dört tane ürkek kediydi. hepsine ayrı ayrı isimler vermiş, hepsiyle ayrı ayrı ilgileniyordum. hayır, bir tanesi ürkek değildi. onu soğuk bir kış günü karların arasından çıkarıp aldığımda henüz bir-iki aylıktı. ürkek olmayan sarman, diğerleri siyah-beyaz renklilerdi. üç kardeşten birisi bağımsızlığını erken ilan edip mahallede kayboldu. bir diğerinin bir gözü yoktu ve sadece bir defa gelip ayağıma dokunmuştu. sonuncusunu ne yapıp edip kendime alıştırdım. sarmanla bu sonuncu kucağıma çıkmaya, beni yoğurmaya iyiden iyiye alışmışlardı. mahalleden taşınırken nakliyecilerden ürküp bahçeye kaçtılar. müştemilatın üzerinde, ulaşamayacağım bir yerden beni izliyorlardı. yeterince alıştıramamışım demek ki. insanla konuşur gibi seslenip benimle gelmeleri gerektiğini anlattım. inanmadılar bana. demek ki hiç benim olmamış, bağımsızlıklarından vazgeçmeyi düşünmemişler. iki seneye önce.
devamını gör...