1.
bir şeyin öyle olduğu ya da olacağı hissine kapılmak.
insanlar beni genelde zannederler. şöyle olduğumu zannederler ya da böyle olduğumu. ve buna tanımak derler. halbuki zannetmektir aslında yaptıkları, tanımak değil. tanımak daha başka bir şey. yakından tanıyan çok az kişi vardır beni. tahminlerim o yönde. en yakınımdakiler bile beni zannediyorlar. halbuki tanısalar. tanımıyorlar. gizemlilikten değil aslında bu ortak paydasızlıktan. hoş! ben de onları zannediyorum. tanıdığım çok az kişi vardır bu yüzden.
(bkz: sabah sabah şizofrene bağlamak)
insanlar beni genelde zannederler. şöyle olduğumu zannederler ya da böyle olduğumu. ve buna tanımak derler. halbuki zannetmektir aslında yaptıkları, tanımak değil. tanımak daha başka bir şey. yakından tanıyan çok az kişi vardır beni. tahminlerim o yönde. en yakınımdakiler bile beni zannediyorlar. halbuki tanısalar. tanımıyorlar. gizemlilikten değil aslında bu ortak paydasızlıktan. hoş! ben de onları zannediyorum. tanıdığım çok az kişi vardır bu yüzden.
(bkz: sabah sabah şizofrene bağlamak)
devamını gör...
2.
sonu gelmez varsayımsal senaryolar arasında kaybolmak..
ölüm gibi bir şey ama kimse ölmüyor..
paranoyaklaşmak işte.. anlayamazsınız.
ölüm gibi bir şey ama kimse ölmüyor..
paranoyaklaşmak işte.. anlayamazsınız.
devamını gör...
3.
sevildiğini zannetmek, değer gördüğünü zannetmek, hayallerine kavuşacağını zannetmek.
yüreğimdeki mezarlık çok kalabalık evet, zannetmekten öteye gitmeyenlerle dolu bir mezarlık.
yüreğimdeki mezarlık çok kalabalık evet, zannetmekten öteye gitmeyenlerle dolu bir mezarlık.
devamını gör...
4.
hep zannettiğimiz için kaybetmedik mi?
devamını gör...
5.
sevginin yeteceğini zannederdim... çok sevmek nasıl yetmez:"/
devamını gör...