bruce wayne'in vazgeçilmez yaveridir. ben elbette 1989 tarihli, tim burton'ın ilk batman filmindeki alfred'i seviyorum en çok. zaten sinemada ilk izlediğim film buydu. belki de biraz bundan.
aşağıdaki görselde en üsttekiler işte: michael keaton'ın canlandırdığı bruce wayne / batman ve michael gough'un hayat verdiği alfred. bir altında christian bale'in bruce wayne'i ve en sevdiğim aktörlerden biri olan michael caine'in alfred'i de çok iyi elbette de ben christopher nolan'ın batman filmlerini hiç beğenmedim maalesef... bunların da bir altındaki alfred olarak, gene favori aktörlerimden biri olan jeremy irons'ı görüyoruz ama bu filmi izlemedim ben sanırım, hangi filmse. haha. en alttaki alfred'i canlandıran aktörü de tanıyorum da şimdi ismi aklıma gelmedi.
şu görselde yazana göre mj, 150.000 dolarını iki birbirine düşman gerçek gangster çetesine verip onları bir araya getirerek bu şarkısının klibinde oynatmış.
bu biraz ironik bir şeymiş ya. bu şarkının en özel şeylerinden biri olan gitar solosu için rahmetli efsane gitarist eddie van halen'a 150 mi 250 mi ne dolar verildiğini okumuştum seneler önce. haha. şimdi netten baktım, hiç para almamış galiba ya halen. ama yazılanlara göre michael jackson'a kıyak yapmak ve eğlenceli olduğunu düşündüğü için solo atmış onun şarkısında. yani istese ciddi para kazanabilirmiş bu çalışmasından gibi görünüyor. birkaç beleş bira içmiş galiba sadece. bu arada o kısmın melodik yapısını da değiştirtmiş halen. sadece bir solo atıp gitmemiş yani. 30-60 dakika arası bir süre çalışmış bunun için stüdyoda ve parçanın o bölümünün altyapısı ve melodik yapısında da revizyonlara gitmiş. jackson sonra burası kaydedildikten sonra dinleyip halen'a, sadece jenerik bir solo atıp gitmekten öte parçanın mimarisine/strüktürüne de katkıda bulunduğu için teşekkür etmiş diye anlatılıyor.
söke'de falan da "adalıyım" derler genelde kuşadasılılar. ama kuşadalı derler tabii, daha uzak yerlerde. kuşadasılı demezler. haha.
ben de senelerimin çoğunu kuşadası'nın bir sahil kasabası olan davutlar'da geçiren biri olarak kuşadalı sayılabilirim. yani diğer zamanlarda da izmir'deyim. eskiden kuşadası, izmir'e bağlıymış. 50'lerde falan aydın'a bağlanmış. işte beni de paylaşamıyorlar aynı şekilde: bir oraya aitim bir buraya. haha.
yine rahmetli harun kolçak'ın bir canlı performansıyla katkıda bulunacağım başlıktır, fakat bu 1 saate yakın uzunlukta bir video. burada şarkı aralarında kendini de anlatıyor üstat. harun kolçak hayranlığım ufaklıktan başlamıştı. yani öyle böyle hayranı değilim kendisinin. dünyada benzerini duymadığım bir ses tınısına sahip. sesini ilk duyduğumdan itibaren devasa bir hayranı olmuştum. ışıklar içinde uyusun.
banu alkan'ın 2000 tarihli dansa kaldır albümünün açılış şarkısı. valla çok komik bence her şeyiyle. "kaldıramazsan kaldırırlar, kaldır..." denmesi mi, apalakasız bir yerde "benim yarim mis gibi kokuyor" denmesi mi, alkan'ın şarkı söyleyememesi mi dersin. zuhahahah. valla güle güle dinliyorum. ne zamandır dinlememiştim, şimdi açtım da neşem arttı birdenbire. kadir tapucu'nun yazdığı bir şarkıymış bu. hatırladığım kadarıyla bunlar sonra tapucu ile papaz olmuşlardı ve kadir abimiz alkan'ın bir gün beni arzularsan gel şarkısındaki bağırdığı kısmın çıplak, stüdyoda düzeltilmediği halini medyaya servis etmişti. daha doğrusu bunun da dahil olduğu 1-2 kaydının ham halini servis etmişti galiba da olayın koptuğu an bu parçadakı bağırdığı kısımdı. valla gel de gülme. zuhahahaksjhdkajhsdkajshdkajhsdkj. banu alkan'ın çıplak sesi mi vücudu mu sakıncalı sorunsalı başlığına koymuştum bu performansını ama demin bende açılmadı oradaki videolar, başka yerde de bulamadım. cidden fecaatti ama. "gözyaşım düştü yüreğimeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee..." diye bağırdığı kısmın ham kaydı cidden bambaşkaydı. adlaksjdlakjsdlkajsdlakjsd. beyaz orkide'deki rezilliğini de o başlıkta anlatmıştım. kadın yürüyen komedi programı gibi. aaldsjalksdjlakdjsal.
(bkz: okan buruk)... şimdi o = kan, bu = ruk: yani kan+ruk=kanruk. okan buruk, rakiplerine "ters" geliyor. yani okan buruk galatasaray'ı çalıştırırken bjk'de 8, fb'de 4 teknik direktör değişmiş. yani kanruk'un ters (gelen) kişi anlamı buraya uyuyor. bir de okan b-uruk-hai var. (bkz: uruk hai) yani sauron'a saruman destek çıkıyordu ve aradığı taze kanı uruk-hai ordusuyla buldu/yarattı. o kan = b-uruk hai yani. gerçi galadriel'in isminde gala var, gandalf'ın da ismi ga ile başlıyor ama aslında onlar fenerli. bilgi içeriden. frodo zaten adından fenerli olduğunu belli ediyor. zaten hobbit'lerin bahçeli evleri var. yani fenerbahçeliler komple. saruman da kötü biri değil. hep hollywood'un oyunları bunlar. işte bunlar galatasaray'ın şifreleri.
demin ilk kez içtiğim ayrandır. ekşi olduğu yazıyordu şişesinde ve deneyeyim dedim.
yani maks. 7/10 vereceğim bir ayran. kötü değil kesinlikle ama ayırt edici bir lezzeti de yok. 1 litrelik alıp içtim ben. cam şişede olması güzel. fiyatını hak etmiyor bence gene de. yani tadı ekşili, fiyatı sunduğu kaliteye göre fazla tuzluydu bana göre.
yazarların favori hazır ayranı başlığında bahsetmeye gerek duymadım. hani kıvamı ve tadı fena değil ama işte öyle süper falan olmakla uzaktan yakından alakası yok benim damak zevkime göre.
2027'de çıkması beklenen solo albümüyle ilgili yeni haberler gelen metal ikonudur. 16 tane şarkıyı 21 günde kaydetmişler ve hepsi canlı kayıtmış. yani bırakın yapay zekayı, stüdyo hilesi bile olmayacak. bruce baba boşuna demiyoruz kendisine. zaten hayatında autotune bile kullanmamış bir vokalistten bahsediyoruz. www.hellorayo.co.uk/planet-...
dave grohl'un studio 606'sında (kaliforniya) kaydedilmiş geçtiğimiz ocak ve şubatta.
bu şubatta sepultura gitaristi andreas kisser de bu stüdyodan bruce ile fotoğraflar paylaşmış ve albüme perküsyonlarda katkıda bulunduğunu belirtmiş.
sepultura vokalisti derrick green de bruce ile fotolar paylaşmış ve bu fotolarda albüm miks ve mastering'inden sorumlu olacak brendan duffey de varmış.
kemik kıracak sertlikte parçalar var, demiş bruce; beklenen albümünde. ama duygusal olması gereken şarkıların da dibine kadar duygusal olduğundan dem vurmuş. böyle bir albüm denince aklıma kendisinin the chemical wedding albümü geliyor bittabi. umarım en az onun kadar epik bir albüm olur.
duydukça garipsediğim laf. ve ilkokuldan beri falan duyduğumu hatırlıyorum. "hangileri?" diye sorduğum da olmuştur, böyle diyenlere. veya biri "boğazların mı ağrıyor?" diye sorarsa "evet, sol üstten 4.sü ve bir altındaki ağrıyor" falan gibi yanıtladığım veyahut "kaç tane boğazım vardır sence?" diye retorik soru sormuşluğum olmuştur.
aaa, bu başlık nasıl henüz açılmaz ya; dediğimdir.
eveeet... default web browser'ım norton neo'nun yapay zekası neo'ya böyle bir başlık açacağımı söyledim ve haydi içerik senden gelsin, dedim. işte geliyor:
yapay zekanın biraz şey olması
valla bu yapay zeka denen şey bazen o kadar "şey" oluyor ki insan ne diyeceğini şaşırıyor. soruyorsun "bana bir fıkra anlat", anlatıyor ama içinde ukalalık da var, fazla yaratıcılık da var, bir de "acaba troll mü ediyor" hissi de cabası. sevmesek olmaz, çünkü onsuz internetin tadı tuzu kalmıyor. ama yine de diyoruz ki: ai biraz fazla şey olmuş ya, fazla mükemmel, fazla hızlı, fazla her şey. yine de severiz, ne yapalım. (bkz: yapay zekanın özgün şey üretmediğini sanmak) (bkz: yapay zekanın insanlığa savaş açması sorunsalı)
sonunda söylemeye zorlanan bir muhabbet kuşunu isyan ettiren sözcükler bütünüdür. ama çok sakince isyan etmiş, adeta insanının bir psikoloğu olmuş. ben olsam hazır isyan etmişken türüme "muhabbet kuşu" adı konmasına da isyan bayrağını çekerdim. haha.
şaka bir yana, bu görseli göreli çok sene oldu. hala gördüğüm en komik şeylerden biridir.
google arama motorunun resmi adıymış. google diye bir başlık vardır ama o sonuçta şirketin adı. bunun da başlığının olması gerekiyordu.
elbette dünyadaki en popüler arama motorudur. son zamanlarda burada, işte birkaç kelime veya cümleyle falan bir şey arattığınızda direkt yapay zeka yardımı da alabiliyorsunuz, kendiniz talep etmeseniz de. bunu olumlu buldum zira geleneksel tarzda arama sonuçları da eş zamanlı olarak geliyor. yani yapay zeka içeriğiyle ilgilenmiyorsanız da o içeriği görmezden gelip sadece standart arama sonucu içeriklerine de bakabilirsiniz.
ben normal şartlarda kesin başka bir arama motorunu kullanırdım ağırlıklı olarak, fakat buradaki bazı editörlük aktivitelerim bağlamında google'ınki elzem gibi bir şey benim için.
bilimsel olarak tanımlanan (identified) ilk dinozor kalıntıları 1824'te keşfedilmiş, dinozor ismi de 1842'de konmuş (coined). hatta gördüğüme göre bilimsel olarak dinozorların tanınması (recognised) 1864 senesinde olmuş. tabii dinozor fosillerine binlerce yıldır rastlanıyormuş da işte bunların ne olduğu saptanamıyormuş eskiden. mesela antik çinliler bunları ejderha kemikleri sanıyormuş. avrupa'da da dev yaratıklar veya işte incil'de geçen canavarlar falan sanılıyormuş. dinozorlar kadim varlıklar olsa da dinozor ismi bile pek o kadar eski değilmiş aslında.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.