aforizmalar (tolstoy)
başlık "son singapur vapuru" tarafından 25.04.2026 21:21 tarihinde açılmıştır.
1.
" hissedileni sözlerle ifade etmek mümkün değilse, konuşmaya ne gerek var?"
1828/ 1910 yılları arasında yaşayan rus yazar lev nikolayeviç tolstoy imzalı 128 sayfalık eser olup 2020 yılında yayınlanmıştır.
kişinin mânevi yönünü güçlendirmeyi ve hayata bakış açısını olumlu yönde etkilemeyi amaçlayan aforizmalar niteliğindeydi benim için.
hayatımızı etkileyen durumlar, ilişkiler, aşklar, iyilikler, sevgi, inanç, tanrı, anlam arayışı, ölüm, sanat, erdem sahibi olmak, evlilik, savaş ve zafer, birey ve toplum arasındaki bağ, bazı aforizmaların yansıttığı konu ve durumlardandı denilebilir.
insanın anne ve babası olmadan da yaşayabileceğini ama tanrıya inanmadan yaşayamayacağını dile getiriyor tolstoy kimi zaman, aslolanın insanın yüreğindeki sevgi ve merhamet olduğunu hatırlatıyor, şan ve şöhretin, dünyevî şeylerin geçici olduğunu derinden hissettiriyor.
birbirini sevmeden evlenen insanların evinden kavganın eksik olmayacağını hatırlatıyor, aşkın ve sevginin önemini vurguluyor gibi duruyor.
bazı aforizmalarında ölümün kurtuluş olduğunu düşündürür iken bazı aforizmalarında ise yüreğinde yaşama sevgisinin olduğunu da düşündürüyor.
kadınların bazı haklarından yoksun olduğunu dile getiriyor, eğitimin önemine dikkat çekiyor.
şimdi ise kitapla ilgili kişisel fikirlerime geçiyorum;
tolstoy'un o eşsiz üslubunun epey zımparalandığını düşündüğüm bir çeviri söz konusuydu benim için, yazarın vâroluşunu yansıtan üslubuna fazla sâdık kalınmamış gibiydi, yine de okuduğuma pişman değilim elbette.
ayrıca, insan neyle yaşar (kitap) kitabından birkaç cümlenin de kitapta yer alması hoşuma gitti, güzeldi.
düşündürücü bulduğum aforizmalar az değildi, okurken seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

insanlar, sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım; oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş.
ilerlemenin kendisi de hakem olmaz.
hakem benim yüreğimdir.
adam, bir yıl sonrasına hazırlanıyor ama akşama varmadan öleceğini bilmiyor.
benim olan şey,
aynı zamanda senin değil midir?
annemin yüzü, zaten güzeldi ama gülümsediği zaman daha da güzelleşir ve etraftaki her şey daha da parlak görünürdü.
eğer hayatımın acılı anlarında bu tebessümü bir an için bile olsa görebilseydim acı nedir bilmezdim.
neden biz, başkalarına bir şeyler verdiğimiz hâlde başkaları bize hiçbir şey vermiyor?
kazanç ve kayıp, ikiz kardeştir.
ölüm bir köprüdür,
dostu dosta kavuşturur.
bir uçurumun başına gelmiştim ve önümde yok oluştan başka bir şey olmadığının farkındaydım.
bak mesela,
serçe parmağımı seviyor muyum?
sevmiyorum ama kesmeye kalk bakayım...
insanlardan kurtulmanın tek yolunun yaralarını onlardan gizlemek olduğunu biliyordu.
hiç kimse tanrı’yı görmemiştir ancak birbirimizi seversek, tanrı içimizde yaşar.
sanat, gerçeklerin bilim alanından duygu alanına aktarılmasıdır.
biz sevdiklerimizi onların bize yaptıkları iyiliklerden daha fazla, bizim onlara yaptığımız iyilikler yüzünden severiz.
insan, anne ve babasız yaşayabilir fakat tanrı olmadan yaşayamaz.
1828/ 1910 yılları arasında yaşayan rus yazar lev nikolayeviç tolstoy imzalı 128 sayfalık eser olup 2020 yılında yayınlanmıştır.
kişinin mânevi yönünü güçlendirmeyi ve hayata bakış açısını olumlu yönde etkilemeyi amaçlayan aforizmalar niteliğindeydi benim için.
hayatımızı etkileyen durumlar, ilişkiler, aşklar, iyilikler, sevgi, inanç, tanrı, anlam arayışı, ölüm, sanat, erdem sahibi olmak, evlilik, savaş ve zafer, birey ve toplum arasındaki bağ, bazı aforizmaların yansıttığı konu ve durumlardandı denilebilir.
insanın anne ve babası olmadan da yaşayabileceğini ama tanrıya inanmadan yaşayamayacağını dile getiriyor tolstoy kimi zaman, aslolanın insanın yüreğindeki sevgi ve merhamet olduğunu hatırlatıyor, şan ve şöhretin, dünyevî şeylerin geçici olduğunu derinden hissettiriyor.
birbirini sevmeden evlenen insanların evinden kavganın eksik olmayacağını hatırlatıyor, aşkın ve sevginin önemini vurguluyor gibi duruyor.
bazı aforizmalarında ölümün kurtuluş olduğunu düşündürür iken bazı aforizmalarında ise yüreğinde yaşama sevgisinin olduğunu da düşündürüyor.
kadınların bazı haklarından yoksun olduğunu dile getiriyor, eğitimin önemine dikkat çekiyor.
şimdi ise kitapla ilgili kişisel fikirlerime geçiyorum;
tolstoy'un o eşsiz üslubunun epey zımparalandığını düşündüğüm bir çeviri söz konusuydu benim için, yazarın vâroluşunu yansıtan üslubuna fazla sâdık kalınmamış gibiydi, yine de okuduğuma pişman değilim elbette.
ayrıca, insan neyle yaşar (kitap) kitabından birkaç cümlenin de kitapta yer alması hoşuma gitti, güzeldi.
düşündürücü bulduğum aforizmalar az değildi, okurken seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bir son veriyorum.

insanlar, sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım; oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş.
ilerlemenin kendisi de hakem olmaz.
hakem benim yüreğimdir.
adam, bir yıl sonrasına hazırlanıyor ama akşama varmadan öleceğini bilmiyor.
benim olan şey,
aynı zamanda senin değil midir?
annemin yüzü, zaten güzeldi ama gülümsediği zaman daha da güzelleşir ve etraftaki her şey daha da parlak görünürdü.
eğer hayatımın acılı anlarında bu tebessümü bir an için bile olsa görebilseydim acı nedir bilmezdim.
neden biz, başkalarına bir şeyler verdiğimiz hâlde başkaları bize hiçbir şey vermiyor?
kazanç ve kayıp, ikiz kardeştir.
ölüm bir köprüdür,
dostu dosta kavuşturur.
bir uçurumun başına gelmiştim ve önümde yok oluştan başka bir şey olmadığının farkındaydım.
bak mesela,
serçe parmağımı seviyor muyum?
sevmiyorum ama kesmeye kalk bakayım...
insanlardan kurtulmanın tek yolunun yaralarını onlardan gizlemek olduğunu biliyordu.
hiç kimse tanrı’yı görmemiştir ancak birbirimizi seversek, tanrı içimizde yaşar.
sanat, gerçeklerin bilim alanından duygu alanına aktarılmasıdır.
biz sevdiklerimizi onların bize yaptıkları iyiliklerden daha fazla, bizim onlara yaptığımız iyilikler yüzünden severiz.
insan, anne ve babasız yaşayabilir fakat tanrı olmadan yaşayamaz.
devamını gör...
"aforizmalar (tolstoy)" ile benzer başlıklar
aforizmalar
14