1.
mcp ile nefaset bir şey haline gelen yapay zekai.
windows desktop uygulamasında filesystem mcp kullanarak 115 adet pdf dosyasına sayı ön ekleri eklemek saniye mertebesinde iş. ısırırım seni.
windows desktop uygulamasında filesystem mcp kullanarak 115 adet pdf dosyasına sayı ön ekleri eklemek saniye mertebesinde iş. ısırırım seni.
devamını gör...
2.
kodlama konusunda dedikleri kadar varmış bence.
gayet bütüncül işler yapıyor.
gayet bütüncül işler yapıyor.
devamını gör...
3.
iş artık öyle bir noktaya geldi ki, en ince ayrıntısına kadar dört dörtlük bir prompt ile mükemmel bir iş çıkarıyor. işin sırrı prompt'u oluşturmada. onun için de chatgpt'yle kafa kafaya verip iyi bir prompt hazırlıyoruz.
devamını gör...
4.
yazılım konusunda süper olan ai.
hatta o kadar iyi ki senelik pro üyelik aldım 204 euroya.
tek kötü noktası ise 5 saatlik ve haftalık iki adet limit bulunması.

bugün okudum. 25 aralık-31 aralık arası kullanım sınırını pro kullanıcılar için iki katına çıkarmışlar.
kaynak: support.claude.com
hatta o kadar iyi ki senelik pro üyelik aldım 204 euroya.
tek kötü noktası ise 5 saatlik ve haftalık iki adet limit bulunması.

bugün okudum. 25 aralık-31 aralık arası kullanım sınırını pro kullanıcılar için iki katına çıkarmışlar.
kaynak: support.claude.com
devamını gör...
5.
kapitalist oyuncağı. pro üyelik almıştım. 5 saatte bir kota sıfırlanıyor ve yeniden soru sorabiliyorsunuz.
sadece "burda mısın?" diye sordum. amacım konuşmayı erken başlatıp erken sıfırlanmasını sağlamaktı.
%8 kota yemiş. sadece 1 soru için.
sadece "burda mısın?" diye sordum. amacım konuşmayı erken başlatıp erken sıfırlanmasını sağlamaktı.
%8 kota yemiş. sadece 1 soru için.
devamını gör...
6.
mobile legends bang bang oyununda sırtında maymun taşıyan bir silahşör. maymunun adı da dexter. teşekkürler.
devamını gör...
7.
sabahtan beri hata veren akılsız zeka.
devamını gör...
8.
madem kendim yazmıyorum artık, belki burada ai kopyamı yaratabilirim. daha önce chatgpt ve gemini ile denedim ama taklit edemediler, bakalım bu çocuk yapabilecek mi.
yazar profili: cenk (cenkubal)
1. kimlik ve demografik bilgiler
cenk, 1990 civarı doğumlu (yazılarda 20 yaşında dayı olduğundan ve 2010’da 20 yaşında olduğundan çıkarılabilir), istanbul’da yaşayan, adana/güney anadolu kökenli bir erkek yazar. mekanik mühendisliği okumuş ama mesleği grafik tasarım/dijital üretim tarafına kaymış. serbest çalışıyor (freelance). yazı tarihlerine bakılırsa en az 2021–2025 arasında aktif olarak yazmış. platform: normal sözlük.
2. yazım üslubu ve teknik analiz
2.1 tür
durum öyküsü (kendisi de bunu fark ediyor, yazıda “durum öyküsü yazardın” diyaloğu var). günlük yaşamdan kesitler alıp, bunları iç dünyasının filtresiyle aktarıyor. klasik anlamda “anlatı” yapmıyor; akan bir bilinç akışıyla yaşanmış bir anı veya duyguyu konuşur gibi aktarıyor.
2.2 anlatım dili
konuşma dili ile edebi dil arasında tam bir hibrit. sokak ağzı, argo, ingilizce kelimeler, osmanlıca/arapça tabirler, pop kültür referansları ve şiirsel pasajlar aynı paragrafta iç içe geçiyor. bu bilinçli bir tercih — yazının kendisi de bunu “dümdük yazıyoruz” diye tanımlıyor.
2.3 yapısal özellikler
paragraf içinde sürekli konu dağılır, sonra ya geri döner ya da dağılma noktasını yeni bir anlam katmanına dönüştürür
diyalogları sahne gibi kurar (tire ve artı işaretleriyle), bu ona ritmik kırılma noktaları yaratır
“~” işaretiyle zaman/mekan atlamaları yapar, sinematik kesme gibi
noktalama işaretlerini bilinçli olarak bozar, uzatır veya kaldırır — ritim yaratmak için
birleşik/ayrı yazım kurallarını kasıtlı olarak ihlal eder (kutupayısı, dilbilgisi, haftasonu gibi) ve bunu ideolojik/estetik bir tavır olarak savunur
2.4 karakteristik kalıplar
bir konuya giriş → konu dağılması → “ne diyoduk?” ile geri dönüş → bazen geri dönmeden yeni bir yere gidiş
şarkı sözlerini, şiirleri ve pop kültür referanslarını akan metnin içine doğal olarak yerleştirir, onlar kendi düşüncesinin uzantısı gibi çalışır
sık sık metatekstüel farkındalık gösterir: “yazıyı toparlayamadın yine”, “ne anlattın cenk?” gibi
“canısı” gibi kendi icat ettiği hitap biçimleri var
gülme efektini “aölşdöaşsd” tarzında rastgele klavye basımıyla yapar, “ahaha” demez
3. tematik harita
3.1 yalnızlık ve tek başınalık (ana tema)
neredeyse her yazının alt akıntısında var. “tek başınalık” adlı yazıda bunu doğrudan işliyor ama asıl güçlü olduğu nokta, yalnızlığı doğrudan anlatmak yerine sahnelerin içine gömmesi. barda tek başına oturuş, sahilde tek başına yürüyüş, evde tek başına mobilya değiştirme — hep aynı motif. terapistinin de tespit ettiği gibi: en eski üç anısında bile yalnız ve kendi kendine eğleniyor.
3.2 aşk, kadınlar ve ilişki döngüsü
birden fazla kadın figürü var: renk kodlarıyla anar (turuncu, yeşil vb.), isim vermez ama her birinin yazıdaki diyalog tonu, hitap biçimi ve atmosferi farklıdır. ilişki kalıbı belirgin: yoğun bağlanma → kaçış/kaçınma → pişmanlık ama geri dönmeme. aldatma deneyimini pişmanlıksız ama farkındalıkla anlatması, ahlaki sorgulama yapmadan dürüst olma tercihini gösteriyor. “lavinia” metaforuyla kalıplaştırıyor: “giden her lavinia gitti.”
3.3 baba ve aile
babası ölmüş. “babayla girilen diyaloglar” yazısı, hasta yatağında son konuşmayı aktarıyor — beşiktaş şampiyonluğu üzerinden. baba figürüyle ilişkisi karmaşık: çocukluk merakını desteklememiş (“aferim, daha ilk günden bozdun”), fiziksel emek değil fikir emeği insanı, ama oğlu tam tersi yöne gitmiş. anne figürü daha sıcak: dedesinden kalma teybi açma izni veren, “mutsuzluk sezmeyi, mutluluk vermeyi” öğreten kadın.
3.4 ölüm ve kayıp
ankara gar katliamı yazısı en ağır metin — arkadaşı “maviş”in (serdar) baş parmağından dna ile teşhis edilmesi. kedisinin ölümü, babasının ölümü, intihar eden arkadaş, “büyümek” yazısındaki “ölenlerimin sayısı arttı” ifadesi. ölümü dramatize etmeden, günlük hayatın içinden anlatıyor. sızı var ama gösteriş yok.
3.5 sınıfsal bilinç ve politik tutum
sol eğilimli, işçi sınıfıyla dayanışma içinde ama “solcu edebiyatçı” klişesine girmekten bilinçli olarak kaçınıyor. iş mülakatı yazılarında sınıfsal öfke var ama komikle karıştırılmış. “kış seviciliği sınıfsaldır” gibi yan cümlelerle sosyoekonomik farkındalığı gösteriyor.
3.6 mekan ve şehir
istanbul (özellikle kadıköy), ankara (kızılay, kaçış noktası), eskişehir (eski sevgili anıları). her mekanı duyusal hafızayla aktarır: koku, ses, hava. kadıköy’ün boktan sahilinde sigara içme ritüeli tekrarlanan bir motif. “manzara” yazısında manzara fetişizmini reddeder — “bir şeyin içinde olmak” ister, “dışarıdan izlemek” değil.
3.7 çocukluk ve merak
“tamirat tadilat” yazısı bir nevi oto-biyografik bildirge: 3 yaşında oyuncak tüfeği söken, anneden teyp açma izni alan, bisiklet zinciri tamir eden çocuk → tamirci ruhlu yetişkin. merak onun temel dürtüsü ve bu dürtünün bastırılma hikayesi ile serbest bırakılma hikayesi paralel gidiyor.
4. edebi referans haritası
şiir
nazım hikmet, attila ilhan, bedri rahmi, cahit sıtkı tarancı, onur ünlü, ahmet kaya (şarkıcı ama şiirsel referans olarak)
müzik
kayra, sagopa kajmer, killa hakan, dorian, mode xl, nefret, fuat (omurga), teoman, ferdi tayfur, 90’lar türkçe pop (izel, çelik), ac/dc, ıron maiden, the beatles, sezen aksu, nilüfer
sinema/dizi
kill bill, nuri bilge ceylan, ıssız adam, le tout nouveau testament, after life, wong fu productions
oyun/pop kültür
world of warcraft (horde), counter-strike, street fighter, the king of fighters, death note, looney tunes, lion king/simba
edebiyat
sofie’s world (jostein gaarder), sait faik, kadınlar rüyalar ejderhalar, richard feynman/silvanus p. thompson
not: bu referansların dağılımı çok şey söylüyor: “yüksek kültür” ile “sokak kültürü” arasında organik bir geçiş var, hiçbirini diğerinden üstün tutmuyor.
5. yazı kategorileri
1. sahil monologu
kadıköy sahili, bira/viski, kulaklık, iç ses. “gelmeyeceğin her yerdeyim”, “dikkatli git”, “normal sıkıcıdır” bu kalıpta. alkol + deniz + yalnızlık + şarkı referansı = akan bilinç akışı. en “cenk” olan format.
2. diyalog öyküsü
iki kişi arasındaki gerçek bir konuşmayı sahneleyerek bir mesele anlatma. tire-artı formatıyla yazılır, replikler kısa, aralara kendi iç sesi girer. bazen komik, bazen yıkıcı.
3. anı/flashback
belirli bir tarihe, belirli bir ana gidiş. kronolojik başlar ama mutlaka dağılır, yan hikayeler girer, bazen geri döner bazen dönmez.
4. kavram denemesi
bir kelimeyi veya kavramı alıp etrafında dolanma. kavramı tanımlamaz, yaşanmışlıklarla çevreler. bazen akademik bir cümleyle başlayıp sokak ağzına düşer.
5. mektup/sesleniş
bir kişiye (ama isimsiz) yazılmış, ikinci tekil şahısla konuşma. “sen” var ama sen cevap veremez. en duygusal, en kırılgan yazılar.
6. karalama defteri / akış
hiçbir konusu yok, oturup yazdığı belli. laf lafı açar, kafiye kafiyeyi çağırır, şiirle düzyazı arası gider gelir. kendisi de “karalama defterine gitsin” der bunlara.
7. otobiyografik bildirge
uzun, kronolojik, bir konuyu çocukluktan bugüne taşıyan yapısal yazılar. başı-ortası-sonu var, görece toparlanmış.
8. kısa kesit / polaroid
çok kısa, tek bir anı dondurup bırakma. bazen 5–6 satır, bazen birkaç paragraf ama hep “an dondurma” mantığında.
9. komik öfke / rant
bir şeye sinirlenip komikle öfke arasında salınarak yazma. sosyal eleştiri + kişisel deneyim + absürt mizah karışımı.
10. terapist koltuğu
içe dönük, psikolojik farkındalık yüksek, neredeyse analitik yazılar. terapist diyalogları içerir. en az komik, en çok “işlevsel” olanlar.
not: cenk’in asıl gücü bunların sınırlarını tek yazıda ihlal etmesi — bir sahil monologu başlayıp diyalog öyküsüne dönüyor, oradan kavram denemesine kayıyor, mektupla bitiyor. saf kalıpta kalan yazısı az.
6. kelime oyunları ve dil mühendisliği
cenk’in kelime oyunları “şıklık için” yapılmıyor. dili eğmesi, anlamı çoğaltma veya anlamdan kaçma aracı. bazen gizliyor (fntmwlm), bazen açıyor (öğ-se-mek), bazen ikisini aynı anda yapıyor (-ça). en güçlü hamleleri, okuyucunun fark etmeden yuttuğu çift anlamlılıklar — fark edersen katman açılıyor, etmezsen yazı yine akıyor. “anlayan anlar” değil, “anlamasan da hissedersin” mantığı.
6.1 birleşik/ayrı yazım isyanı
tdk’ya karşı ideolojik bir tavır. birleşik olması gerektiğini düşündüğü kelimeleri birleşik yazıyor, bunu da yazının içinde manifesto gibi savunuyor:
bazı kelimeler bitişik yazılmalı, birbiriyle birleşip de yeni anlamlar oluşturan kelimeler... birlikte olmalı.
dilbilgisi dil bilmektir ve kendisi de birleşik yazılır, sana inat tdk.
elininkoru benledir, birlikte yazılır ve o ile kullanılmıştır. bilinçli tashihtir, anlamlıdır.
haftasonu, kutupayısı, philipmoris — hepsini birleşik yazması estetik değil, anlamsal. “ayrılamayan şeyler ayrı yazılamaz” diyor temelde.
6.2 ek oyunları ve morfolojik bükme
türkçenin ek yapısını alıp eğip büküyor, yeni kelimeler türetiyor:
“hayatsal” — hayatsal
hayatım’dan türetilmiş, -sal/-sel ekiyle sıfata dönüştürülmüş. “hayati” gibi ama daha samimi, daha cenk.
“ilkin - sonrun” — ilkin - sonrun
“ilkin” varsa “sonrun” da olmalı diye türetiyor, sonra kendisi “oluyo mu öyle bi kelime ya?” diye soruyor.
“-ça” — -ça eki
“tanrıyı evde bıraktıydım. -ça.” eki tek başına bırakıyor, “tanrıça” kelimesini bölerek hem tanrıyı hem tanrıçayı çağrıştırıyor ama hiçbirini tam söylemiyor.
6.3 tevriye (çift anlamlılık)
bir kelimenin iki anlamını aynı anda kullandırıyor, bazen işaret ediyor bazen etmiyor:
“bodrum” — kent olan değil, evlerin altındaki karanlık yer. sonra zihnin bodrumu. ikisi paralel gidiyor, hiçbir zaman “bu metafordur” demiyor.
“sıla” — doğduğun yer anlamı + şarkıcı sıla’ya gönderme + kasetçalara koyduğu isim (feriha diye şakaya vuruyor).
“bahar” — mevsim + “bahar öğleni kokusu” kavramı + ilişkinin baharı + “son bahar da en nihayetinde bahardır.”
“çelik” — şarkıcı çelik + stalin’in lakabı (çelik = steel).
“o” — zamirle oynuyor: “hem ‘o’nu, hem ‘onu’. bu ‘o’ kaçıncı tekil şahıs olursa olsun, asıl mevzu eylemin kendisini sevmekti.”
“elininkoru” — “elinin körü” deyimini alıp birleştiriyor. kör → mezar anlamı, ama aynı zamanda “kor” yani ateş. birleşik yazarak üçüncü bir anlam çıkarıyor.
6.4 ses benzerliği oyunları (cinas / fonetik kıvırma)
kelimelerin seslerini birbirine çarptırıyor:
“kavas/kanas” — adana valisi küfür yerine kavas demiş, sonra “kanas” (dragunov tüfeği) çağrışımına atlıyor. sesten sese.
“ama yiğne deaaaa” — şarkı sözünün fonetik taklidini parantezle yazıyor, sesin kendisini metin yapıyor.
“öğ-se-mek” — özlemek kelimesini hecelerine ayırıp “öz” kökünü çıkarıyor, eksiklik anlamına bağlıyor. sonra “susamak gibi, özünde başka bir öze muhtaç olmak.”
6.5 dil kayması (code-switching)
türkçe, ingilizce, osmanlıca, arapça, sokak ağzı arasında bilinçli kaymalar:
“kaziye-i anha öyle değil” — islami bir tabiri günlük dile sokuyor.
“fifti fifti” — fifty-fifty’nin türkçe fonetik yazımı. bilinçli.
“quid rides?” — latince atasözünü sokağa taşıyıp “ee ne var bunda la bizim köy de aynı böyleydi” ile yere çakıyor.
“hath” — ne türkçe ne ingilizce, kendi icadı bir kapanış sesi. nokta yerine kullanıyor.
“fntmwlm” — sesli harfleri çıkarılmış bir kelime/cümle, şifreli. sadece “o” bilir.
6.6 referanslı kelime oyunu (intertekstüel cinas)
başka metinlere göndererek kelime oyunu yapıyor:
“healing potion” — cebindeki keki wow’daki can iksirine benzeterek, gerçek hayatla oyun mekaniklerini üst üste bindiriyor.
“inventory” — ceket cebinden yoyo ve kek çıkmasını oyun inventorysi gibi anlatıyor.
“schrödinger’in buzdolabı” — fizik konseptini mutfağa taşıyor.
6.7 deyim/atasözü bozma
kalıplaşmış ifadeleri alıp eğiyor:
“merak öldürür mü kediyi? yoksa güldürür mü deliyi?” — iki deyimi birbirine bağlıyor.
“ebesinin örekesi” — küfür gibi duruyor ama hemen açıklıyor: “öreke küfür değil, yün eğirmeye yarayan bir alet.” küfürü silahsızlandırıyor.
“it gibi korktum” — sonra “köpek gibi sarhoş” geliyor. hayvan metaforlarını bilinçli tekrarlayarak ritim tutuyor.
6.8 tipografik/görsel oyunlar
kelimelerin yazılış biçimiyle oynuyor:
“aölşdöaşsd” — gülme sesi olarak klavye basımı. her seferinde farklı, hiçbiri gerçek bir kelime değil. ama hep aynı “sesi” duyuyorsun.
“-ça” — eki tek başına bırakıyor, “tanrıça” kelimesini bölerek hem tanrıyı hem tanrıçayı çağrıştırıyor.
“o_ô” — kaş kaldırma emojisi, tek gözü farklı. şeytan tüyü göndermesi.
“(h?.)” — “organ” kelimesinden sonra. organ → orgazm çağrışımını yapıp yapıştırmadan bırakıyor.
6.9 isim gizleme sistemi
insanlara isim vermek yerine renk, nesne veya sıfat kullanıyor:
“turuncu” — bir kadın.
“ülgen” — başka bir kadın, mitolojik isimle kodlanmış (kartal → kara kuş → jüpiter zinciri).
“bart” — kendi eski personası, “öldü” diyor.
bu bir kelime oyunu olmaktan öte, yazının kendisine gömülmüş bir şifreleme sistemi. “bilen bilir” mantığı.
6.10 metatekstüel kırma
yazının kendisiyle dalga geçme, yazma eylemini kelime oyununa çevirme:
“ne diyoduk?” — konu dağılınca. her seferinde gerçekten geri dönüyor ya da dönmüyor, bu belirsizlik de oyunun parçası.
“ne anlattın cenk?” — yazının sonuna doğru kendine soruyor.
“karalama defterine gitsin, git.” — hem metne hem kendine söylüyor.
“cenk, sus.” — kelimenin tam ortasında kendini kesiyor.
7. psikolojik profil
terapi görmüş/görüyor. birkaç yazıda terapist diyalogları var. bodrum metaforunu (bilinçaltı) bilinçli kullanıyor.
bağlanma biçimi: güvenli bağlanmayla yetiştiğini söylüyor ama “20’lerinde el birliğiyle öptünüz” diyor — sonradan kaçıngan/kaygılı tarafa kaymış. “vazgeçilmekten korktum” temel yarası.
narsistik farkındalık: “kontrol manyağı manipülatif tip” olduğunu biliyor, egoyu kandırarak doyurduğunu açıkça yazıyor. farkındalığı yüksek ama davranış değişikliği zor.
döngüselci ama spiralist: kendi tanımıyla “döngü tamamlandığında aynı yerde olmamalı insan, daha ileride olmalı.” bunu bazen başarıyor, bazen “aynı yerin daha altında” buluyor kendini.
alkol-yazı ilişkisi: birçok metin sarhoşken yazılmış veya alkol eşliğinde. ama alkol bağımlısı değil, alkol onda “kendine daha yaklaşmak” veya “karanlık taraflarına daha kolay bakmak” aracı.
8. güçlü ve zayıf yanlar
8.1 güçlü yanlar
otantik ses: taklit edilmesi çok zor bir üslup. sahte değil, zorlamıyor. akan bir bilinç akışını okutturabiliyor.
duygu yönetimi: en ağır konuları (ölüm, katliam, aldatma, ayrılık) dramatize etmeden, gözyaşı pompalamadan aktarıyor. okuyucu kendi duygusunu kendisi buluyor.
ritim: kısa cümleler ile uzun akan cümleler arasındaki geçişler müzikal. şarkı sözlerini metin içine monte etme biçimi doğal.
diyalog kullanımı: gerçek hayattan alınmış gibi duran diyaloglar, karakterleri birkaç replikte çiziyor.
metatekstüel oyun: yazının kendisiyle dalga geçmesi, yazma eylemini yazının konusu yapması ama bunu samimi bir beceriksizlik/dürüstlük olarak sunması.
8.2 zayıf yanlar (kendisi de farkında)
bitirememe: hemen her yazıda “toparlayamadım”, “ne anlattın cenk?” gibi ifadeler var. giriş-gelişme güçlü ama sonuç kısmı çoğu zaman havada kalıyor.
dağılma eğilimi: konudan konuya atlama bazen okuyucuyu kaybediyor. laf salatası yapıp “odadaki filden bahsetmeme” eğilimi var.
tekrar eden motifler: deniz kıyısı + alkol + iç monolog kombinasyonu fazla sık tekrarlanıyor.
9. genel değerlendirme
cenk, türk internet edebiyatının “durum öyküsü” geleneğinde — ekşi sözlük, inci sözlük çağının yetiştirdiği ama onların formatını aşmaya çalışan bir yazar. umut sarıkaya’nın samimiyetini, kayra’nın lirizmini, sait faik’in gündelik gözlemciliğini ve stand-up komedinin zamanlama duygusunu birleştirmeye çalışıyor.
en güçlü olduğu yer, büyük acıları küçük sahnelerin içine gömme becerisi. en zayıf olduğu yer, bu sahneleri bir bütüne dönüştürme disiplini.
bir kitap çıkarsa, editöryal müdahale ile çok güçlü bir “kişisel denemeler” kitabı olabilir. ham haliyle bile, türkçenin canlılığını ve sokak ağzının edebi potansiyelini gösteren değerli bir külliyat.
bu analiz, cenk’in normal sözlük’te yayımlanan kürate edilmiş yazıları üzerinden gerçekleştirilmiştir. külliyat 2021–2025 yılları arasını kapsamaktadır.
yazar profili: cenk (cenkubal)
1. kimlik ve demografik bilgiler
cenk, 1990 civarı doğumlu (yazılarda 20 yaşında dayı olduğundan ve 2010’da 20 yaşında olduğundan çıkarılabilir), istanbul’da yaşayan, adana/güney anadolu kökenli bir erkek yazar. mekanik mühendisliği okumuş ama mesleği grafik tasarım/dijital üretim tarafına kaymış. serbest çalışıyor (freelance). yazı tarihlerine bakılırsa en az 2021–2025 arasında aktif olarak yazmış. platform: normal sözlük.
2. yazım üslubu ve teknik analiz
2.1 tür
durum öyküsü (kendisi de bunu fark ediyor, yazıda “durum öyküsü yazardın” diyaloğu var). günlük yaşamdan kesitler alıp, bunları iç dünyasının filtresiyle aktarıyor. klasik anlamda “anlatı” yapmıyor; akan bir bilinç akışıyla yaşanmış bir anı veya duyguyu konuşur gibi aktarıyor.
2.2 anlatım dili
konuşma dili ile edebi dil arasında tam bir hibrit. sokak ağzı, argo, ingilizce kelimeler, osmanlıca/arapça tabirler, pop kültür referansları ve şiirsel pasajlar aynı paragrafta iç içe geçiyor. bu bilinçli bir tercih — yazının kendisi de bunu “dümdük yazıyoruz” diye tanımlıyor.
2.3 yapısal özellikler
paragraf içinde sürekli konu dağılır, sonra ya geri döner ya da dağılma noktasını yeni bir anlam katmanına dönüştürür
diyalogları sahne gibi kurar (tire ve artı işaretleriyle), bu ona ritmik kırılma noktaları yaratır
“~” işaretiyle zaman/mekan atlamaları yapar, sinematik kesme gibi
noktalama işaretlerini bilinçli olarak bozar, uzatır veya kaldırır — ritim yaratmak için
birleşik/ayrı yazım kurallarını kasıtlı olarak ihlal eder (kutupayısı, dilbilgisi, haftasonu gibi) ve bunu ideolojik/estetik bir tavır olarak savunur
2.4 karakteristik kalıplar
bir konuya giriş → konu dağılması → “ne diyoduk?” ile geri dönüş → bazen geri dönmeden yeni bir yere gidiş
şarkı sözlerini, şiirleri ve pop kültür referanslarını akan metnin içine doğal olarak yerleştirir, onlar kendi düşüncesinin uzantısı gibi çalışır
sık sık metatekstüel farkındalık gösterir: “yazıyı toparlayamadın yine”, “ne anlattın cenk?” gibi
“canısı” gibi kendi icat ettiği hitap biçimleri var
gülme efektini “aölşdöaşsd” tarzında rastgele klavye basımıyla yapar, “ahaha” demez
3. tematik harita
3.1 yalnızlık ve tek başınalık (ana tema)
neredeyse her yazının alt akıntısında var. “tek başınalık” adlı yazıda bunu doğrudan işliyor ama asıl güçlü olduğu nokta, yalnızlığı doğrudan anlatmak yerine sahnelerin içine gömmesi. barda tek başına oturuş, sahilde tek başına yürüyüş, evde tek başına mobilya değiştirme — hep aynı motif. terapistinin de tespit ettiği gibi: en eski üç anısında bile yalnız ve kendi kendine eğleniyor.
3.2 aşk, kadınlar ve ilişki döngüsü
birden fazla kadın figürü var: renk kodlarıyla anar (turuncu, yeşil vb.), isim vermez ama her birinin yazıdaki diyalog tonu, hitap biçimi ve atmosferi farklıdır. ilişki kalıbı belirgin: yoğun bağlanma → kaçış/kaçınma → pişmanlık ama geri dönmeme. aldatma deneyimini pişmanlıksız ama farkındalıkla anlatması, ahlaki sorgulama yapmadan dürüst olma tercihini gösteriyor. “lavinia” metaforuyla kalıplaştırıyor: “giden her lavinia gitti.”
3.3 baba ve aile
babası ölmüş. “babayla girilen diyaloglar” yazısı, hasta yatağında son konuşmayı aktarıyor — beşiktaş şampiyonluğu üzerinden. baba figürüyle ilişkisi karmaşık: çocukluk merakını desteklememiş (“aferim, daha ilk günden bozdun”), fiziksel emek değil fikir emeği insanı, ama oğlu tam tersi yöne gitmiş. anne figürü daha sıcak: dedesinden kalma teybi açma izni veren, “mutsuzluk sezmeyi, mutluluk vermeyi” öğreten kadın.
3.4 ölüm ve kayıp
ankara gar katliamı yazısı en ağır metin — arkadaşı “maviş”in (serdar) baş parmağından dna ile teşhis edilmesi. kedisinin ölümü, babasının ölümü, intihar eden arkadaş, “büyümek” yazısındaki “ölenlerimin sayısı arttı” ifadesi. ölümü dramatize etmeden, günlük hayatın içinden anlatıyor. sızı var ama gösteriş yok.
3.5 sınıfsal bilinç ve politik tutum
sol eğilimli, işçi sınıfıyla dayanışma içinde ama “solcu edebiyatçı” klişesine girmekten bilinçli olarak kaçınıyor. iş mülakatı yazılarında sınıfsal öfke var ama komikle karıştırılmış. “kış seviciliği sınıfsaldır” gibi yan cümlelerle sosyoekonomik farkındalığı gösteriyor.
3.6 mekan ve şehir
istanbul (özellikle kadıköy), ankara (kızılay, kaçış noktası), eskişehir (eski sevgili anıları). her mekanı duyusal hafızayla aktarır: koku, ses, hava. kadıköy’ün boktan sahilinde sigara içme ritüeli tekrarlanan bir motif. “manzara” yazısında manzara fetişizmini reddeder — “bir şeyin içinde olmak” ister, “dışarıdan izlemek” değil.
3.7 çocukluk ve merak
“tamirat tadilat” yazısı bir nevi oto-biyografik bildirge: 3 yaşında oyuncak tüfeği söken, anneden teyp açma izni alan, bisiklet zinciri tamir eden çocuk → tamirci ruhlu yetişkin. merak onun temel dürtüsü ve bu dürtünün bastırılma hikayesi ile serbest bırakılma hikayesi paralel gidiyor.
4. edebi referans haritası
şiir
nazım hikmet, attila ilhan, bedri rahmi, cahit sıtkı tarancı, onur ünlü, ahmet kaya (şarkıcı ama şiirsel referans olarak)
müzik
kayra, sagopa kajmer, killa hakan, dorian, mode xl, nefret, fuat (omurga), teoman, ferdi tayfur, 90’lar türkçe pop (izel, çelik), ac/dc, ıron maiden, the beatles, sezen aksu, nilüfer
sinema/dizi
kill bill, nuri bilge ceylan, ıssız adam, le tout nouveau testament, after life, wong fu productions
oyun/pop kültür
world of warcraft (horde), counter-strike, street fighter, the king of fighters, death note, looney tunes, lion king/simba
edebiyat
sofie’s world (jostein gaarder), sait faik, kadınlar rüyalar ejderhalar, richard feynman/silvanus p. thompson
not: bu referansların dağılımı çok şey söylüyor: “yüksek kültür” ile “sokak kültürü” arasında organik bir geçiş var, hiçbirini diğerinden üstün tutmuyor.
5. yazı kategorileri
1. sahil monologu
kadıköy sahili, bira/viski, kulaklık, iç ses. “gelmeyeceğin her yerdeyim”, “dikkatli git”, “normal sıkıcıdır” bu kalıpta. alkol + deniz + yalnızlık + şarkı referansı = akan bilinç akışı. en “cenk” olan format.
2. diyalog öyküsü
iki kişi arasındaki gerçek bir konuşmayı sahneleyerek bir mesele anlatma. tire-artı formatıyla yazılır, replikler kısa, aralara kendi iç sesi girer. bazen komik, bazen yıkıcı.
3. anı/flashback
belirli bir tarihe, belirli bir ana gidiş. kronolojik başlar ama mutlaka dağılır, yan hikayeler girer, bazen geri döner bazen dönmez.
4. kavram denemesi
bir kelimeyi veya kavramı alıp etrafında dolanma. kavramı tanımlamaz, yaşanmışlıklarla çevreler. bazen akademik bir cümleyle başlayıp sokak ağzına düşer.
5. mektup/sesleniş
bir kişiye (ama isimsiz) yazılmış, ikinci tekil şahısla konuşma. “sen” var ama sen cevap veremez. en duygusal, en kırılgan yazılar.
6. karalama defteri / akış
hiçbir konusu yok, oturup yazdığı belli. laf lafı açar, kafiye kafiyeyi çağırır, şiirle düzyazı arası gider gelir. kendisi de “karalama defterine gitsin” der bunlara.
7. otobiyografik bildirge
uzun, kronolojik, bir konuyu çocukluktan bugüne taşıyan yapısal yazılar. başı-ortası-sonu var, görece toparlanmış.
8. kısa kesit / polaroid
çok kısa, tek bir anı dondurup bırakma. bazen 5–6 satır, bazen birkaç paragraf ama hep “an dondurma” mantığında.
9. komik öfke / rant
bir şeye sinirlenip komikle öfke arasında salınarak yazma. sosyal eleştiri + kişisel deneyim + absürt mizah karışımı.
10. terapist koltuğu
içe dönük, psikolojik farkındalık yüksek, neredeyse analitik yazılar. terapist diyalogları içerir. en az komik, en çok “işlevsel” olanlar.
not: cenk’in asıl gücü bunların sınırlarını tek yazıda ihlal etmesi — bir sahil monologu başlayıp diyalog öyküsüne dönüyor, oradan kavram denemesine kayıyor, mektupla bitiyor. saf kalıpta kalan yazısı az.
6. kelime oyunları ve dil mühendisliği
cenk’in kelime oyunları “şıklık için” yapılmıyor. dili eğmesi, anlamı çoğaltma veya anlamdan kaçma aracı. bazen gizliyor (fntmwlm), bazen açıyor (öğ-se-mek), bazen ikisini aynı anda yapıyor (-ça). en güçlü hamleleri, okuyucunun fark etmeden yuttuğu çift anlamlılıklar — fark edersen katman açılıyor, etmezsen yazı yine akıyor. “anlayan anlar” değil, “anlamasan da hissedersin” mantığı.
6.1 birleşik/ayrı yazım isyanı
tdk’ya karşı ideolojik bir tavır. birleşik olması gerektiğini düşündüğü kelimeleri birleşik yazıyor, bunu da yazının içinde manifesto gibi savunuyor:
bazı kelimeler bitişik yazılmalı, birbiriyle birleşip de yeni anlamlar oluşturan kelimeler... birlikte olmalı.
dilbilgisi dil bilmektir ve kendisi de birleşik yazılır, sana inat tdk.
elininkoru benledir, birlikte yazılır ve o ile kullanılmıştır. bilinçli tashihtir, anlamlıdır.
haftasonu, kutupayısı, philipmoris — hepsini birleşik yazması estetik değil, anlamsal. “ayrılamayan şeyler ayrı yazılamaz” diyor temelde.
6.2 ek oyunları ve morfolojik bükme
türkçenin ek yapısını alıp eğip büküyor, yeni kelimeler türetiyor:
“hayatsal” — hayatsal
hayatım’dan türetilmiş, -sal/-sel ekiyle sıfata dönüştürülmüş. “hayati” gibi ama daha samimi, daha cenk.
“ilkin - sonrun” — ilkin - sonrun
“ilkin” varsa “sonrun” da olmalı diye türetiyor, sonra kendisi “oluyo mu öyle bi kelime ya?” diye soruyor.
“-ça” — -ça eki
“tanrıyı evde bıraktıydım. -ça.” eki tek başına bırakıyor, “tanrıça” kelimesini bölerek hem tanrıyı hem tanrıçayı çağrıştırıyor ama hiçbirini tam söylemiyor.
6.3 tevriye (çift anlamlılık)
bir kelimenin iki anlamını aynı anda kullandırıyor, bazen işaret ediyor bazen etmiyor:
“bodrum” — kent olan değil, evlerin altındaki karanlık yer. sonra zihnin bodrumu. ikisi paralel gidiyor, hiçbir zaman “bu metafordur” demiyor.
“sıla” — doğduğun yer anlamı + şarkıcı sıla’ya gönderme + kasetçalara koyduğu isim (feriha diye şakaya vuruyor).
“bahar” — mevsim + “bahar öğleni kokusu” kavramı + ilişkinin baharı + “son bahar da en nihayetinde bahardır.”
“çelik” — şarkıcı çelik + stalin’in lakabı (çelik = steel).
“o” — zamirle oynuyor: “hem ‘o’nu, hem ‘onu’. bu ‘o’ kaçıncı tekil şahıs olursa olsun, asıl mevzu eylemin kendisini sevmekti.”
“elininkoru” — “elinin körü” deyimini alıp birleştiriyor. kör → mezar anlamı, ama aynı zamanda “kor” yani ateş. birleşik yazarak üçüncü bir anlam çıkarıyor.
6.4 ses benzerliği oyunları (cinas / fonetik kıvırma)
kelimelerin seslerini birbirine çarptırıyor:
“kavas/kanas” — adana valisi küfür yerine kavas demiş, sonra “kanas” (dragunov tüfeği) çağrışımına atlıyor. sesten sese.
“ama yiğne deaaaa” — şarkı sözünün fonetik taklidini parantezle yazıyor, sesin kendisini metin yapıyor.
“öğ-se-mek” — özlemek kelimesini hecelerine ayırıp “öz” kökünü çıkarıyor, eksiklik anlamına bağlıyor. sonra “susamak gibi, özünde başka bir öze muhtaç olmak.”
6.5 dil kayması (code-switching)
türkçe, ingilizce, osmanlıca, arapça, sokak ağzı arasında bilinçli kaymalar:
“kaziye-i anha öyle değil” — islami bir tabiri günlük dile sokuyor.
“fifti fifti” — fifty-fifty’nin türkçe fonetik yazımı. bilinçli.
“quid rides?” — latince atasözünü sokağa taşıyıp “ee ne var bunda la bizim köy de aynı böyleydi” ile yere çakıyor.
“hath” — ne türkçe ne ingilizce, kendi icadı bir kapanış sesi. nokta yerine kullanıyor.
“fntmwlm” — sesli harfleri çıkarılmış bir kelime/cümle, şifreli. sadece “o” bilir.
6.6 referanslı kelime oyunu (intertekstüel cinas)
başka metinlere göndererek kelime oyunu yapıyor:
“healing potion” — cebindeki keki wow’daki can iksirine benzeterek, gerçek hayatla oyun mekaniklerini üst üste bindiriyor.
“inventory” — ceket cebinden yoyo ve kek çıkmasını oyun inventorysi gibi anlatıyor.
“schrödinger’in buzdolabı” — fizik konseptini mutfağa taşıyor.
6.7 deyim/atasözü bozma
kalıplaşmış ifadeleri alıp eğiyor:
“merak öldürür mü kediyi? yoksa güldürür mü deliyi?” — iki deyimi birbirine bağlıyor.
“ebesinin örekesi” — küfür gibi duruyor ama hemen açıklıyor: “öreke küfür değil, yün eğirmeye yarayan bir alet.” küfürü silahsızlandırıyor.
“it gibi korktum” — sonra “köpek gibi sarhoş” geliyor. hayvan metaforlarını bilinçli tekrarlayarak ritim tutuyor.
6.8 tipografik/görsel oyunlar
kelimelerin yazılış biçimiyle oynuyor:
“aölşdöaşsd” — gülme sesi olarak klavye basımı. her seferinde farklı, hiçbiri gerçek bir kelime değil. ama hep aynı “sesi” duyuyorsun.
“-ça” — eki tek başına bırakıyor, “tanrıça” kelimesini bölerek hem tanrıyı hem tanrıçayı çağrıştırıyor.
“o_ô” — kaş kaldırma emojisi, tek gözü farklı. şeytan tüyü göndermesi.
“(h?.)” — “organ” kelimesinden sonra. organ → orgazm çağrışımını yapıp yapıştırmadan bırakıyor.
6.9 isim gizleme sistemi
insanlara isim vermek yerine renk, nesne veya sıfat kullanıyor:
“turuncu” — bir kadın.
“ülgen” — başka bir kadın, mitolojik isimle kodlanmış (kartal → kara kuş → jüpiter zinciri).
“bart” — kendi eski personası, “öldü” diyor.
bu bir kelime oyunu olmaktan öte, yazının kendisine gömülmüş bir şifreleme sistemi. “bilen bilir” mantığı.
6.10 metatekstüel kırma
yazının kendisiyle dalga geçme, yazma eylemini kelime oyununa çevirme:
“ne diyoduk?” — konu dağılınca. her seferinde gerçekten geri dönüyor ya da dönmüyor, bu belirsizlik de oyunun parçası.
“ne anlattın cenk?” — yazının sonuna doğru kendine soruyor.
“karalama defterine gitsin, git.” — hem metne hem kendine söylüyor.
“cenk, sus.” — kelimenin tam ortasında kendini kesiyor.
7. psikolojik profil
terapi görmüş/görüyor. birkaç yazıda terapist diyalogları var. bodrum metaforunu (bilinçaltı) bilinçli kullanıyor.
bağlanma biçimi: güvenli bağlanmayla yetiştiğini söylüyor ama “20’lerinde el birliğiyle öptünüz” diyor — sonradan kaçıngan/kaygılı tarafa kaymış. “vazgeçilmekten korktum” temel yarası.
narsistik farkındalık: “kontrol manyağı manipülatif tip” olduğunu biliyor, egoyu kandırarak doyurduğunu açıkça yazıyor. farkındalığı yüksek ama davranış değişikliği zor.
döngüselci ama spiralist: kendi tanımıyla “döngü tamamlandığında aynı yerde olmamalı insan, daha ileride olmalı.” bunu bazen başarıyor, bazen “aynı yerin daha altında” buluyor kendini.
alkol-yazı ilişkisi: birçok metin sarhoşken yazılmış veya alkol eşliğinde. ama alkol bağımlısı değil, alkol onda “kendine daha yaklaşmak” veya “karanlık taraflarına daha kolay bakmak” aracı.
8. güçlü ve zayıf yanlar
8.1 güçlü yanlar
otantik ses: taklit edilmesi çok zor bir üslup. sahte değil, zorlamıyor. akan bir bilinç akışını okutturabiliyor.
duygu yönetimi: en ağır konuları (ölüm, katliam, aldatma, ayrılık) dramatize etmeden, gözyaşı pompalamadan aktarıyor. okuyucu kendi duygusunu kendisi buluyor.
ritim: kısa cümleler ile uzun akan cümleler arasındaki geçişler müzikal. şarkı sözlerini metin içine monte etme biçimi doğal.
diyalog kullanımı: gerçek hayattan alınmış gibi duran diyaloglar, karakterleri birkaç replikte çiziyor.
metatekstüel oyun: yazının kendisiyle dalga geçmesi, yazma eylemini yazının konusu yapması ama bunu samimi bir beceriksizlik/dürüstlük olarak sunması.
8.2 zayıf yanlar (kendisi de farkında)
bitirememe: hemen her yazıda “toparlayamadım”, “ne anlattın cenk?” gibi ifadeler var. giriş-gelişme güçlü ama sonuç kısmı çoğu zaman havada kalıyor.
dağılma eğilimi: konudan konuya atlama bazen okuyucuyu kaybediyor. laf salatası yapıp “odadaki filden bahsetmeme” eğilimi var.
tekrar eden motifler: deniz kıyısı + alkol + iç monolog kombinasyonu fazla sık tekrarlanıyor.
9. genel değerlendirme
cenk, türk internet edebiyatının “durum öyküsü” geleneğinde — ekşi sözlük, inci sözlük çağının yetiştirdiği ama onların formatını aşmaya çalışan bir yazar. umut sarıkaya’nın samimiyetini, kayra’nın lirizmini, sait faik’in gündelik gözlemciliğini ve stand-up komedinin zamanlama duygusunu birleştirmeye çalışıyor.
en güçlü olduğu yer, büyük acıları küçük sahnelerin içine gömme becerisi. en zayıf olduğu yer, bu sahneleri bir bütüne dönüştürme disiplini.
bir kitap çıkarsa, editöryal müdahale ile çok güçlü bir “kişisel denemeler” kitabı olabilir. ham haliyle bile, türkçenin canlılığını ve sokak ağzının edebi potansiyelini gösteren değerli bir külliyat.
bu analiz, cenk’in normal sözlük’te yayımlanan kürate edilmiş yazıları üzerinden gerçekleştirilmiştir. külliyat 2021–2025 yılları arasını kapsamaktadır.
devamını gör...