1.
haram yememek
kk'nin kendisini olağanüstü süper bir kişi yaptığını sandığı şey. gerçi ben bundan da şüpheliyim. bence gayet haram yemiş de olabilir.
velev ki yememiş olsun... eee? sözlükte bu konularda yazmıştım ama x'teki bir kullanıcı, ki bir radyocuymuş galiba esasen, sonunda patlamış. yani ben böyle bir yazı döşememiş olsam da—ki döşemiş de olabilirim—"benim babam da beni hiç dövmedi mesela ama bununla övündüğünü görmedim, zira bu olması gereken şey. senin haram yememen de aynı şekilde, olması gereken şey zaten. başkalarının haram yemesi seni otomatikman üstün, süper bir kişilik yapmıyor" gibi şeyler yazdığımı hatırlıyorum.
işte o bahsettiğim x'teki yazı:
bu arada alttaki yazının sahibi kişi gibi benim kk'ye hiçbir zaman inancım olmamıştı, hatta 2010'ların başlarından beri kendisinin en büyük "hater"larından biriyimdir de işte yazı güzel ve kk'ye senelerce umut bağlayan milyonların aklından geçenleri çok iyi özetlemiş.
"yeter yahu yeter!
söz milletin!
haram yemedim de haram yemedim deyip duruyorsun…
haram yememek tek meziyetin mi?
zaten olması gereken bu…
göz kırpmak gibi, nefes almak gibi, güneşin doğması, suyun yüz derecede kaynaması gibi…
niye bunu ayrıcalıklı bir durum gibi anlatıp duruyorsun?
halk sana bugün, zengin oldun mu diye sormuyor…
ısrarla konuyu çarpıtıyorsun…
halk sana; neden milyonların umutlarını tüketen bir siyasetin parçası oldun diye soruyor…
siyaset sadece haksız para kazanmamaksa rahmetli babam da bir kuruş haram yemedi…
ben de yemedim…
eeee farkımız ne?
övünüp durulacak bir durum mu bu?
olması gereken bu zaten!
alnımıza, tişörtümüze haram yemedik yazıp gezelim mi?
insan cebine haram koymaz, boğazından haram geçmez fakat yılları, ömürleri, enerjiyi, umudu, insanların hayallerini tüketir….
sen bunu yaptın…
bizi tükettin…
anlamıyor musun?
tüm iyi niyetlerimizi, sana olan inancımızı alıp yere çaldın…
bunca yıl susamışken kavurucu sıcakta, bir damla suya muhtaçken, tam suyu içecekken, zar zor biriktirdiğimiz bidondaki suyumuza tekme atıp döktün…
niye diyoruz, niye?
yapma bunu… niye döktün suyumuzu diyoruz…
çıkmış, sadece ben haram yemedim diyorsun…
suyumuzu dökmek de haram değil mi?
israf da haram, günah değil mi?
insanlar sana güvenini, yarınlarını emanet etti…
sen ne yaptın?
kocaman bir hiç…
mühürsüz oy pusulalarına sonuna kadar itiraz ettin mi?
koltuk için gösterdiğin hırsı mühürsüz oy pusulalarında gösterdin mi?
“anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz”, niye bunu dedin?
niye onca aday varken ekmeleddin diye bir adayı önümüze koydun?
niye son seçimde anketlerde senden daha güçlü adaylar varken, kendini aday yaptın?
niye 13 seçim kaybettin, artık bırakmıyorsun?
niye kaybettiğin, kaybettirdiğin onca seçimle yüzleşip, arınmıyorsun?
niye 80 yaşına merdiven dayamana rağmen gençlerin önünü açmıyorsun diyor…
niye bu hırs, yeter diyor…
sen ne diyorsun?
ben, haram yemedim…
tamam aferin ama tek mesele bu değil ki…
şimdi dönüp, bir de…
temiz kurultay, temiz vicdan, arınma diyorsun.
ama bu toplumun asıl sorduğu başka…
madem demokrasi esastı;
neden yıllarca parti içinde farklı sesler bu kadar zor duyuldu…
madem irade kutsaldı…
neden insanlar sadece seçim zamanı hatırlandı?
madem, kim çıkarsa başının tacıydı…
neden yıllarca eleştiren herkes hain, nankör, bölücü ilan edildi?
neden 13 seçim sen çıkmayınca, halk beni istemiyor, seçmiyor, bu karar başımın tacı deyip çekilmedin de her seferinde ısrar ettin…
13 defa küme düşmüş bir takımın teknik direktörü neden hala teknik direktör olarak kalmak için ısrar eder?
başarısızlığınla neden yüzleşmiyorsun deniliyor…
cevap ne?
ben haram yemedim…
evet, yemedin… ama yıllarca başarısız oldun…
bugün sorun bir kişinin dürüst olup olmaması değil artık…
bir politikacının, liderin kendisine inanan milyonların hayal kırıklığını gerçekten anlayıp anlamadığı…
anlıyor musun?
sanmıyorum…
halk artık romantik cümleler duymak istemiyor; samimi yüzleşmeye ihtiyaç duyuyor…
gerçek demokrasi, hesap vermeyi de kabul etmektir.
sen hesap vermiyor bir de bize hesap soruyorsun.
anlıyor musun?
sokağın sesini duyuyor musun?
anketlere bakıyor musun?
istenmediğini görüyor musun?"
x.com/zekikayahan/status/20...
velev ki yememiş olsun... eee? sözlükte bu konularda yazmıştım ama x'teki bir kullanıcı, ki bir radyocuymuş galiba esasen, sonunda patlamış. yani ben böyle bir yazı döşememiş olsam da—ki döşemiş de olabilirim—"benim babam da beni hiç dövmedi mesela ama bununla övündüğünü görmedim, zira bu olması gereken şey. senin haram yememen de aynı şekilde, olması gereken şey zaten. başkalarının haram yemesi seni otomatikman üstün, süper bir kişilik yapmıyor" gibi şeyler yazdığımı hatırlıyorum.
işte o bahsettiğim x'teki yazı:
bu arada alttaki yazının sahibi kişi gibi benim kk'ye hiçbir zaman inancım olmamıştı, hatta 2010'ların başlarından beri kendisinin en büyük "hater"larından biriyimdir de işte yazı güzel ve kk'ye senelerce umut bağlayan milyonların aklından geçenleri çok iyi özetlemiş.
"yeter yahu yeter!
söz milletin!
haram yemedim de haram yemedim deyip duruyorsun…
haram yememek tek meziyetin mi?
zaten olması gereken bu…
göz kırpmak gibi, nefes almak gibi, güneşin doğması, suyun yüz derecede kaynaması gibi…
niye bunu ayrıcalıklı bir durum gibi anlatıp duruyorsun?
halk sana bugün, zengin oldun mu diye sormuyor…
ısrarla konuyu çarpıtıyorsun…
halk sana; neden milyonların umutlarını tüketen bir siyasetin parçası oldun diye soruyor…
siyaset sadece haksız para kazanmamaksa rahmetli babam da bir kuruş haram yemedi…
ben de yemedim…
eeee farkımız ne?
övünüp durulacak bir durum mu bu?
olması gereken bu zaten!
alnımıza, tişörtümüze haram yemedik yazıp gezelim mi?
insan cebine haram koymaz, boğazından haram geçmez fakat yılları, ömürleri, enerjiyi, umudu, insanların hayallerini tüketir….
sen bunu yaptın…
bizi tükettin…
anlamıyor musun?
tüm iyi niyetlerimizi, sana olan inancımızı alıp yere çaldın…
bunca yıl susamışken kavurucu sıcakta, bir damla suya muhtaçken, tam suyu içecekken, zar zor biriktirdiğimiz bidondaki suyumuza tekme atıp döktün…
niye diyoruz, niye?
yapma bunu… niye döktün suyumuzu diyoruz…
çıkmış, sadece ben haram yemedim diyorsun…
suyumuzu dökmek de haram değil mi?
israf da haram, günah değil mi?
insanlar sana güvenini, yarınlarını emanet etti…
sen ne yaptın?
kocaman bir hiç…
mühürsüz oy pusulalarına sonuna kadar itiraz ettin mi?
koltuk için gösterdiğin hırsı mühürsüz oy pusulalarında gösterdin mi?
“anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz”, niye bunu dedin?
niye onca aday varken ekmeleddin diye bir adayı önümüze koydun?
niye son seçimde anketlerde senden daha güçlü adaylar varken, kendini aday yaptın?
niye 13 seçim kaybettin, artık bırakmıyorsun?
niye kaybettiğin, kaybettirdiğin onca seçimle yüzleşip, arınmıyorsun?
niye 80 yaşına merdiven dayamana rağmen gençlerin önünü açmıyorsun diyor…
niye bu hırs, yeter diyor…
sen ne diyorsun?
ben, haram yemedim…
tamam aferin ama tek mesele bu değil ki…
şimdi dönüp, bir de…
temiz kurultay, temiz vicdan, arınma diyorsun.
ama bu toplumun asıl sorduğu başka…
madem demokrasi esastı;
neden yıllarca parti içinde farklı sesler bu kadar zor duyuldu…
madem irade kutsaldı…
neden insanlar sadece seçim zamanı hatırlandı?
madem, kim çıkarsa başının tacıydı…
neden yıllarca eleştiren herkes hain, nankör, bölücü ilan edildi?
neden 13 seçim sen çıkmayınca, halk beni istemiyor, seçmiyor, bu karar başımın tacı deyip çekilmedin de her seferinde ısrar ettin…
13 defa küme düşmüş bir takımın teknik direktörü neden hala teknik direktör olarak kalmak için ısrar eder?
başarısızlığınla neden yüzleşmiyorsun deniliyor…
cevap ne?
ben haram yemedim…
evet, yemedin… ama yıllarca başarısız oldun…
bugün sorun bir kişinin dürüst olup olmaması değil artık…
bir politikacının, liderin kendisine inanan milyonların hayal kırıklığını gerçekten anlayıp anlamadığı…
anlıyor musun?
sanmıyorum…
halk artık romantik cümleler duymak istemiyor; samimi yüzleşmeye ihtiyaç duyuyor…
gerçek demokrasi, hesap vermeyi de kabul etmektir.
sen hesap vermiyor bir de bize hesap soruyorsun.
anlıyor musun?
sokağın sesini duyuyor musun?
anketlere bakıyor musun?
istenmediğini görüyor musun?"
x.com/zekikayahan/status/20...
devamını gör...







