dahlvier yazar profili

dahlvier kapak fotoğrafı
dahlvier profil fotoğrafı
rozet
dahlvier (editör)
karma: 108741 tanım: 13751 başlık: 2941 apolet: 11 takipçi: 142
Lich-Count Mage

son tanımları | başucu eserleri


yazarların favori npc'si

öncelikle bilmeyenler için npc'nin non-player character'ın kısaltması olduğunu, yani oyunlarda sizin oynadığınız ana karakter olmayan karakterlere dendiğini belirtelim. npc'ler oyuncu olarak hiç oynayamadığınız oyun karakterleri de olabilir, mesela crpg tarzı oyunlarda companion'ınız, yoldaşınız olabilen, ana karakterinizin ekibinde olan ve sizin oynadığınız/yönlendirebildiğiniz karakterler de olabilir. aslında orijinalinde sizin yönetemediğiniz karakterleri kapsar sadece ama işte hikayenin etrafında döndüğü ana karakteriniz dışındaki oyun karakterlerine de npc denebiliyor.

valla nick'imin geldiği count dahlvier karakteri mi desem dedim önce... bu çok narsistçe olabilir dedim sonra.

baldur's gate ii'den jon irenicus mu desem dedim. çüş dedim sonra. haha.

gene de baldur's gate'ten bir karakter seçeceğim ya favorim olarak: edwin odesseiron.

hep evil'lardan gittim ama edwin'in sinsi muzipliğini de çok eğlenceli buluyorum. bu yüzden, edwin wins! - başlığında kısaca tanıtmıştım bu karakteri: [edwin odesseiron]

hem zaten dahlvier benim online personam. yani benim nezdimde kendisi bir npc değil.

işte edwin odesseiron:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

new protection

hayatımın albümü olan beyond twilight imzalı for the love of art and the making'in—ki bu eser için sözlükteki en uzun tanımlarımdan birini girmiştim [#3655696]—temel vokalisti olan björn jansson'un şarkıcısı olduğu ride the sky grubunun 2007 çıkışlı, tek albümü ve albümün klipli isim şarkısıdır.

bence gayet başarılı bir klip şarkısı. biraz poppy ama işte bu bir klip şarkısı sonuçta. albüm gayet güzel bu arada ama işte ben vokalistin diğer çalışmaları neler diye keşfe çıktığımda öğrenip dinlemiştim bu albümü. sonuçta hayatımın albümünün müzisyen kadrosunda yer alan kişilerin başka projeler için neler ürettiklerini merak etmem kadar doğal bir şey olamaz sanırım. bir de hacı şakir sabunları çok doğaldı galiba. gerçi karıştırmış da olabilirim. öyle bir ürünün çok doğal olduğu ile ilgili reklamı yapılıpduruydu. duru sabun muydu yoksa?..

neyse, björn klas vokal hakikaten. bu şarkıda da görebiliyoruz bunu. böyle gırtlaklı gırtlaklı, tam rock star vokali. mis.

devamını gör...

kimsenin şaşırmayacağı bir tespit bırak

alperen şengün'ün yaşı benden küçük ama boyu benden uzun...
devamını gör...

yazarlar hakkında gereksiz bilgiler

bugün dahlvier nick'ini alalı tam 1 sene olmuş. bundan bir önceki nick'im prieneus, şimdiye kadar kullandığım 6 nick'im arasında hala rekorun sahibi, en uzun süre sabit kalma konusunda. yalnız dahlvier ile 2 aydan biraz daha fazla dayanabilirsem bu rekorumu geçeceğim. dayan dahlvier! *
devamını gör...

mat demon

şeytanı* mat etmek demektir.

aktör olan şu ile karıştırılmasın: (bkz: matt damon)
devamını gör...

puk kodu

personal unblocking key'in kısaltması.

pin kodunu 3 kere yanlış girince sim kart kilitlenirdi ve bu olduğunda kilidi açmak için girmemiz gereken 8 haneli koddu cep telefonlarında. bunu da 3 kere yanlış girince sim kart tamamen bloke oluyordu ve bayiye gidip açtırmak gerekiyordu galiba.

bunlar hala vardır herhalde de ne zamandır gerek duymadım. yani pin kodumu bile hatırlamıyorum açıkçası. gerçi fiks bir numara kombinasyonum var ezelden beri falan. o olması kuvvetle muhtemel.
devamını gör...

takipten çıkan takipçi

artık takipçi değildir.

takipten çıktığı salisede artık takipçi değildir.

mesela futbol oynamayı bırakan futbolculara emekli futbolcu denir.

takipten çıkan takipçiye ise bu da denmez. sizi emekleyerek bile takip etmiyordur artık.

uyumadan önce son bir zırvalayayım dediydim. umarım takipçi kaybetmem. *
devamını gör...

normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çarka sürüklenen yazar

hedefi 12'den vuramadım ama şans çarkı kullanmadığım için karma puanı sıralamasında 12. sıraya düşmüşüm, diye serzenişte bulunmak istediğim başlıktır.

yok lan, şaka. bana ne. isterse ilk 200'den düşeyim. yeter ki siz değerli yazarların gözünden düşmeyeyim, diye de bir popülistlik yapmak istediğim başlıktır.

bu da şaka. benim hakkımda ne düşündüğünüz umurumda bile değil.

bu şaka değil ama yarı-gerçek. yani tabii ki umurumda da o kadar da aşırı umurumda değil. haha.
devamını gör...

kaset ve cd dönemi vs spotify dönemi

kaset ve cd döneminde aldığımız albümleri bazen "zorla severdik".

şimdi elinin altında milyor tane albüm var: 10 saniye dinle, beğenmezsen diğerine geç...

kaset ve cd'lere para veriyorduk. yani bazı yerlerde önceden albümleri biraz dinleyip fikir edinme şansımız oluyordu satın alıp almamaya karar vermeden evvel ama bu her zaman da olmuyordu.

evet, bazı satın aldığımız albümleri başta pek tutmasak da işte sınırsız albüm alamadığımızdan da dinleye dinleye sevebiliyorduk.

zaten sevdiğimiz bir albüm çıkarsa o albüm bizim için çok değerli oluyordu. kitapçıklarında sözleri varsa evire çevire sözlerini takip ede ede dinlerdik falan.

yalnız, eskiden sanatçılar da çıkardıkları albümlerden ciddi para kazanıyorlardı bu satışlar sayesinde. evet, asıl parsayı plak şirketleri alıyordu ama sanatçılar da iyi kazanabiliyordu gene.

sonra en büyük gruplar, en meşhur sanatçılar bile albümlerden pek para kazanamamaya başladı. yani bazı metal grupları, "yeni turne teklifleri almak için albüm çıkarıyoruz" falan gibisinden şeyler bile dedi. ya da işte tişört, kahve kupası gibi merchandise işinden para kazanabilmek için...

bu aslında bayağı acı bir şey. her grup konser vermek istemeyebilir ama artık bu işten para kazanabilmek için turlamanız şart ve yeni turne teklifleri alabilmeniz için de belirli aralıklarla albüm çıkarmanız gerekiyor. bu, şu yönden de acı bir şey: bir yerden sonra gruplar yeni albümleri için eser üretirken, bunların canlı performansta nasıl tınlayacağını da gözetmeye başladı. yani mesela şurası seyirciyi coşturur, şu nakarata seyirciler eşlik eder gibi... bu, bence sanatsal bağlamda da müziğe zarar verdi. yani albüm sanatçısı olayım, insanlar evlerinde veya işte kulaklıklarla sokaklarda bu albümü dinlesinler diye müzik yaparsanız bugün bu işten para kazanabilmeniz çok zor. konser sevmeyen biri olarak beni epey rahatsız eden bir şey bu. yani bana göre albüm bir sanat eseridir ve bunlara konan şarkılar albüm için yapılmalıdır. konserlerde iyi gider diye yapılan şarkıları da net sanat eserleri gibi göremiyorum ben bu yüzden.

mp3'e de ayrı parantez açmak lazım tabii... yani zaten spotify'dan önce de sanatçıların albümlerden kazanabildiği para miktarı epey düşmüştü. spotify'dan da doğru dürüst para kazanamıyor sanatçılar diye biliyorum. yani kendim bilmiyorum da bu konudan şikayetçi sanatçı basın açıklamalarına rastlamışlığım var.
devamını gör...

yazarların akşam çektiği fotoğraflar

bu akşamdan - saat 19:00'a doğru

izmir - lozan meydanı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlük yazarlarının fotoğrafları

zugra ile coffee time vol. 2

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazar nicklerinin şiveli hali

benimki dehleyiver şeklinde bizde. diko abim yaklaşmış. *

alamanya'da nasıl? işte şurada açıklığa kavuşturmuştum. telaffuz edip ses kaydını bile aldım. merak edenler için, şu başlıkta: sözlük yazarlarının nick'lerinin okunuşları
devamını gör...

editör ekibinin kendilerini yeşile boyayamaması şoku

bende gerçekleşmeyecek şoktur. çünkü favori rengim buz mavisi zaten. ehehe.
devamını gör...

geceye komik bir görsel bırak

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en lezzetli çikolata

(bkz: nestle 1927 özel serisi)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sennheiser

kötü bir marka diyemesem de daha iyilerini gördüm, dediğim bilhassa kulaklıklarıyla tanınan marka. 3 tane kulaklık modelini kullanmıştım sanırım. grado, en azından benim daha çok dinlediğim tarzlar için daha iyi bir tercih diyebilirim. gerçi ben çok sene önce kulaklıkla müzik dinlemeyi bıraktım. şu anki piyasa için konuşamam yani.
devamını gör...

en sinir bozucu çizgi film karakteri

bu başlıkta iki kere tweety demişim. bir kere daha diyeyim: tweety.
devamını gör...

kimsenin arayıp sormadığı biri olmak

ben kimseyi arayıp sormadığımdan beni arayıp soranlar da çok azaldı artık. muhabbetinden hoşlandığım kimseyi terslemiyorum aslında ama taaa icq/msn zamanlarından beri başkası başlatmazsa sohbet başlatan kişi olmazdım hiç. yani yüz yüze sohbetlerde çok girişkenimdir, yazılı sohbette ve telefonla sohbette ise hiç değilim. birilerini terslemiyorsam onların muhabbetinden memnunumdur ama ben arayıp sormadıkça onların çoğunun da bir yerden sonra beni arayıp sormamasını da doğal karşılıyorum elbette. gene de var ya hala arayıp soranım, çok şükür. az ama hala var. ahaha.
devamını gör...

babayla kavga etmek

30'larıma kadar falan epik kavgalar ederdik babamla. aslında 20'lerimin ortalarından sonra falan azalmaya başlamıştı diyebilirim. 30'larımda epey azaldı kavgalarımız. 40'larımda ise çok daha azaldı. hala bitmiş değil ama cidden çok azaldı artık ve eskisi kadar şiddetli olmuyor. fiziksel şiddet zaten hiç olmadı da bayağı ağır sözlü kavgalar ediyorduk eskiden. sonuçta ikimiz de bundan memnun değildik. insanın mizacını değiştirmesi zordur ama bu bir gereklilikse de bu yönde gayret göstermek iyidir. bunu ikimiz de yaptık sanırım ve artık aramız çok daha iyi babamla.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim