yoshi ethon yazar profili

yoshi ethon kapak fotoğrafı
yoshi ethon profil fotoğrafı
rozet
karma: 310 tanım: 28 başlık: 1 takipçi: 3

son tanımları


susamam

şanışer, fuat ergin, ados, hayki, server uraz, beta, tahribad-ı isyan, sokrat st, ozbi, deniz tekin, sehabe, yeis sensura, aspova, defkhan, aga b, mirac, mert şenel ve kamufle’nin protest rap eseridir.

şarkı kelimesi yerine eser kelimesini seçtim tanımlarken, çünkü sanatın sanat için mi yoksa toplum için midir sorusunun cevabı bende “toplum”dur. bu eser de toplumdaki çürümeleri oldukça çarpıcı şekilde, çok boyutlu bir şekilde gözler önüne seriyor. dinlemesini bilene.

baktığımızda konu ettikleri konular: hak, hukuk, adalet. şöyle düşünüyorum: 5 yıldan beri değişen şeyler çok olmuş, ama bu değişim toplumun lehine olmamış. aynı sorunlar hâlâ var, ama daha yoğun biçimde. yani daha fazla haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik var.

anlamakta zorlanıyorum, çünkü mantıklı değil. neden herkesin bu yozlaşmadan rahatsızlık duymadığını anlamıyorum. hani vatanını en çok seven, işini en iyi yapandı? şarkıcının toplum yaralarını şarkılarıyla sarması, ressamların resim yapması, yazarların bunları yazması, influencer’ların bunlara dikkat çekmesi, işini en iyi yaptığı anlamına gelmez mi?

cevabınız hayırsa, tükettiğiniz bu ürünlerin iyi kalite mi yoksa kalitesiz mi olduğunu nasıl anlayacaksınız? bir duygu uyandırmayan, bir farkındalık yaratmayan ürünler kalitesiz ve boş ürünlerdir. şarkıdır, karalamadır, video kirliliğidir; anlamlı, kaliteli eserler değillerdir. ve ne tüketirseniz ona dönüşürsünüz. anlamlı eserler tüketirseniz anlamınız olur, kaliteli eserler tüketirseniz kaliteniz artar.
devamını gör...

birine söylemek istenen şeyleri söyleyememek

tanim: tutuklanma korkusu barindirmasindandir seklinde tanımlanabilir
devamını gör...

bir üstteki yazar hakkında düşünülenler

girilerine soyle bir goz attigim kadariyla, paralellik gösterdiğimizi dusundugum yazar.
devamını gör...

bu kadar online yazar sadece okuyacaksa neden yazar oldu sorunsalı

tanim: cunku bazen anlamaya calismak, anlatmaya çalışmaktan iyidir ve bazen de anlatmak anlamaya çalışmaktan iyidir ama en iyisi her ikisinin dengede olduğu bir surecte olmaktir seklinde cevaplanabilir baslik.
devamını gör...

linç kültüründen endişe duyuyoruz

tanimi ben degil, moliere yapacak:
"yalnız yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz."

benim tanimim:
yaşanan son olaylara sessiz kalması ile tepki toplayan feryadin isyani. (bu ve benzerleri icin lutfen instagrama bakiniz; aglayan influencerları rahatlıkla görebilirsiniz)

hukuksuzluğa, baskıya ve demokrasiye yönelik tehditlere karşı halkın direnme hakkını savunmasıdır bu protestolar. sesini cikarmamalari yasal haklari olabilir ama insanlik ayibidir. insanlik ayibini, medenice (takip etmeyerek) kınayan kişilere serzenis aciklamasi yapmis. linc etmenin oturup bir anlamina bakabilir isterse: kimse uzerine cullanip, sen niye bizi desteklemiyorsun; bizden değilsen teröristsin, bolucusun hainsin de demedi. takip etmeme özgürlüklerini kullandilar.
devamını gör...

2 nisan boykot verileri

tanim: verilen linkin, kaynak gosterilmeden uretilen bir `haber` e dayandirilarak acilan baslik.
tanim2: asparagas (kanitsiz, kaynaksiz) haber.

-e kaynak? hani kaynak?
-bkz: g***m (% 51 degil de %60 sansurledim sn moderasyon)*


sormazlar mi hangi bankalarin verilerini kaynak gosteriyorsunuz diye. sorarlar.
kim sorar?
(bkz: her salatalığım var diyene tuzlugunu alip kosmayanlar)
niye sorarlar?
kandırılmamak için, uyutulmamak icin, cobanin koyunlari guttugu gibi güdülmemek icin sorarlar.
bkz: türkiye'de haber okuyamama kulturu.
devamını gör...

boykot çağrısı yapanlar hakkında soruşturma başlatılması

tanim: anayasaya aykiri olandir.
sebep ve aciklama:
(bkz: #3490957)
devamını gör...

yazarların itiraf köşesi

tanim: bir protescunun mektubunu paylasacagim baslik. buyursunlar:
``merhaba, bugün bir çok ülkede hâlâ yaşanmakta olan protestolar hakkında yazmak istiyorum. bu ilhamı bana yabancı bir arkadaşım verdi. ülkemde yaşanan protestolar hakkında kendi halkının nasıl düşündüğünü paylaştı. şöyle diyordu: “people in the us are asking why they don’t protest like the türkçe do. they aren’t angry or brave enough to resist yet! the us people were asking, ‘why are we not protesting against our government more? the turkish people are protesting, ı wish we were like that.’” bu yorum beni samimi olarak mutlu etti. sebebi ise şu an ülkemde yaşanan protestoların ruhunun, dışarıdan nasıl göründüğüne dair bir fikir sunmuş olmasıydı. bu protestoların içinde olan biri olarak kendi gözlem, düşünce ve duygularımı yazmak istiyorum. daha çok görünmek, daha çok anlaşılmak ve eğer mümkünse bu ilhamı daha çok yayabilmek için. protestolarımızda bir çok slogan atılıyor. hepsinin özündeki ana fikir ve tema: “hak! hukuk! adalet!”

benim ülkem bir demokrasi ülkesidir. 1923’te cumhuriyet ile kuruldu (102 yaşında bir ülke). ülkem henüz genç olabilir ama tarihimiz milattan önce 3000’li yıllara kadar uzanıyor. bu köklü tarihi paylaşan her bireyin içinde bir öz vardır. bu da özgürlüğe, adalete ve hakka düşkün oluşumuzdur. cumhuriyetin ilanıyla birlikte ata babamız (mustafa kemal atatürk) her bireye eşit haklar getirdi: kadınlara seçme ve seçilme hakkı, eğitim hakkı gibi insani haklar. ayrıca yaptığı en büyük devrimlerden biri ise din ile devlet işlerini birbirinden ayırmak oldu. çünkü din (inanç) her ne olursa olsun, bu bireyin kendisi ile vicdanı arasında kalmalıydı. kendinden farklı inançlara sahip olan diğer insanların dışlanmasının, aşağılanmasının, hor görülmesinin, hatta canına ve malına kast edilmesinin önüne geçmek istedi. işte bizim için laik olmanın özü bu oldu: kendinden olmayanı sevme. din adı altında sen-ben ayrımı yapmak yerine, biz olabilme ilkesiydi.

geçtiğimiz bu son çeyrek asırda, bu değerlerimiz yozlaştırıldı. bunu yapanlar, halkın dini inançlarını kullanıyorlardı. özellikle halkı korkutan algı operasyonları yönetiyorlardı. bu algı manipülasyonlarının temelde iki teması vardı: “din ve vatan elden gidiyor!” ülkemin son yüz yıllık geçmişinde bu manipülasyon teknikleri ile halkı korkutup kontrollü ayrışmaya sebep olan bir çok yöntem kullandılar. bunlardan bazıları mezhepler oldu, bazıları ise siyasal farklılıklar oldu. ama ana fikir hep aynıydı: biz olmak yoktu, biz ve onlar vardı. bizden olmayanı sevmemek, dışlamak sistematik olarak empoze ediliyordu. soru sormanın önemi unutturuluyor, televizyonda ve sosyal medyalarda aslı olmayan, hap şeklinde asparagas haberler yayılıyordu. bugün halkımın karşı durduğu, protesto ettiği şeylerin temeli buralardan gelmekte. buna karşı ayaklandık! bizler -aydınlar- ayrımcılığın değil, birleştiriciliğin peşindeyiz. çünkü bu bizim örfümüz, ananemiz ve kültürümüz; bu bizim ruhumuz.

sokaklarda, meydanlarda, sosyal medyada, yerel forumlarda, gazetelerde bunu istediğini söyleyen herkesi ya fişlediler ya da hapishanelere attılar ya da işten ettiler. işten olma korkusu yaşayan insanların konuşma, fikrini söyleme özgürlüklerini korku salarak ellerinden aldılar. bugün benim ülkemdeki hapishaneler, dünyanın bir çok yerindeki hapishanelerinden daha güvenlidir. bunu söylememin sebebi: gazetecilerin, araştırmacıların, öğrencilerin, oyuncuların, fenomen ve influencerların hukuksuz (anayasal çerçevede olmayan) bir şekilde içeri atılmasıdır. maddi gücü olan insanlarımız yurtdışına göç ettiler ve online destek vermeye devam ettiler. çünkü bunu kendi vatanlarında yapacak güvenli ortamları yoktu.

bu protestolar ülkemizde yeni yeni yapılmaya başlamadı. en yakın geçmiş örneği gezi parkı olaylarıydı. parktaki ağaçların kesilme kararına karşı çıkmasıyla başlayan eylemler, yurt genelinde yine “hak, hukuk, adalet” arayışına dönüştü. bizim cumhuriyet anlayışımız: halkın, kendi kendini yönetmesidir. halkın iradesine karşı çıkan yönetimlere karşı duruşumuz, cumhuriyet aşkımızdan gelmektedir. gezi parkı protestolarında, bir grup hükümet polisinin 19 yaşında bir genci defalarca tekmeleyerek ve joplayarak öldürmesi, 14 yaşında akşam yemeği için ekmek almaya giden bir çocuğun başına biber gazı fişeği çarparak ölmesinden örnekler verilebilir.

bakın; bizim polislerimiz mesleğe atılmadan önce ettikleri yemini paylaşmak istiyorum: “türkiye cumhuriyeti anayasası’na, atatürk ilke ve inkılapları’na, anayasa’da ifadesi bulunan türk milliyetçiliği’ne sadakatle bağlı kalacağıma; türkiye cumhuriyeti kanunları’nı milletin hizmetinde olarak, tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; türk milleti’nin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup, bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve anayasa’nın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik bir hukuk devleti olan türkiye cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.” polisimiz 2013’teki protestolarda da bugünkü protestolarda da yemine aykırı davranmıştır. bizler oysaki bu yemindeki değerleri savunmak için sesimizi çıkarıyorduk. sesimizi çıkarırken, şiddete şiddetle karşılık vermedik asla! sokaklarda sloganlar attık, oturma eylemleri yaptık, dans ettik, kitap okuduk, polise çiçekler uzattık, zıpladık ve bazen sadece orada öylece durduk. karşılığında biber gazı, plastik mermiler, joplar, tehditler, gözaltılar ve tacizlerle karşılaştık.

meydanları bırakmamakla birlikte, ağırlığımızı alışveriş yapmama özgürlüğümüzden yana kullanmak istedik. bilinen adıyla 1 günlük boykota gittik. 1 gün boyunca alışveriş yapılmaması çağrısında bulunduk. bu çağrı, sadece haksızlık ve adaletsizliği destekleyen zihnin dükkânları içindi. bu çağrı bizim anayasal hakkımızdı. karşılığında: cumhuriyet başsavcılığı, boykota çağrı yapanlar hakkında soruşturma yapılacağı resmen yayımlandı. bizim duruşumuz, haklarımızın elimizden alınmasına karşı olan bir duruştur.

bu yazdıklarımı yayımlayacağım. içimde bir ürperti var yine: “beni de fişleyecekler, beni de içeri atacaklar” diye korkuyorum ama yine de bunu yazmam gerekiyor. çünkü bizim ulusal marşımızın ilk kelimesi “korkma” ile başlıyor. cesaret ise korktuğun halde inandığın değerler uğruna dik durabilmektir. bu cesaretimi kırmaya çalışacaklardır, belki dövüleceğim ya da tecavüz edileceğim, belki içeriden hayatım boyunca çıkmayacağım, belki içeride öldürecekler. bedenim işkenceler görebilir ama fikirler baki kalacaktır. korktuğum halde yazıyorum. çünkü 2 yaşındaki kız bebeklerinin tecavüzcüleri dışarıda, politik figürlerin çocukları tarafından öldürülen öksüz vatandaşım mezarda. atam’ın sözleri ruhumda ve zihnimde: “benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ama davam yaşayacaktır.

yazımın son sözlerine geçerken, kendi davaları için protestolar ve eylemlerde bulunan dava insanlarına hitaben: biz, karşısında durduğumuz zihniyetin yaptıklarını yapmıyoruz. şiddete, ayrıştırıcılığa, liyakatsizliğe karşıdır bizim savaşımız. onlar bu savaşa tomalarını, silahlarını getirmiş olabilirler; bizler, kitaplarımız ve çiçeklerimizle gidiyoruz. ne bir insana, ne kamu malına, ne de özel mülklere zarar vermiyoruz. rumi’nin de dediği gibi: “ne olursan ol yine gel” diyerek, herkesi kucaklayan eşitlikçi ve adil bir vatana tekrar kavuşmanın ateşini taşıyoruz. mustafa kemal atatürk’ün bir sözüyle sonlandırmak istiyorum bu yazıyı: “yurtta sulh! cihanda sulh!”

teşekkürler.``

seklinde bir paylasim yapmışlar.
tanim2: yüreğimi burkan mektup.
devamını gör...

battlestar galactica (2004)

(bkz: it's in the freaking ship)
devamını gör...

hayat sevince güzel

--- spoiler ---

-heyy davulcu gardaş, keklik türküsünü biliyon mu
-biliriz

çal oyleyse gardaşliii

--- spoiler ---

--- spoiler ---

keklik türküsü yerine silifkenin yoğurdu calan yesilcam filmi
--- spoiler ---

her turlu akan, her türlü sevdiğim filmlerden biri.
devamını gör...

küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler

bir ornekle tanimlanabilir baslik.
"güldü mü cenazeye benzerdi"
(bkz: atilla ilhan)
devamını gör...

türkiye'de tartışma kültürü

tanim: degismesi gerekendir.
(bkz: sen abdulhamiti savundun)
(bkz: hayır savunmadım)
(bkz: çıkar göster)
not: cevap vermek icin dinlemek degil, anlamak icin dinlemek; hakli olmak icin laf salatasi yapmak icin konusmak degil, anlatmak icin konusmak.
devamını gör...

insani yeterlilik vs insani yetersizlik

tanim:
(bkz: ne oldum demeyecek insan)
(bkz: bu ne tantana kardeşim daha demin evdeydim) diyecek.*
devamını gör...

susmak

tanim: her seye susarak tepki vermek, pasif agresif bir davranıştır. kimse kimsenin alt metnini okumak zorunda değil. zaten henüz telepati yeteneğimizi kazanamadık insanlık olarak.
konuyu daha sonra kafanın içinde keşke şu deseydim, keşke böyle yapsaydım diye çevirip çevirmeyeceksen, ver tepkini, konuş. bu arada tepki vermek, agresif davranışlarda bulunup, karşı tarafı iyice kilitleyecek sözler sarf etmek demek değildir.

genel olarak insan, anlamak ve anlaşılmak ister. bu doğasında vardır. iletişim bu yüzden inşa edildi. (bkz: iletişim için çizilmiş mağara duvarlarındaki resimler)
susmayı bir tepki olarak kullanacağınız zaman, bir 1 dk düşünmeye ayırın. neye susuyorsunuz, karşı taraf bu tepkiyi anlayacak kapasitede mi? susmak, içinde bulunduğunuz durumu, sizin için daha iyi bir noktaya getirebilecek mi? 1 bir dakikalık sürede, bunların; sizin, karşı taraf, ve konunun kendisi için dengeli olup olmadığını düşünün. ve tepkinizin hangisi olacağını seçin.
tanım: kompleks durumları tek cümleye sığdırmaya çalışan skko başlıklar.

not: içinde bulunduğumuz dünya 3 boyutludur. bu, şu anlamlardan birini taşıyor:

dünya, insanlar, insan ilişkileri siyah beyaz değildir. çok boyutludur. susmak en güzel tepkidir ya da en kötü tepkidir denemez. duruma göre değişir denir. durumu doğru değerlendirmek, kişinin kültürüne, deneyimlerime, hayat felsefesine, karakterine ve bilgi birikime bağlıdır.
devamını gör...

20 yılda akp'ye hiç oy vermemiş yazarlar

tanim:
edebi zevki yüksek olma ihtimali olan yazardır.
(bkz: george orwel)
(bkz: hayvan çiftliği)
(bkz: 1984)
devamını gör...

ekşi sözlük

şu günlerde, (adalet, özgürlük, hak arayışı için yapılan protesto günleri),
haberleşme ve iletişimin (x.com-whatsapp-youtube-ig vs) anlık olduğu platformlara yavaşlatma ve giriş engeli yaptırımları olurken, kutsal bilgi kaynağı denilen o platformda hiçbir şekilde yavaşlama, siteye/ uygulamaya girememe durumu yaşanmamıştır. neden acaba diye kullanıcılarının düşünmesi gereken önemli bir konu.

ekşi sözlük tarafsızlığını kaybedeli çok oldu, kutsallığı bozuldu.

tanım: alternatifinin bulunması gereken, modülasyonun kutsal atfettiği ilkelere uymasını beklediğimiz ama hayal kırıklığı yaşatan, dijital kıraathane.
devamını gör...

rümeysa öztürk

tanim: o saatte, orada ne yapıyormuş? dedirten kisi.

(bkz: protesto sebeplerine giriş 101)

bir düzensizlik mi, adaletsizlik mi, hukuksuzluk mu gördün, yüreğin almadı bu insanlık ayıbını ve buna dur mu demek istedin, valla harika güzel kardeşim.. ses çıkar tabi! kendi ülken sana en kral sosyolojik sebepleri her gün sunuyor. örnek için (bkz: bu entry'nin ilk cümlesi)

senin evin yangınlar içinde, sen komşunun bahçesindeki düzenden dert yanıyorsun.


yangınsızlık herkes için tabi. önce evindekini söndür.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan

tanim: sadece rte basligi yoktu, sozluk buraya yonlendirdi o yüzden r.t.e aciklamasi bu başlığa kaldi mecbur.

r.t.e. › "ritual, tyranny, execution" (ritüel, zorbalık, idam)

sineklerin tanrısı kitabının 3 teması olarak geçer.


insan doğasının karanlık yanlarını, medeniyet ile vahşilik arasındaki çatışmayı ele alıyor.
devamını gör...

evlilikteki en büyük sorun

mental ve duygusal bağlanma olmadan, yasal olarak bağlanma;


gözlemi ile tanımlanabilir başlık.
devamını gör...

chatgpt

tanım:
data ve promptla çalışan yapay zeka modeli. verdiğiniz prompt ne kadar detaylı olursa (ne istediğinizi ne kadar anlatırsanız) o kadar analiz yapıyor.

bir nevi hesap makinesi. hesap makinesinde sadece sayılarla işlemler yapılırken, yapay zeka, sayıları ve dil modellerini kullanır.

özetleyerek tanımlayayım:

dil modelleri eklenmiş, hesap makinesidir. duygusal çıkarımlar yapması beklenmez.


örneğin; empatinin kitaplardaki tanımını bilir ama bunu kendi içinde anlamlandıramaz.

ornek: basit bir hesap makinesi ile sayilar ve fonksiyonlar ile iletisim kurarsiniz. 2 ve 3. toplama fonsiyonuna gore bana sonuc ver. oda ekrana 5 sayisini yansitir. yapay zeka ise sadece sayilarla degil, dilbilimsel (sozcukler, programlama dilleri vs) olarak da iletisim kurar. bunu da verdiginiz fonksiyona (prompt) gore yapar.
tanim 2: konusan hesap makinasi.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim