yazar: oscar wilde
yayım yılı: 2019
usta yazar oscar wilde'ın aforizmalarının derlendiği bu eser yazarın kendine has parlak zekası ve nüktedan üslubunu gösteren bir eserdir.
yayım yılı: 2019
usta yazar oscar wilde'ın aforizmalarının derlendiği bu eser yazarın kendine has parlak zekası ve nüktedan üslubunu gösteren bir eserdir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 21.04.2025 13:30 tarihinde açılmıştır.
1.
oscar wilde imzalı eser;
türkçe'ye ise celal üster tarafından çevrilmiştir.
kitabın özgün adının aphorisms olduğu bilinmektedir.
kitap hakkında konuşmadan önce oscar wilde hakkında kişisel duygu ve düşüncelerimi biraz anlatmak isterim.
onu biraz olsun tanıdığıma inanıyorum,
kibirli, alaycı, insanı çıldırtacak kadar realist, her şeyin farkında olduğu için belki gerçekten mutluluğu bulması imkânsız, ama o bence zaten bu dünyayı ölüme giden yolda bekleme salonu olarak görüyordu, bu yüzden kendisi dâhil her şeyle dalga geçecek kadar hırçın bir insan olduğu izlenimi uyandırıyordu.
onu okumak insana kendini hatırlatıyor.
bu kitabında ise hayata dair pek çok konuya ve duruma, kavrama ilişkin aforizmaları var.
hayata dair ve hayatı oluşturan konular seçilmiş, onun hayatı algılama biçimi, gözlemleri ve tecrübeleri, aforizmalarının güçlü olmasına zemin hazırlamış, okurken onun her şeyden biraz tiksinen, kısmen nihilist, kibirli, eğlenmeyi ve yaşamayı iyi bilen biri olduğunu hatırlatırken ele aldığı konuları felsefik değil de kendine has biçimde çözümlüyor.
adalet, ahlak, edebiyat, evlilik, aşk, ölüm, eğitim, toplum, uygarlık, tarih, yaşlılık, gençlik, yoksulluk, özgünlük, bilgelik, felsefe, görünüş, sanat, müzik, hayat ve hayatın temelini oluşturan pek çok kavram daha kendisine yer edinmiş.
ona göre herkes biraz düzenbazdır, evlilik aşkı öldürür, insanın bir kez geldiği bu hayatta çalışmak veya sevmediğin bir işi yapmak mantığa aykırıdır, tarihi ancak büyük insanlar yazabilir, gençler her şeyi bildiklerini sanır ve ancak yaşlılar hayatı anlamıştır.
yazarın konulara farklı bir bakış açısıyla yaklaştığı, son derece gerçekçi bir bakış açısının hüküm sürdüğü, okurken altını çize çize okuduğum ve sevdiğim bir kitap oldu.
yazarın hayatta bir şeyleri değiştirmek istediğini ama buna tek başına gücünün yetmeyeceğini içten içe bildiğini anladığımız, iç dünyasına ve düşüncelerine ışık tutan, okunulası bir eserdi.
en can alıcı bulduğum söz ise
kalp kırılmak içindir sözü oldu.
kitabı sevdim ama;
oysa herkes öldürür sevdiğini..

türkçe'ye ise celal üster tarafından çevrilmiştir.
kitabın özgün adının aphorisms olduğu bilinmektedir.
kitap hakkında konuşmadan önce oscar wilde hakkında kişisel duygu ve düşüncelerimi biraz anlatmak isterim.
onu biraz olsun tanıdığıma inanıyorum,
kibirli, alaycı, insanı çıldırtacak kadar realist, her şeyin farkında olduğu için belki gerçekten mutluluğu bulması imkânsız, ama o bence zaten bu dünyayı ölüme giden yolda bekleme salonu olarak görüyordu, bu yüzden kendisi dâhil her şeyle dalga geçecek kadar hırçın bir insan olduğu izlenimi uyandırıyordu.
onu okumak insana kendini hatırlatıyor.
bu kitabında ise hayata dair pek çok konuya ve duruma, kavrama ilişkin aforizmaları var.
hayata dair ve hayatı oluşturan konular seçilmiş, onun hayatı algılama biçimi, gözlemleri ve tecrübeleri, aforizmalarının güçlü olmasına zemin hazırlamış, okurken onun her şeyden biraz tiksinen, kısmen nihilist, kibirli, eğlenmeyi ve yaşamayı iyi bilen biri olduğunu hatırlatırken ele aldığı konuları felsefik değil de kendine has biçimde çözümlüyor.
adalet, ahlak, edebiyat, evlilik, aşk, ölüm, eğitim, toplum, uygarlık, tarih, yaşlılık, gençlik, yoksulluk, özgünlük, bilgelik, felsefe, görünüş, sanat, müzik, hayat ve hayatın temelini oluşturan pek çok kavram daha kendisine yer edinmiş.
ona göre herkes biraz düzenbazdır, evlilik aşkı öldürür, insanın bir kez geldiği bu hayatta çalışmak veya sevmediğin bir işi yapmak mantığa aykırıdır, tarihi ancak büyük insanlar yazabilir, gençler her şeyi bildiklerini sanır ve ancak yaşlılar hayatı anlamıştır.
yazarın konulara farklı bir bakış açısıyla yaklaştığı, son derece gerçekçi bir bakış açısının hüküm sürdüğü, okurken altını çize çize okuduğum ve sevdiğim bir kitap oldu.
yazarın hayatta bir şeyleri değiştirmek istediğini ama buna tek başına gücünün yetmeyeceğini içten içe bildiğini anladığımız, iç dünyasına ve düşüncelerine ışık tutan, okunulası bir eserdi.
en can alıcı bulduğum söz ise
kalp kırılmak içindir sözü oldu.
kitabı sevdim ama;
oysa herkes öldürür sevdiğini..

devamını gör...
