1.
bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil
cumhurbaşkanı çıkıp “bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil” deyince insan ister istemez kendi cebine, sonra da pazardaki limonun etiketine bakıyor. çünkü bu cümleyi duyunca bir an "herhalde biz başka bir ülkede yaşıyoruz" hissine kapılıyor insan. yani enflasyon artık daha fazla çıkamazmış… sanki pik yaptı da geri dönecek gibi. oysa milletin cüzdanı çoktan geri döndü, boş elle.
tüik’in verilerine göre enflasyon yüzde 70’in üstünde. tabii bu tüik’in ölçtüğü. bir de halkın hissettiği var: enag’a göre %120 civarında. hani dışarı çıkıp 3-5 market gezsen zaten anlıyorsun. geçen sene 10 liraya aldığın ürün bu yıl olmuş 25 lira. ama neymiş? daha yukarı çıkamazmış. yani limon bir gün 50 lirayı görse "ben çıkmam artık yukarı" mı diyecek? o kadar da bilinçli mi bu limon?
faiz artıyor, döviz zaten uçmuş gitmiş, her şeye zam gelmeye devam ediyor ama enflasyon düşecekmiş… bir de buna gerçekten inanmamız bekleniyor. yahu, simit bile artık dar gelirlinin lüksü oldu. orta halli vatandaş pazar çantasına “bugün ne almayalım bakalım” diye bakıyor. ama enflasyon daha artamazmış. gerçekten ülke olarak hayal gücümüzü zorlayan bir noktadayız.
merkez bankası bile yıl sonu enflasyon hedefini %36'ya çıkardı. onlar bile "bizi bu hedefle yargılamayın" der gibi davranıyor. peki biz ne yapıyoruz? market market dolaşıp, bir nebze uygun fiyat bulmaya çalışıyoruz. sadece fiyatlar değil, sabır da artıyor bu ülkede. üstelik faiz gibi değil, gönülden artıyor.
ekonomi böyleyken “bundan sonrası daha kötü olmaz” demek kulağa çok tanıdık geliyor. çünkü her seferinde "artık dipteyiz" diyorduk, sonra bir bakmışız yeni bir dip daha keşfetmişiz. diplerin dibi çıktı neredeyse.
sonuç olarak, enflasyon tabelada belki durabilir ama rafta durduğu gibi durmuyor. cebindeki para günden güne pul olurken kimse "artık daha fazla olmaz" sözlerine güvenemez. çünkü vatandaş için en güvenilir veri, cebinden çıkan para ve eve giren poşetin kilosudur. o da her geçen gün hafifliyor.
enflasyonla mücadele lafla değil, icraatla olur. bağımsız kurumlarla, güven veren ekonomi politikalarıyla, şeffaflıkla olur. yoksa bu gidişle biz yine "daha kötüsü olamaz" deyip, ertesi gün daha kötüsüne uyanmaya devam ederiz.
tüik’in verilerine göre enflasyon yüzde 70’in üstünde. tabii bu tüik’in ölçtüğü. bir de halkın hissettiği var: enag’a göre %120 civarında. hani dışarı çıkıp 3-5 market gezsen zaten anlıyorsun. geçen sene 10 liraya aldığın ürün bu yıl olmuş 25 lira. ama neymiş? daha yukarı çıkamazmış. yani limon bir gün 50 lirayı görse "ben çıkmam artık yukarı" mı diyecek? o kadar da bilinçli mi bu limon?
faiz artıyor, döviz zaten uçmuş gitmiş, her şeye zam gelmeye devam ediyor ama enflasyon düşecekmiş… bir de buna gerçekten inanmamız bekleniyor. yahu, simit bile artık dar gelirlinin lüksü oldu. orta halli vatandaş pazar çantasına “bugün ne almayalım bakalım” diye bakıyor. ama enflasyon daha artamazmış. gerçekten ülke olarak hayal gücümüzü zorlayan bir noktadayız.
merkez bankası bile yıl sonu enflasyon hedefini %36'ya çıkardı. onlar bile "bizi bu hedefle yargılamayın" der gibi davranıyor. peki biz ne yapıyoruz? market market dolaşıp, bir nebze uygun fiyat bulmaya çalışıyoruz. sadece fiyatlar değil, sabır da artıyor bu ülkede. üstelik faiz gibi değil, gönülden artıyor.
ekonomi böyleyken “bundan sonrası daha kötü olmaz” demek kulağa çok tanıdık geliyor. çünkü her seferinde "artık dipteyiz" diyorduk, sonra bir bakmışız yeni bir dip daha keşfetmişiz. diplerin dibi çıktı neredeyse.
sonuç olarak, enflasyon tabelada belki durabilir ama rafta durduğu gibi durmuyor. cebindeki para günden güne pul olurken kimse "artık daha fazla olmaz" sözlerine güvenemez. çünkü vatandaş için en güvenilir veri, cebinden çıkan para ve eve giren poşetin kilosudur. o da her geçen gün hafifliyor.
enflasyonla mücadele lafla değil, icraatla olur. bağımsız kurumlarla, güven veren ekonomi politikalarıyla, şeffaflıkla olur. yoksa bu gidişle biz yine "daha kötüsü olamaz" deyip, ertesi gün daha kötüsüne uyanmaya devam ederiz.
devamını gör...