1.
..
son tanımları | başucu eserleri
5.
aşk
ohal durumudur. içinden çıkılamaz ve yoğun duygulardır. içine başka duygular da dahil olur örneğin kıskanç değilim diyen bile kıskanmaya başlar... her saniye görmek istediğin bir varlık oluyor ve bu aciklanamadiğı için basitçe aşk deriz deli dememek için kısaca.
aşk işte deliye ramak kala, delirircesine...
şimdi fark ediyorum da sevmek gerçekten farklı bir şey sebepsizce tutulmak.. diğer adıyla deli gibi işte nerden bilsin ki deli neden sevdiğini? sevmek istemiş sevmiş işte.
aşk işte deliye ramak kala, delirircesine...
şimdi fark ediyorum da sevmek gerçekten farklı bir şey sebepsizce tutulmak.. diğer adıyla deli gibi işte nerden bilsin ki deli neden sevdiğini? sevmek istemiş sevmiş işte.
devamını gör...
6.
sence nasıl bir insansın sorusu
şöyle bi boylu boyunca düşününce muhtişim demek istiyorum.. şakası bir yana bence ben muhteşemim diyebilmeliyiz ha kendi öz eleştirimi yapıyor muyum evvett yapıyorum tabii ki ancak mükemmellim ve bu mükemmelliğim başka birinin sınırlarına zorla dahil olmadığımdan, özgürlük alanlarını kısıtlamadığımdan, rahatsızlık vermediğimden, olabildiğince iyi olmaya yaklaşma çabamdan kaynaklandığını düşünüyorum.
pls bunu narsizim olarak algılamayın çünkü ben zaten yeterince eleştiren bir insanım her şeyi başta kendim olmak üzere. .
pls bunu narsizim olarak algılamayın çünkü ben zaten yeterince eleştiren bir insanım her şeyi başta kendim olmak üzere. .
devamını gör...
7.
yazarların bugün kendilerinde fark ettikleri şeyler
kilo aldığımı hissettim fotoğraf çekerken yanaklarım çıkıyor ve bu sinirimi bozuyor. keşke istediğimiz gibi görünseydik ne olurdu ki ahh ahhh..
devamını gör...
8.
geceye bir film müziği bırak
muhteşem bir çingene filmi izledim aşık oldum
( ben çingene olmak istiyorum artık)
"çok uzun yollarda yürüdüm, mutlu cingenelere bile rastladım."
( ben çingene olmak istiyorum artık)
"çok uzun yollarda yürüdüm, mutlu cingenelere bile rastladım."
devamını gör...
10.
normal sözlük yazarlarının sevmediği insan tipi
tuvaletlerde haddinden fazla vakit geçiren insanları anlamıyorum, içerde neler oluyor janim demek istiyorum. hani orası tuvalet ya gerek yok vakit geçirmeye hasbihal mi ediyoruz gidecek olanla anlamiyorum ki!.
devamını gör...
12.
köy hayatının o kadar da güzel olmaması
köy hayatı ama kişiselleştirilmiş köy hayatı efenim..
ya şimdi hayal edince köyde minik bir bahçe ve teras, ektiğini sebzelerin,meyvelerin... bahçede iki tavşan.. birkaç tavuk, horoz.. bir tane keçi...
etrafı loş lambalarla bezenmiş güzel bir bahçe... pazarları kahvaltıların mutlulukla yapıldığı o köy işte.. her şeyi doğal olan pislikten uzak doğanın içinde allahimm.. biraz cümlelerim kesik ancak ben biliyorum bu ne demek... aşk demek huzur demek icabındann.
böyle bir köy düşününce eyvallah ancak geneline baktığımızda işlerini sabah erkenden kalkıp hallettikten sonra başkasının işine burun sıkma çabaları biraz hayallerden uzak düşüren bir olgu ne yazık ki. hani herkes kendi halinde yaşasa n'olacak sanki neyse neyse
(dipnot: hayaldir.)
ya şimdi hayal edince köyde minik bir bahçe ve teras, ektiğini sebzelerin,meyvelerin... bahçede iki tavşan.. birkaç tavuk, horoz.. bir tane keçi...
etrafı loş lambalarla bezenmiş güzel bir bahçe... pazarları kahvaltıların mutlulukla yapıldığı o köy işte.. her şeyi doğal olan pislikten uzak doğanın içinde allahimm.. biraz cümlelerim kesik ancak ben biliyorum bu ne demek... aşk demek huzur demek icabındann.
böyle bir köy düşününce eyvallah ancak geneline baktığımızda işlerini sabah erkenden kalkıp hallettikten sonra başkasının işine burun sıkma çabaları biraz hayallerden uzak düşüren bir olgu ne yazık ki. hani herkes kendi halinde yaşasa n'olacak sanki neyse neyse
(dipnot: hayaldir.)
devamını gör...
13.
anın fotoğrafı
15.
uyku
hayatımda hep çok uyumamdan şikayet ederdim... son bir haftadır gözüme doğru düzgün uyku girmedi sebepsiz.. bugün huzurlu bir uyku temenni ediyorum çünkü mutluyum ve bu yeterince iyi bir neden. misler gibi uyuyacam şimdi
devamını gör...
18.
sessizliğin sesi
sessizliğin sesi vardı.
rüzgarın uğultusu sinesine çekilir buradadır yerim dedi. korku dolu, soğuk, başıboş, çaresiz ve ürkekti; esen rüzgar ancak direnmekteydi bulunmak istediği yer konusunda. bakışlarında bile vardı yalnızlığı, hatta tam karşısında hiç sebepsiz duran tepelerin bile duyardı sessizliğini, öyle yalnızdı.. duyardı, ağaçların bile sessizliğini…
sevmezdi böyle gün batımlarını, ayrılıkları hatırlatırdı, sonsuz yeldaları sonra.. nedensizce kendinde buldu tüm hataları hep muhatabı bitirmişti tüm savaşları… sanki her şey onda başlamış ve sırf varlığından mütevellit sona ermişti, böyle bahtsız.. bu günü de o batırmıştı da tüm dünya da bilirmiş de karşındaymış gibi, sorumlusuydu bunun da.
kaçıp gitmek istedi. yollar değiştirdi, yuvalar.. insanlar değişti, fikirler.. bedenine değdi yalnızlık, yüreğine..
kaçıp gitmek istedi, çok istedi lakin her şeyin sorumlusu olduğundan habersizce.
daima kaçtı, yalnızlığından. yüzüne vurdu yalnızlık, ait olduğum kişi sensin diye. kendinden gelmiş yalnızlığı bırakmak isterken kendinden kaçan olmuş o yaratık. bir hiç kimse gibi, bilinmez gibi ne fark eder ki yokmuş gibi.. kaçamamış ama kaybetmiş de aynı zamanda kendini, yalnızlığından kaçağını düşünürken.
ve…ve şimdilerde hep sessizliğin sesi vardı yüreğinde. öyle ki yalnızdı, sessizliğin bile sesini duyardı. bir kendini duyuramaz ama sessizliğin sesi her an içinde… sessizliğin sesi vardı.
rüzgarın uğultusu sinesine çekilir buradadır yerim dedi. korku dolu, soğuk, başıboş, çaresiz ve ürkekti; esen rüzgar ancak direnmekteydi bulunmak istediği yer konusunda. bakışlarında bile vardı yalnızlığı, hatta tam karşısında hiç sebepsiz duran tepelerin bile duyardı sessizliğini, öyle yalnızdı.. duyardı, ağaçların bile sessizliğini…
sevmezdi böyle gün batımlarını, ayrılıkları hatırlatırdı, sonsuz yeldaları sonra.. nedensizce kendinde buldu tüm hataları hep muhatabı bitirmişti tüm savaşları… sanki her şey onda başlamış ve sırf varlığından mütevellit sona ermişti, böyle bahtsız.. bu günü de o batırmıştı da tüm dünya da bilirmiş de karşındaymış gibi, sorumlusuydu bunun da.
kaçıp gitmek istedi. yollar değiştirdi, yuvalar.. insanlar değişti, fikirler.. bedenine değdi yalnızlık, yüreğine..
kaçıp gitmek istedi, çok istedi lakin her şeyin sorumlusu olduğundan habersizce.
daima kaçtı, yalnızlığından. yüzüne vurdu yalnızlık, ait olduğum kişi sensin diye. kendinden gelmiş yalnızlığı bırakmak isterken kendinden kaçan olmuş o yaratık. bir hiç kimse gibi, bilinmez gibi ne fark eder ki yokmuş gibi.. kaçamamış ama kaybetmiş de aynı zamanda kendini, yalnızlığından kaçağını düşünürken.
ve…ve şimdilerde hep sessizliğin sesi vardı yüreğinde. öyle ki yalnızdı, sessizliğin bile sesini duyardı. bir kendini duyuramaz ama sessizliğin sesi her an içinde… sessizliğin sesi vardı.
devamını gör...
19.
son zamanlarda yazarların kendisi için yaptığı en iyi şey
açmamak kimseye içini ..
devamını gör...
20.
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
çok mu geç bir saat bilmiyorum ancak ben deli gibi gibi mutlu hissediyorum...
ben galiba öğretmen oluyorum, oldum, olacam...
hayat o kadar garip ki kim derdi zamanın sessiz ve sakin bir çocuk oluşunun verdiği gözlem becerisi ilerde hareketli ve sosyal hayatında bana bir şey kazandıracağını... evet efendim, ben ziola... hayrola? ne işin var yine burda demeyin, ziola sadece hüzün rüzgarına kapılınca esmez buraya.. duygularını dizginleyemeyeceğini hissedince de uğrar hatta içinden dolup dolup taşan mutluluk patlamalarında da gelir... hep derim acıyı çoğu zaman hissettirmeyebilirsin seni dinleyenlere ama anlatabilirsin, anlaşılır da elbet ancak mutluluk öyle bir kavram değil daha basit anlatılır gibi düşünülse de aslında çok bir tarifi yoktur... o yüzden ben pek bilmem mutluluğu anlatmayı ancak yanımda olsan yüzümdeki ifadeden, belki hızlı hızlı konuşmamdan, sesimdeki titreyiş ve belki de sadece gözlerimden anlaşılır.
tarifi yok diye anlatmayalim mı? anlatalım efendim buyrun;
ben öğretmenim, bir gün yeşermez denileni yeşertme umudu olan, siyah bir kapağın ardında bembeyaz bir sayfanın olduğunu savunan..
ben ziola bir gün kim olduğumu unutursam buraya ugrayacağimi biliyorum. yardım almaktan çekinme, tabii ki de çıkmaza gireceksin; her şeyi bir anda aktaramazsın, kendine yüklenme; bir eğitmensin, eğitmen olacaksın görevin sadece sayilar ve harflerden ibaret değil, sen hayatsın; tükenebilir, yorulabilirsin bu senin yetersiz olduğunu göstermez insan olduğunu gösterir; toparlanacaksın senin ideallerin var ve unutma lütfen kendin yetiştirilmek istediğin gibi yetiştir.
madem vaktinde görülmeyen herkesi görecegim en çok onları göreceğimz keşfedeceğim dedin ve bu kadar özel bir alana geçecegini düşünmedin ve kabul olmuşsa duan; lütfen bunu bir iş değil kutsal bir görev bil...
bir umudun yeşerdiği yersin.
ben galiba öğretmen oluyorum, oldum, olacam...
hayat o kadar garip ki kim derdi zamanın sessiz ve sakin bir çocuk oluşunun verdiği gözlem becerisi ilerde hareketli ve sosyal hayatında bana bir şey kazandıracağını... evet efendim, ben ziola... hayrola? ne işin var yine burda demeyin, ziola sadece hüzün rüzgarına kapılınca esmez buraya.. duygularını dizginleyemeyeceğini hissedince de uğrar hatta içinden dolup dolup taşan mutluluk patlamalarında da gelir... hep derim acıyı çoğu zaman hissettirmeyebilirsin seni dinleyenlere ama anlatabilirsin, anlaşılır da elbet ancak mutluluk öyle bir kavram değil daha basit anlatılır gibi düşünülse de aslında çok bir tarifi yoktur... o yüzden ben pek bilmem mutluluğu anlatmayı ancak yanımda olsan yüzümdeki ifadeden, belki hızlı hızlı konuşmamdan, sesimdeki titreyiş ve belki de sadece gözlerimden anlaşılır.
tarifi yok diye anlatmayalim mı? anlatalım efendim buyrun;
ben öğretmenim, bir gün yeşermez denileni yeşertme umudu olan, siyah bir kapağın ardında bembeyaz bir sayfanın olduğunu savunan..
ben ziola bir gün kim olduğumu unutursam buraya ugrayacağimi biliyorum. yardım almaktan çekinme, tabii ki de çıkmaza gireceksin; her şeyi bir anda aktaramazsın, kendine yüklenme; bir eğitmensin, eğitmen olacaksın görevin sadece sayilar ve harflerden ibaret değil, sen hayatsın; tükenebilir, yorulabilirsin bu senin yetersiz olduğunu göstermez insan olduğunu gösterir; toparlanacaksın senin ideallerin var ve unutma lütfen kendin yetiştirilmek istediğin gibi yetiştir.
madem vaktinde görülmeyen herkesi görecegim en çok onları göreceğimz keşfedeceğim dedin ve bu kadar özel bir alana geçecegini düşünmedin ve kabul olmuşsa duan; lütfen bunu bir iş değil kutsal bir görev bil...
bir umudun yeşerdiği yersin.
devamını gör...



