ropte yazar profili

ropte kapak fotoğrafı
ropte profil fotoğrafı
rozet
karma: 4495 tanım: 517 başlık: 20 takipçi: 50

son tanımları


yüzyıllık yalnızlık

kırmızı pazartesi'den sonra okuduğum ikinci gabriel garcia marquez romanı. eh adama o kadar nobel vermişler, okumamak olmaz değil mi?

macondo adlı kasabayı kuran jose arcadio ile ursula ailesinin yüz yıllık süre içerisinde meydana gelen 7 kuşak boyunca yaşadığı hayatı her yönüyle, yer yer masalsı, yer yer gerçeksi, yer yer toplumsal yer yer bireysel ele alınan öyküsü. her yeni kuşağın dedelerinin hatalarını yaptığı ve kısır döngüye giren böyle bir ailenin helak olmaması mümkün değil zaten. zina fuhuş bunlarda, ensest bunlarda, alkol bunlarda, kumar bunlarda, yemedikleri halt yok. eline dünya kadar para geçiyor, havanlar 3'er 5'er doğuruyor, akıyorken doldur bi yatırım yap, kara gün olur de köşeye para koy demi? ama yok, illa partilerle festivallerle iti köpeği doyurcan. halasına, teyzesine, kız kardeşine kerkinmeyen zaten yok. böyle zındık bir ailede bir tane bile eşcinsel çıkmamasına çok şaşırdım. o da muhtemelen yazarın yaşadığı dönemde eşcinselliğin bu kadar ulu orta ve yaygın olmamasından kaynaklı. sen ver bakayım netfliks'e jose arcadio, albay aureliano beundia ve melquiedes'e nasıl 3'lü yaptırıyorlar asjhdsjl

şaka bir yana kitapta büyük bir dramın yanı sıra pek çok toplumsal ve ahlaki sorun ele alınmış, siyasi yapıya selam çakılmış. yer yer duygulandıran üzen olaylar olduğu gibi yer yer güldüren yerler de vardı. akraba evliliğinden korkup çocuklarının domuz kuyruğuyla doğacağından endişe eden ursula'nın ilk oğlu jose arcadio'nun devasa aletini görünce korktuğunun başına geldiğini sanıp karalar bağlaması yardı asjhsdjl neyse ki işinin ehli olan pilar ternera olayın aslını anlattı da rahat bir nefes aldı. bu ablamız da maşallah bu arada her mahallede bi tane bundan olsa var ya ülkede nüfus sorunu kalmaz agdskh

bir de ursula yine yaşlanıp kör olup yatağa düşünde yaptığı iç hesaplaşma esnasında içinden küfür etmeye başlayıp sonra bir anda bok diye bağırması ve o anda odada olan torununun ursula'nın içinden sövdüğü bilmediğinden yerlerde bok aramasıydı. metroda kendi kendime güldüm baya. deli sanıp ağacağa bağlayacaklar diye korktum jahjsdlk kitaptaki favornin soyu i karakterim ursula'dır bu arada. o olmaz bu ahraz aile 3. kuşakta çoktan kurumuştu hgdhksj

bu arada rabbim cümlemizi amaranta gibilerin nefretinden korusun. ne öfkeymiş arkadaş. seven(7) filminin kitap versiyonu gibi. 7 ölümcül günah ve 7 kuşaklık lanet. açgözlülük(çoğunda var) , kibir(özellikle fernanda. kraliçe olucam diye kasım kasım kasılıp burnundan kıl aldırmıyordu.) öfke (dedik zaten amaranta diye.) kıskançlık( bu da yine kardeşler arasında var da amaranta- rebecca rekabeti daha belirgin), tembellik(bu daha çok aurelianolarda var. ben gözlemci ve sezgiciyim aga deyip yatıyorlar) oburluk (jose arcadio segundo'ydu galiba festivallerde fil lakaplı kadınla yeme yarışına girip çatlıyordu az daha. yiye yiye 150 kiloya yaklaştı camış.) şehvet (bunun için isim vermeye gerek var mı, beundia hanesinde kimseye arkanızı dönmeye gelmez hepsi düz duvara tırmanıyor maşallah.)

amaranta ursula, son kuşağın adını rodrigo koyalım deyince hah ailenin makus talihi düzeliyor sanıp sevindim ama kitaptaki tek akıllı beundia olan 6. kuşak aureliano gitti çocuğun adını yine aureliano koydu. ve ailenin atasının ağaca bağlanıp sonuncusunu karıncaların yemesi kehaneti gerçekleşti. kitap boyunca sürekli anlatılan melquides'in el yazmaları olayı da güzel bağlandı. yüzyıllık yalnızlık da sona erdi. zaten ermeseydi 47. kuşak jose arcadio bundiea devasa aletiyle hepimizi sıradan geçirecekti jkshdld

kitapta o kadar konu o kadar olay, o kadar karakter var ki anlat anlat bitmez. yazarın anlatım dili ve çeviri de güzel olunca keyifli bir okuma çıkıyor. evet biraz karışık ama çözülüyor ya. 3. kuşaktan sonra anlıyorsun zaten kimin ne olduğunu. hazır yeni bitirmişken unutmadan yazayım ileride okurum diye buraya da not alayım. 3 güne unutuyorum zaten. burada karşıma çıkınca iyi oluyor. hee evet böyle böyleydi diyorum.

neticeten güzel bir kitap. okunması gereken bir eser. yazarın anlatım tarzını görmeli bence. ama çok kitap okuyan biri değilseniz bununla başlamayın direkt. başka kitaplar okuyup kitap okuma alışkanlığı edinip mental olarak hazır olun öyle okuyun.
devamını gör...

kalp çakrasını serbest bırakmak

ilk girideki görsele bakınca kalp çakrasının nereden serbest bırakıldığı konusunda derin düşüncelere gark olduğum durum. belki ben de yıllardır farkında olmadan kalp çakramı serbest bırakmışımdır. du bakalım, hayırlısı.
devamını gör...

herkesin overthinking’den muzdarip olması

bizim ahraz ahalinin ingilizce kavram kullanınca kendisini havalı ve önemli hissetmesinden kaynaklı durum. neyse buna çok kızmıyorum bu sefer, overthink yapcam, aşırı düşüncem derken birkaç tanesi yanlışlıkla kafayı çalıştırmaya başlasa kardır bence.
devamını gör...

kadir mısıroğlu osmanlı'da yaşasaydı ne olurdu sorusu

bir takım faraziyelerdir. mesela, sarıktan fese geçişe karşı çıkar, kafasında sarıkla gezerdi. fes takanları gavur ilan ederdi. fes yeniliğini getiren padişaha karşı ayaklanır, hakkında sağda solda ileri geri konuşur kafir ilan ederdi.
devamını gör...

16 şubat 2026 akasya durağı’nın yeniden çekilme toplantısı

+ nere gidersin usmanım.

- elinin körüne giderim safiye. ben bu saatte nere giderim? dizi yeniden çekilecekmiş onun toplantısına giderim.
devamını gör...

domates meyve midir sebze mi sorunsalı

meybze olabilir.
devamını gör...

sadece şarkı söylemek sanatçılık mıdır sorusu

kafamda kurguladığım cevabı yukarıda bulduğum soru ama olsun, ben de yazıcam. şarkı söyleyen sanatçı değilse tiyatro ve sinema yapan da sanatçı değildir. senaryoyu kendisi yazmıyorsa sanatçı olamaz bu mantıkla. yani çoğu yeşilçam ünlüsü sanatçı olmamış oluyor. bana kalırsa herhangi bir sanat eserini üretenin yanında o eserdeki duyguyu aktarmak da sanattır.

bestelenen güftelenen bir eseri sen ben söylesek sanatçı olmayız. ama ajda pekkan söylediğinde içinize işliyorsa ya da dinlemekten keyif veriyorsa o sanattır. yazılmış bir eseri flash tv oyunculuğuyla oynamak sanat değildir elbet. ama haluk bilginer kendi üretmemiş de olsa bir karakteri canlandırıyorsa bu sanattır. eserlerin yorumlanması, kişinin kendi yorumuyla aktarması sanat eserinin amacına ve kitlesine ulaşmasını sağlayanlar da sanatçı olmalıdır.

performans sanatçıları var mesela bazıları saçma sapan hareketleri yapıyor ya da boş boş bekliyor hoop sanat oluyor. sanat hayatın içinde olan veya olması mümkün olan hatta olması hayal edilen her şeyi içine alabilir. bunu farklı şekillerde ifade eden sanat eserlerini ifa edenler de sanatçıdır kanımca. ha bizim sanat algımız kaliteli işlerle toplum nazarında saygı görmekle ilintili. ama size hitap etmiyor olmaması bir eserin ya da yorumcunun sanatından bir şey eksiltmez.

bencesi bu.
devamını gör...

duvar saati sesi

şapırdatarak yemek yemek, yüksek sesle nefes almak, sürekli burnu çekip boğazını temizlemek gibi çoğu ses konusunda ifrit olan biri olarak, ayar olduğum seslerden biridir. bazen gece sessizliğinde kol saatimin bile akrep yelkovan sesine takılıp saati çıkarıp odanın dışına koymuşluğum var. ki takmıyorum bile artık kol saati.

bi duvar saatimiz vardı, allah sizi inandırsın akrebiyle yelkovanı sanki validelerini cima eylettiriyorlarmış gibi öyle bir feryat figan ses çıkartırlardı ki pilini falan söküp balkona atmıştım. biz de çalışıyoruz, işimizi yapıyoruz da sizin gibi yaygara koparmıyoruz çarkına üfürdüklerim. sonra annem saat nerde dedi. anlattım. nasıl yani dedi. gösterdim. aa sen söyleyene kadar ben fark etmemiştim şimdi sürekli kulağıma batıyor dedi. sonra gidip sessizinden bir duvar saati aldık.
devamını gör...

erkek yavru köpeğe isim önerileri

guttiş.

hanimiş benim guttişim diye de sevilebilir rahatlıkla. muttiş de olabilir.
devamını gör...

strüktür'ü anlamadan nesne manipülasyou yapmak

tam strüktür'ü anlıyacağım anda gelen gülme sebebiyle yapamadığım eylem. amaan biz atatürk'ü anladık ya bizi yeter... strüktürü rüktür et.
devamını gör...

resim sözsüz şiirdir

resim sözsüz şiirdir,
şiirse boyasız resim,
siyah bi crop giymiş
pantolonu dar kesim.

resim notasız müziktir.
müzikse melodik şiir.
yanakları al al olmuş
yanıma gelsene deyir.

resim çıplak kadındır,
kadınsa nefis resim.
memesini görünce,
hemen kesilir sesim.

resmi rahat bırakın da,
bilirim demesini
lakin dilim lal oldu,
görünce memesini...

12.02.2026 12.39
tavşantepe
devamını gör...

ne olur ne olmaz deyip bütün de'leri ayrı yazmak

rahmetli de dem de de olan illet. o da her de yi ayrı yazardı. onun için alela de bir şeymiş. hatta de de min de de sinin de de sin de de aynı düşünce mevcutmuş. de de mirası diyorlar. askerliğini mesela de nizli de yapmış. onun bir etkisi olabilir ama ne olduğunu ben de bilmiyorum. de de ktif gibi peşine düştüm. bu olay beni biraz fazla de de lendirdi galiba.
devamını gör...

uykuyu düzene sokmak

yerinde bir eylem. uykumu düzen olursa ben de sokarım. uykuyu düzene her şey haktır. biri uykunuzu düzerse siz de onu düzün demişti sibel tüzün. hiç unutmam. haklı.
devamını gör...

rüyanın öte yakası

ursula le guin'in harika eseri. daha önce karanlığın sol eli'ni okumuştum. bu kadının hayal gücü gerçekten çok iyi. kurgusu olsun, kurguladığı evrene ve işlediği konulara hakimiyeti olsun muazzam gerçekten. okurken ben böyle bir kitap yazacak olsam en az 5 6 sene bu konuyla ilgili ancak 150 200 kitap okumam lazım ki böyle bir şey çıkartabileyim diye düşündüm. cidden saygı duydum.

kitaba gelince gördüğü rüyalarla gerçekliği değiştiren bir abimiz rüya görmemek, rüyalarını baskılamak için ilaç kullanır ve yasal sebeplerle psikolojik tedaviye başlar. elemanın bu müthiş yeteneğini fark eden psikoyatr zamanla hipnozla verdiği telkinlerle adamı kullanarak hayalindeki dünyayı oluşturmak ister. her seansta dünya adım adım değişmekte ancak abimizin bilinçaltı verilen komutları bazen saptırmakta ve istenmeyen gerçeklikler ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

beyne bağladığı arttırıcı adlı makine ile beyin sinyallerinin şablonunu çıkararak bu olayın sebebini arayan doktor ve onu durdurmak ve kendi kendi rüyalarından kurtulmak isteyen orr abimizin hikayesi. yalın sade, akıcı ve etkili bir dille anlatılmış kaliteli bir eser. sanırım filmi de varmış. kitabını sabah bitirdim akşama da filmini izlerim artık. nasıl perdeye dökülmüş çok merak ettim.

okuyun.
devamını gör...

juventus

şampiyonlar ligi play off turunda galatasaray'ın rakibi olmuştur. juve'ye şansımız tutuyor genelde. italya'da beraberlik burada da galibiyetle top 16'ya kalırız.
devamını gör...

futbolcu isimlerini devam ettir

klozetin kenarlarına sidiki cherif mi damlattı yine?..
devamını gör...

ne diyem carpe diem esprisi yapan kıza gülmek

şöyle bir şeydir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fotoğrafını sözlükte paylaşan yazarlar

(bkz: devlet yer göstersin madem)
devamını gör...

hikayeyi devam ettir

o anda beklenmedik bir şey oldu, tabut hareket etmeye başlamıştı...
devamını gör...

homofobik olmak

beni çok irrite eden kavram. sebebi de şu, bence homofobi kelimesi ifade edilmek isteneni karşılamıyor. bir kere fobi girince olaya benim aklıma direkt korku geliyor. yani ya beni de çükerlerse korkusu gibi. kendi adıma konuşursam bu kavram ve yarattığı etimolojik algıya istinaden ben de oldum olası birinin beni çükmesinden korkmuşumdur. hal böyleyken bu beni homofobik yapar. ama iki insanın kendi arasında rızaen yaşadığı herhangi bir şey beni bağlamayacağı için umurumda olmaz açıkçası. tabi ulu orta değil mahremiyet çerçevesinde. bu tavrım homoseksüel ilişkiler için değil heteroseksüel ilişkiler için de. yani bence her türlü seksüel ilişki belli bir mahremiyet çerçevesinde kapalı kapılar ardında yaşanmalı. ha kimsenin olmadığı outdoor mekanlar da olabilir tabi sjjlks neyse konu sapıyor iyice. hah ne diyorduk burada asıl ifade edilmek istenen kavram eşcinsellerden nefret etmek bence.

öte yandan eşcinsellerin de ben hemcinslerimle düzüşüyorum bana saygı duyun diye kendini bu kimliği üzerinden tanımlaması da bana abes geliyor. ali'ysen ali'sin, ayşe'ysen, ayşe. bizi ilgilendiren kısmı bu. toplum tarafından iyi bir insan olarak biliniyorsan özel yaşamındakiler seni bağlar bana ne. bir erkeğin yattığı kız sayısı üzerinden skor tutup bununla övünmesi, bir kadının kadınlığını kullanıp seksiliği ile işlerini halletmesi, ben kadınım bana saygı duyacaksın diye yırtınması, ya da bir eşcinselin benzer şekilde ortaya çıkması saçma ve salakça. cinselliğiniz size kalsın abi. kadın, erkek, lgbti ya da alfabedeki hangi harfe tekabül ediyorsanız işte. cinsel ya da fiziksel özelliklerinizle değil karakteriniz ve kalbinizle öne çıksanız çok daha iyi olur bence naçizane, mütemadiyen, bir başına, ansızın ve de hunharca...
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim