sojourant yazar profili

sojourant kapak fotoğrafı
sojourant profil fotoğrafı
rozet
sojourant (editör)
karma: 120852 tanım: 15270 başlık: 3582 apolet: 11 takipçi: 147
Everywhere you've been I've been before you

son tanımları | başucu eserleri


sözlükteki 24 saat kuralının ihlali

yani bu kadar yapılmasa mı bu ya, onca zamandır burada yazar olanlar tarafından...

sonuçta böyle bir kural var. biri "bu 6 saat olmalı" diyebilir, ya da böyle bir kural olmamalı bile denebilir.

fakat böyle bir kural var. ben mantıklı buluyorum bu kuralı. yani gündem başlıkları dışındaki başlıklarda 24 saat içinde birden fazla tanım girilmesinin yasak olması kuralını.

mantıklı bulma nedenim, misal, sol frame'de gördüğümden "cristiano ronaldo" başlığını ele alalım. burada bu ihlal yapılmamıştır şu anda ama işte örnek vereceğim. diyelim ki portekiz milli takımının maçı var. biri 5 tane o anda oynanan maçta ronaldo'nun yaptıklarıyla ilgili seri tanım giriyor, fakat bir gündem başlığı olduğundan bunu yapmasının serbest olduğu maç başlığına değil, ronaldo'nun başlığına giriyor.

sonra sene olacak 2030. biri o başlığa girdikten sonra bu "kirlilik" gibi görünmekten başka bir amaca hizmet etmeyecek.

ha, kimisi de cidden özenilmiş ve her zaman bir mana ifade edecek tanımları üst üste girebiliyor bir başlığa. burada da "moderasyon da tanımın 'değerliliği' üzerinden bu kuralı esnetebilir" diyenler oluyor. yani bilemedim, hani sanki öyle değerli tanımlar giren biri, ilk tanımına edit geçse ya da 24 saat bekleyip sonraki tanımını yayına soksa da olur yani. moderatörler de "hangi tanım değerli, hangisi değersiz" diye zihinsel uğraş vermekle uğraşmamış olur.

24 saat kuralı ihlali ile ilgili aksiyon alamıyoruz biz editörler olarak, lakin anladığım kadarıyla ispiyonlama ile aksiyon alındığında o "ihbar" moderatörlere gidiyor ve onlar da işte görev tanımlarındaki ilgili aksiyonu uyguluyorlar. bir başlıkta bazı tanımlar şikayet alıp bazıları almayabildiğinden de "moderatörler işine geleni siliyor" diye anlaşılabiliyor. yani dediğim gibi, bizim alanımız değil bu ama bazılarıyla ilgilenilmesi ve bazılarıyla ilgilenil(e)memesinin nedeni bu diye düşünüyorum ben.

bir de alıntı butonu kullanılmaması olayı da var ve bu en çok biz editörlerin canını sıkıyor ama herkesin canı sağ olsun diyorum, yani kötü niyetli olan, kuralı bilmesine rağmen inadına bu butonu kullanmayan "bağzıları" hariç... gerçi onların da canı sağ olsun da hiçbirine hakkımı helal etmiyorum!!! yok ya, o kadar da değil. işte keşke kötü niyetli olmasalar onlar da demekten başka bir şey yapamıyorum. ahaha.

ekleme: #3987359; alıntı butonunun kullanılmasının yarattığı tablonun görselliği bizim açımızdan önemli değil, fakat mesela o buton kullanıldığında, alıntı yapılan kısımdan karma puanı gelmemesi belirli bir adalet sağlıyor zira emek ve zaman harcayarak yazılan yazılardan bir farkı olmalı bu bağlamda. ha, diyebilirsin ki "çarkla millet karma zengini oldu" ve katılırım: o saçmalığı şurada tiye almıştım zaten: (bkz: çark kurnazı) - ayrıca "kopya içerik" sorunsalı var ve bu sözlüğün içeriklerinin arama motorları vesilesiyle çıkmasında sözlüğe dezavantaj sağlıyor, kopya bir içerik bu buton kullanılmadan paylaşılınca.

armullah beğ... bunu ben aslında bir "yazar" olarak yazmıştım, alıntı butonu konusu hariç. yani editör titrimle bile yazmamıştım açıkçası. yani uzun zamandır aklımda olan bir şeydi. moderatör ekibini tanımıyorum bile ama tabii benim gizli mod olduğumu düşünmekte özgürsün. *

#3987375: fikrine saygı duyuyorum ve bu kuralın daha esnek olması ya da hiç olmaması gerektiği yönünde fikir belirtenlere de "yanlışsın" demiyorum. kendi fikrime göre bu güzel bir kural ama tabii ki herkes farklı düşünebilir. kemal kılıçdaroğlu gündemde olunca o "gündem başlığı" olmuyor ama. yukarıdaki cristiano ronaldo örneğimdeki gibi, 5 sene sonra o başlığa bakanlar bir sürü tanım görecek ve işte gündem de çoktan değişeceğinden bunların ekseriyetinin bir güncelliği kalmayacak. ama mesela "kemal kılıçdaroğlu'nun x konulu açıklaması" gibi bir başlık gündem başlığı oluyor ve oraya istendiği kadar tanım girilebiliyor üst üste.
devamını gör...

ankara'ya tatile giden insan

ankara'nın nispeten tenhalığını—ankara tenha olmaz da işte anladınız siz—deneyimleme şansını yakalayan insandır.
devamını gör...

sözlük yazarlarının her telden futbol paylaşımları

galatasaraylıyım ama öyle anti-fb sayfalarını falan takip etmem. demin x'te önüme şu haber düştü:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

haber altındaki yorumlara bakayım dedim haber doğru muymuş diye, ve şu alttaki görseli görünce kahkaha attım. amerika birleşik devletleri vs fenerbahçe cumhuriyeti. aksjdlkajdlkadjlakds.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tales of forgotten biomes

hollandalı synthwave prodüktörü luc poppink'in electronic visions isimli projesinin 2025 tarihli forest language: b-sides adlı ep albümünde yer alan chillwave tarzında diyebileceğim çok güzel şarkı. bu saatte böyle dinlendirici şeyler dinlemeyi seviyorum. gündüz metalciliğe dönerim gene. haha.

parçanın bu addaki orijinali aslında 2024 çıkışlı forest language albümünde yer almakta olsa da uzun/extended versiyonu 2025'in hemen başlarında dinleyicilerle buluşmuştur.

ben extended versiyonunu koyayım, çünkü parça o kadar güzel ki uzun uzun dinlemek kesinlikle daha keyifli.

devamını gör...

kılıçdaroğlu'na üç harf armağan et

müjdat gezen şöyle yapmış:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ben ise şöyle yaklaşıyorum olaya: (bkz: kemal kılıçdaroğlu'nun adının son üç harfinin hakkını vermesi)
devamını gör...

filmi kaçırmak vs altına kaçırmak

artık sinemada ikisinden de aynı anda kaçınabilmek mümkün. isviçreli bilim adamlarının çözdüğü sayısız forunfaldan biridir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normalize etmek

birini normal sözlük yazarı yapmaktır. peki şimdiye kadar sen kaç kişiyi normalize ettin?.. bu normalizasyon işinde ne kadar aktif oldun? ifte afıl forunfal buduv!
devamını gör...

bir rakamla kaçırmak

mesela sayısal loto veya milli piyango gibi şeylerde bu hakiki bir dramdır. teselli ikramiyesi falan da... geçmişte büyük ikramiyeyle ufak da olsa zengin olunabiliyordu ve 1 rakamla kaçırıp alınan teselli ikramiyesiyle bir araba bile alamıyordunuz falan...

ben de "cool" bir insan olmayı 1 rakamla kaçırmışım alttaki görsele göre, 1981 doğumlu olduğumdan. ya da—ve daha doğrusu—2 ay 1 haftayla kaçırmışım da diyebilirim.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sözlükte bir yerlerde yazmıştım ama tekrar edeyim, 29 şubat 1980 doğumlu olmak isterdim ya. müthiş "cool" bir şey bence 29 şubat doğumlu olmak, ve doğum yılıma en yakın 1980 senesinde 29 çekmiş şubat ayı.
devamını gör...

esasen ölmediğiyle ilgili komplo teorileri olan ünlüler

akla ilk gelen michael jackson olabilir mesela, bu hususta. geçenlerde bir taşıtta tipi aynısının yaşlanmışı olan birinin görüntülenmesi gene aynı teorileri körüklemişti. yapay zeka dendiğini de okudum o videoya da bana ne açıkçası...

şu alttakini de demin gördüm: arjantin'deki 128 yaşında—olduğunu iddia eden herhalde—biri adolf hitler olduğunu ve 70 senedir saklandığını söylemiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gün geçmiyor ki bir acayiplikle daha karşılaşmayalım...

düzeltme: 124 yaşında yazmışım, bir derdim var mahlaslı yazar bahsedince fark edip düzelttim. yazara teşekkürler.
devamını gör...

otuz yaşını geçip hala metal müzik dinleyen tip

buraya son girdiğim tanımda: "43 yaşındayım ve hala metal dinliyorum. başka sorusu olan?" demişim.

45'te de değişmedi.

ne yani, 45'lik plaktan bayık türk sanat musikisi eserleri mi dinleyelim? *
devamını gör...

telefon şarjının sebepsizce bir uzun bir kısa süre gitmesi

nothing phone'umu aldığımdan beri deneyimlediğim tuhaflıktır. yani böyle durumlarda genelde "güncelleme sonrası şarjım bir anda bitmeye başladı..." gibi yorumlara rastlasam da benimkinde güncelleme, yeni sürüm falan gibi bir şey yokken de bir dengesizlik mevzubahis. mesela birkaç haftadır şak diye bitiveriyordu şarjım ama 10 gündür falan gayet uzun gidiyor ve bu arada bir güncelleme gelmedi.

akıllı telefon neredeyse hiç kullanmıyorum bu arada ve bu telefonumu çok sevdiğimden, pil ömrü nasıl uzatılır tandanslı içerikleri okudum ve şarjının %30 - %80 arasında götürülmesinin pil ömrünü cidden uzattığını öğrendim. buna da uyuyorum. ama telefonu elime bile alamadan aradaki %50'lik şarjın bazen 1-2 günde falan bitmesi de tuhafıma gidiyor. işte bazense 1 hafta veya belki daha bile uzun gidiyor.

"sebepsizce" desem de bir sebebi vardır elbet ama ben bunu anlamaya vakıf olamadım. wifi'ını, otomatik google play güncellemelerini falan kapatmam da öyle dramatik farklar yaratmıyor. şu anda ikisi de açık mesela ama şarjım gayet uzun süre gitmekte. fakat her an gene bir anda bitmeye başlayabilir. dengesiz işte. bu şarjı ne çok yiyor diye anlamak için settings'den sistem bilgilerine falan da girdim elbette ama işte mesela en çok işlemci—veya işte ona benzer bir şey—yiyor, denmiş. ulan, elime almıyorum sayılır telefonu. işlemci neyi işliyor acaba?..
devamını gör...

yazarların içinde oldukları yaş ile ilgili fikirleri

45 oldum, 2.5 ay falan önce. dört dörtlük yaş bitti, 4-5'lik yaş başladı yani. haha.

yani fikrim, artık orta yaş döneminde olduğum yönünde.

eskisine nazaran daha huzurluyum son senelerde, ancak bittabi daha az enerjiğim. lakin, enerjimi daha akıllıca kullanıyorum artık. majör bir şikayetim yok açıkçası, bulunduğum yaştan.
devamını gör...

sözlük yazarlarının yapabildiği yemek çeşidi sayısı

benim geçen aya falan kadar bir tek (yani 3 de işte) patates kızartması, omlet ve menemen idi. sucuklu tost falan yemek sayılıyor mu bilemiyorum, bence sayılmamalı, ahah. yani bunu yapamayan da yaşamasın falan. :p - düzeltme: bu arada... yok lan, ben eskiden menemen yapamazdım. yani soğanları, biberleri kavur falan... hiç anlamazdım. yani bunu işte aşağıda anlattığım dönemde yaptım herhalde ilk kez.

yani bunları bile çok tek tük yapmışımdır. hayatım boyunca hiç yalnız yaşamadım ve hep evde iyi yemek yapabilen birileri oldu. üniversitede mesela yemek yapabilen ev arkadaşlarım vardı hep.

geçenlerde 10-15 gün yalnız kalmam gerekti ve aslında daha önce de tabii ki bu kadar süreler yalnız kaldığım olmuştur ama o zamanlarda da dışarıda yemişimdir falan. fakaaaat... bu sefer annem bir sürü mantar almış ben yalnız kalmaya başlamadan 1 gün evvel falan ve mantarlar da buzdolabında bile birkaç günde bozuluyormuş. evdekilerin bir sebeple gitmeleri gerekti bir süreliğine ve "mantarlar boşa gitmesin" dedik ve mantar sote yaptım ben de evde. gayet güzel oldu, 2 gün afiyetle yedim.

bu ara da abimle kalıyoruz ve ben menemen yaptım 1-2 saat önce. vallahi nefis oldu. bir önceki yaptığım menemeni de evdekiler çok beğenmişti bu arada; ben yaptıktan sonraki gün—ki yaptığım günün akşamı da olabilir, tam hatırlamıyorum—gelmişlerdi ve işte onlara da kalmıştı bayağı. her an bana yemek yapma görevi yıkılabilir evde diye korkmuyor değilim. * ekleme: yani bugün yaptığım menemen de yaptığım ikinci menemen oldu ve ilkini de işte 1 ay önce falan yalnız kaldığım süreçte yapmıştım.

yani artık 4 çeşit yemek yapabiliyorum. alksjdlakjdlakjsdlakjsdlkajsdkjlkdjs.
devamını gör...

garip fobiler

(bkz: selakofobi) - yani aslında "mantıklı" bir fobi olabilse de, tarihte köpek balığı saldırısı olduğunu duymadığım denizlerde yüzen biri olarak böyle bir fobiye sahip olmam tuhaf. bu "salakofobim" yüzünden denizlerde rahat rahat açılamam; açılabilirim ama işte açılınca aklıma bir film serisinden sahneler geldiğinden rahat edemem. bu fobimin tek suçlusu jaws filmleri...
devamını gör...

başlıkları alt alta okumak

"ihtiyar kk", "bunak kk" falan diyenlere inat... *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

elimize bir kalem geçtiğinde ilk yazdığımız kelime

artık neredeyse sadece resmi işlerde kağıt-kalem kullandığımdan herhalde ekseriyetle ilk olarak adımı yazıyorumdur. duruma göre işlem gününün tarihini yazıyor da olabilirim ama o kelime sayılmaz. haha.
devamını gör...

yazarların her gün ziyaret ettikleri web siteleri

youtube, x ve normal sözlük'e çok az istisnayla, yani hemen her gün girerim.

çoğu gün girdiğim başka siteler de var elbette.
devamını gör...

nokia 3310 kullanmış nesil

ilk mobil telefonum 1999'da aldığım motorola cd930 olsa da, ben de bir dönem nokia 3310 kullandım diyerek bu nesle dahilim diyebilirim.
devamını gör...

vahdettin vs mahveddin

alttaki görselde sağdaki vahdettin, diğerini hepiniz tanıyorsunuz: yani o da "halka neler vadettin, sonra her şeyi mahvettin" kişisi. (bkz: sana söz)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sana söz

kk'nin "bay kemal sözünden dönmeyecek" diye bitirdiği "söz"ü, yani geçen cumhurbaşkanı adaylığı dönemi sloganı.

herif cidden de sözünden dönmedi. sen istemesen de yolumdan dönmeyeceğim, diyor. tüm halk birleşip "sözünden/yolundan dön" dese bile dönmem diyor. işte bu iradeye şapka çıkartılır! *

bu arada tam hali "sana söz yine baharlar gelecek, bay kemal sözünden dönmeyecek" şeklindeydi galiba. bu da külliyen doğru. mayıs ayındayız, ilkbahar da geldi ve kendisi de ilkbaharda yeniden baş muhalefetteki pozisyonuna geldi yani.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim