yanmahalledearuzalafatankel yazar profili

yanmahalledearuzalafatankel kapak fotoğrafı
yanmahalledearuzalafatankel profil fotoğrafı
rozet
karma: 3368 tanım: 428 başlık: 88 takipçi: 28

son tanımları


giden midir terk eden yoksa kalan mı sorunsalı

www.tumblr.com/herifmanyak/...
devamını gör...

fun run 3

hilecilerden sıyrılıp kazanmanın zor olduğu oyun. arena modunda oynayanlar bilir başlangıç olarak hiç özellik vermez destur bismillah yarış başladı birisi hepimizi çarptı. oyunun algoritması sizi oyunda tutmak üzerine. oynama sıklığım düşünce başlangıç seviyesine daha yakın oyuncuları getiriyor bana ve kazanmanın tadını damakta bırakmak istiyor. koştuğunuz karakteri istediğiniz gibi giydirebiliyorsunuz ben yıllardır aynı şekilde dolanıyorum. sözlükten oynamak isteyen olursa bir özel mesaj mesafesindeyim lakin çok saçma sapan saatlerde oynuyorum. atıyorum otobüs bekliyorum gelmesine 3 dakika var bir el atıyorum bir şey bekliyorum o esnada açıp oynuyorum. beklemek haricinde oynayacak vaktim yok galiba ama hayatımız beklemekle geçiyor işte.
devamını gör...

türk alfabesindeki q harfi eksikliği

pek çok eksik sesten birine atılan bakıştır. siz niye pek çok yerel ağızda konya derken gonya'ya benzer bir telaffuz, kitap derken gitab'a benzer bir telaffuz olmadığını açıklayın ben size türkçe'de kaç "k" benzeri ses olduğunu açıklayım. latin harflerine geçişle beraber pek çok türk sesi kayboldu. bunlar bizim kendimize has seslerdi. (bölgesel farkları hesaba katmaksızın) yastık derken "s" sesinin çıktığı yerle misket derken "s" sesinin çıktığı yer aynı değildir ama kime ne anlatıyorsun? bir kere pronominal "n" geniz yahut damak "n"si tabir olunan ses latin harflerine geçişle neden yok edilmiş bunu açıklasınlar, arapça farsça tesirinden kurtulmak isteyen çılgınlar. yani q ile gösterilen ses eksik de "s"ler "n"ler "a"lar "i"ler "z"ler "h"ler tamam mı? değil. latin harflerine geçişle türk edebiyatı da yükselmedi. sovyetlere zamanında bir eleştiri yapılmıştı "tamam çarlık devrildi ama sizden ne bir dostoyevski ne gogol kimse çıkmıyor" diye sovyetler bu haklı eleştiriye "onları okuyacak halkı yetiştirdik" diye cevap veriyordu türkiye cumhuriyetinin en azından böyle bir cevabı var mı? bu sorunun cevabını sözlük dahilerine bırakıyorum. mesela bu yazdığım "dahi" kelimesini "dâhi" diye okudular bunlar. bir şapka koyarız olur biter değil mi? o zaman sorayım sana mekan diyorsun şapka sence "a" harfinde mi "k" harfinde mi? helvacının kızında mı?
devamını gör...

her şey yolunda

ezginin günlüğü şarkısı. bir de klip çekmişlerdi bombalar falan uçuşuyor bunlar ortada her şey yolunda şarkısı söylüyorlardı. prozodi olarak hoş bir şarkıdır. aha sözleri:

musluğu çevirdim sular akıyor
perdeyi araladım güneş duruyor yerli yerinde
kapıyı açtım savaş mavaş çıkmamış hala
oh be dedim her şey yolunda

telefon çaldı sevgilim beni unutmamış
bakkal gazete koymuş kapıya çalan olmamış
trafik kapanmamış hava lodosa dönmemiş hala
oh be dedim her şey yolunda

her şey yolunda bu sabah

bugün aşk yüzünden eyvallah ölmedim
serseri bir kurşun da düşmedi payıma
imamın kayığına binmedim daha
oh be dedim her şey yolunda

uyandım ter içinde dünya karanlık
bir sinek başımda dönüp dönüp duruyor
bir çocuk yüzü ekranda paramparça
oh be dedim her şey yolunda

aha link:
devamını gör...

15 nisan 2026 kahramanmaraş okul saldırısı

ölenlerin derdine düşmüş görünen akbabaların da müsebbibi olduğu saldırı. sebebi uzaklarda aramaya gerek yok anne babasına yaranmaktansa hiç tanımadığı yüzlerce insana yaranmayı marifet sayan bir nesil var. modern çağ dünya sistemi ne derseniz deyin anne babaları da çocukları da zombiye dönüştürdü. sanki zannedersin eskiden baskı falan yoktu bilakis eskiden baskı çok daha ziyade dayak ayyukta idi. sıra sopası denilen bir hadise vardı ben okul çağında iken birinin hatası sebebiyle hepimiz dayak yerdik ve buna itiraz etmezdik pısırık olduğumuzdan değil yanlış yaptığın zaman onun yanlış olduğunu zaten bilirdin arkadaşından da sorumlu olduğunu onun hatasının senin hayatına tesiri olduğunu bilirdin ve paşa paşa dayağını yerdin zira ortada hatanın kabulü vardı ama şimdi ortada suç var kimse hatalı değil. hiç bir halt yapmadan orada burada restorana giderek yaşayan asalakları görerek büyüyor çocuklar. çocuklara fazla kızamıyorum zira anne babalarda iş yok. rahmetli babam ilkokulda beni öğretmene teslim ederken eti senin dedi bir saniye durdu kemiği de senin bu biraz hayta, vatana millete hayırsız olmasın diyerek teslim etti. şimdi böyle yapan veli yok. velisi babası olan da nadirattan herkes "kendi hayatını yaşamak" diye bir terane tutturmuş gidiyor. sanki yaşadığı hayatmış gibi. yediği önünde yemediği ardında hayatı bu zannediyorlar. anne babalar evde oldukları süre zarfında nelerle uğraşıyorlar? herkes eline telefonu alıp bir köşeye mi çekiliyor? evlerinde ne öğreniyor bu çocuklar? ne görüyorlar anne babalarından? kendi başına gelen aslında güzel şeyleri çok büyük dertmiş gibi anlatırlarsa böyle olur işte. "şimdiki nesil çok zeki çok şanslı" falan diye lafa başlıyorlarsa yandık ki ne yandık şans imkan talih ne derseniz deyin "daha rahat yaşamak bir tatile daha gitmek 83 tane evi son model arabaları olmak" ile eşdeğer hale geldi. içinde şurada öldürülen çocukların acısını gerçekten duyan var mı? yazılanları okuyorsunuz üzüntünüz öfkeye dönüşüveriyor zira kafa bu sadece fiili yapacak kadar esrimemiş aynı kafa aynı saçma nefret. ne diyelim insan çok çok yaşasın 100 sene yaşasın sonrası kara toprak sonrası ahiret yurdu. bir düşünün abiler ablalar.
devamını gör...

sercan güder

karamanlı satranç eğitmeni. evet karamanlısın bunu kabul etmelisin hayati abi. bu şakayı açıklayım: kendisinin hayatimizsatranç diye bir youtube kanalı var ve nedense oradan adı "hayati" kalmış durumda. lakin gerçek adı sercan ama tip kesinlikle sercan değil mesela sami falan olabilir. oğlu beko falan var meslek de avukatlık arabası da clio. öyle işte
devamını gör...

nazmi can doğan

karakter olarak sakinliğine hayran olduğum nazmi. videoları düzensizdir. en son bulut isminde bir çocuğu vardı kedisi falan vardı ne oldu bilmiyorum mersin'de yaşardı. rakiplerine karşı son derece kibar ve nazikti at sürüp fil almayı severdi. galiba bana hiç benzemediği için kendisi beğeniyordum hoş hala daha beğeniyorum. mesela bir de sabo paşa nam sabrican onay yontar var mesela böyle çok heyecanlı gibi anlatır altı üstü at e2 oynadın. neyse vezir kanadından uzuyorum hayati abi.

(bkz: sercan güder)
(bkz: sabri can onay yontar)
(bkz: emre hasgüleç)
devamını gör...

ahmet özhan

ömer tuğrul inançer'den sonra cerrahilerin şeyhi olmuştur. nasıl olmuştur cerrahilerde el verme denilen hadise nasıldır var mıdır seyr-i süluk nasıl işler var mı yok mu bilemem. ama hacı arif bey filminde hacı arif beyi oynadığını bilirim. işte böyle çıta aşağı doğru iniyor. kendisini küçümsediğim için söylemiyorum ben kimim ama her yeni nesil öncekinden düşük olunca bu da dikkat çekiyor.
devamını gör...

bisiklet

elektriklisi şehir içi uzun kullanımda çok mantıklı olan araç. masrafsız kere masrafsızdır. lastiğin havası mı indi gir benzinliğe bilaücret şişir. bisikletine tamir mi gerekiyor al eline ingilizleri kendin uğraş hem teknik öğrenirsin hem bedava hem iyi de öğrenirsen ilerisi için altın bilezik. akbile vereceğim parayı kendisine verip bir tane aldım elektriksiz hafif bir arkadaş kıta değiştirmediğim için gayet mutlu mesut geçiniyoruz. hoş katlanır olduğu için en fazla metrobüse elimde çanta gibi binip de karşıya geçebilirim. öyle işte. ben genel olarak teknolojiyi sevmem faydadan çok zarar görürüm. ama bir bisiklet bir klima bunlar benim teknolojiye topyekun savaş açmamın önüne geçiyorlar. iyi ki varsın kıymetlimissss
devamını gör...

aydın köşk belediye başkanının kadınla basılması

fotodan yapay zeka fışkırıyor. zira bu nasıl basılma. kim çekti bu fotoları belirsiz. yine de siz bilirsiniz ben şerhimi koyayım da.
devamını gör...

tatar

makarnanın üstüne sarımsaklı yoğurt dökülmek suretiyle yapılan iptidai bir yemek. galiba bir şeyin üstüne bir şeyi hunharca dökünce o yemek "tatar" oluyor. yağmacılıkla alakalı olabilir.
devamını gör...

2 nisan 2026 sosyal medyanın 15 yaş altına yasaklanması

(bkz: asosyal medya)
devamını gör...

nasreddin hoca

en komik fıkralarından birini anlatayım. ramazan da henüz bitmişken. tabi fıkraya bön bön bakmamak için merkep değil mürekkep yalamanız gerekiyor. tabii siz merkep yalamayı tercih ettiyseniz bugüne kadar ona bir şey yapamam. saygı da duymam. merkep yalayan kişilere niye saygı duyayım hasta etmeyin beni. neyse aha fıkra:

hocayı ve birkaç başka kişiyi ekabirden biri iftara çağırır onlar da iftar vaktini beklerken önlerinden incir tatlısı geçer herkesin ağzı sulanır neyse sofra kurulur bunlar yerler içerler hoca ve diğer davetliler hevesle incir tatlısını bekliyorlar gelmiyor incir tatlısı. bir şey de diyemiyorlar belli artık incir tatlısı gelmeyecek... neyse sonra ev sahibi artık sofradan kalkmak gerektiğini izhar için: bize biraz kuran okusanız diyor hoca başlıyor sureye:

bismillahirrahmanirrahim
vezzeytuni ve turi sinine

bunu dediği gibi oradakiler aman hocam vettini kısmını unuttunuz diye ikaz edince hoca ortayı gole çeviriyor:

onu ben değil ev sahibi unuttu.
devamını gör...

reşat ekrem koçu

hakiki tarih milletin tarihidir efendim. kendisi bu hususun bayraktarıdır. millet savaş falan anlatırken o kapalıçarşıdaki deligavur angilidis'in ayvansaray tulumbacısı olan dayısıyla ortaköydeki bir yangına diye yola çıkıp balat tulumbacılarıyla tutuştuğu kavgada kirişi kırıp yahudi bir kadının herifi kurtarmasından bahseder. ulan matrağa bak ki angilidis'i kurtaran kadının kocası balat tulumbacılarından çıkmasın mı herif eve girdiği gibi kendisini bulup namusunu kurtarmak için bahçedeki incirleri çalıyordu diye teslim ediverir zaptiyeye 5 gün hapiste kalır garibim. mesela bu hikayeden ne anlıyoruz?

1 tulumbacılar yangın söndürmekle görevli
2 birbirleriyle kavga etmeleri çok tabii. yani yangını söndürmekten ziyade rakiplerinin havasını söndürmek daha kıyak
3 incir çalan bile en az 5 gün hapis yatıyor
4 yunan olan angilidis'i yahudi bir karı kurtarıyor toplum çok çeşitli inançlardan ve kavimlerden müteşekkil
5 gavur gavur olduğunu biliyor herkes kendisine deligavur diyor angilidis'in bununla bir sorunu yok nerede yaşadığını biliyor.

işte böyle canlarım ciğerlerim. roman okur gibi okursunuz kendisinin istanbul ansiklopedisini. ne yazık ki g harfinin sonlarında kalmış. hoş bardakçının muratta tamamı varmış diye bir dedikodu dönüyor eğer öyle ise ve bunları bizim faydamıza yayınlamıyorsa gördüğüm yerde kendisine kafa atmak suretiyle öcümüzü alacağım. tabii sonrasında sorarım doğru mu bu diye.
devamını gör...

ü

klavyede enter tuşunun dibinde olduğu için fazla mesai yapan bir vokalü
devamını gör...

hurmakebabı (yazar)

hurma şeklinde olduğu için bu ismi alan bir kebap. şeftali kebabı yeni adı olsa gerek bunun. yahut küçük bir fark vardır emin olamadım. neyse aynı zamanda hoşgitmiş bir yazar en son seneler evvel sözlük semalarında görülmüş.
devamını gör...

sait faik'in abasıyanık kitabı

12. baskısının arka kapağında şunlar yazar:

-baş döndürücü bir eser newyork times
-dünya ikiye ayrılacak abasıyanık'ı sevenler ve ona tapanlar washington post
-bu kitabı okumadan geçen günlerime yazık hakkı bulut
-geometri bilmeyen ve abasıyanık kitabını okumayanlar giremez eflatun
-aynı abasıyanık iki kere okunmaz her okuyuşta bambaşka heraklitos
devamını gör...

memleketine göre insan yargılamak

doğru hareket. önce yargılarım sonra bakarım memleketinin temel kötülüklerini barındırmıyor hükmün verilmesini geri bırakırım. baktım hala barındırmıyor o kişi için şerh koyarım ve o şerh koyduğum kişi kendi memleketi ile alakalı aynı benim düşündüğüm gibi düşünüyor çıkar. misal ben kendi nüfusa kayıtlı olduğum yerin pek çok özelliği sevmem sevmediğim için öyle olmamaya dikkat ederim ve birisi bana memleketimin genel ortalamasını düşünüp yargılayıcı yaklaşırsa ona hak veririm. bu yeni nesil yargılama işini çok büyük tabu yaptılar adama memleketini bile sormak ayıp bazılarına göre. birisiyle tanışmış mesela yeğenim üni için aynı evde kalacak nereli diye soruyorum bilmiyorum sormadım diyor öyle bir diyor ki nereli olduğunun ne önemi var seni dar kafalı ahmak gibi diyor. tamam diyorum öğrenince söyle. üç ay sonra evi dağıttık diye geliyor allah allah nasıl oldu ki bu iş yeğenim? işte şöyle şöyle anlaşamadık diyor ben de "şuralı" mıydı diyorum gözleri kocaman açılıyor evet nereden bildin diyor. bana bakma ben dar kafalı bir ahmakım ne bilirim. kaç kişi tanıdım ki? sadece 15 yaşıma kadar 12 farklı coğrafyada yaşadım ben ne bilirim pıtırcığım siz yapay zekaya sorup öğrenirsiniz. acaba her söze başlarken yapay zeka gibi kıkırdasam sözümü dinlerler mi? zannetmiyorum bu da bak bir omuzdan bir omuza doğru ve haklı bir önyargı. nesle göre de yargılarım memlekete göre de. beni utandıranın da yüzüne utandırdın beni diyerek teşekkür ederim. çok mu zor? bakayım değil.
devamını gör...

mahmud nedim paşa

nedimof paşa diye de bilinir. sultan aziz devrinin enteresan karakterlerinden biridir. adına ilk kez bir yemek kitabında rastlamıştım sonra biraz bakındım kim ola ki bu diye bardakçıların murat hakkında kırımdan inek getirtip peynirini saray kadınlarına rüşvet kabilinden yedirdiğini falan yazmış. hala emin değilim benim karşıma çıkan ilk mahmut nedim nedimof paşa mı zira fırına gönderilen yemeklerin yarısının fırıncı esnafı tarafından aman pişmiş mi bu mubarek diye diye yenildiğini bu yüzden fırına iyisi mi kağıt kebabı gönderilmesi gerektiğini falan söylüyordu. koskoca paşa böyle bir iş yapar mı emin olamadım ama öyle işte.
devamını gör...

bekar anne

türkçe bilmemekten kaynaklı ifade bekar adı üstünde bekaret ile alakalıdır "dul anne" olunca birilerinin incileri mi dökülüyor? çok tuhaf. insanlar nelerle uğraşıyorlar? oturuyorlar ya bu dul kelimesi çok kötü bir kelime kaldıralım mı diyorlar bu olaylar nasıl gelişiyor yoksa sadece çeviri faaliyeti mi? yani avrupa dillerinde böyle bir tabir var da bize mi monte ediliyor dilimize uçkur çözülüyor anlamak mümkün değil.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim