comicnick
başlık "bez bebek nana" tarafından 24.12.2023 17:05 tarihinde açılmıştır.
nickaltı sahibi yazar profili: comicnick
1.
yeni yazar galiba, hoş gelmiş.
devamını gör...
2.
kendine has tarzı olan yeni sözlük komşusu. bakıp göremediğimiz farklı bir bakış açısı ile yazıyor. tanımlarında insani tarafları ağır basıyor. habercilik deneyimini de tanımlarına katarak renkli bir pencereden bizlere el sallıyor.
devamını gör...
3.
#2817118
twitter'da aynısını görmüştüm, o da mı size aitti?
twitter'da aynısını görmüştüm, o da mı size aitti?
devamını gör...
4.
dengenin ve kararsızlığın yaşayan temsilcisi. alışverişte 5 dakika “bunu mu alsam, şunu mu alsam?” diye uğraşır; o sırada yanında duran sabırlı arkadaşları çoğunlukla gözlerini devirir.
dostları ona “çabuk karar ver!” dediğinde, o daha “ama artı ve eksi tarafları...” diye başlamadan duramaz. çünkü terazi burcu erkeği için hayat, sürekli tartışmak ve dengeyi sağlamakla geçer. ne çok gülüp, ne çok ağlamak ister; tam orta yolun ustasıdır.
aşkta ise tam bir uzlaşma sihirbazı; sevdiğiyle tartışmak mı? asla! ama ne kadar uzlaşırsa uzlaşsın, içten içe hala “ya haklı ben olsaydım?” diye düşünüyor.
ah, terazi burcunun o efsanevi erkeği! kararsızlığın nobel ödüllü temsilcisi, dengede yürümeye çalışan bir sirkte ip cambazı gibi. yanında olsan onun karar verme sürecini izlemek tam bir eğlence programı izlemek gibi: her an yeni bir dönemeç, her an yeni bir “ya bu mu daha iyi, yoksa şu mu?” sorusu.
alışverişe çıktığında, marketin meşhur “3 al 2 öde” kampanyasında bile “şunu alayım mı, bu mu? ikisini de mi alayım yoksa hiç alma mı?” diye tam 10 dakika kafa patlatır. arkadaşları o sırada susar, sabırlarını sınar; kimi zaman “abi karar ver artık, paket bitmek üzere!” diye içinden geçirirler.
ama terazi_erkeği için hayat, bu ikilemlerin dansıdır. çünkü o, sadece “evet” veya “hayır” demekle yetinemez. “ama şöyle bir durum var...” cümlesi onun vazgeçilmez başlangıcıdır. bir problemi çözmek mi? önce artılarını ve eksilerini tartar, sonra etrafındakileri de ikna etmeye çalışır. kimi zaman bu ikna süreci o kadar uzar ki, etrafındakiler başka şeylerle meşgul olur, hatta başka arkadaşlarıyla konuşmaya başlar.
aşk hayatında ise tam bir “ustalık sınıfı” denge ustasıdır. sevgilisinin canı ne isterse o olur, tartışma mı? asla! ama bir yandan da kafasında gizli gizli “ya ben haklı olsaydım?” diye kendi küçük mahkemesini kurar. çünkü terazi_erkeği, hem sevgisini ön planda tutar hem de içten içe haklı olmanın hazzını ister. bu yüzden bazen sevgilisiyle aralarında kibar ve uzun süreli “dostane” sessizlikler yaşanabilir.
arkadaş çevresinde ise “barış elçisi” olarak bilinir. kavga edenleri ayırır, ortamı yumuşatır, ortadaki en dengeli kişi olmaya çalışır. fakat bazen o kadar çok arabuluculuk yapar ki, kendi iç dengesi bozulur ve o da başkalarının sorunlarını kendi sorunu sanmaya başlar. işte o zaman herkes ona “kendi hayatını da dengele biraz!” der.
terazi_erkeği için en zor şey, “hadi karar ver!” anıdır. çünkü o an, tüm evren küçük bir savaş alanına döner. ama sonunda karar verir. tabi bazen “aman, bu sefer de yanlış karar verdim!” diye kendini tekrar sorgulamaya başlar. yani karar vermek onun için hem başlangıç hem de sonsuz döngüdür.
ama terazi_erkeği olmanın en güzel yanı da budur: hayatı tam ortasından, dengeli ve zarif bir şekilde yaşamaya çalışmak. onun yanında olmak, bazen sabır ister ama çoğu zaman huzur ve eğlence getirir.
dostları ona “çabuk karar ver!” dediğinde, o daha “ama artı ve eksi tarafları...” diye başlamadan duramaz. çünkü terazi burcu erkeği için hayat, sürekli tartışmak ve dengeyi sağlamakla geçer. ne çok gülüp, ne çok ağlamak ister; tam orta yolun ustasıdır.
aşkta ise tam bir uzlaşma sihirbazı; sevdiğiyle tartışmak mı? asla! ama ne kadar uzlaşırsa uzlaşsın, içten içe hala “ya haklı ben olsaydım?” diye düşünüyor.
ah, terazi burcunun o efsanevi erkeği! kararsızlığın nobel ödüllü temsilcisi, dengede yürümeye çalışan bir sirkte ip cambazı gibi. yanında olsan onun karar verme sürecini izlemek tam bir eğlence programı izlemek gibi: her an yeni bir dönemeç, her an yeni bir “ya bu mu daha iyi, yoksa şu mu?” sorusu.
alışverişe çıktığında, marketin meşhur “3 al 2 öde” kampanyasında bile “şunu alayım mı, bu mu? ikisini de mi alayım yoksa hiç alma mı?” diye tam 10 dakika kafa patlatır. arkadaşları o sırada susar, sabırlarını sınar; kimi zaman “abi karar ver artık, paket bitmek üzere!” diye içinden geçirirler.
ama terazi_erkeği için hayat, bu ikilemlerin dansıdır. çünkü o, sadece “evet” veya “hayır” demekle yetinemez. “ama şöyle bir durum var...” cümlesi onun vazgeçilmez başlangıcıdır. bir problemi çözmek mi? önce artılarını ve eksilerini tartar, sonra etrafındakileri de ikna etmeye çalışır. kimi zaman bu ikna süreci o kadar uzar ki, etrafındakiler başka şeylerle meşgul olur, hatta başka arkadaşlarıyla konuşmaya başlar.
aşk hayatında ise tam bir “ustalık sınıfı” denge ustasıdır. sevgilisinin canı ne isterse o olur, tartışma mı? asla! ama bir yandan da kafasında gizli gizli “ya ben haklı olsaydım?” diye kendi küçük mahkemesini kurar. çünkü terazi_erkeği, hem sevgisini ön planda tutar hem de içten içe haklı olmanın hazzını ister. bu yüzden bazen sevgilisiyle aralarında kibar ve uzun süreli “dostane” sessizlikler yaşanabilir.
arkadaş çevresinde ise “barış elçisi” olarak bilinir. kavga edenleri ayırır, ortamı yumuşatır, ortadaki en dengeli kişi olmaya çalışır. fakat bazen o kadar çok arabuluculuk yapar ki, kendi iç dengesi bozulur ve o da başkalarının sorunlarını kendi sorunu sanmaya başlar. işte o zaman herkes ona “kendi hayatını da dengele biraz!” der.
terazi_erkeği için en zor şey, “hadi karar ver!” anıdır. çünkü o an, tüm evren küçük bir savaş alanına döner. ama sonunda karar verir. tabi bazen “aman, bu sefer de yanlış karar verdim!” diye kendini tekrar sorgulamaya başlar. yani karar vermek onun için hem başlangıç hem de sonsuz döngüdür.
ama terazi_erkeği olmanın en güzel yanı da budur: hayatı tam ortasından, dengeli ve zarif bir şekilde yaşamaya çalışmak. onun yanında olmak, bazen sabır ister ama çoğu zaman huzur ve eğlence getirir.
devamını gör...
5.
bir erkek kişisinin, burç tamlamasıyla nick oluşturmasının verdiği huzursuzluk, tekinsizlik, ne bileyim; ılık ılık esen bir rüzgar gibi...
devamını gör...
6.
gayet güzel tanımları var bu adamın.
30-40 yaşındaki teyzelerin hedefi olması normaldir.
30-40 yaşındaki teyzelerin hedefi olması normaldir.
devamını gör...