bunu bir gün okursan bil ki seni çok seviyorum ve özlüyorum... bugün bi kere daha ne kadar güçsüz ve aciz olduğumu anladım. artık hiç gülmüyorum, sürekli düşünüyorum, yalnız kalmak o kadar da acı vermemeye başladı, çok yorgunum, hep tek başıma halletmekten bıktım. bugün tüm gün yorulduktan sonra üstüne gece 11 de banyoyu yıkarken giderin tıkanıp suyun gitmediğini fark edince suyun içine oturup saaaatlerce ağlayasım geldi. onu da yapamadım yetişmem gereken çok şey vardı. inan bana çok zorluyor hayatım beni, o kadar yıprandım ki. ahhhh keşke keşke ikimiz de daha iyiyken karşılaşsaydık...
bana acı veren şeyi tarif edemeyecek kadar acı çekiyorum... severek ayrılmak nasıl mümkün olabiliyor ya nasıl? hayata birçok şey yüzünden kırgınım. ama en çok da onunla bir ömrü birlikte geçirmemize imkan vermediği için:" bizi bu kadar zorlayıp sınadığı için...
öğretmenlik sanırım. özellikle de ana okulu, sınıf öğretmenliği falan. çocukları severim ama onlara bi şey anlatmaya çalışmak işkence gibii. tahammülsüz de olduğumdan bi şeyi 40 kez söyleyemez delirirdim jsjsjs o yüzden saygı duyuyorum bu branşa
mağduriyetlerini hafızalara kazımak. filmlerle şarkılarla müzelerle şehirlerle her şeyle hatırlatıyorlar. evet olması gereken bu. ama neden dünyadaki en hatta tek sistemik katliammış gibi davranılıyor anlamıyorum. dünyada yaşanmış ve hala yaşanan çok acı var. birçok şey hatırlanmalı,hatırlatılmalı
karşılıksızsa bitirilmesi en doğru olandır. en azından karşılık beklenmemeli,karşı taraf rahatsız edilmemeli... zor evet ama olması gereken bu.
seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
genelde sevdiğimiz, yakınımızda olan insanların haberleridir.
ama bu saatte aldığım, bayadır görmediğim birinin ölüm haberiyle açmak istedim bu başlığı. üniversite hazırlıktayken çok sık muhattap olduğumuz yaşı ilerlemiş bi öğrenci işleri personeli hanımefendi vardı. dilare hanım.(gözümden birkaç damla yaş süzülür) ismini söyleyince bile o dekanlık odasına ışınlanıyorum. aslında kendisini görmeyeli çok yıl oldu. ama onu sarı, kısa kahküllü saçları, naif, güleryüzlü, işinin cidden çok yoğun olduğu zamanlarda bile bize bir şekilde yardım etmeye çalıştığı halleriyle daha dün görmüş gibi hatırlıyorum. çok güzel bi insandı. hastaymış son yıllarda:' . mekanı cennet olsun...
nilgün marmara intihar mektubunda şöyle yazmış: "çocukluğun kendini saf bir biçimde akışa bırakması ne güzeldi. yiten bu işte"
her şeyi düşünmek,planlamak, sorumluluk,artan kaygılar... çocukluğa dair en çok özlediğim şey bunların olmaması
ıstediğim bölüm için 2 kez mezuna kaldım. sonunda kazandım ama sınıf arkadaşlarımla aramda yaş farkı oluşmuş oldu. lise arkadaşlarımın çoğu bitirdi ben hala okuyorum. ve yks dönemine 3 kez çalıştığım için çalışmaktan da yıldım artık. o yüzden nacizane tavsiyem elinizdeyse adamakıllı çalışıp uzatmayın yks sürecini. ünide çalışmaya enerji kalmıyor. nihayetinde istediğim bölümdeyim ama süreç çok yorucu oldu. bu uğurda kendinizi tüketmemeye çalışın.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.