yedinci dem yazar profili

yedinci dem kapak fotoğrafı
yedinci dem profil fotoğrafı
rozet
karma: 9456 tanım: 350 başlık: 32 takipçi: 119
"kendimi kış zannederken işte yemyeşil bir ağaç olduğumu anlıyorum"

son tanımları | başucu eserleri


kitap alıntıları

asla bir şeyler dilemeyi bırakma malte. insan dilemekten vazgeçmemeli. sanırım gerçekleşme yoktur da uzun süren bütün bir ömür süren dilekler vardır, öyle ki, onların gerçekleşmesini zaten bekleyemez insan.

rilke
malte laurids brigge’nin notları
devamını gör...

yıldız kayarken tutulan dileklerin akıbeti

#1541977

keşke bunu hiç bilmeseydik sevgili meja. biz nelere dilek tutmuşuz böyle. yıkıldım resmen.
oysa ben kaymayan yıldızlar için de dilek hakkı istiyordum. *
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

lodosun elleri görünmüyor… fısıltısı; patlamış cam sesi…ve sonra ona eşlik eden tuğlalar, çatılar… doğanın senfonisiyle binalar bir bir sıyrılırken süslü yüzlerinden… sadece bir an! hâlâ yaşıyor ya da artık yaşamıyor olmak sadece bir an!

“ben” ölünce bitecekmiş zaman!

insanın aklı zamanı icat eden bir delilik hâli. ilk an’dan bu yana ve öte’sine uzanan sonsuzluk nasıl sığabilir bu küçücük dünyaya?

ölü bir yıldız oturur kalbimin üzerinde… sarhoşum bundan.
devamını gör...

50 oldu takipçi sayım

sadece sexli değil bu tarz başlıkların da başıboşlarda olması gerekiyor bence.
(bkz: başıboşlar)
(bkz: bundan bize ne olması)
devamını gör...

oz (dizi)

beş gün izin alıp dokuz günlük stok yapıp kendimi eve kapatıp dünyadan kendimi soyutladığım zaman izledim.
sonra ne oldu soyutladığım dünyanın cehennemine düştüm.

ilk beşimden biri de oz'dur. dehşet bir dizidir. mıh gibi kazınır aklına insanın. elbette bana olmuyor bu. fakat bende bu diziden kalan şu ki, dünyanın en kötüleri bile çocuk gibi ağlayabilir. ve daha bir çok şey...

çok sert, çok gerçek, çok * bi dizi.
devamını gör...

evernevergreen

hooops! sevgili editörümüzün naifliği hususunda tüm sözlüğün hemfikir olduğuna eminim. ancaaak tatlış, şirine ballı lokma tatlısıymış falan tarzı yorumlar onun kumaşına uymaz arkadaşlar. şu yorumları gördüğünden beri tatliş niyetine kendini yediğine eminim.

çiçek böcek kelebek modundan çok uzaklarda farklı kulvarlarda saygıdeğer bir hanımefendidir kendisi.

yani demem o ki, tatliş olmakla nahif olmak aynı anlama gelmiyor ve de gelmemeli.

bu o'nun için yazmayı düşündüğüm nickaltısı kesinlikle değildi fakat bu kadar tatlişliğe karşı ben bile kendimi yedim burada. seviyoruz seni ever, tatliş lobisine yem etmeyiz. *
devamını gör...

ahmet mümtaz taylan’ın ülkenin en gereksiz insanı olması

battlestar galactica

okuduğum kitapları, izlediğim film/dizileri unutmak gibi beni çoğunlukla mahcup eden bir sorunum var. ne var ki gördüğüm, duyduğum, hissettiğim her şeyi özümserim. o her şeyden bana kalan öz asla kaybolmaz.

ve bu diziden özümsediklerim oldukça geniş bir yer tutar bende. neden? çünkü bu diziyi dizi yapan tüm argümanlar kusursuz ve dopdoludur.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri



"kendimi kış zannederken işte yemyeşil bir ağaç olduğumu anlıyorum"

tam aksini iddia edebilirim aslında. yemyeşil bir ağaç olduğumu zannederken bla bla... kış ağaçtan büyüktür desem, neden olmasın ki. yahut ağaç kışın alt kümesi olduğu halde kış geçer ağaç kalır da diyebilirim, çünkü bu da neden olmasın.

kış ve ağaç konusu ile kış ve yeşil bir ağaç konusunda bambaşka şeyler yazılabilir. fakat gerek var mı? tüm bunların bu şarkıyla hiçbir ilgisi yok. ve bu karmaşa benimle ilgili.

beynim milim milim parçalanıyor sanki, ben günlere gülümserken.

en iyisi şarkıyı dinleyelim.

"kendimi kış zannederken işte yemyeşil bir ağaç olduğumu anlıyorum"
devamını gör...

bir tweet görseli bırak

görsel
devamını gör...

10 kasım

yıllardır ilk defa kurumun tüm çalışanları toplandı seni anmak için ata'm! ve yine yıllardır ilk defa böyle yüksek sesle söylendi istiklal marşı. söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

bir kedinin ikinci evi çöphane iken nereye kadar acıkmasın? ve üzerine fırlatılan ağırlıklardan nasıl ürkmesin?
o sadece karnını doyuruyordu. oraya kendi çöpünü bırakan sokağın adamı, kadını, çocuğu korktu ondan. kedi de onlardan korkup boyunlarına atladı. tırnak tırnaktı korkusu.

günü geceye uzatarak işleyen bu aynı çizgilerin artığı.
uzandığı yere kadar uzasın boynum.


tüm kaygıları bir madalyon gibi boynunda taşıyan buzdan bir cehenneme dönüştüğünde insan...
"öyle sandığınız gibi değil" demişti biri. ben bilmiyorum ve sandığıma da sığmıyor zaten gerçek.
devamını gör...

güne bir şiir bırak

öyle zamanlar tehlikelidir şemsettin
ya gel cebime saklan
ya bırak şapkana saklanayım
kimvurduya gider insan, fırsat yok ki kendimi savunup aklanayım
bir ara sen de biliyorum, kedilerden korkuyordun
çünkü kendini işkembe zannediyordun
böyle bir şey ben de atlattım
iskemle sandım kendimi bir süre
üzerime oturacaklar diye korkulardaydım
ama sonra yırttım şemsettin
kendimi telkinler yaptım "sen iskemle değilsin" diye diye
inandırdım kendimi
sana hak vermiyor değilim ama şemsettin, zaman kötü
aslında ne sen ne ben, ikimiz de deli falan değiliz
herkes oynatmış
sadece sen ve ben normaliz
ama şemsettin laf aramızda
laf aramızda…
laf aramızda…
şemsettin laf aramızda kaldı çıkamıyor
kendini ifade edemiyor bir türlü…
ama çok dikkatli olalım şemsettin
sen de farkettin zaman kötü, en iyisi biz işi deliliğe vuralım
sen kedilerden kork işkembesin diye,
ben insanlardan korkayım iskemleyim diye
ve iskemle üzerinde işkembe, çarşamba, perşembe,
gün say şemsettin gün say…
nasıl olsa bir gün gelip bizi alacaklar
bu işten yırtmak için saat numarası yapalım
sen yelkovan ol, ben yengeç
soranlara tek cevap verelim, vakit çok geç
vakit çok geç
vakit çok geç şemsettin, geldiler.

okuyunuz elbette fakat ille de dinleyiniz.

devamını gör...

güne bir söz bırak

insanların kader dediği şey, genelde kendi aptallıklarıdır.

schopenhauer
devamını gör...

kafanın içinin sürekli konuşması

ahh geveze şey. hiç yorulmaz. sadece konuşsa iyi, bütün gece sen uyuyorum sanırsın o sabaha kadar türlü filmlerde baş rolde oynatır seni. macera, aksiyon, bilim kurgu ne ararsan var. gece sineması gibi.
devamını gör...

güne bir şiir bırak

kendi cesetleri üzerinde dansediyor tanrılar
yepyeni çiçekler açıyor ölümü unutarak
göz çıkaran düşlerin ardında göğün gözleri
tanrının sevinciyle
marşlar söyleyerek ayağa kalkıyor ordular
bayraklar, sancaklar dalgalanıyor boşlukta
sonra bir görüntü milyonlarca gözüyle
sonsuzda
işte yapıt! işte bilgi! işte insanın sonu!

allen gınsberg
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

gökyüzünün yeryüzüne bir üstünlüğü yoktur! göğün bahçesinde yıldızlar yetişirken, yeryüzünde ağaçlar yetişmiyor mu?

yedi milyarımız çocuk, geceyle birlikte…

görsel
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

karanlıklar içinde uyandım rüyama.
anahtarımı arıyorum.
bir yol kenarı… hemen yanımdaki binanın balkonlarına ilişiyor gözüm. üst katlardan birinde babam, yol’a bakıyor, ben babama… her saniye hızla arabalar geçiyor yanımdan, bir dal gibi sallanıyorum.
karanlıkta gördüğüm küçücük bir ışıltıyı anahtarım zannedip koşuyorum hemen oraya. ama yok, yok…
yolun alt tarafı binanın girişine çıkıyor.
bir şey var orada; bir hareketlilik, kıpır kıpır. köpek yavrusuna benzeyen sekiz minik hayvan, çok sevimli görünüyorlar. tuhaf görünüşlü çıplak ayaklı bir kadın şefkatle gülümsüyor onlara. üzerinde sıradan bir bez parçasından uydurulmuş kirli beyaz bir elbise...
ayaklarına dolanıyorlar kadının, bacaklarına tırmanıyorlar. açlıktan delirmiş gibiler.
kendini yerde buluyor kadın. üzerindeki elbiseyi parçalayıp göğüslerini emmeye başlıyorlar.
sekiz göğsü olur mu bir kadının? ve aç köpek yavruları parçalar mı emdiği memeyi?
köpek yavruları emdikçe çakallara dönüşüyor. artık sevimli değiller...
bitkin bir hâlde kendinden geçiyor kadın.
ne uzaklaştırabiliyorum onları, ne ayağa kaldırabiliyorum kadını. çok yanıyor canı, çok canım yanıyor…
sonra ne oluyor, kadın kendine geliyor ve ayağa kalkıyor, dimdik. her birini tek tek fırlatıyor üzerinden. doymak bilmeyen çakallar sivri dişleriyle hâlâ kadına saldırmaya devam ediyor bacaklarından.
kadının yüzünü şimdi görebiliyorum. bakışları buz gibi. artık acıyı ya da başka herhangi bir şeyi duymayan bir hâli var.
gözlerini ve yüzünü gördüğümde irkiliyorum.
o yürüyüp gidiyor karanlığın içine
anahtar?
göğsüm sekiz yerinden parçalanmış gibi uyandım kendimden…
devamını gör...

güne bir şarkı bırak

gözlerimi kapatıp
rüyalar elimden tutup götürebilseydi
yükselir, süzülürdüm yeni bir gökyüzünde
kederlerimi unuturdum.
hayalimde seyehat edebilseydim
aşkın ve umutların yeşerdiği, acının dindiği
saraylar ve geceler yaratırdım.
yarattığımızı her şeyi yok eden
acımasız gerçeklerin bıraktığı
zulüm, ızdırap ve çileyle gölgelenmiş
insanlar gördüğün bir dünya.
bizi, düşlerimizi ezen
tüm yürekleri karanlık ve aç gözlülükle dolduran
zorbaların yükselen duvarlarını gördüğün bir dünya.

devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

(... koleksiyonumun tek taşıyla seksek oynarken yirmi ikinci çizgide başladı oyun, tuhaf; seksek aslında tek ayakla oynanmazmış. nüksettiğim aynalarda kendime ilk çarptığımda anladım …)
abidin mutsuzluğun resmini çizse diyorum bu defa
en çok hangimizi
ama en çok hangimizi

tanrım… pazarlık yapılamaz mı seninle?
devamını gör...
devamı...

Normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan yardım başlıkları puan tablosu sıkça sorulan sorular istatistikler iletişim