insan kalabalığından hiç bir zaman haz etmedim. insanlara anlam vermekte zorlanırım. bir alana ne kadar çok insan sıkıştırırsan anlam da o kadar azalır. çok ayaklı çok başlı ölümden başka bir şey değildir kalabalıklar.
c. bukowski
orta yaşını geçmiş, uzaklara bakarak, ağır ağır konuşan ve karşısındaki kişiye "evlat" diye seslenen kişinin işlediği suçlar birden edebi derinliğe dönüşür. çünkü bizim dizilerde mafya babaları bile tanpınar tadında monolog atar.
(bkz: ramiz dayı)
insanın kendisiyle yüzleşmesidir. kimse yok. anne yok, eş yok, dost yok sadece sen. korsan şapka ve çizgili don kombinasyonun. işte o an özgürlük nedir anlıyorsun. kimseye bir şey ispat etmek zorunda değilsin. işin ironik tarafı, en rahat şey çoğu zaman çıplak olmaktır. yani aslında en enteresan kıyafet, kıyafetsizliktir. hepiniz yapıyorsunuz bunu biliyorum.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.