verdiği tüm emeğin mutlaka sömürüldüğünü bilenlerin verdiği bu tepki haline bile şükredilmesi gerekir.
en azından bazı konular bellekte yer ediyor.
ancak buna rağmen doğru tespit.
biz ülkede eğitim bitti hatta mahvoldu derken bunu anlatmaya çalıştık.
cehalet öyle bir düşman ki sadece eğitimle ve eğitimci ile yenemezsiniz.
gerektiğinde cahili asker disiplini içinde eğiteceksin, bütün cehaletini itinayla ve zorla alacaksın.
öyle bir alacaksın ki sana hak vermek zorunda kalacak.
bu saatten sonraki nesilleri ancak bu model kurtarır.
bu arada eğitimci sıfatıyla oralara çöreklenen hainleri de* temizlemek lazım.
yani çok iş var ama bir yerden başlamak lazım.
sahi tanım:
neresinden tutsan elinde kalan argüman.
olmamış olaylar hakkında olmuş gibi başlık açmak değil de geliyor gelmekte olan başlığıdır.
adını imar affı koymayacakları ama aslında imar affı olacak olan uygulamadır.
tüm işaretler çıkacağı yönünde. hobikonduları bir şekilde yasallaştırıp, tarım arazilerinin içinden geçip, yeni imar sahalarının gerekçesini kurdular bile.
hele ki işin içinde osman g*kcek var, geçmiş olsun.
ülkemizdeki işgalci zihniyet de ekmeğine yağ sürdü.
bu bir terör saldırısıdır. organizedir.
çünkü birkaç gün önceki olayla aynıdır.
ayrıca sadece dört kayıp olduğuna inanan varsa elimde çok temiz ikinci el izmir boğazı köprüsü var. kelepir.
bu üstünü kapatma çabası bile sıkmaktan dişlerimi kırılacak noktaya taşıyor.
ilk olarak bu iş hükumete yazar.
okullara sabun koymaktan imtina eden, gelmiş geçmiş en (.......)* bakana yazar.
gerekeni yapmayan kim varsa çok ağır soruşturmalardan geçirilmelidir.
ilgililerin istifa etmesi pardon görevden affını dilemesi için daha ne gerekiyor?
istihbarat nerede?
antep'de başka bir saldırının olmayacağının garantisini kim veriyor? adana? mersin?
ne yapacaklar terör tatili mi ilan edecekler?
yoksa sendikalara talimat gitti de "eylem" mi yapacaklar?
bir sonraki saldırının bir lise veya üniversiteye olmayacağını kim garanti ediyor?
parmağı olanları ve sorumluları hem de bugün darağacına çekmeyen kendini ülke mülke yönetiyor sanmasın!
sahi ssç diye ortalığı ayağa kaldıran sıpalar* nerede?
burada da ölen öğretmen ve çocuk?
çiy çiyan çiyaniler?
neredesiniz la?
hayırdır bu katil şerefsiz için nara atmayacak mısınız?
yaşadığım bölgedeki karpuzların hastasıyım.
bazen güzeline denk gelince tek başıma iki tane yiyip başka bir şey yiyemediğimi ve ertesi gün leşten beter koktuğumu bilirim.
çünkü evet karpuz yiyen birinin kokusu ertesi gün anlaşılır.
detaylı temizlik ister.
mevsimi gelse de kavuşsam artık.
ve evet adana ve diyarbakır karpuzu kabak köklerine aşılandığı için artık kocaman bir balondur. ikisi bir balondur.
bay panda'nın bahsettiği ağrı eskilerin yarım ağrı tabir ettiği ağrıya benziyor. düşünsel tarafı yoğun olan iş yapanlarda standarttır.
çok çay/kahveye bağlı sıvı kaybı (evet sıvı kaybı) yorgunluk, uyku eksikliği/düzensizliği ve aşırı beslenme gibi kaynakları vardır.
nereden biliyorum bir arkadaşım olan ben ve kendimden. hayır şizofren değilim ama bu olmadığım anlamına gelmez.
bol su, dinlenme, gündüz yarım saatlik tavşan uykusu ve en saçma görüneni kaşlara takılacak görece yumuşak ama iyi tutunan bir mandal hayat kurtarır.
lakarpuzye'ye sonra teşekkür edersiniz.
mideye gönderilenlerin uyumadan önce tüketilmesi yani zamanlamasıyla da alakalıdır aynı zamanda. bu alkol olur, yiyecek olur fark etmez. aynada muşmula gibi bir surat ve berbat bir gün sizi bekler.
türk milletine bir tek açık açık küfretmeyen ama imkanını bulsa onu da yapacak olan acınacak halde bile olmayan makul ücretli, kiralık oluşum.
bunlardan daha aşağıda olanlar ise bunları kaynak gösterenlerdir.
linkteki haberdir. ankara büyükşehir belediyesi açıklaması.
"2023 yılında karabük’te düzenlenen bir seçim mitingi kapsamında, ankara büyükşehir belediyesine ait bazı araçların kullanıldığı iddiasıyla; ankara büyükşehir belediye başkanı mansur yavaş hakkında soruşturma izni verilmiştir."
biz kendimizi boşuna yırttık. o kadar boşunaydı ki ve o kadar gözlerini hırs bürümüş ki bir şekilde girdikleri belediyenin kaynaklarıyla ikişer üçer karı kapatanlar** mı ararsın,
karısının şirketine belediye işleri paslayıp haberi olmadığını söyleyen mi ararsın,
liseyi nasıl bitirdiği bile şaibeli tipleri üniversite mezunlarının başına amir diye dikeni mı ararsın,
sonra da gidip "bunları akp de yapiyür" diye savunan genel başkan mı ararsın?
kulislerde kk'nin öö'ye "cumbaba adayı sen ol" dediği konuşuluyor dünden beri.
peki şimdi tahmin edin bakalım bütün bu oyunu bozabilecek kim kaldı?
bildiniz...
kürt oylarını alamaz diye çamur atılan adamı kk ve öö denen iki şuursuz aparata rağmen engelleyemediler ve yükselişi sürdü.
simdi ise iş başa düştü.
en temiz olana sıra geldi. mansur'a...
kk'nin makam araçları çekilir altından, yakındır. sonra belki belli mi olur hapis cezası bile alır.
yok kardeş yok...
biz kendimizi boşuna yırttık.
hadi tatlı rüyalar...
linkteki hırt ve yancılarıdır.
çarptığı kuryeyi başka yere çekip yanına üç tane daha hırt çağıran ehliyetsiz hırt, kuryeyi "seni delik deşik ederim" diyerek tehdit ediyor.
2:03 sonrası defalarca aynı tehdidi savuruyor.
tam olarak da şunu diyor: "ben seni burada delik deşik ederim tek başıhumua(?) da delik deşik ederim"
ancak kurye kardeşimize helal olsun, geri adım atmayınca hırtlar da kıçın kıçın kaçıyorlar ortamdan.
işin hukuki boyutunu uzmanlarına bırakalım.
gerçi bunlar hakkında hakim görüşü biliyoruz zaten. bir de bunları savunmak için nasıl kıvıracağını bilemeyen tayfayı sahneye davet ediyorum.*
"istanbul esenler’de ehliyetsiz bir sürücü, bir kuryenin motosikletine çarparak hasara yol açtı. sürücü, üzerinde para olmadığını söyleyerek olay yerinden ayrılmak isteyince kurye zararının karşılanmasını talep etti.
bunun üzerine ehliyetsiz sürücü, parayı almak için kuryeyi “abilerinin yanına” götüreceğini söyledi. ancak gittikleri yerde kuryeye tuzak kuran sürücü, kuryeyi bıçaklamakla tehdit etti."
ge*rge s*ros'un evladı al*x s*ros'un övmelere doyamadığı seçim sonucudur.
bu bile benim için şüphelenmeye sebeptir.
inanılmaz seviyede bir propaganda güçleri var. şimdi de macar halkının kaderi ile ilgili zafer çığlıkları atıyorlar.
"şöyle bir gözden geçirelim, 2024 yerel seçimleri hemen öncesi kimler nerelerle temas etmiş, seçimden sonra neler olmuş?" desem neredeyse kimse ilgilenmeyecek.
oradan esecek tatlı meltemlerin hayalleri ile yaşayan arkadaşlarım, kusura bakmayın ama dost acı söyler:
tosbağa ters dönmüş kalmış, "şu güneşin önüne bir bulut gelsin" diye dua ediyormuş ya, bu da o hesap...
kaçak sigara satanlar için geçersiz düzenleme.
tütüncülerin tezgah altlarına ve adına depo dedikleri dükkan önünde park etmiş arabalarına baksalar sadece kesilecek cezalar koca bir mali yılı kurtarır.
tarla denen tarımsal nitelikli parseli sözde bölmek için yıllardır kullanılan çakallık.
resmi bir geçerliliği yoktur. tapuya işlenemez, ayrı yapı ruhsatı alınamaz, tarımsal bir sahada yapılabilecek inşaatlar bile özel izne tabii özel yapılardır.
işte bunu bildikleri halde insanları türlü şekillerde bu parsellere ortak edip fahiş fiyattan yerler satanların yaptığı işe özel ifraz diyoruz.
daha detayı var da bilenler şeetsin. ben yoruldum.
tepe düzeltmesi; eksik ifade olmuş, benim aşağıda yazdığım bir parsel için geçerli.
kaç hissedar olursa olsun, bir tarlaya 10-15 m² bir yapı yeterli.
tarlaları 300 m² alana sözde bölüp hisse satıyorlar ve fuhuş fiyattan aldığınız yerde tanımadığınız bir sürü komşunuz oluveriyor. özel ifraz adını verdikleri garabet ile yapıyorlar bunu.
kaldı ki bunları affedersen bir de oraya imar götürmek zorundasın.
konu derin ama şu kadar söyleyeyim, bu işe giren belediye çalışanlarının bazılarını ben bizzat tanıyorum.
entry:
alet edevat koymaya ve belki bir bilemedin iki gece konaklamaya uygun 10-15 m² olanına bir şey denmemesi gerekir. bu ihtiyaçtır.
ancak hobi bahçesi adı altında villa yapanların gözünün yaşına bakılmaması kanuna saygılı vatandaşa borçtur; göz yummak ise küfürdür.
herif havuzlu kaçak villa yapıp etrafını mezarlık ağacı servi ile donatmış "cumhurbaşkanım duy bizi" diyor.
"bu bina kaçak değil mi?" veya "havuzda balık mı yetiştiriyorsun?" diye sormayanlara oy moy yok kardeşim.
bir an önce kurtulmasını dilediğimiz kadındır.
ayrıca dilim de varmıyor söylemeye ama kabahatin çoğu kendisinde olan kadındır.
anlattığına göre; sürekli şiddet gördüğü şikayeti ile kabil denen yerdeki büyükelçilikten yardım istemiş fakat evli olduğu gerekçesi ile yardım edilememiş.
her ne kadar bir afganistanlı ile evlenip, onun ülkesine yerleşirken ne beklediği soru işareti olsa da umarım en kısa zamanda kurtulur.
çünkü kadın olmanın bile yasak olduğu bir ülkede(!?) yaşamanın bu gibi sonuçları olacağını görmemek için ya cahil olmak lazım ya da neyse hadi burasını yazmayalım...
bu videoyu laik ve demokratik bir cumhuriyet olan türkiye cumhuriyeti düşmanlarına anladıklarına emin olana kadar izletmek lazım.
elin medeniyet görmemiş vahşisi ile türk kadınının evlenmesini tavsiye eden, öven, güzelleyen foncuların k*peği ne kadar kuruluş varsa ve sırf düşmanlıklarından bu foncu k*peklere bedava k*peklik yapan ne kadar ş*r*fsiz varsa her salisesini ezberletene kadar izleteceksin bu videoyu.
cumhuriyet ve onların kazanımları ile bir yerlerde kendine alan bulup gene cumhuriyete düşmanlık eden ne kadar gönüllü m*raba varsa onlar da hemen ikinci sırada olmalı tabii.
gerçi hemen atlarlar şimdi faşşo maşşo diye ama haklının acelesi yok.
güzellikle anlamazlarsa ne yazık ki günü gelince zorla anlayacaklar.
çalışanını otel odasında ağırlarken basıldığı için chp'den ihracı gündemde olan uşak belediye başkanı veya eski belediye başkanı.
başka bir deyişle otel odasında ağırladıklarını belediyede işe alan veya başka belediyelerde işe sokan hayırsever kişilik.
belediye çalışanı ile otelde basılıp kumpas mumpas diyen kişilik...
hakkındaki suçlamalar ise çok ciddi.
olay politik mi? evet.
hadise siyasal mı? evet.
ancak kimin aday yaptığını ve kimin seçtiğini düşününce benim bile mideme giren kramp önümüzdeki seçim kimin neresine yapışacak göreceğiz.
zaten belli ama kimilerinin kör gözü açılır belki.
kimin ne olduğunu hala anlamadıysanız yapacak bir şey kalmıyor.
bahsettiğiniz belediyenin "seçilmiş" başkanı bozbey denen liyakat fukarası üç defa bahsettiğiniz partiye geçmek için girişimde bulundu.
ve kimin ne olduğu belli olan partiden dahi veto yedi.
şimdi bir durun ve bir zahmet üstteki üç cümleyi gerekirse sesli okuyun.
olayın ne boyutta olduğu sanırım anlaşılmıştır.
bunu ve diğerlerini oralara yerleştiren kafaların (chp yönetimi) ve bunların rüzgar ters esti ve olmayacak bir oy aldılar diye kendilerini bir cacık zannettiğini kaç oldu yazıyoruz.
bu yüzden morşerbet ve diğer militanlar bizi akpli olmakla "suçluyor". bak suçluyorlar...
çünkü kendi seçtikleri sütten çıkmış ak kaşık ya.*
gelir gelmez sülalesini nereye işe koyacağından başka gündemi olmayan, "işler boka sararsa da akpye yanlarız hımınaa" deyip onu bile beceremeyen bir herifi aday yaptınız, yetmedi; bir de seçtiniz olm siz...*
şimdi olayı başka yere çekmeye mi çalışıyorsunuz gene?
bunların ne olduğunu bilmiyor musunuz?
ya yürüyün gidin, valla yürüyün billa gidin yaa..
kaldı ki;
atatürk ise vefatından 88 sene sonra bile bu ülkenin kutup yıldızıdır.
internet sitesinden resmini kaldırmakla veya o'nun pul kadar resmini oraya koymakla değeri değişmez.
çünkü dediği gibi: vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.
anlayana sivri saz, anlamayana davulu so...
edit:
anlık belediye sayfası da bu:
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.