aaa, toplam 11 sene
ankara'da yaşayan biri olarak bu başlığa henüz tanım girmemişim, diye şaşırdığım başlık.
ankara'yı hep sevdim ve 2020'de korona patladıktan sonra oradan ayrıldık, oradaki evimizi de kiraya verdik. hem ekonomi bozuldukça da o kira gelirine ihtiyacımız var da diyebilirim.
ankara'nın en güzel yanı... subjektif olarak arkadaş çevrem diyebilirim. mesela şu anda yaşadığım
buca/
izmir ve
davutlar/
kuşadası'nda asla ankara'daki gibi bir arkadaş çevrem yok. şimdi bile ankara'ya gitsem hiç yalnız kalmam mesela. hoş, yalnızlığı da seviyorum ama ankara'da olsaydım arkadaşlarımla da farklı bir mutluluk yaşayabilirdim.
objektif bakarsak ise,
izmir ve
istanbul gibi diğer büyük metropollere göre daha planlı bir şehir olması. evet, ankara'da da trafik sıkışıyor falan ama kişi başına en çok araba düşen şehrimiz ankara diye biliyorum ve buna rağmen bana göre ankara'nın trafiği izmir ve istanbul'a nazaran daha iyi. planlı bir şehir olmasını bence başkent olmasına borçlu. izmir ve istanbul mesela göç aldıkça, nüfusu şiştikçe altyapısına yamalar yapılmış bohçalar/hırkalar misaliler. ankara ise zaten başkent olduğu için baştan iyi planlanmış, altyapısı sağlam kurulmuş diye düşünüyorum.
bir de yarı objektif yarı subjektif olarak ankara'nın tek büyük merkezli bir şehir olmasını seviyorum. yani
kızılay... oradaki evimiz de kızılay'a yürüyerek 10 dakika falan mesafede,
kolej'in kızılay tarafında olduğundan normal şartlarda hiç vasıta kullanmıyordum ben ankara'dayken. yani kızılay'da halledemediğim işim yoktu diyebilirim. izmir'de ise illaki gerekiyor farklı işler/durumlar için farklı semtlere gitmek...
ekleme/düzeltme: sahi ya, ankara'da çalıştığım kurumlar hep kızılay'a uzaktı ve servisle veya metroyla gidiyordum oralara. bunu nasıl unuturum. ahaha. en azından kızılay civarlarında bir işe girseydim taşıt kullanmama gerek kalmazdı teknik olarak diyeyim bari.
* izmir'de gerekiyor ama. yani evime yakın bir iş yerinde çalışsaydım bile arada başka semtlere gitmemi gerektiren durumlar yaşardım burada.
son olarak da büyük şehirlerde yakınları/arkadaşları dışında kimsenin kimseyi tanımaması da hoşuma giden bir şey. yani pek çok insan bundan şikayet eder ama ben bunu çok seviyorum. izmir için de, ankara için de aynı şey geçerli benim açımdan. istanbul'da bir süre kalsam da uzun süre yaşamadım ama enimim ki durum orada da pek farklı değildir.
ankara'da sayısız anı biriktirdim elbette onca senede; açtığım
demirtepe ve
necatibey caddesi başlıklarında ankara'ya üniversite okumak için gittiğim 1999 senesinden başlayarak, işte 2000'lerin başları dahil bazı anılarımı anlatmışımdır diye düşünüyorum. aslında 2010'larda bu kez çalışmak için ankara'ya gitmem ve korona dönemine kadar orada kalmam sürecini kapsayan çeşitli anılarımı da anlatmışımdır sözlükte kesin ama onların başlıklarını bulamayabilirim, arasam bile.
devamını gör...