yanmahalledearuzalafatankel yazar profili

yanmahalledearuzalafatankel kapak fotoğrafı
yanmahalledearuzalafatankel profil fotoğrafı
rozet
karma: 4175 tanım: 533 başlık: 126 takipçi: 34

son tanımları


emrah safa gürkan

papyonlu birini ciddiye alamayanlar derneği başkanı olarak kendisine: çıkar şu taktığın papyonu ne dediğin anlaşılmıyor demek durumunda kaldığım ikame tarihçi. bayılıyorum bunlara su yok sabun yok yalnızca 17 saniyede pek muhterem abilerim sakalı uzamış vatandaşı tıraş ediyorlar. bir videosunu gördüm böyle rastgele (yersen) kelime soruyorlar hepsini kökeni ile falan söylüyor biz de ekran başında allahu ekber vuhhuuu diyoruz somâliye araba hediye etmiş yarışma kazananı gibi. internetten gönderme yaptığım tüm videolar en az 15 20 senelik. yenimahalleli cafer bile çoluğa çocuğa karıştı. korkun benden
devamını gör...

suyu arayan adam

dininin ve peygamberinin adını bile bilmeyen anadolu köylüsü portesi çizilen kitap. hiç ezan duymadı bunlar hiç ramazanda oruç tutmadılar hiç adı "mehmet" olan birini görmediler yerseniz. suyun başını tutan adam olarak düzeltebiliriz adını. resmi ideoloji hıyarım var dediği gibi tuzlukla koşan birinin otobiyografik romanı. akıl almıyor yani. anadoluda kaç yerde yunus emre türbesi var? köyünde camii de mi yok? imam da mı yok? bir de bir iki kişi çıkıp islamız demiş de cılızmış sesi. tabii ki okumadım kitabı papyonlu ikame tarihçi emrah safa gürkandan kısa bir kesit dinleyip buraya geldim fıkra gibi düşünün adamın birinin fabrikasında üretim hattı durmuş ne yaptılarsa olmamış usta çağırmışlar usta sağına bakmış soluna bakmış eline almış anahtarı bir vidayı biraz sıkmış makine tekrar çalışmaya başlamış borcumuz demiş fabrikatör usta 1 milyon demiş nasıl olur demiş fabrikatör bir vida sıktınız 30 saniyede demiş usta da 40 yıl artı 30 saniye demiş. yani benim bu kitaba itimat etmemek için 40 yılım ve 30 saniyem var. boşa yaşamadıysanız sizin de olması gerekir. neyse emrah safaya yazayım biraz da.
devamını gör...

ferda

mehmet akif'in torununun adı olup şöyle bir şiir yazmıştır. bir dedenin torununa olan merhameti, umudu, gülüşü pek latiftir şiirde:

ferda kadın ferda kadın
ben görmeden sevdim seni
sen galiba gördün beni
pek ihtiyar hoşlanmadın

ferda kadın ferda kadın
ey yavrumun ilk yavrusu
pek tatlı şeysin doğrusu
lakin neden çirkin adın

yok yok adın cidden güzel
dünyada herşeyden güzel
aydan güzel günden güzel
ay gün nedir senden güzel
hatta derim benden güzel
zira yarın dünden güzel
devamını gör...

dil harab-ı aşkınım sensin sebeb berbadıma

hakkında ikinciyi yazabilmek için güftesinin enderunlu vasıf'a ait olduğu bilgisini saklayan yazarlar vardır.

"taş mıdır bağrın ki gelmezsin benim imdadıma
dini ayrı kafir olsa rahmeder feryadıma"

bundan sonrakilerde kim "dini ayrı kafir olsa rahmeder feryadıma" diye bitiriyor kim "bir teselli ver bari gelip dil-i naşadıma" çetelesi tutulacak.
devamını gör...

anayurt oteli

ismi bilinçli olarak seçilmiş sabatayist yazar romanıdır. anayurt oteli. aslında bize de hitap etmiyor nasıl anlatayım şöyle anlatayım bu kitabı bir goy okuduğu zaman çok tabii olarak tiksinti hisseder niçin diye düşünür lakin hastalıklı yahudilerin hastalıklarının en şiddetli hali "sabatayist"ler olduğu için... ne anlatıyorsam yahudi değilim ama onlar böyle şeylere kıymet verip kendi sapkınlıkları örtmeye bayılırlar. türk edebiyatında bir ismi var mı yusuf atılgan'ın? orhan kemal'in tırnağının altındaki kir olabilir mi? film çekim tekniği ile yazılmış bir romandır. biliyorsunuz efenim sinema aslında bir sürü fotoğrafın kaydırılması neticesinde zihnin o boşlukları tamamlama gibi bir eksikliğinden (evet bir şeyi tamamlama eksikliğinden bahsediyorum) faydalanarak "sanat" olur. yani numarasını çeker. siz o fotoları zihninizde birleştirir ve bir "hareket" var zannedersiniz. işte atılgan'ın da romanda yaptığı budur. karakterlerin isim seçimlerinden cümlelerin kısacık oluşu hep bu numarayı perdelemek içindir. hakkında konuşmaya değmez. he ancak hakkında konuşmaya değmez denecek kadar değebilir onu da yaptım.

şenlik: pardon sevgili modlar gereken tanım yapıldığına göre lütfen konuyu kapatır mısınız? koskoca kerli ferli adamım ben konuşmaya değmez dedim şimdi biri gelip benim dediğime destek bile çıksa olmaz. ağızdan çıkmış bir laf var ortada.
devamını gör...

ey

hitap kelamı ey diye söze başlarsınız mesela ey insanlar diyebilirsiniz işitin ey yarenler diyebilirsiniz, dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar da diyebilirsiniz mesela yukarıda yazdığım iki mısradan da "ey" gidince ne kalır geriye? dizboyu karanlık mı? o bile kalmaz. şimdi sefil hayatlarınıza bu hakikatle beraber devam edebilirsiniz o size kalmış yahut anlam mana falan filan ne diyorsanız onunla varolabilmek için şiir okumanız gerektiğini kavrayıp sizin için küçük insanlık için daha da küçük o adımınızı atabilirsiniz. çünkü neden olmasın?
devamını gör...

aydost

pek çok bozlağın başında söylenen yüksek ihtimal "ey dost" anlamını haiz birazdan ciğerinizin delinebileceğini ikaz eden kelam. niye birleşik yazdım da ay dost demedim? çünkü baktığın için

(bkz: ey)
devamını gör...

şu yalan dünyadan usandım doydum

aydost diyerek başlayan muharrem ertaş feryadı. çekiç ali emmimin ise bozlağıdır. pek çok yerde saddece şu yalan dünyadan usandım olarak geçiyor amma lakin öyle değildir. sözlerin ilk dizesi yazılır kardeşler. şiire başlık koymak bidad-ı hasenedir ondan evvel yazılan her şiir ya ilk mısrası ya kafiyesi ile isimlendirilir. başka isimlendirmeler de var bilmeseniz de olur neyse bu kadar kültür size yeter fazlasını verip beyninizi yakmak istemiyorum. her gün biraz biraz sizi şuurlandıracağım gün gelecek yımalak bizi şuurla diye mesaj kutumu patlatacaksınız. neyse siz patlatacağınıza ben patlatıyorum:

aha sözler:
aydost
şu yalan dünyadan usandım doydum
elveda eyledim gayri cihana
aldanıp şeytana nefsime uydum
garip bülbül gibi düştüm figana

günahım çoktur gözüm dolar yaşlan
gece gündüz sinem döğerim taşlan
yarabbim sen habibine bağışlan
rahimsin rahmansın kalma noksan

hep seni zikrediyor dallar ağaçlar
akan ulu sular havada kuşlar
kul kusur işler sultan bağışlar
muhtaçtır ben kulun kutlu nisyana


aha link

devamını gör...

erkan köse

yanık zühtü ile bizi de yakmaya devam etmektedir. programına davet edilmesi istenen kişilerin başında hayko geliyor. bozlak çığıran bir hayko cepkin. ulan ne güzel olur be. bir de mevlit okutsa dünyada cenneti yaşarım. mesela cennete girersem her istediğimiz oluyormuş ya hayko'nun sesinden mevlit dinlemek isterdim. bambaşka bir çağda kudümzen hayko efendi olurdu adı. neyse başlık erkan köse duy sesimizi erkan. biliyorum normal sözlüğü okumuyorsun ama olsun yine de duy.
devamını gör...

yağışlı havanın sürücülerin zeka seviyesini düşürmesi

isviçreli ve kongolu bilim adamları tarafından son 35 senedir üzerine çalışılmasına rağmen sebebi bilinmeyen fenomen. istanbul'da yaşıyorum dört tekerlekli atmosferik motorlu bir araba kullanıyorum. yağış olmayan havalarda iyi kötü diğer sürücülerle hatta motorcularla bile anlaşabiliyorum çoğu müneccimle kendileri gibi herkesin bazı münasebetleri olduğunun zannediyor ve sinyal falan yakmıyor ama anlıyorsunuz yani dönecek ona göre gardınızı alıyorsunuz ama yağmurlu havalarda olay bambaşka noktalara erişiyor. ters şeritten gelenler mi dersiniz geri geri 300 kilometre gidenler mi dersiniz aniden vahiy inmiş gibi yolun ortasında duranlar mı dersiniz sonsuz bir çeşit sürülüyor önünüze. buradan bilimadamlarına sesleniyorum beni de inceleyin. ben normalim. zekam normal. yağmurdan önce de amele olmak istiyordum sonra da ama yağmurla birlikte sürüş dinamikleri dengesizleşen kişilerde ne değişiyor çok merak ediyorum. lütfen artık bir çözüm bulun.

ps: bir de nostalji yaşatalım: kaybolmayan sakız istiyorum bir de.
devamını gör...

sözlüğü el ele güzel bir yere çevirmek

zor bir tarafı yok. trol olarak gördüğünüz başlıklara tanım yazmamakla başlayabilirsiniz. fotoğraf albümlerine oy vermemekle devam edersiniz gündemden birkaç madde seçip başlığını açarsınız modlar da işi sıkı tutar olur biter. ancak aynı tanıma gün içinde başka tanımlar da yapılabilir. bu sözlüklerin gereğidir. birisi format içinde size cevap verirse siz de format içinde o kimseye cevap verebilmelisiniz.
devamını gör...

flüt

ucuz olduğu için müzik derslerinde zorunlu tutulan alet. (hala öyle mi bilmiyorum) bugün bile helvacıoğlu blok flüt fiyatı 184 lira bir ders için verilmeyecek para değil. iptidai bir alet olup ilk ve orta mektep seviyesinde öğretilen eserleri çok rahat çalabilirsiniz kendisi ile. zamanında flüt korosunda idim zira süper gücüm hızlı reaksiyon göstermek idi. hiç nota bilmezdim ve odaklandığım kişi ne yaparsa elleri ile, aynısını hemen yapabilirdim. (teşekkürler ilkokul 4 sapık serkan) (adamın kendisi hakkında hatırlamadığı şeyleri bile hatırlıyor olabilirim) neyse fiyatlara geri dönelim. müziği lüzumsuz birşey gibi gören aileler bir mandoline (neden mandolin dediğimi köy enstitüsü mezunu öğretmenler tarafından okutulan nesil anladı) en az 7500 8000 civarı para vermezler. bu durumda flüt kurtarıcı olur. çocuğun müziğe istidadı varsa zaten yaprak bile çalar söğüt dalından düdük oyar tutar karahindiba sapından bile öttürür neyse o yüzden küçümsenmemesi gereken alettir. evinde süper baba müziğini kendi kendine çıkarabilen (ben uzun ince bir yoldayım'ı deneye deneye bulmuştum) gençler için bir başarı vesilesidir. düşünün bütün dersler toto olmuş ama kendi kendinize flütle nota çıkarabiliyorsunuz. öğretmeniniz geliyor evladım diyor sen akılsız bir çocuk değilsin bak kendi kendine öğrenmişsin diğer derslerde de biraz gayret etsen ne güzel olur.

bu da böyle bir anısıdır muhakkak birinin. benim değil.
devamını gör...

sigarayı tersten yakmak

hakkında ibrahim tenekeci'nin bir şiiri de vardır. neyse fazla konuşmadan şiirin ilgili kısmını yapıştırayım gerekirse kullanırsınız:

ey aşk, yaptığını beğendin mi:
yetimler gibiyim ziyafetten aç dönen
ters yakılan sigara, hemencecik söndürülen-
yoksulluk ile vakit geçer mi…
devamını gör...

ankara'da yedim taze meyvayı

aslı "ankara'da yedik taze meyvayı olan türkü. hacı amucam öyle diyor. sözleri şöyle:

aman ankara'da yedik taze meyvayı
boşa çiğnamışım yalan dünyayı
keskin'den de sildirmeyin künyayı
söyleyin anama anam ağlasın
anamın oğlu var beni neylesin

söyleyin anama anam ağlasın
anamdan gayrısı yalan ağlasın

trene bindim de tren salladı
zalım doktor ciğerimi elledi
eyi olursun diye köye yolladı
söyleyin anama anam ağlasın
anamın oğlu var beni neylesin
devamını gör...

ukde notu

nedense sözlükte açık olmayan özellik. sözlüklerin belki de en hoş yeridir ukde notu. ukde bırakacağınız başlık hakkında iki kelam edip açacak kişiye kokulu öpücükler yollayabilirdiniz. ben mesela zamanında günlük gibi bile kullanırdım. hatta bambaşka bir sözlükte biri benim ukde notu olarak yaklaşık 20 sayfa hakkında hem biyografik hem bilimsel yazdığım notu üç kelime ile başlığı açarak heder etmişti de ibret vesikası olmuştu benim için. ukde notu istediğime göre o kadar da ibret vesikası olmamış. neyse buradan yetkililere sesleniyorum ukde notu açılabilen birşeyse açın olur mu? aslında bunu da ukde olarak bırakıp işte öyle birşey diyecektim ama ukde notu olmuyor. yoksa oluyor mu?
devamını gör...

hozurduyor aşağı imaret arısı

yorgansız hakkı'nın kaynak kişisi olduğu kastamonu türküsü. kendisinden dinleyin derdim ben zamanında bir kayıtta dinlemiştim kayıt mı kötüydü yorgansız fazla mı esrimişti bilmiyorum. kastamonu ağzıyla yazalım:

hozurdayor aşşağ'imaret arusu
seyre çıkmış gözellerin sürüsü
benim yarim memlekatın yarusu
gökte uçan durnam ganadın vurma

gırk çeşmeden sular içtim kanmadum
yedi yerden gurşun yedim ölmedüm
aman çavuş ben dünyaya kanmadum
gökte uçan durnam ganadın vurma

bağlantı: vay dudu dillim aman bir taneciğim aman aman yandı ciğerim

link yok. (bkz: güz kumpanyası)ndan dinlemeyin de kimden dinlerseniz dinleyin.
devamını gör...

dostlarınan bozuk gitti aramız

evvel selam:


bağdel kelam:
dostlarınan bozuk gitti aramız
düşmana yeke yek varma sıramız
biz düşmana sardırmayız yaremiz
hazır ol bahtına diyenlerdeniz

bineydim de kıratımın üstüne
alaydım da martinimi destime
gafil varmayız da biz düşmanın üstüne
hazır ol bahtına diyenlerdeniz.
devamını gör...

sözlükte içki içmenin büyük bir başarıymış gibi gösterilmesi

normalsozluk.com/b/kotu-bir...
devamını gör...

fight club

film olanı doğulu anlamda ilk şark bülbülü denemesidir. efenim bilen bilir şark bülbülü filminde meşhur bir sahne vardır. bana mazlumu getirin der gazino patronu ve mazlumu döver, döverek rahatlar. sonra bir gün mazlum bu dayaklara dayanamayıp "bitince" gazinocunun adamları bu sefer şaban rolündeki kemal sunal'ı getirirler patrona. patron şaban'a vurdukça şaban daha çok vurur ve "çok iyi bu karşılık veriyor!" der. bu film 1979 senesince çekilmiştir bundan 17 yıl sonra romanı yazılmıştır fight club'ın, 20 sene sonra 1999'da filmi çekilmiştir.

kanıt da istersiniz şimdi batı hayranları sizi. aha belge:

devamını gör...

normal sözlük

son zamanlarda iyice anormal olan yer. tuhaf tuhaf tartışmalar şokopop video girişi gibi basitlikler polemikler dönüyor. bunları yazarken sol frame'de hızlıca gözüme takılan başlıklar:

(bkz: ne yaptım da bu kadını çıldırdı diye öz eleştiri yapan erkek) (tam olarak ne demek istemiş başlıkta emin değilim)
(bkz: hanımının kıymetini bilmezsen başka erkekler bilir)
(bkz: güne bir kedi bırak)
(bkz: sözlük erkeklerinin ekseriyetle kahpe oldukları gerçeği)
(bkz: söylersen erkekler tarafından linçleneceğin bir fikrini yaz)

böyle devam ediyor...

hiçbirine de tıklayıp bakmadım ama 2000'lerin başında pıtrak gibi çıkan forum sitelerinde bile daha kaliteli içerikler vardı. o zamanlar bol repli bir forumcu idim. şu soldaki düşüklük o kadar ergene rağmen oralarda bile yoktu. kaldı ki burası yaşını başını almış adamların ve kadınların instagram ihtiyacını da karşılayan bir site. yani sadece çektiğiniz fotoğraflar içtiğiniz viskiler muhakkak haberimiz olması gereken sözlük içerikleri olduğu için o kadarını kabul edebilirdim. tabii mesele benim kabul edip etmemem değil. bu kadar yaşlı nüfusun bulunduğu bir sözlük parmakla gösterilebilecek kadar kaliteli içerikleri barındırabilirdi. seviyeli tartışmalar falan dönebilirdi. neyse olan olmuş bırak dağınık kalsın diyorum ve bu dediklerimden pişman olmak için sözlük yazarlarının bilmem ne yapay zeka programı ile çektikleri burun fotoğrafları başlığına kendimi kilitliyorum.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim