sözlükte tanıttığım the spider labyrinth ilk aklıma gelendir. çocukken vhs kasetini kiralayıp izlemiştim ve hayatımın en büyük şoklarından birini yaşamıştım bu filmin sonunda. cidden inanamamıştım hatta. yani spoiler vermeyeyim de işte aklım almamıştı filmin sonunu. zaten film başlığında spoiler uyarısı vererek anlatmıştım sonunu. izlemem nasıl olsa diyorsanız tıklayıp okuyabilirsiniz.
yetişkinliğimde de necronos filmine acayip şaşırmıştım. the spider labyrinth başlığında zaten bu iki filmin sonlarının beni şok ettiğinden bahsetmiştim galiba. bunun sadece sonu değil aslında... zaten sözlükte de film benim gibi bir korkusever için bile aşırı psikopat diye başlığını açıp tanıtmadım. spoiler içinde anlatayım aşağıda:
aşırı gore sahneleri olan ve iyiler açısından en ufak bir umut kırıntısı olmayan bir film, başından sonuna. daha doğrusu umut kırıntıları var da işte kötüler zerre aman vermiyor insanlığa ve bu bağlamda izlediğim en acımasız filmdi. kahraman çıkmıyor filmde ve kötüler tüm kötücül planlarını tıkır tıkır işletiyor ve filmin sonunda insanlığın sonu gelmese de öyle bir son fitilleniyor gibiydi. valla almanlar bir tuhaf. ahaha.
şimdi baktım da, necronos'tan da the spider labyrinth başlığında yeterince detaylı bahsetmişim zaten. yani filmleri nasılsa izlemem diyorsanız orada yazdıklarıma bir göz atabilirsiniz.
medeni bir insan değildir. medeni insan böyle bozuk, çürük falan demez. para elinin kiridir de demez. medeni insan dediğinin ağzı bozuk olmaz, temiz olur.
yoldaş... biz editörleri baş editör armysuzy seçti sanıyorduk ama meğerse ne avelmişiz, sen seçmişsin, hatta daha seçecekmişsin. yani daha editör bile olmamışız. resmen bir aydınlanma geldi. meğerse bizi yoldaş gelecekte seçecekmiş, daha editör bile değilmişiz. *
efsanevi eski arsenal teknik direktörünün 2019 senesinde fifa bünyesinde küresel futbol geliştirme şefi olarak görev almaya başlamasından beri uğraştığı şeyde sonunda bir gelişme olmuş ve kanada'nın premier league'inde bu nisanda denenecekmiş bu wenger'in önerdiği kural ve başlarda ciddiye alınmayan ve/ya reddedilen bu fikrin kanada'da başarılı görülmesi durumunda fifa tarafından genel kural (değişimi) olarak kabul edilebilmesi ihtimali doğmuş böylece, 2027-2028 sezonu ve sonrası için.
arsene wenger'in olması gerektiğini savunduğu ofsayt anlayışı aşağıdaki görselde anlatılmış. yani işte topla aksiyon alanındaki hücumcu oyuncunun vücudunun, sondan ikinci rakip oyuncunun vücudundan bütünüyle daha ileride olduğunda ofsayt olmasını, bir kısmının ileride olması durumunda ise ofsayt sayılmaması gerektiğini savunuyor wenger.
üstteki görselde bence soldaki pozisyonun aynısı sağa konsa ve yeni test kuralında ofsayt değil dense daha iyi olurmuş. böyle olmamış yani ama açıklaması net en azından.
şu görseli de koyayım:
yani işte wenger'in fikri genel kabul görürse bir pozisyonun ofsayt sayılabilmesi için hücumdaki oyuncunun kolunun, bacağının falan sondan ikinci rakip oyuncudan ileride olması yetmeyecek.
son oyuncu ve sondan bir önceki oyuncu şeysi biraz kafamı karıştırdı. türkçe görselde arada fark olduğu söylenmiş. benim anladığım, kaleci de sayılırsa sondaki iki oyuncu olarak düşünmeliyiz şeklinde.
kışlarımı geçirdiğim izmir [buca ilçesi] ile memleketim olan [güllübahçe kasabası, spesifik olarak] ve senelerimin geri kalanını davutlar adlı sahil kasabasında geçirdiğim aydın'ın versus başlığıdır.
iki ili de seviyorum açıkçası. gerçi toplam 11 sene yaşadığım ankara'yı da severim. zaten ben genelde yaşadığım yerleri otomatikman seviyorum.
çocukluğumun çoğunu geçirdiğim aydın merkezin ve yaşamasam da arada gittiğim aydın'ın nazilli ilçesinin sıcakları izmir'e basar.
izmir elbette ki daha fazla yapılabilecek şey olan bir şehirdir aydın'a nazaran ama aydın'ın da kuşadası ilçesi var mesela. hoş, burası eskiden izmir'e bağlıymış ama sonra aydın kapmış. haha. gene de kuşadası'nın kültürü izmir'e daha yakın bence hala.
şu fotoğrafta aynı gibi çıkmışlar. akljdlakjdlkasjdlkajsdkl. zaten kısmen benziyorlardı tip olarak ama bu kadar aynı gibi çıkmalarına da şaşırdım doğrusu.
anne-babamız yeni oyuncak alsın diye abimle bazı eski oyuncaklarımızı sobada yaktığımız veya balkondan/pencereden aşağı attığımız doğrudur. yani çeşitli oyuncaklar diye bir yanıt verebilirim.
şu görsele göre abd ve israil'in iran'a saldırması ve iran'ın karşılık vermesine ülkelerin tepkileri:
yeşil renk: abd ve israil'in müdahalesini destekliyorlar. sarı renk: iran'ın misillemesini kınıyorlar. yani herhalde misilleme tarzını... mavi renk: uluslararası hukuk çerçevesinde çatışmanın durması tarafındalar. kırmızı renk: abd ve israil'in saldırılarına karşılar. mor renk: bizim de dahil olduğumuz kesim - abd ve israil'in saldırılarına ve iran'ın misilleme biçimine karşılar.
mesela ünlü bir psikopat, yamyam, kurgusal karakterin; "dostumu yedim, odamda bekliyorum" dedikten sonra, çağırdığı sevgilisine "hani bal?" demesi gibidir. normal insanlar tabii tostunu yedikten sonra çağla badem yiyebilir ya da canları çekerse bal gibi tatlı bir şey de tüketebilir.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.