dahlvier yazar profili

dahlvier kapak fotoğrafı
dahlvier profil fotoğrafı
rozet
dahlvier (editör)
karma: 112420 tanım: 14171 başlık: 3107 apolet: 11 takipçi: 144
Lich-Count Mage

son tanımları | başucu eserleri


fatma zehra kınık

gerçekten de "maddi ve manevi tüm zararım giderilmiştir" demiş ölen oğlanın annesi. onedio.com/haber/kerem-kini...

şaka mısın sen teyzeciğim? böyle bir şey ailemdekilerden birinin başına gelse elon musk'ın serveti bana aktarılsa bile manevi hasarım onarılamaz. sende maneviyat denen bir şey yokmuş sanki. bir de maddi zararın tam olarak neydi ki mesela? yani eşin ölse anlarım da bu başka bir mevzu.

tanım: bir başlık.
devamını gör...

whatsapp grubundan çıkamama çaresizliği

ben gruplardan salak saçma sebeplerle çıkan bazı "arkadaşları" tiye almak için arada o whatsapp'ın "şu kişi gruptan ayrıldı" yazısını taklit eden, bold karakterlerle bir yazı yazardım. "işte ayrılma sebebim budur" dedikten sonra. cidden bazı insanlar anormal alıngan. yani öyle salak sapalak sebeplerle gruplardan ayrılanlar oluyor ki... benim bu şakamı yiyenler de oldu bu arada. haha. ben içinde bulunduğum hiçbir whatsapp grubundan ayrılmadım hayatımda.
devamını gör...

boşanma artışı

(bkz: bardaktan boşanırcasına boşanmak)
devamını gör...

avrupa'da ölçülen en düşük sıcaklıklar

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


tablodaki bazı ülkeleri tek tek arattım ve doğru gibi görünüyor veriler. mesela bizde 20 ocak 1972'de ağrı'da -45.6 derece sıcaklık olduğu researchgate'te var. yunanistan ve danimarka'ya baktım ve onlar da doğru gibi. gerçi bizde 9 ocak 1990'da van'da sıcaklığın -46.4 derece ölçüldüğü bilgisi de var wiki'de ama yakın sayılır. tablo sanırım doğru veya en azından doğruya yakın. yunanistan'daki minimum sıcaklığın -30 derece bile olmaması da enteresan. hani okey de böyle dev bir fark beklemezdim. danimarka'da ölçülen en soğuk hava derecesinin -31.2 derece olmasına da aşırı şaşırmadım. okyanus sıcak su akıntıları ve işte deniz iklimi sayesinde orada hava sıcaklığının 0'ın altına düşmesi bile sadece birkaç ayda olurmuş sene içerisinde. gene de sıcak veya ılıman iklimdense serin iklim demek daha doğru orası için sanırım. norveç'i tabloya koymamışlar ama isveç'e yakın oradaki ölçülen en düşük ısı derecesi de. bu konuda isviçre, ukrayna ve polonya gibi ülkelerden önde olmamıza nispeten şaşırdım ama tabii böyle rekorlardaki tek etken kutuplara daha yakın olmak olmasa gerek.

ben ankara'da bir gece -30 derece civarında dışarıdaydım ki rekor soğuklardan biri olduğunu daha sonra öğrenmiştim o gece ölçülenin. sinemadan çıktım gece yarısında falan ve kafamı hissedememiştim en başta. ellerimle kafamı tuttum ve "oh yerindeymiş" demiştim. -40'lı soğukları hayal edebilirim belki de yakutsk'taki -60 küsurluk soğukları almayayım ben mümkünse hiçbir şartta. haha. soğuk havaları sever, -20'li derecelerden keyif alırdım ankara'da yaşarken. sırf öyle soğuklar var diye çıkıp gezdiğimi bilirim. ama -30 ve sonrası iyi değil arkadaşlar. ahaha.

gerçi rusya da var tabloda ve orası avrupa mı tartışılabilir. gerçi türkiye için de aynı şey geçerli. sonuçta çok ufak bir bölümümüz avrupa'ya dahil coğrafi olarak.
devamını gör...

sinirlere hakim olmanın yolları

valla bir yolu var mı bilmiyorum. ben gençliğimde çok sinirli bir tiptim ve bu kendimle birlikte çevreme de zarar veriyordu. bir yaştan sonra mizacımın bu yönünü epey törpüledim. bir anda olmadı tabii ve hala bazen sinirlenebiliyorum ama işte eskisine oranla devede kulak kalır. yalnız sinirlerine hakim olmak öfkenin içinde patlaması demek olmamalı. bu da sağlıklı değil. yani hoşgörülü olabilmek genelde negatif öfke enerjisini iyi yönde kanalize edebilmenizi sağlıyor ama bazen de öfkelenmek iyidir. yani öfkelenmeniz gereken bir durumda lay lay lom diye ters psikolojiye girmeyi de pek sağlıklı bulmuyorum ben açıkçası.
devamını gör...

kimlerdensin

memleketim güllübahçe'de en çok sorulan soru olabilir. hatta belki de ülkedeki köy ve kasaba gibi yerlerde buralara gelen yabancılar veya işte pek tanınmayan kişiler hakkında en çok merak edilen şey ve dolayısıyla sorulan soru da olabilir.
devamını gör...

eller ceplerde yürümek

benim zorrrrrrrrrrla kırdığım bir alışkanlıktır. hani ellerim ceplerimde yürürken düşüp kafamı kırmayayım diye bu alışkanlığımı zorla kırdım. hava buz gibiyse bile ellerim ceplerimde dolaşmam. tek elimi bile cebime sokmam hatta yürürken.

şu alttaki foto da birçoklarınca yanlış algılandığından x'te timeline'ıma düşüp duruyor. haha. basit bir eli cebe sokma hadisesi oysaki.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bacak kadar boyun var tüylü tüylü koyun var

bacak kadar boyu var türlü türlü huyu var sözünün geldiği yer.

koyun tüyü kırpmak için kısa boylu olmak daha avantajlı olduğundan, yani kamburun çıkmadan veya bel ağrısı çekmeden koyun yünü kırpabilmek için kısa boylular daha avantajlı olduğundan böyle bir sözümüz varmış 113 sene evvel (küsuratlı sene söyleyeyim de salladığım belli olmasın). (bkz: 1 koyun 3 alın)

ama sonra kısa boyluları aşağılayan bir söz yakışmaz bize, denmiş cumhuriyet döneminde ve bu söz değiştirilmiş. ne de iyi edilmiş. oh bebek, ne de iyi edilmiş.
devamını gör...

kontak kurmak

tdk:

biriyle veya bir olayla bağlantı sağlamak.

(bkz: temas kurmak)

mesela kafadan kontak kurmak da bence telepati olabilir. uzaylılarla böyle kontak kurabildiğini düşünenler var ama acabağa onlar kafadan kontak mı? *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

temas kurmak

tdk:

ilişkiye geçmek, bağlantı sağlamak:
"adam buraya kadar geldiği hâlde acaba neden kendisiyle temas kurmuyordu?" - osman aysu

(bkz: temasa geçmek)

bence uzaylılarla kesin temas kurduk. aşağıdaki fotoğraf da bunun kanıtı. yani bu fotoğrafın fake olduğunu kimse iddia edemez bence...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

temasa geçmek

tdk:

arada bir bağlantı kurmak, görüşme yapmak.

acabağa uzaylılarla temasa geçtik mi ya da onlar bizimle temasa geçti mi diye merak edilir hep.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

temas

tdk:

1. isim => dokunma (ı).

2. isim buluşup görüşme, ilişki kurma; münasebet:
"her nevi halkla temas ve kaynaşma hâlinde bulunmalıdır." - sait faik abasıyanık

3. isim değinme, sözünü etme, bahsetme:
bu konuya teması gereksiz görmüştü.

4. isim gidip gelme, ulaşım, bağlantı:
iki şehir arasında temas kesildi.

5. isim, ruh bilimi => dokunma (ı).

6. isim => ilişki.

sanal ortamda poke/dürtme vardı facebook'ta, fiziksel temasa en yakın sanal eylem olarak. ama o bile sanal. et ete değecek, yoksa ona temas denmez. insanların hayatına dokunun, diye bir kamu spotuyla da bu tanımımı sonlandırıyorum. temasta kalalım.
devamını gör...

normal sözlük'ün ihtiyaç duyduğu şey

daha fazla aktif yazar.

tabii aktifken sakin olmak da önemli. passiflora öneriyorum bunun için. kendim hiç kullanmadım ama gene de öneriyorum. işte böyle de güvenilmez bir tipim. olmadı siyanür deneyin. isot serpilmiş ayranla karıştırarak siyanür kullanımı insanı dinginleştiriyormuş denmese de %0.000000000000000000000000000000000001 de olsa böyle bir ihtimal olabilir bence. yani hangi karışımın ne gibi bir netice verebileceğini denemeden bilebilirsiniz duruma göre. mesela benim siyanürlü fikrim kesin öldürür bence.
devamını gör...

kadınlar hamamında neler oluyor sorunsalı

normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

philips spa5300

yazlıktaki odamda kullandığım kablolu 2.1/2+1 hoparlör sistemidir. yani 2 tane stereo hoparlörle birlikte bir de subwoofer'ı var bunun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hi-fi bir sistemle kıyaslanamasa da sevdiğim bir hoparlör sistemidir. izmir'deki evimde şu anda kullanmakta olduğum philips spa2201/10 marka/model hoparlörlerimle kıyaslarsam... spa5300'de işte hem subfoofer var, hem ses ayarı var ve daha güçlü bir hoparlör sistemi olduğundan da gücünü direkt prizden çekiyor, bilgisayardan değil. yani iki hoparlör sistemimi de seviyorum ben ama yazlıktaki odam daha büyük olduğundan orada spa5300 gibi cidden güçlü ses veren bir sistemimin olması daha uygun. bugün olsa böyle subwoofer'lı bir 2.1/2+1 sistem alır mıydım bilemiyorum açıkçası zira 2.0/1+1, yani standart stereo sistemleri daha fazla seviyorum normalde. belki de işte spa2201/10'dan daha güçlü bir 2.0 sistem alabilirdim, hatta belki de o tarz bir sistem de yeterli olabilir. gene de bozulmadığı sürece spa5300'ü kullanmaya devam. yazlıktaki odamda subwoofer'ını çok rahat yerleştirebildiğim bir oda düzenim de var hem. yani böyle de gayet iyi. hoparlörlerin otomatik uyku moduna geçmesi bence lüzumsuz bir özellik ve hoparlörlerin volümünü uygun ayarlamazsanız, düşük sesle müzik falan açıkken bile kendi kendine kapanabiliyor hoparlörler. o ayarı uygun bir hale getirirseniz bu bir sorun teşkil etmiyor. bende etmiyor en azından diyeyim.

uzuuuun senelerdir kullanmaktayım iki philips hoparlör sistemimi de. dayanıklı meretler yani. sıpalar mı desem? haha.
devamını gör...

philips spa2201/10

izmir'deki evimde kullandığım minik ama ses kalitesi ve seviyesi tatmin edici kablolu pc hoparlörlerimdir. usb ile bilgisayardan güç alıyor. 2.0/1+1 standart stereo hoparlörler bunlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ses çok açıkken ve işte bilgisayarda sesli bir şey açık değilken hafif hışırtı/cızırtı yaptığıyla ilgili eleştiriler gördüm amazon.co.uk'de ama ben hiç maksimum veya maksimuma yakın seste kullanmadığımdan böyle bir şikayetim olmadı. hoparlörlerin ses ayarı yok bu arada. bilgisayarınızın sesini ne kadar açmışsanız o kadar açık oluyor işte sesi.

buradaki odam ufak olduğundan daha fazlasına ihtiyacım yok. bu hoparlörlerime bir şey olursa da ya bunun aynısından ya da ses ayarı da olan philips spa2209 modelinden alırım sanırım, eğer piyasada bulabilirsem. yazlıktaki odam daha büyük ve orada da philips spa5300 2.1/2+1 model hoparlör kullanıyorum. orada daha hacimli ses daha iyi oluyor. onun da başlığını açayım birazdan.

philips marka hoparlörleri seviyorum. logitech falan da denemiştim ve bir tanesi başlığın konusu olan hoparlörlerimden 3 kat falan pahalıydı ama bunun kadar iyi değildi verdiği ses hakikaten.

uzuuuun senelerdir kullanmaktayım iki philips hoparlör sistemimi de. dayanıklı meretler yani. sıpalar mı desem? haha.
devamını gör...

sizin bedene kim giriyor

valla cem yılmaz bir şovunda söyleyene kadar hiç dikkatimi çekmemiş olan, ters anlaşılabilecek soru. *
devamını gör...

beauty of our past

amerikan prog rock / neo-prog grubu ageless'ın 2026 çıkışlı, son albümü echoes of five years'taki intro'dan hemen sonraki şarkıdır. albümü baştan sona iki kez dinledim ve en sevdiğim parça bu oldu albüm içerisindeki. yani öyle inanılmaz bir şarkı falan değil ama gayet hoş bir neo-prog parçası. sound'u güzel, besteler güzel, icralar güzel... beauty işte. geçmiş de güzel. sen güzel, ben güzel, her şey güzel. *

devamını gör...

nickaltı mı nick altı mı sorunsalı

(bkz: nick cult'ı)
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim