şu söylemi kadınlar günü veya herhangi bir günde güzellemeler yaparak basite indirgemeye çalışan bazı lağım fareleri, bu ülkede terörün olduğunu görmemezlikten geliyor. keşke sadece çevirisiyle kalsaydı değil mi? sokaklarda bu sloganı atanların ardında bambaşka emeller taşıdığını hepimiz biliyoruz. herkesi sizler gibi salak yerine koymayın. e kadın haklarını vs. anadilimizde savunmak istiyoruz sadece diyorsanız.. tamam napalım yani. bebek katillerinin resimlerini açıp bu sloganı atıyorsanız orada farklı bir şey var. bok kokunuz uzaklardan duyuluyor maalesef.
farklı modelleri bulunan ve adından dolayı insanların üst düzey sandığı fakat ortalama olan, tchibo'nun alt markası olan bir market kahve markasıdır. çekirdekleri genellikle robusta ve arabica karışımıdır(robusta ağırlıklı). ben sevdim abi. espresso classic var elimde. asiditesi düşük, sert ve gövdeli. tamam o kadar aromatik değil de siz nasıl öyle ekşi meyvemsi aromalı kahveleri içiyorsunuz aklım almıyor. sert, yoğun ve isli kahve sevenlere önerilir. robusta dediler dandik dediler e abi damak tadı yani napalım. swh.
e hani kar. 3-5 gün hava sıfırın altına düştü o kadar. illa erzurum kars'a mı gideyim lan. soğuk da soğuk olsa keşke nemli soğuk hiç çekilmiyor. kıştan beklentim kuru soğuk ve 1 metre kar yağışıdır. var bi hayalimiz..
uyuyacağım da uyutmuyor. başa sarıp sarıp dinliyorum. diyorum ki yav uyusan sabaha her şey resetlenecek, illaki o melankoliyi yaşayacaksın diyor. şu albümü açmaya zaten normalde götüm yemiyor.. sadece akşamları dinleyebiliyorum. göğsümü daraltıyorsun be oğlum. neyse öyle olsun lan.
osmangazi değildir. yıldırım hiç değildir. nilüfer abartılmış bi ilçe bence. hakkımı iznik'ten yana kullanıyorum. bursanın eski foça'sı diyeceğim de papa falan filan bozulmaz oralar acep :d.
sinirrrrrr bozucu kitap. nedense kumarbaz kitabında olduğu gibi bi kazanımım olmadı gibi hissettim. eziklikler silsilesi. sümük mcler. nastyenka simpliği yapanları da kınıyorum. bir düzine edebi sözler ve alıntılar yapmak istemediğim, ortalama bulduğum kitap.
kışın uzun bir günden sonra ayağına soğuk suyu vurup soğuk soğuk yatağa geçip vücudunun yavaş yavaş ısınmasını deneyimlerken uyuyakalmanın zevki hiçbir şeyde yok. çorapla nasıl uyuyonuz abi?
en sevdiğim youtube kanalıdır. yakın zamanda mylifeoutdoors kanalının sahibinin karısının kansere yakalanmasından dolayı kanallarına bir video çekerek gönüllerde bir kez daha taht kurmuştur luke. samimi bir adamdır luke. tam bir baba figürü.
çok kötü çoook. ben hariç arkadaşlarımın çoğu sigara içiyor. ne zaman evlerine oturmaya gitsem, bi kafeye otursak, bi yerde otursak vs. pöfür pöfür içiyorlar ve üstüme siniyor bok yiyen. her seferinde duş almadan rahat edemiyorum kokudan, saçlara feci siniyor. lütfen dikkat edin. sigaranızı skeyim.
bayıldığımdır. shoegaze(çevirisi "ayağa bakmak" gibi bir şey) adını, sahnedeki gitaristlerin sürekli başta distortion, fuzz, delay ve reverb olmak üzere çeşit çeşit pedallara bakmak için kafalarını yerden kaldırmayıp, ayaklarına bakıyormuşçasına bir izlenim vermelerinden alır. oldukça kirli ve vokalleri kasıtlı olarak baskılayan gitar tonları ile kendini belli eder genelde. sözleri aşırı dikkatle dinlemezseniz çoğu zaman kelimeleri seçemezsiniz, canlı dinliyorsanız hayatta seçemezsiniz. bu yüzden bence post-rock gibi melodisel bi müzik janrası. vokaller sanki sadece enstrümanların uğultularına eşlik eden bir diğer faktör gibi hissettiriyor. bolca reverb(yankı) ve fuzz (türkçesi yok, bulanıklaştırma diyebiliyiz) kullanıldığından "rüyasal" bir havası olduğu söylenebilir bu müziğin. diyecek bir şeyiniz yoksa bile hoş bi ritimle, sigur ros misali "hopelandic" kullanarak müzik yapabilirsiniz ki bence çok iyi. ne yalan söyleyeyim genel olarak melankolik, depresifimsi bi havası var bu janranın eserlerinin. modunuza göre müzikten aldığınız hissiyat büyük ölçüde değişiyor. bu yönden de post-rock'a benzetiyorum. gitar olarak genelde fender jazzmaster ve stratocaster tercih ediliyor. babası olarak genelde slowdive ve my bloody valentine kabul görür. ben ise daha çok japon gruplarını dinliyorum. fikir olması açısından japonca ağırlıklı bazı sevdiğim gruplar:
kinoko teikoku (son albümü pop, eski albümleri)
yuragi
my dead girlfriend
seventeen years old and berlin wall
pasteboard
イツエ (dinleyiniz)
kinoue64
國
beachside talks
parannoul (korece)
blankenberge (rus kökenli bi grup, aşırı underrated)
whirr (daha rüyamsı, ingilizce)
gleemer (vokaller daha rahat anlaşılıyor, rock havaları, ingilizce)
nothing (sert tonlar, ingilizce)
bazıları eski, bazıları yeni gruplar. yaptıkları müzikleri aşırı farklı değil birbirinden.
artık shoegaze hakkında söyleyecek bir iki şeyiniz var, kararında tüketiniz.
öğrenmeye başladığımdır. uzun süredir içimdeydi de bi başlamamıştım. alfabeden vs. başlıkta bahsedilmiş. edit olarak buraya ara ara yazacağım, kendi kendime motivasyon olsun bari.
animelerden vs. günlük bazı kelimelere kulak aşinalığım var her anime izleyen birisi gibi. japon kültürüne bi ilgim var. bu ana motivasyonum olacak gibi duruyor. bu süreçte bence motivasyon çok önemli çünkü bir sınava hazırlanmak veya bir işi halletmek gibi değil, sürekli devam edecek bir süreç dil öğrenmek. her neyse. hiragana bence kolay. ezbelemek bir gününüzü alır. şimdilik hallettim gibi hiraganayı. yazma pratiği de yaptım ufaktan. yarın kataganaya başlayacağım. youtube'de türkçe olarak levent toksöz hoca ve asialogy izleyeceğim. belki kitap da alırım. ingilizcem var yabancı kaynak öneriniz varsa yazabilirsiniz özelden. bana kalırsa alfabe kolay(kanji hariç). geçenlerde rusça bilgisayar ve el yazısı öğreniyordum. nedense onu ezberlemesi daha zor gelmişti. belki tekrar denerim onu da :d. umarım editlemeyi unutmam. ikuzoooooo swh.
edit: aaah tembel kafam aaah :d. kataganayı öğrendim gibi, yazma pratiğim hafif var. biraz da dilbigisi öğrenmiş bulundum. karakterleri ezberlerken bir grup halinde ezberlemenizi öneririm. mesela カ,キ,ク,ケ,コ (ka,ki,ku,ke,ko) seslerini öğrenirken tek tek yerine bir grup halinde öğrenin. mesala yazarken ko'nun karakterini unuttuğunuzda kafanızdan ka,ki,ku,ke,ko grubunu tekrar edin, anımsamak daha kolay oluyor. derin dilbigisi ve kanji ezberlemeye başlamadım. yavaş yavaş.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.