metafiziğe sığınarak korkumuzun üstünü toprakla örtüyoruz. her korkuyu biraz daha derine gömüyor, üstüne inançlarımızı, bahanelerimizi ve cevaplayamadığımız soruları serpiştiriyoruz. zaman geçtikçe mezarın yerini bile unutuyoruz. sonra bir gece şiddetli bir yağmur başlıyor. toprak yumuşuyor, çatlıyor ve yıllardır gömdüğümüz ne varsa yavaş yavaş yüzeye çıkıyor. kaçtığımız korkular, susturduğumuz sorular, kendimize itiraf edemediğimiz gerçekler… hepsi çamurun içinden yeniden doğuyor. o gece anlıyoruz ki insan korkusunu gömerek ondan kurtulamıyor yalnızca yağmurun onu yeniden ortaya çıkaracağı günü erteliyor.
hakan gündayın kinyas ve kayrada, aklımda kalan bir anlatı var , bir insanı gömmek yalnızca bedenini toprağa vermek değildir, onunla birlikte dostluğu, aşkı ve hatırayı da toprağa gömmek, hayatta kalana unutmayı öğretmektir.
ne kadar da doğru...
devamını gör...