dahlvier yazar profili

dahlvier kapak fotoğrafı
dahlvier profil fotoğrafı
rozet
dahlvier (editör)
karma: 114950 tanım: 14485 başlık: 3244 apolet: 11 takipçi: 145
Lich-Count Mage

son tanımları | başucu eserleri


nvidia dlss 5

nvidia'nın yeni yapay zeka bazlı inovasyonu. bu sonbaharda gelecekmiş. anladığım kadarıyla eski oyunlarda da bunu aktive ettiğinizde oyun grafiklerindeki gerçekçilik seviyesi boyut atlayacak. tabii piksel piksel olan çok eski oyunlarda falan bu mümkün olabilir mi bilemem. yani zaten kocaman piksel bazlı olarak tercih edilen oyunlar kapsam dışıdır herhalde de, işte eskilerin gerçekçilik kasılan ama teknoloji yetmediğinden bunun başarılamadığı oyunlarına da uygulanabilir mi diye merak ettim.

şu link'ten nasıl sonuçlar verdiğini görebilirsiniz:

x.com/NVIDIAGeForce/status/...

(bkz: dlss) - ana inovasyon bu tabii ama yz'nin bu sürümdeki rolü sanki bayağı sınıf atlamış gibi.

çok da şaşırtıcı bir yenilik sayılmaz bence ama grafiksel gerçekçiliğin amaçlandığı, vampire: the masquerade – bloodlines gibi eski oyunları böyle çok daha gerçekçi grafiklerle oynamak ekstra keyifli olabilir. zaten artık yeni oyunlar default olarak böyle render'lanarak piyasaya sürülür herhalde. belki de sürülmez tabii. yani çok yeni olmayan sistemlerde de oynanabilmesi için dlss 5 opsiyonel olabilir.

ekleme: norton neo'nun yapay zekasına bu konuyu sordum ve sorumla birlikte neo'nun yanıtını aşağı ekliyorum.


ben/dahlvier: selamlar, neo. bu nvıdıa'nın yeni teknolojisi eski oyunları da kapsayacak mı? yani mesela vampire: the masquerade – bloodlines gibi oyunlarda da uygulanabilir bir teknoloji mi bu, yoksa sadece yeni ve bununla uyumlu oyunlarda mı çalışacak?



nvıdıa dlss 5 announcement images and video gameplay demo

nvıdıa dlss 5 ve klasik oyunların geleceği
neo: selam! nvıdıa'nın yeni duyurduğu dlss 5 teknolojisi, oyun dünyasında "grafiklerin gpt anı" olarak adlandırılıyor ve gerçekten heyecan verici bir değişim vaat ediyor. ancak eski oyunlar konusundaki durumu biraz daha detaylı incelemek gerekiyor.

nvıdıa dlss 5 duyurusu

dlss 5: "neural rendering" nedir? dlss 5, sadece pikselleri çoğaltmak veya kare oluşturmakla kalmıyor; "3d-guided neural rendering" adı verilen bir yöntemle piksellerin içine yapay zeka tarafından üretilmiş gerçekçi ışıklandırma ve materyal dokuları enjekte ediyor. yani düşük çözünürlüklü veya eski görünen bir sahneyi, sahnenin yapısını bozmadan fotogerçekçi bir hale getiriyor.

vampire: the masquerade – bloodlines gibi eski oyunlarda çalışacak mı? bu sorunun cevabı hem "evet" hem "hayır". işte nedenleri:

otomatik bir filtre değildir: dlss 5, bir oyunun sadece görüntüsünü değil, aynı zamanda "hareket vektörlerini" (motion vectors) ve sahne verilerini de girdi olarak kullanır. bloodlines gibi 2004 yapımı (source engine) oyunlar bu verileri doğal olarak dlss'in anlayacağı formatta dışarı vermezler. dolayısıyla, teknolojiyi sadece bir düğmeye basarak eski oyunlara eklemek mümkün değildir.
rtx remix faktörü: işte burada devreye nvıdıa'nın rtx remix aracı giriyor. eğer bir mod geliştiricisi, bloodlines oyununu rtx remix ile "remaster" ederse, dlss 5 teknolojisi bu klasik oyuna da eklenebilir. tıpkı portal with rtx veya morrowind projelerinde olduğu gibi, yapay zeka eski dokuları ve ışıkları modern standartlara taşıyabilir.
resmi destek listesi: nvıdıa şimdilik bu teknolojinin starfield, hogwarts legacy ve hatta klasik bir oyunun yenilenmiş hali olan the elder scrolls ıv: oblivion remastered gibi yapımlarda çalışacağını doğruladı. favicon
kaynak
kısacası: vampire: the masquerade – bloodlines gibi oyunlarda bu teknolojiyi görebilmemiz için ya oyunun resmi bir güncelleme alması ya da (daha yüksek bir ihtimalle) mod topluluğunun rtx remix kullanarak oyuna dlss 5 desteği enjekte etmesi gerekecek.

donanım gereksinimi notu: dlss 5'in tüm özelliklerinden (özellikle frame generation) yararlanabilmek için muhtemelen geforce rtx 50 veya rtx 40 serisi bir ekran kartına ihtiyacınız olacaktır.
devamını gör...

sözcük türetmek

(bkz: tuhafsamak)

(bkz: mühimsemek) - bu şakaydı. böyle bir sözcük gerçekten var.
devamını gör...

zenci vs siyahi


senegalli komedyen musti kusti:

"türkiye'de durup dururken, bir şikayet yokken, 'zencilere zenci demeyelim, siyahi diyelim' dediler.

bana zenci desen, ben siyah olduğumu daha az algılarım. asıl 'siyahi, siyahi' deyince her seferinde siyah olduğumu hatırlıyorum."

x.com/etkiIihaberyeni/statu...

adam sanki haklı gibi, dediğim konu.

artık otistik, hatta şizofren bile diyemez olduk rahat rahat. birileri böyle kelimeleri birilerini aşağılamak için kullanıyorsa, biz öyle yapmayanların suçu ne?.. bu yüzden "otizm spektrumundaki", "şizofrenisi olan" falan gibi taklalar atmamız gerekiyor...
devamını gör...

başlıkları alt alta okumak

filozof atakan'a yöneltilen bir soru... kendisi, müslüman annesinden utanıyor gibi. x.com/videocuefendi/status/... bence kadir gecesi'nde kafayı çekmesi de gayet olası. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilginç dövmeler

dövmede ingilizce olarak "ne aptal bir dövme" yazıyor. yani herkes anlamayabilir diye yazayım dedim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günün en sevilmeyen vakti

benim açımdan net sabahın körüdür. neyse ki uzun zamandır sabahın köründe kalkmak zorunda olmuyorum, nadir istisnalar dışında.

genel olarak da sabah diyeyim bari. sabahın körü diye bir vakit yok çünkü galiba. ahaha. ekleme: aaa, şafak vakti denebilir sabahın körüne galiba. zuhahahaha.
devamını gör...

gyroscope

isveçli efsane metal grubu in flames'in bana göre epikler epiği olan 90'lar albümlerinin 3.sü ve dolayısıyla grubun da 3. albümü olan—çünkü zaten 90'larda çıkmışlardı—whoracle'da yer alan nefis ötesi parçadır. akustik girişiyle bile ne kadar klas ve ruhlu bir çalışma olduğunu belli eder zaten. sonra da elbette sertleşir, "brütalleşir" ama o haliyle bile son derece zariftir kanımca. cidden in flames'in 90'lardaki albümleri denince benim için akan sular duruyor. 2000 çıkışlı clayman'i de birçok kişi grubun bu efsane dönemine ait görse de ben buna tam katılmamaktayımdır. yani çıkar çıkmaz büyük hevesle aldığım bir albümdü bu ama yarı hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. albümü kötü bulmadım ama işte benim taptığım tarzlarının biraz bozuntuya uğradığını da üzülerek gördüm. sonra zaten tamamen koptum gruptan. yani sonraki hiçbir çalışmaları bana tam olarak hitap etmedi, çoğu hiç mi hiç etmedi hatta.

işte muhteşem gyroscope!



hoş, bana göre bu şarkının yer aldığı albüm, in flames'in bütüncül bakıldığında en iyi albümü. tüm parçaları ayrı etkileyici bir çalışma yani. bundan bir önceki albümleri the jester race'te topluluğun genel olarak en sevdiğim bazı şarkıları—en başta moonshield—olsa da bazı parçaları işte o kadar mükemmel değil o albümün. whoracle ise baştan sona muhteşem!
devamını gör...

worlds within the margin

isveçli efsane grup in flames'in 90'lardaki destansı döneminin—hayır, ben clayman'i bu epik dönemlerine tam dahil etmiyorum, edemiyorum—bence bütüncül olarak en iyi albümü olan 1997 tarihli, 3. albümü whoracle'da yer alan nefis bir parçadır. o kadar ruhlu bir çalışma ki, anca bu kadar olur. hele o aşağıdaki videoda 03:32'de başlayan kısımdaki gitarlar... gerçi çok abarttım ya. albümdeki gyroscope mesela, bundan da iyi bir şarkı bence. bundan sonra hemen onun başlığını da açayım. ha-ha! ama tam da abartmadım zira bu başlığın konusu olan şarkının o gitarlı kısmına bitiyorum hakikaten.

devamını gör...

h.p. lovecraft

bugün ölüm günü olan korkunçlu fantastik ve kozmik, efsane yazar. r.i.p.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının ingilizce paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yengeçlerin balıklar uçuyor diye düşünebilme ihtimali

bence öyle görebilirler ya. gayet mantıklı. dip hayvanları yüzebilen hayvanları nasıl görüyorsa, biz de uçabilen hayvanları öyle görüyoruz gibi sanki. tabii derin deniz yengeçlerinden bahsediyorum. sığ sulardaki yengeçler karaya da çıkabiliyor neticede ve "başka bir dünyanın" olduğunu da bittabi biliyorlar.

şuradan geldi bu fikir:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sokağa tüküren yaratıklar

dal-lama'lardır.
devamını gör...

dinlenen şarkının telefon zil sesiyle çakışması

çok düşük bir ihtimal olsa da benim başıma gelebilecek şey.

zil sesim şu:



bu da uzak ara en çok dinlediğim albümde—for the love of art and the making—yer alan bir parça. (bkz: yazarların en çok dinlediği albüm)

çoğu gün, günde birkaç kere dinlediğim bir albüm. hala böyle yani. gene de gelen bir aramadaki zil sesim ve albümü dinlerken tam aynı yerin denk gelmesi çok düşük bir ihtimal. yani pek arama aldığım söylenemez zaten. hatta akıllı telefon kullanmıyorum da sayılabilir. yani telefondan müzik de dinlemem mesela. #3681564

tabii bu albümü senelerce böyle manyak gibi dinlemeye devam edersem öyle bir denk gelmenin olması büyük bir sürpriz de olmaz. öyle bir şey olursa umarım sesleri ayırt edebilirim veya edemezsem gelen arama önemli/acil olmaz. haha.
devamını gör...

yiyecek kaplarından istemediğiniz şeyler çıkması

mesela dondurma kabından sarma çıkması... sarma da nefis bir şeydir ama buzlukta dondurma kabını görürsünüz ve canınız fena dondurma çekmişken kabın içinden böyle bir şey çıkması gerçek bir dramdır. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

eğer bu dramı çokça yaşadıysanız şöyle şaşkaloz gibi kalabilirsiniz de... (bkz: saklama kabından çıkan dondurma)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şu ise daha bile büyük bir dram...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bayan bayanlara bay bay demek

yani muhabbeti sizi açmayan kadınlara "güle güle" deyip onlara veda etmektir.

biri zıplamaz umarım "bayan değil kadın" diye.

bay diyoruz ya, bu da onun diğer cinsiyetteki karşılığı.

hatta tam doğruculuk yaparsak:

erkek - dişi
adam - kadın
bay - bayan
bey - hanım
herif - hatun

...

diye gider. biz "adamlar" bize "erkek" deniyor diye kızıyor muyuz? hayır. kız değiliz ki kızalım. *
devamını gör...

sözlükte keyfine göre takılmak

kurallara uyduğu sürece sözlükte canı nasıl istiyorsa öyle tanımlar girmek, hatta isterse sadece girilen tanımları okumak ve kendisi tanım girmemektir. benim de yaptığım şeydir: yani tanımlar giriyorum da işte keyfime göre. kurallara ısrarla uymazsa zaten sözlükte çok da uzun süre takılmaya devam edemez o kişi. ahıhıhı.

bir süredir goygoy ağırlıklı takılıyorum mesela sözlükte. fakat aklıma öyle eserse de binlerce kelimelik bilgisel tanımlar giriyorum. 10.000 kelimeden fazla uzunlukta bir tanımım bile var hatta sözlükte. yani nihayetine erdirmem günlerimi almıştı sadece o tanımımı.

editörlük görevlerim dışında hakikaten sözlükte keyfime göre hareket etmeyi yeğliyorum her zaman.

"eee, hepimiz öyle yapıyoruz?!" diyebilirsiniz ama kimisi de kendisine belli misyonlar yükleyebiliyor burada. hatta bir yazar, bir zamanlar, "haftada en az 1 adet madalyalık tanım girmeyen yazarlar sözlükten uçurulsun" gibi bir öneri bile getirmişti. haha.
devamını gör...

favori butonunu bir türlü kullanamamak

#3923692; ben de sana karşı boş değilim ismail, demek istediğim başlık. *

yani karşılıklı favorileşememe sorunsalı deneyimlemekteyiz sık sık. haha.
devamını gör...

denize dahi telefonuyla giren insan modeli

ben akıllı telefonumla giriyordum. dahi telefon diye bir şey mi çıkmışşş???

diye meraklara gark olduğum başlık. *

(bkz: akıllı telefona yapay zekadan sonra zeki telefon denmesi)
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim