarından biridir) :)
devamını gör...

bir ülkenin gelişmişlik seviyesini gösteren detaylar

bir ülkenin gelişmişliğini o ülkenin trafiği belirler.
trafiklere bakın.
1) yoğun trafiklerde bazıları hakkınızı gasp eder. yol sizin hakkınızdır ama hakkınızı elinizden alır.(bunların ahlakı işte böyle çalışır düzeni bozan tiplerdir neden çünkü ceza yok)
2)ambulansa bir yakınınızı bindirip sürücü koltuğuna oturduğunuzu düşünün.sizce türkiye de sıkışık trafikte kaç dakikaya hastaneye varırsınız hele bir de istanbul'daysanız ben söyliyeyim 15 kmyi 25 dakika gidersiniz aşağı yukarı. ama almanya'da o 15km 7 dakikaya bile düşer. çünkü almanya'da fermuar uygulaması var.çok da güzel iş görüyor. bizim ülkemizde ipleyen yok.ambulansın en sıkışık en yoğun olduğu trafikte vakaya ulaşıp geri gelmesi hızı sizin gelişmişlik seviyesini gösterir.
(bunlar işte eğitimsiz zır cahil, bir halta yaramayan oğlunu çocuğunu torpille bir yerlere sokmaya çalışan kesimdir.)
3) yoğun olmayan bir trafiktesiniz ve birileri hala makas atarak geliyor. tehlike saçıyor böyle tipler , kimsenin hayatını umursamıyor. (umursama yetilerini kaybetmişlerdir. her şey beklenir suç hırsızlık gasp bunlardan)
4) yoğun olmayan bir trafikte giderken aniden yanınızdan 200 ile geçen bir araç olur. hız sınırının olduğu yerlerde işte bu tipler var ya hak hukuk tanımayan(parası ve dayısıyla her boku yapan tiplerdir.)
5) çakar taktıran tipler vardır( yüzde doksanı mafyacık oynarlar, bir şekilde usule uygun evraklarla çakar taktırırlar. bunlar çıkar rant gruplarıdırlar. halkı sömüren kesimdir)
6) bakın trafikte yayalara yol verme, yayaları tehlikeye atmama diye kural var. bu kuralı umursamayan insanlarda vardır.( bunlar ise fırsatını buldukları zaman acımadan kendini torpille devlete atarlar. fırsatını bulursa orta ölçekli ihale alırlar. tanıdık vasıtasıyla işlerini gördüren tiplerdir. yayalara neden yol vermiyorsunuz diye sorarsanız size şunu söyler. kimse yayalara yol vermiyor ben niye vereyim ki ... bu sözün bir başka versiyonu herkes torpil yapıyor herkes tanıdık vasıtasıyla ihale alıyor ben niye yapmayayım ki)
7) bunlar etliye sütlüye bulaşmazlar. etli sütlü bunlara bulaşır. normal stabil sürer arabayı bunlar kurallara uymaya çalışır. (bunlara sorarsanız eğer neden yayalara yol vermiyorsun, diye. size şunu söyler dursam arkadaki bana vurur. durmak isteyip de duramayanlardır. ilk 6 grubun yönettiği sistemde can güvenliği olmayan grup bu gruptur)
devamını gör...

kemalizm sahte bir dindir

izm olsaydı eğer kimlerin kemalizm düşüncesinin hangi yönünü aldığını ve neyini aldığını bilirdik.örnek biz komustiz ama maocu bakışımız var. bunu da sana anlatırdı.
şimdi akp diyor ki biziz kemalist.... chp diyor büyük kemalist biziz. mhp de diyor asıl kemalist biziz. zafer partisi de diyor. iyi parti de diyor. herkes diyor.
kemalizm diye bir şey yoktur.
atatürk ilke ve inkılapları vardır.
savaştan çıkan bir ülkenin gelişebilmesi için alınmış olduğu kısmen zorunlu , kısmen gerekli, kısmen de mustafa kemal ve arkadaşlarının dünya görüşü olarak aldığı kararlardır.
bu kararlar sosyolojik, kültürel, ekonomik vb gibi bir cok alanda kendini gösterir.
alınan kararlar o dönemin kendi şartlarını barındırır. kemalizm liberalizm mi devletçilik mi?
misal atatürk liberal politikalar uygulamak istemiştir 1929'a kadar da uygulamıştır. 1927 de olumsuz hava şartlarından kaynaklı ekonomik olarak tarim sektörü sekteye uğramıştır. bunun haricinde başarılı da olunmuştur.
1929 ekonomik buhranı ve 6 yıllık alınan politika kararları türkiye'nin ekonomi tarihinde çıkmazlara, kritik dönemlere sürüklemiştir.
1929 ekonomik buhranından sonra alınan kararlar türkiye'yi güçlendirmiştir. büyütme verilerine baktığınız zaman 1920'den 1938'e kadar ki süreçte türkiye'ye 1.5 kat büyüme göstermiştir.
devletçilik ilkesinin ekonomik olarak yansıması 1929 buhranından sonra zorunlu hale gelmistir. bunu yapan akıllar gerçekten iyi bir doğu batı sentezi yapmıştır.
lakin atatürk'ün hiçbir zaman devletin ekonomiye ağır bir şekilde kontrol altında tutma gibi bir düşüncesi yoktur.
bunu savaştan çıkan bir ülkenin kendi burjuvazimizi yaratmak için yapılan teşvikler verilen devlet arazileri, vergilerden muafiyet, harçlardan muaf, ihracat yapan işletmelerin gümrük vergisininden muaf tutulması gibi ekonomi de özelleştirilmeye gidilmistir. özel sektöre bir cok imtiyaz ayrıcalık tanınmıştır.
1923-1929 ekonomisinin liberal ekonomi olduğunu serbest piyasayinin hakim olmasindan türkiye'nin dışa açıklık verilerinden anlayabiliriz.
1929 ekonomik buhranı ve lozan anlaşmasından kalan osmanlı borçlarının (85 milyon liralik altın) bunlar her yil 6 milyon liralık altın olarak taksitlendirilmistir.
1929 yilina gelindiginde hem dunya ekonomik krizinin sonucunda türkiye'deki paranin kambiyo zarari ile hemde osmanlı'nın borcunun 2/3'unu türkiye'nin odemesi gerektigini görüyoruz.
bu sonuclar dahilinde ekonomiyi korumak ve kalkinma yapmak adina ekonomi de zorunlu devletcilik politikasina gecilmistir. rusyadan komunist ekonomistler gelmistir bunlar ile yeni ekonomi modeli belirlenmiştir. atatürk ilkelerine de devletcilik anlayışı gelmistir.
anlayacağınız devletcilik ilkesinin ekonomik olarak yer etmesinin sebebi zorunluluk olarak gorulmesidir.
atatürk'ün ekonomi olarak kapali ekonomiyi benimsemesinden kaynaklanmaz.
atatürk liberaldi.ismet inönü ise liberalist degildir katı bir devletcidir. bunu aralarındaki fikir ayrılıklarından kendi dinemlerinde uyguladıkları politikalardan anlıyoruz.
onun için kemalizm şudur dimemiz yanlış bir kavram oluşturur. diyorsak bu ne demektir ben de merak ediyorum?
misal siyasal islam kavramı nedir? islam zaten her yere girer. bireyin yatak odasindan toplumun ekonomik faaliyetlerine kadar (bkz: şeriat) girer.
devamını gör...

feminizm ve düğünde takılan takılar

düğünlerde takılan takılar, uzun yıllardır süregelen bir gelenek olsa da, bu geleneğin kökenleri ve günümüzdeki anlamları üzerine farklı yorumlar bulunmaktadır. bazı kişiler, bu geleneğin feodal dönemden kalma ataerkil bir yapı taşıdığını ve kadınları maddi olarak erkeğe bağımlı hale getirmeyi amaçladığını savunmaktadır.
bu görüşe göre, düğünde takılan takılar, kadının çeyizi olarak görülmekte ve evlilik birliği içerisinde kadının ekonomik güvencesi olarak sunulmaktadır. ancak günümüzde kadınların ekonomik olarak daha bağımsız hale gelmesiyle birlikte, bu geleneğin anlamı da değişime uğramıştır. birçok kadın, takıların sembolik bir anlam taşıdığını ve evliliğin kutlanmasının bir parçası olduğunu düşünmektedir.
peki, düğünde takı takma geleneği gerçekten feodal bir kalıntı mıdır? bu sorunun cevabı, tamamen kişisel bir değerlendirmeye bağlıdır. bazı feministler, bu geleneğin kökenleri ne olursa olsun, günümüzde kadınların özgür iradesiyle seçtikleri bir ritüel haline geldiğini savunmaktadır. diğerleri ise bu geleneğin altında yatan ataerkil yapıdan kurtulmanın ve daha eşitlikçi bir evlilik anlayışına geçmenin gerekli olduğunu düşünmektedir.
benim düşünceme göre ise düğünde takılan takılar, feodal zihniyetin bir yansımasıdır. düğünlerde kırmızı kuşak bağlama gibi şeyler de feodal zihniyetin başka yansımalarıdır. feminist kadınlar, partnerlerine ''benim geçmişimden sana ne, ben özgür bir kadınım, istediğim erkekle daha önce birlikte olabilirim'' diyebiliyorlar ama iş düğünde takılan altınlara gelince, feodal zihniyetin bu geleneğine karşı çıkmıyorlar.
feminizm, kendi ekonomik bağımsızlığını kendileri yaratabileceği anlamına gelir. lakin bu ekonomik bağımsızlık, hala feodal zihniyetin gelenekleriyle olacağını düşünen insanlar tutarsızlık içindedir. düğünde takı takılmasına karşı çıkmayan kişiler, gerçek feminist değildir.
feminizm tektaşını kendi almak demektir. bunun dışında kalan insanlar veya diğer insanlar, şeyma subaşı'nın alternatif versiyonları olabilir.
devamını gör...

1. izmir iktisat kongresi

#3194969 cevaben
türkiye iktisat kongresi olarak da geçer.
mustafa kemal ‘’askeri zafer kazandık ama bunu ikisadi zaferle pekiştirmezsek askeri zafer kalıcı olmaz’’ sözünü söylerek 1. izmir iktisat kongresinn açılışını yapmıştır.
1355 delegenin katılmıştır.
çifçi, tüccar, sanayici ve işçi gruplarının yer aldığı kongredir.bu grupların blok oylarıyla kararlar kabul edilmiştir karalar kabul edildikten sonra döneme yayılarak uygulamalara konulmuştur( 1923-1929 türkiye ekonomisi dönemi)
1923 yılında ülkenin çeşitli ekonomik kesimlerinin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla izmir iktisat kongresi toplanmıştır. buna göre devlet serbest piyasa koşullarında özel sektör eliyle sanayileşme politikası izlenirken gerekli durumlarda devlet müdahalesine açık kapı bırakmıştır.
izmir iktsat kongreside alınan kararlar
1-hammadde yurtiçinde bulunan malların üretiminin teşvik edilmesi
2-sanayiye destek verilmesi
3-bilimsel teknik gelişmelerin desteklenmesi
4-nüfus artışının teşvik edilmesi
5-tarım sektörünün desteklenmesi
6-(bkz: aşar vergisinin kaldırılması)
7-doğal kayakların ülke çıkarlarına uygun işletilmesi
8-işçilere sendika hakkının tanınması
9-yerli malı kullanımının özendirilmesi
10-yasalara uymak şartıyla yabancı sermaye yatırımlarının teşvik edilmesi .
mustafa kemal ‘’ kanunlaraımıza riayet şartıyla ecnebi sermayelere lazım gelen teminatı vermeye hazırız’’
alınan kararların 1923-1929 arası yansıması
1925 (bkz: aşar vergisinin kaldırılması)
1926 (bkz: kayseri uçak fabrikası) kurulmuştur.
1926 yılında (bkz: medeni kanunla) ile toprakların (bkz: özel mülkiyet) konusu olabileceği kabul edilmiştir.
1926(bkz: kabotaj kanunu)n çıkarılması.
1927 yılında (bkz: teşviki sanayi kanunu) çıkarılmıştır.
bu kanun ile devlet kendi burjuvazisisini yaratmak amacıyla sanayicilere
karşılıksız arazi verme , gümrük ve gelir vergisinde muafiyet ,harç muafiyeti bu hakları vermiştir.
1925 sanayi ve maadin bankası: devletten devraldığı tesisleri özel sektöre aktarmak. özel sanayi ve maden işletmelerine kredi sağlamak.
#3194969 yani arkadaşımızın dediği gibi atatürk'ün hiçbir yerde liberal ekonomi politikasını savunmamıştır sözünün yanlış olduğunu görün istedim.
devamını gör...

1923-1929 türkiye açık ekonomisi

#3194969 cevap niteliğinde bilgilendirme. açık ekonominin olmadığı söylüyordun ya..
(bkz: açık ekonomi) yalnızca ülke içinde değil diğer ülkeler ile yapılan ithalat ve ihracatlardır.
(bkz: kapalı ekonomi) kendilerini dış ticarete kapatarak yeterli görmektir.
dönemin dış ticaret ve üretim göstergelerinin başlığı ne kadar doğruladığını gözden geçirelim. türkiyenin açık ekonomisinin ne kadar açıklıkta olduğuna bakalım.
1923-1929 yılları arasında ithalatıngayri safi yurt içi hasılaya (gsyih) oranı ortalama olarak % 14.4, ihracatın payı ise % 10.6 idi. bu oranlar, osmanlı imparatorluğu'nda 1907 yılında (aynı sıra ile) % 17 ve % 14, 1913'te ise % 19 ve % 15 olarak tahmin edilmiştir. böylece, dış ticaret bakımından ekonominin açıklık derecesinde cumhuriyetin ilk yıllarında göreli bir azalmanın olduğu ortaya çıkmaktadır.
ancak, 1923- 1929 yıllarında ithalat ve ihracatın milli gelir içinde kapladığı paylar, sonraki elli yıl boyunca aşılmamış ve bu anlamda bu dönem cumhuriyet tarihinin dışa açık bir dönemi olma özelliğini kazanmıştır.
kaynakça : korkut boratav
çağlar keyder
devamını gör...

aşk sadık olmaktır

dostluklar dahildir, sadık olmaktır aşk. insan olmak da sadık olmak demektir. sadık olmayan bir kişi insan olamaz. sadık olmak, sadık kalabilmek çok zordur. öyle zordur ki, kolay olsa herkes sadık kalırdı değil mi? günümüz dünyasında azalan bir şeydir sadakat. sadakatli insanları hayatınızdan çıkartmayın, gerçekten zaman bir şekilde gelip geçiyor. zaten şu hayattan yapılacak en büyük ahmaklıklardan biri, ufak tefek meselelerden dolayı sadakatli insanlarla yollarını ayırmak olurdu.
peki, hangimiz sadığız? bunu gerçekten vicdanlarınıza sorun, hangimiz gerçekten sadık kalabilirdik? ya da ailemiz dışında kaç tane sadakatli insan var hayatımızda?
geçenlerde bir başlık karşıma çıkmıştı: 'bu hayatta kaç kişi için canınızı verirsiniz?' inanır mısınız bilmem ama benim için bu sayı 15 kişiyi rahat rahat geçiyor. ve bu kişilerin hepsi de benim için aynı şeyi yapacak insanlar. hatta kabadayı gibi ağırbaşlı insanların, ben vefat edersem ağlamaları gözümün önüne geliyor. onların o dik duruşları aklıma geliyor.
sanırım benim en büyük zenginliğim de bu.çok şükür ki böylesine insan olan insanlarla karşılaştım. insan olmak çok zor, insan kalabilmek de bir o kadar zor.
inşallah hepimiz vefat etmeden önce insan olarak o toprağa gireriz.
devamını gör...

pkk'nın türk solunu davar güder gibi gütmesi

doğan avcıoğlunun izinden gidenlerin azalmasıyla ortaya çıkmıştır. (bkz: türk solu kaldı mı sorusu)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim