noir yazar profili

noir kapak fotoğrafı
noir profil fotoğrafı
rozet
karma: 3772 tanım: 868 başlık: 113 takipçi: 42

son tanımları


milena'ya mektuplar

“beni sana getirecek bir yol bulmuştum, karanlıktan aydınlığa kavuşacaktım. bu yolu umutla, sevinçle kazmış, kendimden de bir şeyler katmıştım. beni sana getirecek bu yola çıkmak üzereyken 'gelmiyorum' sözüne çarpıyorum şimdi, sendeliyorum elbet.” demişti franz kafka.

birkaç yıl önce okumuştum, sanırım hassas hissettiğim zamanlardı. dolayısıyla onca mektubunun-pasajının içinde bazı sözlerini hiç unutamadım. belki günümüzce klasik ve popüler buluyor insanlar ama aşkı, aşkın acıtan tarafını en derin yoğunluğuyla anlatmış kafka. çok özel bir eser.
devamını gör...

en iyi yaz içeceği

(bkz: koruk suyu)

bu arada smoothie ile harika içecekler yapılıyor. öneririm. marketten öyle hazır içecekler almak yerine karpuz, soda, limonlu karışım yapın. müthiş ve de sağlıklı. ama geçen gün sodayı fazla kaçırmış olacağım ki smoothie kapağını açtığım anda bir kısmı taştı. swh müthiş bir çalışmaydı efenim. sodayı bilahare dökmeli, benimki saçmalıktı.
devamını gör...

heartstopper

bu kış, aceleye getirmeden fırsat buldukça zamana yayarak izlediğim dizi. dün gece netflix’e “neler eklenmiş?” diye öyle göz gezdirirken filminin de platforma taze geldiğini fark ettim.

iki genç erkeğin ilk ve son aşkını, birlikte büyüme sancılarını ve o masum heyecanı öyle incelikli bir dille anlatıyor ki inanılmaz etkilendim. özellikle nick ile charlie’nin bir ara ayrılık kararı almalarına rağmen birbirlerinden vazgeçememeleri dokundu kalbime.

en çok da nick’in annesinin söylediği şu cümle zihnime kazındı ve not aldım hemen: “aşk bir alın yazısı ya da bir tür kozmik güç değildir. aşk tercihtir, onu her gün seçmektir. ve ister onu seçersin, ister uzaklaşırsın…” itiraf etmeliyim ki bu sahnede gözlerim doldu. belki de aşkı kaderin mistik bir lütfu değil, her gün yeniden inşa edilen bilinçli bir irade olarak tarif etmesi, filmin en sarsıcı tarafıydı ve de çok doğruydu.
devamını gör...

orientation skill

yön bulma becerisi.

mesela bir binaya girdiysem içerideki konumu, koridorların düzenini ve bir şeyin nerede olduğunu kolay kolay unutmam. buna karşın, o binaya dışarıdan hangi sokaktan girildiği ya da hangi güzergâhtan ulaşıldığı konusunda bazen aynı başarıyı gösteremeyebiliyorum. sanırım zihnim mekânın iç organizasyonunu, dış rotasından daha iyi kodluyor. buna bilimsel olarak ne deniyor, araştırmadım.

geçen gün, insanların elinde telefonla etrafı fotoğrafladığı bir lokasyonda boş boş dolaşıyordum. şak şak herkes fotoğraf çekiyor, ben de havanın ne kadar sıcak olduğunu sorguluyorum içimden. neyse. iki abla yanıma gelip instagram’da gördükleri bir kahvecinin adresini sordular. ben de “buradan hemen sahile çıkın. ya sağda ya da solda; emin değilim.” dedim. halbuki biliyorum ama sağ noktada mı, solda mı ben o kısmı karıştırıyorum. yer yön duygusu geliştirilebilir de bir şeymiş aslında. *
devamını gör...

19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı

devre arasındaki coldplay, madonna konserlerini neden izleyemediğimizi hâlâ anlamış değilim. yani bir mantığa oturtamıyorum. eğer mesele sadece yayın hakları ve reklam gelirleriyse bu organizasyonları, yabancı yayıncılar üzerinden takip etmek çok daha tatmin edici geliyor bana. gerek yok gerçekten.
devamını gör...

adab çorbası

içerisinde ilikli kemik suyu ve et bulunan bir çorba. yanında kızartılmış hamur ile servis edilir ama o hamurun adını bilmiyorum. sunulan hamur, et suyuyla birleşince tadı bana ağır geliyor açıkçası. bu çorbayı, unlu mamüller olmadan tüketmekten yanayım.

bu arada (bkz: sakızlı badem çorbası) da bir o kadar lezzetlidir.
devamını gör...

renklendi kokular

ceylan ertem & gürol ağırbaş şarkısı. o basslar falan öyle şahane ki ceylan’ın sesiyle de bütünleşmiş. bu ara çok sık dinler oldum.
devamını gör...

kavgada bırak önce sen bırak aşaması

sizin nasıl bir çevreniz var arkadaş. *
devamını gör...

aşkın yalanmış

göksel diskografisinin en güçlü parçalarından. ayrıca çok havalı girişi var.

(bkz: aşkın yalanmamış) soğuk esprisini yapmadan geçmek istemiyorum. *
devamını gör...

zaman sığınağı

yazarı (bkz: georgi gospodinov). geçmişe dair ayrı dünya yaratıyor sanki, çok etkileyici bir kitap. büyülendim, ummadığım kuytularıma dokundu.

şöyle derin bir pasajı var:

“hiçbir zaman sana ait olmaz, hiçbir yer senin olmaz. aradığın şey seni aramaz, rüyanda gördüğün rüyasında seni görmez. başka bir yerde ve başka bir zamanda sana ait bir şeyin olduğunu bilirsin, bu yüzden de geçmişe ait odalar ve günlerden geçip durursun. ama doğru yerdeysen zaman farklı olur. doğru zamandaysan yer farklı olur. tedavisi yok.”

p.s: imlâ.
devamını gör...

mevlana ile şems arasındaki bağ

medrese âlimi olan mevlânâ, şems ile tanıştıktan sonra tasavvufî ve şiirsel yönünü yoğun biçimde yaşamaya başlamış. mevlânâ’nın eserlerindeki dönüşüm bunun en önemli göstergelerinden biridir.

şems, mevlânâ için bir ayna gibi olmuştur. mevlânâ, onda kendi hakikat arayışını görür. aslında var olan esas nokta budur.
devamını gör...

gizemli eylül ayı

sonbaharın geldiği ay… gizemli midir, bilemedim. ben çok severim eylül zamanlarını. havalar hâlâ sıcak olsa da sonbahar moduna çoktan giriş yaparım. çalma listeleri değişir, okuma isteği artar, sıcak çikolata biraz daha anlam kazanır. birçok şey var böyle.
devamını gör...

sözlükteki kalitesiz ortam

benim bahtsızlığın da böylesi... yurtsuz kaldık, yani instela’dan gelmiştim. burası da kapanıyor mu şimdi, olaylara hakim değilim. kusura bakmayın. ama öyleyse de yapacak bir şey yok. geriye uludağ sözlük kalıyor, en kötü ihtimalle oralarda takılırız. * arada bakıyorum ben de. neyse, keyfinize bakın efenim. üzülmeyiniz. sevgiler.
devamını gör...

theo'ya mektuplar

van gogh, hayatı boyunca yüzlerce mektup yazmış ve bunların büyük bölümü de kardeşi theodere van gogh tarafından saklanmış. ressam vefat ettiğinde neredeyse hiç tanınmıyordu, maddi kazancı yoktu. fakat yıllar sonra her şey çok değişti. vincent van gogh gitmişti bu dünyadan… lakin sonra herkes sevdi o’nu; eserlerine hayran kaldı.

van gogh, resim yapmak için parası olmadığında bile boya ve tuval alabilmek adına neredeyse tüm ihtiyaçlarından vazgeçiyor. theo’ya yazdığı mektuplarda bazen günlerce doğru dürüst yemek yemediğini, buna rağmen resim yapmaya devam ettiğini anlatıyor. bir mektubunda, resim yapmanın kendisi için bir meslekten çok bir zorunluluk olduğunu hissettiriyor.

belki de en hüzünlü tarafı şu benim gözümde; van gogh, bir gün eserlerinin bu kadar sevileceğini hiç göremedi. bu denli kitap bazen bir sanat eserinden çok, ressamın iç dünyasına açılan günlük hissi verdi bana. okuduğumda “kırılgan olmak ne zor” dedim içimden. umutlu, yalnız ve sürekli sorgulayan bir insanın sesini duyuyorsunuz. çok ama çok özel, bir o kadar da buruk. olsun.
devamını gör...

eclipse

(bkz: inner wave)
devamını gör...

eventually

etkileyici bir (bkz: tame impala) şarkısı. ayrılığı anlatıyor. pek bilinmez nedense.
devamını gör...

mini etek giyen eş

isterse giyebilir. barzo değiliz, insanız. kaç yaşında birine ne giyeceğini öğretmeye kalkan da yani ne bileyim. nerede nasıl davranacağını bilmeyen birisiyle kendi adıma asla eş olmam. keza aynısı, benim için de geçerli. ayrıca sevgilimse gözümde eşimdir aynı zamanda. evlenemiyoruz da zaten. yoksa şimdiye dek çoktan evlenmiştim.
devamını gör...

guilty pleasure

murat boz - üzüleceksin.

*
devamını gör...

cool mint sprite

hiç beğenmediğim.
devamını gör...

panini 2026 dünya kupası çıkartma albümü

“dünya kupası” demeyin artık. acı çekiyoruz arkadaşım.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim