1.
ingilizce merhaba anlamı taşıyan selamlama şeklidir. aynı zamanda lionel richie'nin 1983'te ikinci solo albümü can't slow down'ın üçüncü single parçasıdır. 1984'te piyasaya sürülmüştür.
lionel richie hello
lionel richie hello
devamını gör...
2.
90'larda ozan isimli über bir popçunun sürrealist bir çalışması gibi geldi banadinlemek isteyenler için efendim.
devamını gör...
3.
merhaba anlamına gelir.
ingiliz şarkıcı adele'in 25 albümünde yer alan ve onun en çok bilinen şarkısıdır.

merhaba, benim
hello, it's me
bunca yıldan sonra tanışmak isteyip istemediğinizi merak ediyordum
ı was wondering if after all these years you'd like to meet
her şeyin üzerinden geçmek
to go over everything
zamanın seni iyileştirmesi gerektiğini söylüyorlar ama ben pek iyileştirme yapmadım
they say that time's supposed to heal ya, but ı ain't done much healing
merhaba, beni duyabiliyor musun?
hello, can you hear me?
kaliforniya'dayım, eskiden kim olduğumuzu hayal ediyorum
ı'm in california dreaming about who we used to be
biz genç ve özgürken
when we were younger and free
dünya ayaklarımıza düşmeden önce nasıl hissettiğimi unuttum
ı've forgotten how it felt before the world fell at our feet
aramızda öyle bir fark var ki
there's such a difference between us
ve bir milyon mil
and a million miles
diğer taraftan merhaba
hello from the other side
binlerce kez aramış olmalıyım
ı must've called a thousand times
sana yaptığım her şey için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for everything that ı've done
ama aradığımda hiç evde görünmüyorsun
but when ı call, you never seem to be home
dışarıdan merhaba
hello from the outside
en azından denediğimi söyleyebilirim
at least ı can say that ı've tried
kalbini kırdığım için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for breaking your heart
ama önemli değil, açıkça artık seni parçalamıyor
but it don't matter, it clearly doesn't tear you apart anymore
nasılsın?
hello, how are you?
kendim hakkında konuşmak çok tipik bir davranış, üzgünüm
ıt's so typical of me to talk about myself, ı'm sorry
umarım iyisindir
ı hope that you're well
hiçbir şeyin yaşanmadığı o kasabadan hiç çıkabildin mi?
did you ever make it out of that town where nothing ever happened?
ikimizin de olduğu bir sır değil
ıt's no secret that the both of us
zamanımız tükeniyor
are running out of time
o halde diğer taraftan merhaba (diğer taraftan)
so hello from the other side (other side)
binlerce kez aramış olmalıyım (bin kez)
ı must've called a thousand times (thousand times)
sana yaptığım her şey için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for everything that ı've done
ama aradığımda hiç evde görünmüyorsun
but when ı call, you never seem to be home
dışarıdan merhaba (dışarıdan)
hello from the outside (outside)
en azından denediğimi söyleyebilirim (denedim)
at least ı can say that ı've tried (ı've tried)
kalbini kırdığım için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for breaking your heart
ama önemli değil, açıkça artık seni parçalamıyor
but it don't matter, it clearly doesn't tear you apart anymore
ooh (düşükler, alçaklar, alçaklar, alçaklar), artık
ooh (lows, lows, lows, lows), anymore
(yüksekler, yüksekler, yüksekler, yüksekler)
(highs, highs, highs, highs)
ooh (düşükler, alçaklar, alçaklar, alçaklar), artık
ooh (lows, lows, lows, lows), anymore
(yüksekler, yüksekler, yüksekler, yüksekler)
(highs, highs, highs, highs)
ooh (düşükler, alçaklar, alçaklar, alçaklar), artık
ooh (lows, lows, lows, lows), anymore
(yüksekler, yüksekler, yüksekler, yüksekler)
(highs, highs, highs, highs)
artık (düşükler, düşükler, düşükler, düşükler)
anymore (lows, lows, lows, lows)
diğer taraftan merhaba (diğer taraftan)
hello from the other side (other side)
binlerce kez aramış olmalıyım (bin kez)
ı must've called a thousand times (thousand times)
sana yaptığım her şey için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for everything that ı've done
ama aradığımda hiç evde görünmüyorsun
but when ı call, you never seem to be home
dışarıdan merhaba (dışarıdan)
hello from the outside (outside)
en azından denediğimi söyleyebilirim (denedim)
at least ı can say that ı've tried (ı've tried)
kalbini kırdığım için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for breaking your heart
ama önemli değil, açıkça artık seni parçalamıyor
but it don't matter, it clearly doesn't tear you apart anymore
ingiliz şarkıcı adele'in 25 albümünde yer alan ve onun en çok bilinen şarkısıdır.

merhaba, benim
hello, it's me
bunca yıldan sonra tanışmak isteyip istemediğinizi merak ediyordum
ı was wondering if after all these years you'd like to meet
her şeyin üzerinden geçmek
to go over everything
zamanın seni iyileştirmesi gerektiğini söylüyorlar ama ben pek iyileştirme yapmadım
they say that time's supposed to heal ya, but ı ain't done much healing
merhaba, beni duyabiliyor musun?
hello, can you hear me?
kaliforniya'dayım, eskiden kim olduğumuzu hayal ediyorum
ı'm in california dreaming about who we used to be
biz genç ve özgürken
when we were younger and free
dünya ayaklarımıza düşmeden önce nasıl hissettiğimi unuttum
ı've forgotten how it felt before the world fell at our feet
aramızda öyle bir fark var ki
there's such a difference between us
ve bir milyon mil
and a million miles
diğer taraftan merhaba
hello from the other side
binlerce kez aramış olmalıyım
ı must've called a thousand times
sana yaptığım her şey için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for everything that ı've done
ama aradığımda hiç evde görünmüyorsun
but when ı call, you never seem to be home
dışarıdan merhaba
hello from the outside
en azından denediğimi söyleyebilirim
at least ı can say that ı've tried
kalbini kırdığım için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for breaking your heart
ama önemli değil, açıkça artık seni parçalamıyor
but it don't matter, it clearly doesn't tear you apart anymore
nasılsın?
hello, how are you?
kendim hakkında konuşmak çok tipik bir davranış, üzgünüm
ıt's so typical of me to talk about myself, ı'm sorry
umarım iyisindir
ı hope that you're well
hiçbir şeyin yaşanmadığı o kasabadan hiç çıkabildin mi?
did you ever make it out of that town where nothing ever happened?
ikimizin de olduğu bir sır değil
ıt's no secret that the both of us
zamanımız tükeniyor
are running out of time
o halde diğer taraftan merhaba (diğer taraftan)
so hello from the other side (other side)
binlerce kez aramış olmalıyım (bin kez)
ı must've called a thousand times (thousand times)
sana yaptığım her şey için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for everything that ı've done
ama aradığımda hiç evde görünmüyorsun
but when ı call, you never seem to be home
dışarıdan merhaba (dışarıdan)
hello from the outside (outside)
en azından denediğimi söyleyebilirim (denedim)
at least ı can say that ı've tried (ı've tried)
kalbini kırdığım için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for breaking your heart
ama önemli değil, açıkça artık seni parçalamıyor
but it don't matter, it clearly doesn't tear you apart anymore
ooh (düşükler, alçaklar, alçaklar, alçaklar), artık
ooh (lows, lows, lows, lows), anymore
(yüksekler, yüksekler, yüksekler, yüksekler)
(highs, highs, highs, highs)
ooh (düşükler, alçaklar, alçaklar, alçaklar), artık
ooh (lows, lows, lows, lows), anymore
(yüksekler, yüksekler, yüksekler, yüksekler)
(highs, highs, highs, highs)
ooh (düşükler, alçaklar, alçaklar, alçaklar), artık
ooh (lows, lows, lows, lows), anymore
(yüksekler, yüksekler, yüksekler, yüksekler)
(highs, highs, highs, highs)
artık (düşükler, düşükler, düşükler, düşükler)
anymore (lows, lows, lows, lows)
diğer taraftan merhaba (diğer taraftan)
hello from the other side (other side)
binlerce kez aramış olmalıyım (bin kez)
ı must've called a thousand times (thousand times)
sana yaptığım her şey için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for everything that ı've done
ama aradığımda hiç evde görünmüyorsun
but when ı call, you never seem to be home
dışarıdan merhaba (dışarıdan)
hello from the outside (outside)
en azından denediğimi söyleyebilirim (denedim)
at least ı can say that ı've tried (ı've tried)
kalbini kırdığım için üzgün olduğumu söylemek için
to tell you ı'm sorry for breaking your heart
ama önemli değil, açıkça artık seni parçalamıyor
but it don't matter, it clearly doesn't tear you apart anymore
devamını gör...
4.
evanescence’ın ilk albümü olan fallen’ın içinden bir şarkı. link
amy’nin sesini duydukça ağlamak istiyorum.
sözleri:
playground school bell rings again
rain clouds come to play again
has no one told you she's not breathing?
hello i'm your mind giving you someone to talk to
hello
if i smile and don't believe
soon ı know i’ll wake from this dream
don't try to fix me i'm not broken
hello i'm the lie living for you so you can hide
don't cry
suddenly ı know i’m not sleeping
hello i’m still here
all that's left of yesterday
amy’nin sesini duydukça ağlamak istiyorum.
sözleri:
playground school bell rings again
rain clouds come to play again
has no one told you she's not breathing?
hello i'm your mind giving you someone to talk to
hello
if i smile and don't believe
soon ı know i’ll wake from this dream
don't try to fix me i'm not broken
hello i'm the lie living for you so you can hide
don't cry
suddenly ı know i’m not sleeping
hello i’m still here
all that's left of yesterday
devamını gör...
5.
adele'in klasiklesmis sarkisi
devamını gör...
6.
bir şarkı. söyleyen ozan.
devamını gör...
7.
adele şarkısı olup 2015 yılında yayınlanan 25 albümünde yer alır;
sözlerinin adele tarafından yazıldığı bilinmektedir.
klip ise xavier dolan tarafından yönetilmiştir.

'' merhaba, beni duyabiliyor musun?
hello, can you hear me?
kaliforniya'dayım, eskiden kim olduğumuzu hayal ediyorum
ı'm in california dreaming about who we used to be
biz genç ve özgürken
when we were younger and free
dünya ayaklarımıza düşmeden önce nasıl hissettiğimi unuttum.
ı've forgotten how it felt before the world fell at our feet ''
sözlerinin adele tarafından yazıldığı bilinmektedir.
klip ise xavier dolan tarafından yönetilmiştir.

'' merhaba, beni duyabiliyor musun?
hello, can you hear me?
kaliforniya'dayım, eskiden kim olduğumuzu hayal ediyorum
ı'm in california dreaming about who we used to be
biz genç ve özgürken
when we were younger and free
dünya ayaklarımıza düşmeden önce nasıl hissettiğimi unuttum.
ı've forgotten how it felt before the world fell at our feet ''
devamını gör...