ülker rulokat benzeri bir ürün. bu rulokatlar çıkalı asırlar oldu ve ilk denediğimde inanılmaz beğenmiştim. sonra hep arada almaya devam ettim ama ya ürün bozdu ya da benim damak zevkim değişti herhalde derken... az önce bu wafer master'dan aldım. şu anda yemekteyim. ve taaa o çeyrek asır önce falan aldığım tat ve kıvamı bunda buldum diyebilirim. bu tarz ürünlerin farklı markalarını da denemişimdir. kimisi ülker'in orijinalinden daha iyi olsa da bu kadar iyisine rastlamamıştım galiba. nefis.
aslında çok eski bir ürünmüş herhalde bu da ama daha önce yemişsem bile markasına dikkat etmemişim demek ki.
avlamak değil yalnız. gerçi kadın avcılığı olarak bakarsak öyle de kullanılabilir. bu espri tam olarak bana ait sayılmaz. o yüzden bana küfretmeyiniz pıliiz. alttaki karikatürden türettim yani.
maalesef artık o standardın düşmesi şeklindedir. en son hafta sonları, son 24 saatte online olan yazarlar istatistiği 300'lere düşebiliyordu. artık hafta içinde de standardımız bu oldu. haydi hep beraber karalar bağlayalım. *
"taktik maktik var: tam-tam-tam" demiş yani. üç tane tam arka salto yapmış ve hepsinde de 360'ar derece dönmüş. bunu tarihte yapabilen ilk kişi olmuş. havada 3 kere arka takla atarken, her taklasında da tam bir dönüş yapmış yani. atlama/diving (havuz) sporunda geriye burgulu salto falan deniyordu da akrobatik jimnastikteki terminolojiyi o kadar iyi bilmiyorum ama işte "twist" de burgu olarak çevrilir sanırım ve salto da burada kullanılırdır galiba. bu tabir bu spora da uygun diye düşünüyorum. geriye tam burgulu üçlü salto, diyebiliriz gibime geldi. tabii dediğim gibi, resmi terminolojisini bilmiyorum pek bu sporun. resmi bir müsabakada bunu tarihte ilk kez yapabilen azeri kardeşimizi kutlarım.
gavurca adı binturong olan enteresan hayvan. gerçi bizim dilimizde de binturong deniyormuş. ingilizcesi de binturong ile birlikte bearcat, ve bu da ayıkedisi manasına geliyor.
wiki:
binturong (arctictis binturong), misk kedisigiller (viverridae) ailesine ait miskkedisi ve genet gibi hayvanlarla akraba olan etçil canlıların genel adıdır.
binturong ayrıca asya ayıkedisi, palawan ayıkedisi veya sadece ayıkedisi adlarıyla da bilinir.
bir kedi ya da ayı değildir, yerel dilde adı artık kullanılmadığından anlamı da bilinmemektedir.
yalnız ingilizce wikipedia sayfasında ve national geographic'te omnivore/hepçil deniyor, etçil değil. bunu da belirteyim. şurada da animals.sandiegozoo.org/ani... etçil olarak kategorize edilseler de genelde meyve yerler, denmiş. valla hayvan kadar bu bilgi karmaşası da tuhafmış. haha.
bamboozle geldi aklıma. pandasın ya, bambu yiyorsun, ingilizcesi bamboo ve zle eklenince = bamboozle. bamboozle kelimesini severim. şaşırtmak, afallatmak, aklını şaşırtmak falan gibi bir anlamı var. gerçi kandırmak gibi bir anlamı da var ama en bilindik karşılığı afallatmak, aklını şaşırtmak diyebilirim. negatif konotasyonunu da atlayamayız gene de. yani birinin kafasını karıştırarak dolandırmak gibi de olabilir, bir maçta veya oyunda rakibi beklenmedik taktiklerle afallatıp sürklase etmek gibi de olabilir.
şimdi iki ihtimal geliyor aklıma, son yaşananlarla alakalı olarak:
1.si, iddia ettiği gibi kılıç artığı lafının ne anlama geldiğini gerçekten bilmemesi.
2.si ise, işte bilerek bunu demesi ve bu kadar tepki alınca kıvırtması.
iki ihtimal de çok kötü. aydın/entelektüel imajı çizen—evet, öyle havalarda biri olduğunu düşünüyorum, hatta belirli kesimlere üstten bakan biri gibi de gözlemledim kendisini. gerçekten bir entelektüel de olabilir tabii ama işte entelektüellerin bazıları böyle bir imaj çizmekle veya tavır takınmakla ilgilenmez—birinin bu ifadeyi bilmemesi, hadi bilmiyorsa da kullanmadan önce araştırmaması büyük hata. belli ki kılıç artığı diye bir şey duymuş/görmüş, fakat bu denli entelektüelse sıradan bir insan gibi orada burada duyduğu/gördüğü bir ifadeyi anlamından emin olmadan kullanması bayağı kötü.
bunu bilerek dediyse de böyle reaksiyonlar alabileceğini öngörememesi büyük gaflet.
iki durumda da kötü bence tablo.
ha, bir gafın bu kadar dramatik sonuçları olmalı mı? bence olmamalı. ama oluyor bizim ülkemizde. bunun idrakinde değilse aymazın önde gideniymiş kendisi.
abiler, kardeşlerine kızabilirler. ama bazı abiler de "ben sana haksız yere çok kızdım, biraz da sen bana kız kardeş" diyebilecek kadar yüce gönüllüdürler. işte bunun versus başlığıdır bu.
yani ufaklığımdan beri denediğim tat marka böyle şeylerin tadı hep kötü geldi damağıma. en son, sandviçlerime sürmek için biber salçası alırken aldıklarımdan en kötüsü tat marka çıkınca artık net bir yargıya vardım bu hususta. yani en dandik bim, a101 ürünü salçalar bile daha iyiydi hakikaten.
marka isminin tat olması da ironik mi değil mi emin olamadım... bence değil. "tat ve beğenmeyip bırak" şeklinde oluyor bende hep çünkü. ya da sloganlarındaki "dök dök ye" yerine "ye/tat, sonra çöpe dök" şeklinde oldu bende hep. haha.
not:tırt kelimesinin kişiler için kullanıldığını biliyorum ama tat ile yakıştı diye kullandım. zaten akademik mükemmeliyetçilik kasılmayı gerektirecek kadar ciddi bir başlık da sayılmaz sonuçta.
#3965056: subjektif bir yargı elbette de benim damak zevkimin tartışılması gerektiği argümanı esas objektif olarak çok iyi olduğunu ima ediyormuşsunuz gibi algılattı bana.
sinemada izlediğim ilk film olan batman (1989)'i de unutmayalım elbette. danny elfman çoğu zamanki gibi harika iş çıkartmış burada. dibine kadar da epik bir tema müziği bence.
aslında siyah değilmiş ama böyle ya da halfeti siyah gül diye adlandırılan, sadece türkiye/halfeti'de (şanlıurfa) yetişen, daha doğrusu başka yerlere taşınırsa rengi başkalaşım geçiren bir gül çeşidiymiş. bir yerde okuduğuma göre halfeti içinde bile başka yere taşınsa bu olurmuş. birecik barajı nedeniyle eski halfeti kısmen sular altında kalmış; koruma için sera çalışmaları yapılıyormuş orada. işte bu gül de herhalde o bölümünde yetişiyordur halfeti'nin.
doğal siyah renkli gül diye bir şey yok diye biliyorum ve siyaha yakın renkteki doğal tek gül çeşidi bu galiba. zaten ilk olarak yabancı bir kaynakta görmüştüm ve işte halfeti'de yetiştiği söyleniyordu orada. kaynak da şu: x.com/menavisualss/status/2...
hindistan'daki (chandigarh) koyu güller varmış. veya işte black cherry gibi hibritler de varmış. halfeti'nin doğal toprak bağımlı fenomeni ile aynı değilmiş ama bunlar, daha çok/ziyade bahçe gülleriymiş.
halfeti karagül / halfeti siyah gül; şanlıurfa ili halfeti ilçesinde yetiştirilen rosa chinensis l. cv. louis xıv çeşidi taze veya kurutulmuş güllerdir. rosa chinensis cv. louis xıv çeşidi güller kokulu, kırmızıdan, siyaha yakın koyu kırmızıya kadar değişen renk tonlarında çiçeklere sahiptir. halfeti karagül / halfeti siyah gülün en önemli ayırt edici özelliği siyaha yakın koyu kırmızı rengidir. halfeti karagül / halfeti siyah gül çiçekleri büyük, genelde teklidir. petallerin ortasında beyaz çizgi vardır. bu çizgi halfeti karagülün / halfeti siyah gülünün ayırt edici özelliğidir. çiçekler yaşlandıkça rengi açılır. halfeti karagül / halfeti siyah gül tomurcuk halinde siyah iken, çiçek açılınca rengi de açılır. halfeti karagül / halfeti siyah gülün siyaha yakın rengi, coğrafi sınırdaki ışıklanma süresi ve sıcaklık koşullarına bitkinin verdiği fizyolojik tepkiye bağladır. bölgenin kireçli toprakları da siyah rengin oluşumu için önemlidir. halfeti karagülün / halfeti siyah gülün elde edildiği fideler, coğrafi sınırın dışında yetiştirildiğinde mor, kadife ve kırmızı renkte çiçek açar.
yani belirli bir istikrar varken manasız bulduğum çağrı oldu her zaman. evet, avrupa'da istediğimiz kadar başarı getiremedi bize okan hoca ama bu sezon gene de nispeten başarılıydık. hatta son liverpool maçında 4-0 değil de 2-0 falan yenilip elenseydik bile bayağı başarılı sayılacaktık.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.