dahlvier yazar profili

dahlvier kapak fotoğrafı
dahlvier profil fotoğrafı
rozet
dahlvier (editör)
karma: 108404 tanım: 13732 başlık: 2936 apolet: 11 takipçi: 141
Lich-Count Mage

son tanımları | başucu eserleri


babayla kavga etmek

30'larıma kadar falan epik kavgalar ederdik babamla. aslında 20'lerimin ortalarından sonra falan azalmaya başlamıştı diyebilirim. 30'larımda epey azaldı kavgalarımız. 40'larımda ise çok daha azaldı. hala bitmiş değil ama cidden çok azaldı artık ve eskisi kadar şiddetli olmuyor. fiziksel şiddet zaten hiç olmadı da bayağı ağır sözlü kavgalar ediyorduk eskiden. sonuçta ikimiz de bundan memnun değildik. insanın mizacını değiştirmesi zordur ama bu bir gereklilikse de bu yönde gayret göstermek iyidir. bunu ikimiz de yaptık sanırım ve artık aramız çok daha iyi babamla.
devamını gör...

wrathchild

ingiliz metal devi iron maiden'ın, bruce dickinson vokalleri devralmadan önceki en sevdiğim şarkılarından biridir. topluluğun 2. albümü, 1981 tarihli killers'ta yer alır. burada vokalleri üstlenen paul di'anno'nun (r.i.p.) sesine de çok yakışan bir parça bu elbette.

devamını gör...

diş ağrısının abartılması

diş ağrısından beter olan şeyler vardır elbette de diş ağrısı da yabana atılacak şey değil. insanın neresi ağrıyorsa canı oradadır, gibi bir laf vardı ya. işte ileri düzeylerdeki diş ağrıları da insanın tüm benliğini ele geçiriyor, geçene kadar. benim açımdan karın ağrısı daha berbat olsa da diş ağrısını da hafife alamam. 110 kilodan 69-70 kiloya şimşek hızında bir rejimle inmiştim. bundan sonra, fazla yemek yediğimde oluşan karın ağrılarım başladı ve bu artık hep böyle. yani saatlerim, bazense 1-2 günüm berbat geçiyor böyle fazla yersem, karın ağrılarım yüzünden. neyse ki ölçüyü kaçırmamayı büyük oranda öğrendim artık. buna biraz da mecburdum zira o karın ağrıları çok fena oluyor.

konuya dönersek... katılmadığımdır. yani abartanlar da olabilir ama diş ağrısı denen şey de yabana atılamaz sonuçta.
devamını gör...

otururken de osururken de aynı organımızı kullanmamız

oturmak ve osurmak arasında sadece tek harf farkı var arkadaşlar. burası çokomelli.

kibarlığım tuttuğudan g.te popo dediğim başlıktır. * ekleme: aynı organ dediğim organ işte popo, muhtar. haha.
devamını gör...

sessizce osuran tip

sessizce oturan bir tipseniz size "ne kadar da efendi bir çocuk" derler, ama sessizce osuran bir tipseniz ise herkes sizden kaçar. işte bir harf değişince insanların size bakışı ne kadar da farklılaşabiliyor, görüyorsunuz. *
devamını gör...

domates sevmeyen insanlar

domatesi tek başına hiç sevmem. yani şeftali yer gibi domates yiyenler var ya, bunu hiç yapmam. en kötü tuz döküp yiyebilirim de onu da tercih etmem. kahvaltıda peynirle, sandviç içinde falan nefis oluyor tabii domates yemek.
devamını gör...

sözlükçülerin 5 büyük ligde tuttuğu takımlar

geçen sene dev bir avrupa kulübü tutmayı bıraktığımı açıklamıştım. yani internaziole milano'yu tutmuyorum artık mesela.

şöyle bir liste yapayım, yani bunları tutuyorum 5 büyük ligden:

ingiltere: newcastle united
ispanya: valencia
italya: fiorentina
almanya: köln
fransa: lorient

fiorentina'yı 90'lardan beri tutardım zaten de diğerlerini şu anda belirledim. ahaha.
devamını gör...

ön yargılı olmak

normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

enghelab

1980'lerden bir karşı-devrim şarkısı. be pish diye de biliniyor.

1979'daki iran islam devimi'nden sonra ülkesinden sürülen fereydoun farrokhzad imzalı. kendisi 1992'de almanya'da islamcı iranlılar tarafından bayağı acımasız bir şekilde, yani yüzünden ve göğsünden defalarca bıçaklanarak katledilmiş.

valla çok iyi bir devrim marşı. youtube'da izlediğim, galiba kanada'da olan iranlı gençlerin bir programında denk geldim. başta dedim, helal olsun. ama sonra?.. trump, gel bizi kurtar temalı bir şarkı da paylaştı aynı gençler. bir kere bu devrim şarkısında; "yabancılar karışmayacak, dış müdahale falan yok, biz iranlılar bu islamik rejimi bitireceğiz" falan diyor. ingilizceniz varsa alt yazılarda görebilirsiniz. sen git bu şarkıyı yücelt, sonra... trump, gel bizi kurtar temalı başka bir şarkı çal... insanları da anlamak zor bazen...

devamını gör...

bim sözlük olsa alınabilecek nickler

bim'in sözlük olmadığını nereden çıkardınız, diye sorgulatandır. bim'in sloganı "harca harca bitmez" değil miydi? burası da sürekli yazar harcıyor, çay demleyip çaylak banlıyor...

o slogan a101'indi galiba gerçi. ha bim ha a101. al birini vur ötekine!!! migros, size iyi gelecek. hepsi iyi marrka, fabrrikadan halka, şok!!! *
devamını gör...

nilüfer '74

global çapta en sevdiğim kadın şarkıcı/ses olan nilüfer'in, adından da anlaşılabileceği gibi 1974'te çıkan, ilk albümüdür. çıkalı 51-52 sene olmuş, vay be!.. sanatçının bundan önce çıkardığı 45'likleri falan da vardır ki bunlarda yer alan kimi parçalar bu albüme de taşınmıştır ama işte nilüfer'in ilk stüdyo albümü budur. ben nilüfer ile bu albümüyle tanışmadım elbette zira 1981 doğumlu olarak yaşım az sayılmasa da işte o kadar da dinozor değilim diyelim. haha. nilüfer'in 80'ler öncesi şarkılarını ilk dinlediğimde, "aaaa, bu nilüfer'in sesi mi?.." falan dediğimi de hatırlıyorum ama tabii ki kendisinin ses karakteri daha ileri yaşlarında tam oturdu/belirginleşti, ki bu mevzuya bilahare, yazının ilerilerinde değineceğim. nilüfer gibi, sesini ilk duyduğum anda hayran kaldığım bir şarkıcının bu müzikal tanışmamdan öncesinde neler yaptığını da araştırmam kadar doğal bir şey olamaz sanırım. yani o zamanlarını "yaşamasam" da sonuçta internet denen bir şey var ve bu minvalde bana epey yardımcı olabiliyor bu meret. yazı başlarda planladığımdan daha uzun oldu ama gene de içime sindi. bunu da yazıyı tamamladıktan sonra belirtiyorum muhakkak. yani dünyadaki en sevdiğim kadın şarkıcı hakkında bir tanım girdim sonuçta ve bunun hakkını vermek istemem kadar doğal bir şey de olamaz herhalde.

şimdi başlığın konusu olan albüme geçelim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

içinde şu şarkılar yer alır:


bunlardan ilki olan göreceksin kendini, zamanın testinden başarıyla çıkmıştır ve günümüze de taşınan, sevilen nilüfer şarkılarındandır. ben de pek severim bu şarkıyı. albümün kapanış şarkısı dünya dönüyor da yeni versiyonuyla 90'larda çok popüler olmuştu. yani yeni versiyon dediğim, 90'larda yeniydi. ahah. aslında bunun "şarkı" olarak çıkış yılı 1973'tür ama bir albümde ilk yer alması babında bu tarih 1974'tür. başıma gelenler de güncelliğini yitirmedi, ki 2000'lerde de bir düetli versiyonu çıkmıştı bunun galiba. aldanırım sanma için de aynı şeyi söyleyebilirim, yani bu da günümüze taşınan, çok sevilen nilüfer şarkılarındandır. ezcümle, albümdeki şarkıların kayda değer bir bölümü yarım asırdan fazladır güncelliğini koruyabilmiş diyebiliriz sanırım. hayır hayır hayır da albümde çok sevdiğim şarkılardandır ama bu günümüzde pek bilinmiyor herhalde.

aslında albümdeki şarkıların çoğunun orijinal müzikleri yabancı sanatçılara ait ve bunların düzenlemelerini atilla özdemiroğlu, onno tunç ve şanar yurdatapan yapmış. örneğin ayrılık hasreti, 70'lerin hemen başlarından gelme killing me softly with her song'un yerli yorumu. 70'lerdeki orijinalini ben sonra keşfetsem de benim ergenliğimdeki fugees versiyonu çok meşhurdu bu şarkının. nilüfer'in yorumu da hiç fena değil ama. hatıra defteri, başıma gelenler ve dünya dönüyor ise müziği de türklere ait olan eserler albümdeki. yani albümde geriye kalan 7 şarkının müziği yabancılara ait. zaten dinlediğinizde de anlıyorsunuz hangilerinin "bizden", hangilerinin "gavur devşirmesi" olduğunu. ahaha. takılıyorum. yabancı müzikleri alıp türkçe söz ve aranjmanlarla sunulmasından normalde rahatsızlık duyan biri değilimdir.

nilüfer, 1955 doğumlu bir ses sanatçısı ve 1970 yılında, yani 15 yaşındayken falan katıldığı altın ses yarışması'nı kazanmış mesela ki buna doğuştan yetenek diyebiliriz herhalde. bence ses karakteri tam olarak 30'lu yaşlarında oturdu ve 40'lı yaşlarında da prime özelliğini yitirmedi sesi. zaten insan sesinin 30'larında tam oturması ve karakterinin net belirlenmesi de yaygın rastlanan bir şeydir, hatta benim bildiğim kadarıyla normal olan seyir bu şekildedir. artık tabii eskisi kadar iyi vokal yapamaz, yani doğa kanunları, yaşlanmak falan... başlığın konusu olan albümde evet, ses karakteri tam oturmamış zira daha 19 yaşında falanmış bu albüm çıktığında. yine de su gibi söylüyor vallahi. muhteşem ses!

bu albümdeki her şarkıya o kadar da bayılmıyorum ben şahsen ama zaten tüm şarkılarının inanılmaz etkileyici olduğu albüm de az vardır. nilüfer'in nazarımda buna en yaklaştığı albümü 1992 tarihli yine yeni yeniden'dir. nilüfer '74 de bu bağlamda kötü bir yerde duymuyor lakin. yani evet, albümün 4 şarkısı günümüze taşınmış klasikler ve diğer şarkılarının genelini de seviyorum albümün. hatta çıktığı tarih ve bir sanatçının ilk albümü olduğu düşünüldüğünde kayda değer seviyede başarılı bir yerde durduğunu düşünüyorum ben şahsen bu çalışmanın.

albümdeki kayıt niteliği ve sound da elbette 70'lerin analog standartlarında değerlendirilmeli. yani 80'lerin dijital devriminin yansımalarını bittabi bu albümde göremiyoruz. görsek iyi olurdu falan da demiyorum, yanlış anlaşılmasın. her dönemin sound karakteristiğinden şahane albümler/şarkılar üretilebileceği kanısındayım ben ve bu albüm de bu bağlamda hiç de fena bir iş değil. ben mesela dünya dönüyor'u 90'lar sound'uyla tanıdım, işte 1998 tarihli yeniden yetmişe albümündeki versiyonu ile. klibi dönerdi televizyonda sürekli. orijinalini, yani bu albümdeki kaydını da sevdim ama sonra. gerçi orijinalini kesin daha önce bir yerlerden duymuşumdur zira 1998'de zaten lise son falandım. aklımda o 1998 versiyonuyla yer etmiş demem daha doğru olur sanırım.

nilüfer tabii ki en çok 80'ler ve 90'lara damga vurmuş bir sanatçıdır ama bu demek değil ki 70'lerdeki çalışmaları dandikti. elbette değildi. yani televizyon etkisini de bu bağlamda yadsıyamayız ve işte 80'ler, özellikle de özel kanalların da kültürümüze dahil olmasıyla birlikte 90'lar bu minvalde damga vurabilmek için çok daha ideal koşullar oluşturdu. nilüfer de sound'unu ve kendisini yeniledi, yelkenlerini açtı ve bu rüzgarı arkasına alarak şişkin yelkenleriyle uzun ve çok başarılı bir müzikal yolculuğa çıktı, istikrarlı bir kariyer yükselişi deneyimledi, nihayetinde de kalburüstü ses sanatçılarımızdan biri oldu. gelgelelim kadının sesi zaten müthiş değerli bir cevher ve işte 1974'teki ilk albümünde bile ışıl ışıl parlıyormuş zaten.

nilüfer gibi/kadar olağanüstü iyi bir ses sanatçısıysanız bir bestekar olmamanız da son derece hoş görülebilir kanımca. bazı insanlar, şarkı yazarlığı yapmayan yorumcuları negatif olarak eleştirse de ben buna pek katılmam. yani her şarkı yazmayan müzisyenin teorik müzik bilmediği iddiası biraz gülünçtür hatta. ya da bazı isimler ise sadece şarkı yazarlığı yapar ve şarkıcılık yapmaz. bu da her durumda ilgili kişinin sesi kötüdür kapısına çıkmaz. nilüfer denemiş ve iyi şarkı yazamadığını görünce yorumculuğuna odaklanmış olabileceği gibi, sadece bir ses sanatçısı olması külliyen kendi tercihi de olabilir. mesela iki yönde de becerikli olabilir kendisi ama tamamen ses sanatçılığına fokuslanmış da olabilir. belki bu konuda kendisi bir açıklama yapmıştır ama benim bir bilgim yok bu bağlamda. her halükarda kendisi müthiş başarılı bir şarkıcı ve işte daha bu ilk albümünde bile gün gibi ortada bu.

nilüfer '74'ün tümünü şuradan dinleyebilirsiniz. bu arada çok iyi kayıt kalitesi. restorasyonlu falan herhalde.



ayrıca: (bkz: en sevilen nilüfer şarkıları)
devamını gör...

evliliğin bomboş bir olay olması

oysaki, (bkz: evil'lık kutsal bir müessesedir) *
devamını gör...

prog

kısaltma olarak kullanıldığında, program/programme veya ilerlemeci anlamındaki ingilizce sözcük progressive manasına gelir.

progressive bağlamında... mesela progressive rock ile progressive metal denen müzik türlerine kısaca prog rock ve prog metal diyebilirsiniz. progressive etiketli/tarzdaki müziklerden genel olarak bahsedecekseniz de prog veya prog müzik/music diyebilirsiniz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yapay zeka kullanılarak yapılan en iyi cover şarkılar

ahaha. şu cheri cheri lady arabesk ai-cover'ı süpermiş. xd

devamını gör...

como estais amigos

şu akustik yorumu da şahane olan şarkı. orijinali beni ağlatmıştı, biraz da buna ağlayayım... * - şaka falan değil aslında, orijinalinde ağlamıştım gerçekten ve bu yorumu da pek dokunaklı.

devamını gör...

varsa söyle

dünyada sesini en çok sevdiğim kadın şarkıcı olan nilüfer'in seslendirdiği, flashdance... what a feeling'in türkçe sözlü versiyonu olan şarkı. yer aldığı albüm olan nilüfer '84'ün adından da anlaşılabileceği gibi 1984 tarihlidir. zaten şarkının orijinali de 1983 çıkışlıydı.

devamını gör...

her kuşun eti yenir

bence böyledir ya. akbabalar yiyebilir mesela bence her kuşun cesedini. her şey insanlar için değil! *
devamını gör...

norman rockwell tarzı normal sözlük yazarları

benimkini şöyle yaptı copilot:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sadece sahip olunan meslek yüzünden saygın olmayı hak etmek

böyle bir şey benim gözümde yoktur ama burada kültürel bir analiz yapmak gerekir.

abd'de paran kadar "adamsındır", birçoklarının gözünde. ciklet satarak dolar milyoneri olmuşsan başarılı, saygın birisindir mesela birçok abd'linin gözünde.

türkiye'de ise statü/meslek ile böyle itibar edinilir. mesela bir devlet üniversitesinde profesörseniz çok da fazla para kazanamazsınız. günümüz şartlarında orta sınıf bile sayılmazsınız hatta o maaşla. ama müthiş saygı görürsünüz birçok türk tarafından.

bu ayrım cidden de çok keskindir ve iki kültürü de öğrenirseniz net olarak görülür. yani istediğiniz kadar iyi bir bilim insanı, profesör falan olun abd'de, cüzdanınız çok şişkin değilse tırt bir insansınızdır birçok abd'linin gözünde. ciklet satarak milyonlarca dolarlık servet elde etmişseniz de çok başarılı ve saygı duyulası birisinizdir.

tabii günümüzde bu işler karıştı... yani bu ayrım bu kadar keskin değil artık. yani ülkemizde ne yollarla, hilelerle, torpillerle vs. profesör, diplomat falan olunabiliyor. bunları çok daha iyi biliyoruz artık. ya da abd'deki birçok süper zenginin ne kadar şerefsiz olduğunu halklarının daha fazlası görüyor artık, sosyal medya falan sayesinde.

yani günümüzde bu durum artık iyice flulaştı diyebilirim.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim