iki kişinin bildiği sırrı yazar profili

iki kişinin bildiği sırrı kapak fotoğrafı
iki kişinin bildiği sırrı profil fotoğrafı
rozet
karma: 12411 tanım: 2350 başlık: 848 takipçi: 25

son tanımları


madde ve beden

şimdi bu materyalist ve putperest bilim her şeyin maddeden ibaret olduğunu söylüyor. bedeni de bu şekilde ele alıyor. beden ne tür bir arıza verirse ona göre maddi bir çözüm arıyor falan filan .

peki bu beden dediğimiz şey sırf maddeden oluşmuyorsa ne olacak? misal ruh da varsa ne bok yiyecek? ebelek gibi bakakalacak mı?
devamını gör...

bilimlerin felsefeden ayrılması

tüm bilimleirn babası, anası, atası , yedi göbek ilerisi hep felsefeye çıkar. 18. yüzyıl'dan itibaren de hepsi tek tek felsefeden ayrılmaya başladı. ayrıldıkça da aşırı boktan şeylere dönüştü her bilim.

hepsi tekrar felsefenin kucağına gelmedikçe hiçbir nane de olmaz bu bilimden. yani tekrar bir birleşme lazım. yok öyle epistemolojik olan ayrı, ontolojik olan ayrı, siyasi olan ayrı, sosyal bilimi ayrı, pozitifi bilimi ayrı olmaz. hepsi bir araya gelmeli ve hepsinin sınırları değişmeli.

hayatında bir tek şiir bile okumamış matematik profesörü kafası aşırı boştur. topluma verebileceği insani bir şey yoktur. maksimum başarıya ulaşmış bir felsefeci de matematik bilmiyorsa boştur. bu kompleks yapının daha da kompleks hale gelmesi değildir. aynen klasik kozmolojideki gibi her bilimi ayrıt etmeden canlı ve capcanlı hale getirmek lazım. metafizik algısı sadece teolojiye indirgenmeden yeniden bilimin içine sokulmalı.
devamını gör...

kendini bil

budist metinlerden, upanişadlara, sokrates'ten tüm dinlere kadar ısrarla insana tavsiye edilen bir nasihat.

peki kendini bilmek nedir? mesela matematik profesörü olarak insan kendini bilebilir mi?
devamını gör...

aklı beyine indirgemek

aklın sınırlarını daraltmaktır. akıl beyne hapsedilemez. "yaw bilader akıl beyinde be karşim zaten bilim bunu ispatladı" hikayesine inanan olduğunu sanmıyorum. akıl belki beynin bir takım dönüşümleri sayesinde meydana gelen bir şey ama hala " aha buradadır" diye gösteren bilim yok hatta gösterge bile yok. akıl; yeri gelir tarihsel deneyimdir yeri gelir kalptir , yeri gelir tüm kainattır. belki de hepsinin bütünü tek bir akıl var biz o akıldan pay alıyoruz.
devamını gör...

denizli'de deniz olmaması

ona bakarsan topkapı sarayı da topkapı'da değil. bunlar hep van gogh'un yıldızlı gece tablosundaki yıldızların yere çok yakın olmasından kaynaklanan bi acayip şeyler.
devamını gör...

nickinin hikayesi nedir sorusu

aga ben bunu kurtlar vadisi'den arakladım. "iki kişinin bildiği sır değildir" sözünü alıp üstünde biraz oynadım, hopladım, zıpladım oldu aha bu nick. ama o zamanlar acemi olmama rağmen sözlükçü nickine de benzedi ha. aferin bana emsalsiz bir nick almışım.
devamını gör...

hayvanlardaki tüm davranışları içgüdü kavramı ile açıklamak

bilimin ne kadar yüzeysel ve osurukan br şey olduğunun göstergelerinden biri.

la hamido hadi bi öküzün ot yiyişini içgüdü ile açıkladın. hayvanlardaki her davranış ot yemeden mi ibaret? artı "içgüdü" ne la? nasıl bir kavram bu? karman çorman , komleks mi kompleks hayvan davranışlarını tek bir değişkenle açıklamak da anca bilim gibi keriz silkeyen bir put sayesinde olurdu. bu puta tapan da gırla.

yaw arkadaş hepsini geçtim misal arı. aha şu yaz sıcağında peteklerinin içi cehennem gibi oluyor. hayvanlar kavrulacak , yanacak, ölecek nerdeyse ama zınk diye bir kısmı tersten bir kısmı düzden toplu bir şekilde bir kanat çırpmaya başlıyorlar aha sana oldu son model klima. sıcak havayı dışarı atıp , soğuk havayı sürküle ediyorlar. resmen sıcak kumlardan serin denizlere atlıyor hayvan. bunu " içgüdü" gibi skimsonik bir kavram mı açıklayacak? "evet açıklar" diyeni 20 iq su ile başbaşa bırakıp ardından "sieee lan" diyorum.
devamını gör...

yaşayarak kitap okumak

şu hızlı kitap okuma bilmem ne teknikleri olayını anlayamıyorum ben de bir türlü. la hızlı okusan ne olacak ki? hızlı yüzbin kitap bile okusa insan boştur. ama bir de okduklarını yaşayarak , deneyimleyerek okumayı dene bakalım , bir sayfadan diğerine kaç yılda geçebiliyorsun.
devamını gör...

“are you ıran”

o değil de en kral ingilizce bilen bile bu adamın konuşması kadar etkili olamıyor. adam iki kere ingilizce konuştu ikisi de dünya çapında olay oldu. bi "one minute" dedi , bi de " are you iran" dedi yer yerinden oynadı. demek ki 3 kelime bile bilsen, bir dili etkili kullanmayı bilirsen senden alası yok.
devamını gör...

na to kefari na to mermari

68 kuşağı solcularının tamamen gotten uydurarak dilimize " nato kafa , nato mermer" diye tercüme ederek türkçeye kazandırdığı rumca deyiş.

esasen " ha mermer, ha kafa" anlamına gelir.
devamını gör...

oğuz

geçen bir videoda duydum doğru yalan adamın boynuna. aslında bizdeki "oğuz" ismi oğuz boyundan gelmiyormuş. zaten anadolu'da pek tercih edilen bir isim değilmiş ama "euzubillahimineşşeytanirraciym" deki "euzu" dan dolayı "oğuz" ismini koyarlarmış.

ha buna inanırım tabiki. zira kur'anda "kezban" *ismi geçiyor diye kız çocuğuna bu ismi veren bir kültürün evlatlarıyız.
devamını gör...

yoldaş'ın sözlük eylül ayında düzelecek açıklaması

önemli olan "neden bu krizi yaşadık, neden bunlar başımıza geldi, neden ben, neden biz, oow my god tanrım " diye hayıflanmakla olmuyor bu işler. olan oldu kardeş. önümüze bakmak lazım.

kriz gayet doğal bir şey. sözlük de bir insan sayılır en nihayetinde. kafası bozulabilir, bunalıma girebilir, "en kralının mına gorum lan dağılın" diye feryat edebilir vesaire. hayat bu her şey olur. bir kriz olduğu anda duygusal feveranla hareket etmemek elbet doğrusudur. önce bir durup düşünmek , nefes almak lazım. sonra da gerekli ekşınları yapmak lazım.

büyülü bir el gelsin dokunsun , bir sihirbaz değnek sallasın , vahiy gel , dur şu olaylar bir bitsin düzeleceğiz inşallah namaza başlayacağız falan filan demekle olmaz.

her şeyin bir kuralı var misal karı düşürmek istiyorsan karılara yürüyeceksin durup dururken hiçbir karı gelmez sana ya da ne bileyim kas yapmak istiyorsan ağırlık kaldıracaksın vesaire.

ortada bir gerçek var benzer krizleri yaşamış her sözlük kapandı. hiç duygusal beklenti içine girip " aga bizimki başka yaa , o dediğin burada asla olmaz" triplerine falan girmeye gerek yok. bal gibi de kapanır arkadaş. eldeki veriler , gözle gördüklerimiz , sol framedeki durgunluk ,oylama ve etkileşimdeki durağanlık gibi şeyleri görmek için müneccim olmaya gerek yok, yoldan geçen eşşek bile görüyor.

e iyi de o zaman teklifin ne? teklif şu kardeş. önce üye olurken her üyenin verdiği kayıtlı ne kadar mail adresi varsa oralara tek tek mail atılacak. ne olduğu anlatılacak, gelen maillere de açıklamalı cevap verilecek. ki mail çok soğuk bir iletişim şekli olmasına rağmen ilk etapta bu mutlaka yapılmalı.

daha sonra elde ne kadar yazar telefonu varsa bizzat yoldaş tarafından ya da moderatörler ve ya sözlükte sevilip sayılan yazarlar tarafından aranacak. insan dokunmadan , iyi bir iletişim kurmadan eylül'ü beklemek hayalcilikten başka bir şey değil. eylül gelince yine buralar sinek avlamaya devam edince " ya bilader ben eylül deidm ama hangi sene olduğunu söylemedim" esprisini yapmaya da gerek yok bence.

gerekirse ki bence çok gerekli, en kısa sürede çok katılımlı bir sözlük zirvesi yapılıp çok daha ufuk açıcı fikirlerle bir araya gelinip yeni bir aksiyon alınmalı.

bir diğer mevzu da şu simurg fireud mudur nedir gerekirse onla da açık açık konuşulmalı. olan olmuş üstünden zaman geçmiş , her şey soğumuştur o da diyaloğa açık hale gelmiştir . diyalogtan zarar gelmez. her şey konuşulur gerekirse aracılar vasıtasıyla bir orta yol bulunur. tehdit dili ve edebiyatı seviyesinde söylemlerle işi abuk subuk yerlere götürmeye de gerek yok. altı üstü bir oralet mevzusu demiş ya da dememiş hiç önemi yok bir yol bulunup her şey hallolur.

nacizane benim önerilerim bunlar yoldaş kardeşim. dinlersin dinlemezsin sen bilirsin. ama benim ortada biri olduğumu bilirsin ve her zaman çözülemeyecek mesele yoktur kafasında biri olduğumu da bilirsin. şimdiden kolay gele kardeşim.
devamını gör...

the red pill

erkekadam.org sitesi kıyamet gibi bu tür yazılarla dolu. ben de baya okudum. özetle "alfa sker beta öder" mantığıyla gazlama yapan mahmut abi adında bir kurucusu var sitenin.

fakat millete olması gerekenden bin kat daha öz güvenli olun, erkek olun, adam olun, korkmayın, tırsmayın, tabak çevirin, dil öğrenin, dil atın, bünyeyi buram buram testesteron doldurun ,ona yürüyün, buna yürüyün diye gaz verirken kendisi fotoğrafını bile koymaktan korkan tırsık selami'nin biri gibi geldi bana. bir sürü videosu var orada da atıp tutuyor ama sadece sesle yayın yapıyor. moruğun da teki zaten. gotundeki kıllar bile ağarmış hala onu nasıl düdüklerim bunu nasıl düdüklerim peşinde koşan düşük profil biri bence. ha kurucusu ve bu işi en iyi bildiğini iddia eden bile böyleyse bu red pil denen olay da safi rüzgardır be kardeşim.

gidin evlenin olm. mal mal şeylere kafayı takmayın. çoluk çocuğa karışın hayata karışın. belediye musluğu mu bu habire akıp dursun. her önüne gelen sana versin. ana bir bacı iki geri kalana salla miki kafasından kurtulun.
devamını gör...

öznel gerçeklik vs nesnel gerçeklik

descartes'in başa bela ettiği özne- nesne dualitesi hala aşılabilmiş değildir. huserl'in fenomenolojisi ve ya son zamanlarda ortaya çıkan neuro-science düşünce akımları falan bir yere kadar gelebildi ama insanlık hala "cogito ergo sum" seviyesinde duruyor.

ikilik normal bir şeydir bir şeyin zıttının olması anlamında güzel-çirkin, iyi -kötü gibi, ama ikicilik denen şeyin çok tanrılı dinlerden farkı yoktur.

ben özneyim dediğin zaman her şeyi nesne olarak görmeye başlarsın. ve varlıkla olan ilişkinde he şey araçsallaşır, ruhuzlaştırır , maddeleştirir. ve madde haline dönüştürdüğün her şey ölçülebilir ve fiyatlanabilir, etiketlendirilebilir hale geliyor.

işte bir şeyin fiyatı ve değeri arasında çok fark vardır. nesneleştirdiğin her şeyin değeri ortadan kalkar.

geçi bu anlattıklarımın başlıkla pek alakası yok. nesnel gerçeklik diye bir yoktur. nesneleştirdiğin şeye senin verdiğin öznel bir tanım vardır. her şeyden bağımsız bir nesnel gerçeklik yoktur. misal batı bilimi nesnel midir sizce? bence asla ve kat'a nesnel bir tarafı yok. altını kazıyınca tamamen sekülarist bir felsefi temel ortaya çıkar. yani sana nesnel diye yutturulan şeyin ideolojik bir alt yapısı var.
devamını gör...

sol görüşlü kızların daha ateşli sevişmesi

çirkin kızların daha ateşli sevişmesi ile bağlantılı emsalsiz pompa tekniği.

müdür ben bu sosyal demokrat, liberal solu falan paranteze alınca geriye kalan marjinal solcu kızlardan güzeline denk gelmedim. zamanında okuduğum istanbul üniversitesi'nin hergele meydanında ve ya hergele kapandıktan sonraki kantinin sol tarafında pinekleyen tiplemelerden ve kendi bölümüm felsefeden bir tane cezbedici kıza denk gelmedim. hep libido öldürücü , erkeklikten soğutan tiplerdi. hatta bu kızlara şeyi kalkıp da sken adam bizim anamızı da skmeye kalkar diye onlarla dostluğu olan tiplerle de hiç muhatap olmazdım.

aga tip mip geçtim hadi de gençliğin verdiği illaki bi cazibe olur yaw. çirkin de olsa bir alımlı tarafı olur bazı kadınların. bunlar da yoktu aga. bi de rezil ötesi bi giyim tarzları, bakımsızlık , pespayelik, en iyisi dediğin bile bağcılar'daki ucuz bir kuaföre saçlarını yaptırmış falan filan olayları da eklenince işin içine umudu kestim. aga edebiyat fakültesi burası ya. bir erkeğe 8 tane kız düşüyor. ne gereği var amerikan dili, alman dili ve ya ingiliz dilinin kalemle çizilmiş gibi kızları varken bunlara mı tamah edeyimdi? şöyle sanat eseri gibi baktıkça insanın ruhunu depreştiren , zihnimde bana şölenler yaşatan cilloplar varken kim sker bunları?
devamını gör...

bana milliyetçiler adam öldürüyor dedirtemezsiniz

demirel söylediyse gayet normal zaten. adama ne sorarsan sor hiçbir zaman , hiçbir konuda net cevap alamazdın. sürekli "o zamanki konjonktürde" diye başlayıp "binaenaleyh" diye bitirirdi cümleyi. "dün dündür , bugün bugündür" diyen adamdan zaten net bir şeyler beklemek ucuzluktur. ucuzluk deyince şimdi hatırladım bim'e ucuz kavun gelmiş, hafif yeşilimsi gibi ama bal gibi valla. kabak zannedip almamazlık yapmayın.
devamını gör...

beşiktaş'ın yeni logosu

iki beyaz sütunda eskiye göre biraz boşluk olmuş. eskiden yapışık gibiymiş şimdi biraz aralanmış. gözlüğü taktım mı karıncanın arka bacağını 10 metreden görürüm.
devamını gör...

ateizmin çok tanrılı bir din olması

mandık olarak her şeyin atomlardan meydana geldiğine hepimiz inanıyoruz bunda sorun yok. aslında inanıyoruz da değil de bilimsel olarak bu açıklamayı hepimiz kabul ediyoruz. lakin diyelim ki kulağımda işitme işlevini yerine getiren atomlar , bunlarda potansiyel olarak işitme işlevinin var olduğuna da inanmak gerekir. yani buna inanıyorsan da tek tek bütün atomlara putperest gibi tapıyorsun demektir. yani ateizm ilmen , fennen, tıbben, mantıken trilyon tane tanrıya inanan bir dindir.

aga trilyon tane tanrı'ya inanmak da baya zor iş ha. allah yardımcıları olsun ateistlerin. eski araplar hiç değilse totalde 360 tane tanrı'ya inanıp geniş geniş takılıyorlardı. atomlar gibi onlar da cansız, şuursuz, yersiz yurtsuz gariban putlardı.

ha bu kabedeki putlardan canlı bir hayatın var olabileceğine inanmışsın , ha atom gibi çük kılı kadar bile canı olmayan cansız bir varlıktan canlı hayat doğacağına inanmışsın. hiç fark yok aga.
devamını gör...

understand

ingilizce orjinal bir değil, kendilerine ait sadece 5 kelime var gerisi hep başka dillerden arak ama şu kelimeyi hangi ingiliz üretmişse gayet bilge bir kişi imiş bence.

"anlamak" kelimesini "altında durmak" olarak ifade etmek gayet filozofça bir teknik. yani "onun huzurunda durup bir düşünmek", ve "orada durup onun varlığına kendimiz açmak". aferin .
devamını gör...

şerh ve haşiye geleneği orjinal düşünceyi öldürmüştür tezi

kesinlikle katılmadığım bir tez.

hatta tam terinse şerh ve haşiye geleneği büyük eserlerin yeni anlam katmanlarını ortaya çıkartıp yeni ve orjinal düşünce geliştiren hermeneuetik çabalardır.

zaten öyle hamdi gibi bir konu etrafında dönüp duran şeyler değildir şerh ve haşiye. bir konuya dalar , o konu bambaşka bir konuyu açar, oradan oraya zıplar ve dönem dönem de bu zıplayışlar birikir ve ortaya bambaşka bir boyutta çok orjinal ve büyük bir eser çıkar.

yani rahmetli marx'ın dediği gibi " bazen niceliksel birikimler niteliksel sıçramalara sebep olur".
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim