1.
dahlvier
(editör)
Lich-Count Mage
son tanımları | başucu eserleri
2.
çizemiyorsan anlat hareketi
evet. yapay zekaya bu başlıktaki ilk tanımımda anlattığım şu #2928823 fikri birkaç kez çizdirmeye çalışmıştım. microsoft copilot, içerik politikaları gereği çizemem demişti. norton neo da öyle demişti. ama yeniden default web browser'ım yaptığım norton neo'nun yapay zekası neo bu sefer nasılsa çizdi!!! gerçekten de "the one" imiş. :d
valla arkadaşlar sevindim ya. yani başlıktaki ilk tanımda da dediğim gibi, bu çeyrek asırlık falan bir fikrimdi! deli 3 bacaklı da olsa ve neo tam betimlediğim gibi resmetmese de olsun. :p ikisinin birden aynı şeyi demesinde koptum bu arada. ahahaha.
valla arkadaşlar sevindim ya. yani başlıktaki ilk tanımda da dediğim gibi, bu çeyrek asırlık falan bir fikrimdi! deli 3 bacaklı da olsa ve neo tam betimlediğim gibi resmetmese de olsun. :p ikisinin birden aynı şeyi demesinde koptum bu arada. ahahaha.
devamını gör...
4.
o değil de şu şu değil de bu bu değil de o yani shubuo
(bkz: shubuo)
(bkz: shubuo'nun ne olduğunu anlamamış olan efsanevi nesil)
bugünkü zırvalama kotamı doldurduğum başlıktır. hatta kontörüm bitti, o yüzden bu sondu şimdilik. saçmalamak benim de hakkım. komik olduğumu sanmıyorum arakaşlar. sözlük formatına/kurallarına aykırı olmadığı sürece arada saçmalama özgürlüğümden yararlanmak istiyorum. bu umarım aykırı değildir tabii. haha.
(bkz: shubuo'nun ne olduğunu anlamamış olan efsanevi nesil)
bugünkü zırvalama kotamı doldurduğum başlıktır. hatta kontörüm bitti, o yüzden bu sondu şimdilik. saçmalamak benim de hakkım. komik olduğumu sanmıyorum arakaşlar. sözlük formatına/kurallarına aykırı olmadığı sürece arada saçmalama özgürlüğümden yararlanmak istiyorum. bu umarım aykırı değildir tabii. haha.
devamını gör...
5.
bill gates
yakın zamanlara kadar kendisine karşı nötr olduğum kişidir. sayısız senedir komplo teoricisi bir dostumdan ne kadar "pislik" olduğunu duyup dururdum; ama işte piyon pisliklerden, baş pisliklerden değil, derdi kendisi. ben de "olabilir, bilemem" derdim. dediğim gibi, nötrdüm.
son epstein dosyaları gündeminde de ismi geçiyor. eski karısı da "eski kocam sorgulanmalı" falan dedi ki bu işte nötrlüğümü biraz etkiledi. o kadar senelik hayat arkadaşı böyle bir şey dediyse bunun bir ağırlığı olur tabii.
gates ise epstein ile geçirdiğim zamanların her dakikasından pişmanım, falan diyor ama bahsedilen korkunç aktivitelerde yer aldığını kesinkes reddediyor.
epstein'in kendi kendine attığı bir e-mail'de de gates hakkında korkunç iddialar varmış galiba. gates bunları da reddediyor ve acaba bana yönelik bir tür saldırı biçimi miydi bu, falan diyor ki burada benden bir eksi puan daha aldı. çok zayıf bir reddedişti...
ben bu epstein dosyalarına orijinal kaynaklarından bakmadım, x'te falan görüyorum. galiba 2015'te pandemi hazırlığındayız falan dediği bir e-mail de çıkmış gates'in. işte burası bayağı karanlık... gates, 2000'lerde veya 2010'larda, belki de 2015'te "insanlığın sonunu savaşlar veya benzeri bir şey değil, salgın hastalıklar getirecek. silah sektörüne ayrılan paranın tırnağı salgın hastalıkları önleme araştırma ve geliştirmelerine ayrılmıyor" falan demişti. bu pandeminin geleceğini bir şekilde biliyor muydu, yoksa işte iddia edilen gibi zaten "pislik" biri olarak bunda rol mu oynadı?.. bu, büyük bir soru işareti ve bu konuda tam aradayım diyebilirim.
benim olayım 1997'den beri şöyle: (bkz: hayatı boyunca windows'tan başka işletim sistemi kullanmamak) - şu anki windows 10'umu da orijinal paket olarak almıştım ve bir ton para vermiştim zamanında. gates'e para kazandırdım yani. haha.
yalnız, bu epstein dosyaları ifşası öncesinde zaten norton neo'ya dönmüştüm. yani microsoft edge kullanmayı bırakmıştım. bu, günahlarımı biraz affettirebilir mi? ahahaha. dev şirketlere para kazandırmayı sevmesem de edge'in bana sunduklarına alternatif bulamıyordum. neo'da da bir sorun yaşıyordum. bu hallolunca buna dönmüştüm gene. yani tekrarlayayım, bu edge'den cayışım bu epstein gündeminden önceydi. iyi zamanlamaymış. windows'tan kurtulamam galiba ya. yani linux falan kullanamam ben arkadaşlar. apple/mac de kullanamam sanki, ki o da dev bir şirket zaten.
yine de gates hakkında belirli seviyede nötrüm hala. sonuçta kanıt görmeden %100 net yargılara varamam ben hemen hiçbir konuda.
(bkz: kaya çilingiroğlu'nun bill gates olduğu gerçeği)
son epstein dosyaları gündeminde de ismi geçiyor. eski karısı da "eski kocam sorgulanmalı" falan dedi ki bu işte nötrlüğümü biraz etkiledi. o kadar senelik hayat arkadaşı böyle bir şey dediyse bunun bir ağırlığı olur tabii.
gates ise epstein ile geçirdiğim zamanların her dakikasından pişmanım, falan diyor ama bahsedilen korkunç aktivitelerde yer aldığını kesinkes reddediyor.
epstein'in kendi kendine attığı bir e-mail'de de gates hakkında korkunç iddialar varmış galiba. gates bunları da reddediyor ve acaba bana yönelik bir tür saldırı biçimi miydi bu, falan diyor ki burada benden bir eksi puan daha aldı. çok zayıf bir reddedişti...
ben bu epstein dosyalarına orijinal kaynaklarından bakmadım, x'te falan görüyorum. galiba 2015'te pandemi hazırlığındayız falan dediği bir e-mail de çıkmış gates'in. işte burası bayağı karanlık... gates, 2000'lerde veya 2010'larda, belki de 2015'te "insanlığın sonunu savaşlar veya benzeri bir şey değil, salgın hastalıklar getirecek. silah sektörüne ayrılan paranın tırnağı salgın hastalıkları önleme araştırma ve geliştirmelerine ayrılmıyor" falan demişti. bu pandeminin geleceğini bir şekilde biliyor muydu, yoksa işte iddia edilen gibi zaten "pislik" biri olarak bunda rol mu oynadı?.. bu, büyük bir soru işareti ve bu konuda tam aradayım diyebilirim.
benim olayım 1997'den beri şöyle: (bkz: hayatı boyunca windows'tan başka işletim sistemi kullanmamak) - şu anki windows 10'umu da orijinal paket olarak almıştım ve bir ton para vermiştim zamanında. gates'e para kazandırdım yani. haha.
yalnız, bu epstein dosyaları ifşası öncesinde zaten norton neo'ya dönmüştüm. yani microsoft edge kullanmayı bırakmıştım. bu, günahlarımı biraz affettirebilir mi? ahahaha. dev şirketlere para kazandırmayı sevmesem de edge'in bana sunduklarına alternatif bulamıyordum. neo'da da bir sorun yaşıyordum. bu hallolunca buna dönmüştüm gene. yani tekrarlayayım, bu edge'den cayışım bu epstein gündeminden önceydi. iyi zamanlamaymış. windows'tan kurtulamam galiba ya. yani linux falan kullanamam ben arkadaşlar. apple/mac de kullanamam sanki, ki o da dev bir şirket zaten.
yine de gates hakkında belirli seviyede nötrüm hala. sonuçta kanıt görmeden %100 net yargılara varamam ben hemen hiçbir konuda.
(bkz: kaya çilingiroğlu'nun bill gates olduğu gerçeği)
devamını gör...
6.
sözlük yazarlarının sinir oldukları cevaplar
— nerelisiniz?
— dünya vatandaşıyım.
ama bu yanıtı verenleri bazen anlayabiliyorum. yani insanların nereli olduğuna göre tavır alanlar da yok değil. ben öyle bildiğim/gittiğim bir yerse muhabbet açılır diye sorarım sadece ama herkes benim gibi temiz niyetlerle sormuyor bunu işte. ülkede bir tek doğu anadolu bölgesi'ne gitmedim. biri oradan çıkarsa öyle işte çok muhabbet açamıyorum. güneydoğu anadolu bölgesi çıkarsa ise açabilirim zira bir süre midyat'ta yaşadım ve oradaki başka birkaç ile de gittim. doğu anadolu'ya da gidebilirdim de işte gitmemi gerektirecek bir sebep olmadı. yani olsaydı oraya da gidebilirdim gayet de.
— dünya vatandaşıyım.
ama bu yanıtı verenleri bazen anlayabiliyorum. yani insanların nereli olduğuna göre tavır alanlar da yok değil. ben öyle bildiğim/gittiğim bir yerse muhabbet açılır diye sorarım sadece ama herkes benim gibi temiz niyetlerle sormuyor bunu işte. ülkede bir tek doğu anadolu bölgesi'ne gitmedim. biri oradan çıkarsa öyle işte çok muhabbet açamıyorum. güneydoğu anadolu bölgesi çıkarsa ise açabilirim zira bir süre midyat'ta yaşadım ve oradaki başka birkaç ile de gittim. doğu anadolu'ya da gidebilirdim de işte gitmemi gerektirecek bir sebep olmadı. yani olsaydı oraya da gidebilirdim gayet de.
devamını gör...
7.
üniversite okunması gereken şehir
ankara'da okudum ve rahatlıkla öneririm. gerçi o kadar da rahatlıkla öneremem zira 1999 girişliyim ve aradan çeyrek asırdan fazla zaman geçti. haha. gerçi toplamda 11 sene ankara'da yaşadım. ankara, ayrıldığım 2020 senesinde de güzeldi bence ama üniversite koşullarını bilemem elbette yakın yıllardaki.
devamını gör...
8.
yazarların favori philip k. dick uyarlaması
şimdi bu vizyoner abimizin [philip k. dick] kıymeti hayatında anlaşılmasa da artık ziyadesiyle hakkı veriliyor. bilenin bildiği üzere kendisinin birçok eserinin film ve dizi uyarlaması da yapıldı.
benim bunların arasındaki favorim, pek kimsenin bilmediği radio free albemuth olmuştur. birçok uyarlamasını izledim ve kimisini çok beğendim. favorim de bu oldu işte. zaten sözlükte de tanıtmıştım başlığını açıp. ilgili romanı henüz okumadım bu arada. yani bir "uyarlama" olarak ne kadar başarılı olduğunu bu haseple söyleyemesem de, bir film olarak cidden çok beğenmiştim.
benim bunların arasındaki favorim, pek kimsenin bilmediği radio free albemuth olmuştur. birçok uyarlamasını izledim ve kimisini çok beğendim. favorim de bu oldu işte. zaten sözlükte de tanıtmıştım başlığını açıp. ilgili romanı henüz okumadım bu arada. yani bir "uyarlama" olarak ne kadar başarılı olduğunu bu haseple söyleyemesem de, bir film olarak cidden çok beğenmiştim.
devamını gör...
10.
eyes of the dead
1999'da, çıktığı sene 3. stüdyo albümü the sacred talisman ile tanıştığım ve bununla birlikte sonraki iki albümüne de bayıldığım, ondan sonraki albümlerine ise işte bir şekilde pek eğilemediğim isveçli power metal grubu nocturnal rites'ın 5. ve benim son bayıldığım albümü shadowland'in açılış parçasıdır ve bu albümdeki, esere ismini veren parça ve the watcher ile birlikte favori şarkılarımdan biridir; hatta grubun da en sevdiğim 3 parçası bunlardır diyebilirim.
çok enerjik ve işte beni acayip gaza getiren bir parça bu. davullarının arkasında owe lingvall vardır ve bu adamdan hayatımda kimsenin bahsettiğini duymasam da kendisi favori bateristlerimden biridir. kimsenin bahsettiğini duymadım desem de buna ben dahil değilim. mesela şu başlıktaki listemde kendisine yer vermiştim kendim olarak: (bkz: sözlük yazarlarının favori bateristleri) — davulcu burada akılalmaz numaralar falan yapmıyor, yanlış anlaşılmasın. bence stili çok özgün ve ideal bir takım oyuncusu... pardon, o laf futbola gider. yani ideal bir grup elemanı ve kişisel şov yapmaktansa grubun müziğine giden ve çok şey katan bir bateristlik yapıyor owe diyebilirim. bir de partisyonları bağlama stilini çok kendisine özgü buluyorum ben, ki işte bu parçada cidden o bağlama atakları/fill'leri ve ardından es vermeden ritimlere dönmesi bence çok orijinal bir power metal davulculuğu stili. kendisini de öve öve bitiremedim. *
parçanın riff'leri falan da çok güzel. vokalleri zaten nefis. baştan aşağı süper bir metal parçasıdır işte bu.
çok enerjik ve işte beni acayip gaza getiren bir parça bu. davullarının arkasında owe lingvall vardır ve bu adamdan hayatımda kimsenin bahsettiğini duymasam da kendisi favori bateristlerimden biridir. kimsenin bahsettiğini duymadım desem de buna ben dahil değilim. mesela şu başlıktaki listemde kendisine yer vermiştim kendim olarak: (bkz: sözlük yazarlarının favori bateristleri) — davulcu burada akılalmaz numaralar falan yapmıyor, yanlış anlaşılmasın. bence stili çok özgün ve ideal bir takım oyuncusu... pardon, o laf futbola gider. yani ideal bir grup elemanı ve kişisel şov yapmaktansa grubun müziğine giden ve çok şey katan bir bateristlik yapıyor owe diyebilirim. bir de partisyonları bağlama stilini çok kendisine özgü buluyorum ben, ki işte bu parçada cidden o bağlama atakları/fill'leri ve ardından es vermeden ritimlere dönmesi bence çok orijinal bir power metal davulculuğu stili. kendisini de öve öve bitiremedim. *
parçanın riff'leri falan da çok güzel. vokalleri zaten nefis. baştan aşağı süper bir metal parçasıdır işte bu.
devamını gör...
13.
her cümlede parantez açmak
ben eskiden aşırı fazla parantez içi cümleler kullanıyordum yazılarımda, yerli yersiz. yüksek lisanstaki abd'li bir profesör hocam "parantez içi kullanımını çok iyi özümse ve ondan sonra yazılarında daha usturuplu kullan" diye uyarınca—elbette ingilizce bir uyarıydı—daha dikkatli olmaya başladım bu mevzuda.
devamını gör...
17.
tahammül vs hoşgörü
tahammülden hoşgörüye geçiş... yani karşımdaki benim hoşlanmadığım bir şeyler söylüyorsa/yapıyorsa, samimi olmadığım birine tahammül etme, samimi olduğum birineyse hoşgörü gösterme eğilimim olur benim ağırlıklı olarak. tabii samimi olduğum insanlarla olan iletişimlerimde bu bazen tahammül etmek/edememek gibi de olabilir ama kırmızı çizgilerim aşılmadığı sürece hoş görmeye çalışırım ben şahsen samimi olduğum kişileri. ve elbette samimi olmadığım insanların da birçok şeyini hoş görmeye çalışabilirim. sadece genel tablo itibarıyla, belirli bir samimiyetim olan kişilere karşı otomatik bir hoşgörü mekanizmam işler normalde, samimi olmadıklarımda ise duruma göre değişir biraz da. ayrıca, samimi olduğum veya olmadığım kişilere tahammül etmekten de hiç hoşlanmam. tahammül etmek zorunda kaldığım kişi samimi olduğum biriyse, tahammül etmem gereken şeyi—mesela bana karşı olan rahatsız olduğum tutumunu—ortadan kaldırmaya çalışırım bir şekilde; samimi olmadığım bir kişiyse de ilgili kişiyle olan iletişimimi bitirme yolları arayabilirim, eğer tahammül etmem gereken durum kolayca giderilemiyorsa. veya kendi hoşgörü kapasitemi artırmaya da çalışabilirim. işte duruma/yerine/kişisine göre değişebilir...
devamını gör...
18.
devam filmi
(bkz: sequel) = bu ingilizce kavram elbette sadece filmlerini kapsamıyor, kurgusu/konusu olan başka tür yapımları da kapsayabiliyor.
mesela:
(bkz: terminator 2: judgment day)
(bkz: back to the future part ii)
(bkz: hellbound: hellraiser ii)
(bkz: damien: omen ii)
(bkz: dungeons & dragons: wrath of the dragon god)
mesela:
(bkz: terminator 2: judgment day)
(bkz: back to the future part ii)
(bkz: hellbound: hellraiser ii)
(bkz: damien: omen ii)
(bkz: dungeons & dragons: wrath of the dragon god)
devamını gör...
19.
facebook'ta en çok hangi kuşaktan insan vardır sorunsalı
ben ebeveynlerimin yani baby boomer'ların kuşağıdır herhalde derdim ama enteresan bir şekilde dahil olduğum milenyallermiş galiba. yalnız 55-65 yaş aralığı da en aktif kullananlarmış bu platformu. yani basit bir google aramasıyla böyle bir kanım oluştu. ayrıca bu platformda böyle işte boomer isen kalp at, y kuşağıysan başparmak yolla, z kuşağıysan kalbi kucakla; veya işte 60'larda doğduysan şu emoji, 70'lerde ise bu emoji, 80'lerse öbürsü emoji, 90'larsa beriki emoji, 2000'ler ise falanca emoji ile tepki ver gibi rastladığım içeriklerde hep benim (milenyaller) kuşak, işte on yıllara göre de 80'lerde doğanlar baskın geliyor diye de gözlemlemiştim zaten.
bence mantıklı iki veri de: facebook'u ilk keşfedenler zaten y kuşağının (milenyaller) yaşlıları ve x kuşağının gençleridir en çok. yani ben 26 yaşındaydım mesela facebook'a üye olduğumda ama benim kayıt tarihim 2007 idi ve daha eskiden kaydolanlar da var. elbette benden yaşlılardan da kaydolanlar vardır platformun eski zamanlarında ama benim kuşak kesin domine etmiştir orasını zira eski zamanlarında facebook böyle "domestik" bir platform değildi, bayağı çılgındı ve gençlere hitap ediyordu daha çok.
ama biz bayağı soğuduk o platformdan ve sonra 50-60 yaş aralığı çok ısındı işte facebook'a. gene de çoğumuz hesaplarımızı kapatmadığımızdan işte benim yaş civarının sayısal bir üstünlüğü olması da doğal.
bence mantıklı iki veri de: facebook'u ilk keşfedenler zaten y kuşağının (milenyaller) yaşlıları ve x kuşağının gençleridir en çok. yani ben 26 yaşındaydım mesela facebook'a üye olduğumda ama benim kayıt tarihim 2007 idi ve daha eskiden kaydolanlar da var. elbette benden yaşlılardan da kaydolanlar vardır platformun eski zamanlarında ama benim kuşak kesin domine etmiştir orasını zira eski zamanlarında facebook böyle "domestik" bir platform değildi, bayağı çılgındı ve gençlere hitap ediyordu daha çok.
ama biz bayağı soğuduk o platformdan ve sonra 50-60 yaş aralığı çok ısındı işte facebook'a. gene de çoğumuz hesaplarımızı kapatmadığımızdan işte benim yaş civarının sayısal bir üstünlüğü olması da doğal.
devamını gör...
20.
neither
nayd*ı(r) gibi de niid*ır gibi de okunabilir. cambridge'in online sözlüğüne göre ilki british, ikincisi american english telaffuzudur ama bence bu kadar net bir ayrım yok zira iki türlü de okuyan amerikanlara ve ingilizlere rastlamışlığım var.
devamını gör...



