düşününce o kadar çok keyif aldığım noktası var ki ,1 yılı hazırlık 4 yılı bölüm öğrencisi olarak ankarada öğrencilik hayatımı noktaladım
ilk yıllarımda daha çok kızılay bölgesinde zamanımı geçiriyordum, okuldan çıktıktan sonra arkadaşlarımla buluşma noktamız oluyordu sonrasında hep beraber ya sakarya caddesine ya da konur caddesine geçiyorduk.
günün yorgunluğunu atmak, kalabalığa karışmak oldukça keyif veriyordu.
aradan biraz zaman geçtikten sonra tunalı hilmi caddesini keşfettim, bu bölgede daha çok genç nüfus vardı orta yaş grubunun aksine.
sokakta dönen hayatlar, muhabbetler bir çok farklı meslek grubu ve işletmeci ile tanışma fırsatım oldu her birinden farklı farklı deneyimler dinledim veya şahitlik ettim.
o dönem kız arkadaşımının da evinin yakın olması vesilesiyle bol bol tunalıya gider gün batımını seğmenler parkında yapıp eve geçerdik.
buraya yazacağım o kadar fazla anı ve hikaye var ancak kelime sınırının buna müsade edeceğini düşünmüyorum.
en son olarak anıtkabir'i de es geçmemem gerekir, her özel günde başbuğun huzurunda olmak, vatansever dostlar ile birlikte paha biçilemez.
ankarayı keşfedip tadını alan bir insanın orayı unutabileceğini asla sanmıyorum.
ara ara bu başlık önüme düşüyor, yorumu yapıp çıkıyorum. üstte yer alan yazar arkadaşımızın profilini inceledim entry saatleri oldukça değişken. her masada olan bir yazarımız severek takip edeceğim.
delilik değil ancak bir süre nadasa çekilmek daha sağlıklı kararlar vermeyi sağlayacaktır bu sebeple bekleyerek iyileşmek en etkili yol olmalı, en azından benim için bu böyle olmuştu.
kadını erkeği olmaz bu işin, sigara tüketen bir birey olarak kendi kokumdan inanılmaz rahatsız olduğum anlar olabiliyor bu sebeple naneli şekeri yanımdan eksik etmiyorum, sigara içen yazarlara tavsiyemdir.
sevgiliniz veya eşinizden yok yere şikayet duymamanız için günde 1 adet naneli şeker iyi gelir.
bana kalırsa günümüz dünyasında içerik tüketim alışkanlıklarımız ruh halimizi ve stres seviyemizi doğrudan etkiliyor.
seçilerek ve bilinçli bir şekilde tüketilen içerikler, günün yorgunluğunu hafifletmekle kalmıyor, aynı zamanda daha pozitif bir bakış açısı geliştirmemize de yardımcı oluyor.
özellikle yoğun bir iş gününün ardından zihnimizi dağıtacak, günlük koşuşturmacadan bir nebze uzaklaştıracak aktiviteler büyük önem taşıyor.
bu noktada, iş çıkışında birkaç bölüm dizi izlemek veya keyif aldığımız bir programla vakit geçirmek oldukça rahatlatıcı bir etkiye sahip.
insan zihni, sürekli iş temposuna ve gündelik sorumluluklara maruz kaldığında bir süre sonra yıpranıyor ve geri dönülemez hasarlara yol açabiliyor. ((bkz: psikolojik rahatsızlıklar)
ancak dizi, film veya müzik gibi seçilmiş içeriklerle geçirilen kısa süreler bile hem bedensel hem de ruhsal olarak bir yenilenme fırsatı sunuyor.
stresin azalmasıyla birlikte, günün geri kalanına veya ertesi güne daha dinç ve motive bir şekilde hazırlanmak mümkün hale geliyor.
dolayısıyla, kişisel zevklerimize hitap eden içerikleri düzenli olarak tüketmek aslında yalnızca bir eğlence aracı değil aynı zamanda bir tür terapi görevi de gördüğünü düşünüyorum.
bu sebeple, herkesin kendine zaman ayırıp, ilgi alanına uygun içeriklerle zihnini rahatlatması, yaşam kalitesini artıran küçük ama değerli bir alışkanlık haline getirilebilir.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.