1.
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
inan söze nereden başlayacağımı bilmiyorum. zira ne söyleyeceğimi bilmiyorum. sadece yazmak istedim ve yazmaya başladım. içimde kağıda dökmek hatta haykırmak istediğim çok şey var. mamafih hiç birini kelimelere sığdıramıyorum. sığdıramadıkça da yutmak zorunda kalıyorum. bu o kadar da kolay değil elbette. neden biliyor musun? zira her biri birer jilet maiyetinde de ondan. yuttukça keserek akıyor boğazımdan aşağı. buna daha ne kadar böyle katlanabilirim bilmiyorum. susuyorum, sustukça boğuluyorum. haykırmak istiyorum, bu kez de jiletlerin hışmına uğruyorum. bir çıkmazın içindeyim ama sanki bu çıkmazı ben yaratıyorum. nereye kadar böyle sürecek bu? daha ne kadar bu kendi yarattığım çıkmazda kalacağım? bile bile kendime bu acıyı çektirmekten ne zaman vazgeçeceğim? bütün bu sorular kafamda yankılanıp duruyor. çözüm mü ? bunun asla beni mutlu edecek bir çözümü olmadığını çok iyi biliyorum. bu soruların cevabının da bende olması gerektiğinin farkındayım. zaten ben de bu cevapları başkasında aramıyorum. mamafih hali hazırda kendi kendime de bulamıyorum. bazen sadece çekip gitmek istiyorum. en çok da hayattan. sanki ben olmasam hayatına dokunduğum insanlar daha mutlu olacaklarmış gibi hissediyorum. yani hayat yaşanılmaz değilmiş de onu yaşanılmaz kılan, zorlaştıran benmişim gibi geliyor. şunu inkar edemem elbette varlığımla insanlara kattığım bir çok şey oldu. mamafih düşünüyorum da varlığımda kazandırdıklarım yokluğumda bir kayıp olur muydu acaba? nedense hiç sanmıyorum. zira diyorum ya, ekseriyetle kendi hayatım da dahil olmak üzere çevremdeki insanların hayatında bir sorun olduğumu hissediyorum. yine de tüm bunlara rağmen çekip gidemiyorum bu hayattan. canım çok tatlı olduğu için mi? hayır. yaşamayı ya da hayatı çok sevdiğim için mi? asla. sadece arkamda bırakacaklarımı düşünüyorum. her şeyden öte ailemi böyle bir acıyla baş başa bırakarak gitmeye hakkım olmadığını biliyorum. zira benim dahi kendimden vazgeçtiğim noktada onların benden vazgeçmeyeceğinin farkındayım. diğer taraftan beni seven ve her daim destekleyen dostlarım var. böyle bir gidiş onlara da haksızlık olurdu kanımca. son olarak da şu an tam sol tarafımda kocaman gözlerle bana bakan patili oğlum var. işte tüm bunları düşününce dur durduğun yerde diyorum kendi kendime. sadece işin nihayetinde, ola ki bir gün tüm bunları düşünmekten vazgeçerek terki diyar edersem buralardan, tek bir cümle bırakmak istiyorum ardımda yadigar; “bunca zaman başkaları için yaşadı, bir gün kendi için öldü.” .
devamını gör...