her şeyi bi çırpıda silip atmanın senin için ne kadar kolay olduğunu unutmuşum.
seninle ilgili kötü bi rüya gördüğümde sızlayan kalbime de sana koşan aklıma da öfkeliyim
o kadar mutlu olacağım ki sana dair tek bir zerre kalmayacak hayatımda, unutulmanın ve pişmanlığının ızdırabıyla bi ömür yaşa. nasıl yaktıysan beni, nasıl lime lime ettiysen öyle yan. birinin, her şeye rağmen sana olan aşkını, sevgisini nasıl heba ettiğini unutama. canımın canı, sen çiçeğini ne yaşatabildin ne öldürebildin. başka bahçelerde açmaya mahkum ettin. madem öyle nasıl güzel yaşanırmış seyret. vedalardan bir demet.
the end..
sonra aramıza şehirler girecek, hiç karşılaşmayacağız. tesadüfler bile bir araya getiremeyecek. sonra belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek..
~nazım hikmet
yeni yıl umutla gelsin dedik ilk haftadan yaşamadığım şey kalmadı. evime hırsızlar mı girmedi, çalınan bilgisayarımı telefoncularda mı bulmadım, polislerle yoldaş olup gece yarılarına kadar emniyetlerde mi kalmadım.. aksiyonsunuz bi günümüz yok şükür ya rabbim. desdemonanın macera dolu hayatı yeni yılda da hız kesmeden devam ediyor bahshsj
geçen sene bugün milattı benim için, mutluluktu, umuttu.. bir senede ne çok şey değişiyor. insan inanmışlığından vurulunca darmadağın oluyormuş işte. her şeye rağmen o güne dönmek isterdim o günü yaşayıp orda ömrüm bitsin isterdim..
bihter ziyagil özetlemiş. “bir sene geçti. koca bir sene, neler oldu neler. hayatımın aşkını bulduğuma inandırıldım önce. meğer hayatımın en büyük hayal kırıklığı olacakmış. çok öğretici oldu ama. yalancılara, korkaklara inanmamam gerektiğini öğrendim. kendi çıkarları için, yeryüzünü çekip aldılar ayaklarımın altından. hiç yaşamamış olmayı dilerdim bu seneyi. unutana kadar acıyla, nefretle hatırlayacağım.”
merak ediyorum biliyor musunuz pek çok şeyi ama en çok da;
kendini, diğerlerini düşünmekten başka ‘ona da yazık’ dedin mi hiç, ona bu yaşattıklarımı hak etmedi, canını ne çok yaktım deyip gerçekten bi kere anlamaya çalıştın mı..?
kaldığı yere gitmek için o kadar çabalamış ki, orayı seçmiş, orayı düşlemiş, oraya aitmiş.. beklemek aptallıktan başka bi şey değil, hele o gidiş bi tercihse..
bu sefer trajedik romantik hislerimle gelmedim başlığa babshs öksürdükçe ciğerlerim ağzımdan fırlayacakmış gibi bir hastalıkla uğraşmanın verdiği yılgınlık hissiyleyim. vücudumdaki mikroplar size sesleniyorum ya işi bitirin ya da defolup gidin ama lütfennn
işten çıktım koştur koştur yüksek lisans dersine yetiştim, bu sınıftakiler niye aptal aptal sorular soruyorlar diye düşünerek cam çerçeve izliyorum. lisansta ne öğrendiniz acaba ya? insanlara karşı tahammülümün gram kalmadığı dönemlerdeyim. ya sabır çekerek dersimin bitmesini bekleyeyim bari hahshs
iki gündür şehit haberlerini, videolarını gördükçe tutamıyorum gözyaşlarımı. kimine eş, kimine baba, kimine evlattılar. yerlerini doldurmak mümkün mü? kerpiç evler villalara dönüştürülsün, en konforlu arabalar çekilsin altlarına dindirir mi acılarını..? biricik kardeşim bi dağ karakolunda asker, yüreğim sızlıyor şehit olan askerlerimiz yerinde onu düşündükçe. nasıl bi acı nasıl bi imtihan… şu şerefsiz p*çlerin nefes almaları bile canımı sıkıyor.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.